İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Lise öğrencileri 3D yazıcıların seri üretimine geçmeyi hedefliyor

Yayınlandı

Kayseri

Kayseri‘de meslek lisesi öğrencileri bir yarışmaya katılmak için hazırladıkları robotun malzemelerini kendi imkanlarıyla üretmek için imal ettikleri 3D yazıcıların seri üretimine geçmek için çalışma başlattı.

Merkez Endüstri Meslek Lisesi öğrencileri Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen liseler arası yarışmaya katılmak amacıyla üretmek istedikleri robotun malzemelerini imal edebilmek amacıyla parça olarak bir 3D yazıcı satın aldı.

Öğrenciler satın aldıkları 3D yazıcıyı incelediklerinde, daha ucuza daha iyi bir yazıcı üretebileceklerini fark edince öğretmenlerinin öncülüğünde kolları sıvadı. Kısa sürede bir 3D yazıcı imal eden öğrenciler, bu çalışmaların üzerinde durarak dört farklı model daha geliştirdi.

Tamamen kendi imkanlarıyla ürettikleri yazıcılardan beklentilerin üzerinde bir performans alan öğrenciler, TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nde stantlarını ziyaret eden Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’tan da tam not aldı.

Festival sonrası Kayseri’ye dönen öğrenciler, Milli Eğitim Bakanlığının 3D yazıcının seri üretimi için okullarına iyi bir ödenek yapılmasıyla çalışmalara başladı.

Makine Teknolojileri Bölümü Öğretmeni Bülent Özdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, robot yarışmasına katılmak için çıktıkları yolda farklı 3D yazıcı modelleri ürettiklerini söyledi.

5 model tasarladılar

Öğrencilerin özveriyle çalışarak hak ettikleri bir sonuç ortaya çıkardıklarını belirten Özdemir, şunları kaydetti:

“Her sene Milli Eğitim Bakanlığının hazırlamış olduğu robot yarışmalarına katılıyoruz. Bu yarışmalara da katılmak için imal ettiğimiz robotlarda üretmemiz gereken plastik aksamlar oluyor. Bunlar için bir yazıcı aldık. Ondan sonra gerekli malzemeleri bastıktan sonra ‘Biz bunu niye kendimiz yapamıyoruz’ dedik. Onun için bir çalışma başlattık. Önce ilk yazıcımızın tasarımını yaptık. Tasarımdan sonra bunu gerçeğe dönüştürdük, imalatını yaptık. Bu şekilde başladık. Ondan sonra ‘Şurasında şöyle bir özelliği olsa daha iyi olur’ derken beş modelimiz ortaya çıktı. Biz kendi işimiz için bir yazıcı üretmek için yola çıktık ama modelleme ve üretim safhasına girdiğimiz zaman baktık ki bizi çok zorlayan bir şey yok.”

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’tan destek

Her makineye farklı bir özellik katmaya çalıştıklarını anlatan Özdemir, okulun döner sermayesi aracılığıyla 3D yazıcılarla dışarıya da iş yaptıklarını dile getirdi.

Seri üretime geçmek için çalışmaların yoğun tempoda devam ettiğini vurgulayan Özdemir, şöyle devam etti:

“Bu beş makineyi çıkardıktan sonra gerek sipariş gerek seri üretim olarak dışarıya üretim yapmayı düşündük. Bu amaçla en son Milli Eğitim Bakanlığının davetiyle TEKNOFEST’e gittik. Sayın Bakanımız Ziya Selçuk da standımızı ziyaret etti. Bize de seri üretime başlayabilmemiz için ihtiyacımızı karşılayabilecek kadar yardım gönderdiler. Şu anki çalışmalarımız seri üretim için. Bu yönde çalışmamız devam ediyor.”

Özdemir, bazı kurum ve firmaların yurt dışından yüksek maliyetle getirdikleri malzemeleri, sipariş üzerine daha uyguna imal ettiklerini de belirtti.

Üçte bir fiyatına üretim

Elektrik Elektronik Bölümü Öğretmeni Mehmet Şahin de 3D yazıcıları piyasaya göre üçte bir oranında daha ucuza vereceklerini ifade etti.

Öğrencilerden Abdullah Hasan Poscu da robot yarışmasına katılmak için kendilerine lazım olacak plastik malzemeleri üretmek isterken 3D yazıcıda seri üretime geçecek hale geldiklerini anlattı.

Öğrencilerden Mehmet Can Teker, bu kadar hızlı ilerleyebileceklerini düşünmediğini dile getirerek, “İlk yazıcıyı gördüğümüzde ‘Çok basit bir iş, neden biz yapmayalım’ dedik. İlk yaptığımız yazıcıyla da diğer yazıcıları yaptık. Şu an beş yazıcımız var. Bu bizim için çok iyi bir deneyim.” dedi.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Okul kantinlerinin 19 Ekimden itibaren açılmasına karar verildi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk imzasıyla illere gönderilen yazıda, 21 Eylül’de okul öncesi eğitimle ilkokul 1. sınıflarda yüz yüze eğitime başlandığı anımsatılarak, ilkokul kademesinin diğer sınıfları ile 8. ve 12. sınıflarda ise 12 Ekim’de yüz yüze eğitime geçildiği belirtildi.

Okul kantinlerinin 13 Mart 2020’den bu yana kapalı olduğunun hatırlatıldığı yazıda, şunlar kaydedildi:

“Bu süreçte kantin işleticilerinin gelir getirici herhangi bir faaliyette bulunmadıkları göz önünde bulundurularak Bakanlığımıza bağlı resmi okul ve kurumlarda bulunan kantin vb. yerlerin 19 Ekim’de açılmasına karar verilmiştir.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

YÖK Başkanı Saraç: Açık erişimin önemi, salgın döneminde belirgin olarak ortaya çıktı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, “Yeni YÖK”ün öncelikleri arasında yer alan “açık erişim”in öneminin küresel salgın döneminde daha da belirginleştiğini kaydetti.

Saraç, Twitter hesabından Uluslararası Açık Erişim Haftası‘na ilişkin yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:

“Yeni YÖK olarak önceliklerimiz arasında yer alan açık erişimin önemi içinde bulunduğumuz küresel salgın döneminde daha da belirgin olarak ortaya çıkmıştır. Bu yıl teması Yapısal Eşitlik ve Kapsayıcılık İnşa Etmek Amacıyla Açık Erişim olarak belirlenen Uluslararası Açık Erişim Haftası’nı kutluyorum.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

MEBden okul yöneticilerine uzaktan eğitim tasarım ve yönetim eğitimi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığınca(MEB), okul yöneticilerinin uzaktan eğitim süreçlerindeki tasarım ve yönetim becerilerinin geliştirilmesi amacıyla UNICEF iş birliğinde hazırlanan “Okul Yöneticilerinin Kapsayıcı Eğitim Bağlamında Uzaktan Eğitim, Tasarım ve Yönetim Becerilerinin Geliştirilmesi” uluslararası akredite sertifikalı mesleki gelişim programının tanıtımını, MEB Başöğretmen Salonu’nda düzenlenen törende yaptı. 

Okul yöneticilerinin eğitiminin son derece kritik olduğunu ifade eden Selçuk, “Okullarımızın rengi, neşesi, niteliği doğrudan doğruya okul müdürlerimizin yetkinliği ve motivasyonu ile ilgili bir konu. Yapılan bu çalışma aslında tarihi olarak büyük bir değer taşıyor. Okul müdürlerimiz, okuldaki ilişkiler ağının okulun içinde olagelen iletişimin büyük ölçüde mimarlarıdır. O nedenle bu mimariyi kurarken çok daha nitelikli olarak kurma konusunda desteğimizle her zaman yanlarındayız.” değerlendirmesini yaptı.

Her neslin kendi zamanıyla kendi çağıyla geldiğini ve o nesillere ayak uydurabilmek için okul müdürleri ve öğretmenlerin sürekli kendilerini yenilemeleri gerektiğine işaret eden Selçuk, “Aslında siz okulun liderliğini yürütürken büyük bir değişimi ve dönüşümü de yönetiyorsunuz ve sizin bu yönetiminiz, okulun ne kadar yol alacağını, öğretmenlerin ve öğrencilerin kurumda ne kadar mutlu olacağını, nasıl akışkan bir süreç yaşayacağını doğrudan doğruya etkiliyor. Ama bunun tam tersi olursa eğer ‘Başımıza iş açmayalım hocam’, ya da öğrenciler için “Durun durduğunuz yerde çocuğum’ gibi ifadeler olursa o zaman da sistemin tıkandığını rahatlıkla görürüz. Bizim güzel işlerimiz olsun, çocuklarımız durmasınlar, yürüsünler, öğretmenler ve öğrencilerimiz okul yöneticilerinin açtığı yolda hızla ilerlesinler.” diye konuştu.

Okul müdürlerinin çok fazla bürokratik işlerinin olduğunu, lojistik işlerle uğraştıklarını vurgulayan Selçuk bütün çabalarının bu yükün azaltılması ve okul müdürlerinin gerçekten eğitimle uğraşmaları konusunda fırsat bulmaları için olduğunu dile getirdi.

Yöneticilerin eğitim ekosistemini geliştirebilmeleri için her türlü tedbiri aldıklarının altını çizen Selçuk, “Onların gelişimi, onların mutluluğu okulun mutluluğu, yani öğretmenin ve çocuğun mutluluğu demek. Biz ne kadar iyi bir teşkilata sahip olursak ne kadar iyi müfredata sahip olursak olalım iyi bir eğitim kadrosuna sahip olmazsak bunlar çok da anlamlı olmayacaktır. Bakanlık olarak biz her zaman okul yöneticilerimizin, müdürlerimizin, müdür yardımcılarımızın yanında olacağız ve onları destekleyeceğiz. Bunun için de çok yeni çalışmaların peşindeyiz.” ifadelerini kullandı.

“Elinde sanki bir sihirli değnek varmış gibi”

Bakan Selçuk, UNICEF’le iş birliği içinde uzaktan eğitim sürecinde dijital materyallerin geliştirilmesi, salgın döneminde okul güvenliğinin sağlanması, sosyal duygusal becerilerin geliştirilmesi, teknoloji liderliği, proje tasarımı, kriz ve kriz yönetimi gibi pek çok kitabın hazırlandığını belirterek, şöyle devam etti:

“Bütün bunlar bizim ortak bir dilimizin gelişmesine hizmet edecek, bütün bunlar bizim eğitimin kalitesinin artırma noktasında kavramlarımızı ve terimlerimizi geliştirmemize hizmet edecek. Okul yöneticilerinin uzaktan eğitim süreçlerinde tasarım ve yönetim becerilerinin geliştirilmesi programına yaklaşık 50 bin civarında okul yöneticimiz katıldı. Bunun sayısı artacak ve bu eğitimlerin hazırlanan kitapları çerçevesinde, eğitim yazılımları çerçevesinde devam etmesi söz konusu olacak.

Bir okul müdürü gerçekten yetkinliği ile, motivasyonu ile harekete geçtiğinde ‘Bu okul gerçekten o okul mu’ sorusunu sordurabiliyor. Yani elinde sanki bir sihirli değnek varmış gibi bir okulun çehresini değiştirme, okul-çevre ilişkilerini güzelleştirme, öğretmenin mutluluğunu, öğrencilerin öğrenme sorumluluğunu yükseltme gibi konularında son derece başarılı işler yapabiliyorlar. Biz Bakanlık olarak üzerimize düşeni yaparsak biliyoruz ki okul müdürlerimiz de yapacak. Bugünkü çalışma da bu fikrin bir sonucu ve bizim yöneticilerimizle yazamayacağımız başarı hikayesi yok, buna gönülden inanıyoruz.”

“Salgın dönemi bizim için aslında eğitimin bir fırsatı da oldu”

Ziya Selçuk, Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürlüğü ve UNICEF iş birliğinde öğretmenlerle ilgili daha önce pek çok çalışma yürütüldüğünü hatırlatarak, salgın döneminin eğitim yöneticilerine, okulların kültürünü, atmosferini dönüştürmek, okulları “Barış yuvası”na dönüştürmek açısından fırsat sunduğunu bildirdi.

Çalışmada emeği geçenlere, UNICEF’e ve okul yöneticilerine teşekkür eden Selçuk, “Bu tür çalışmaların damlaya damlaya belirli bir suyun iz bırakması gibi kısa ve orta vadede sistemde çok büyük bir davranışsal değişime de hizmet edecek. O yüzden bu tür işleri çok çok önemsiyorum.” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Selçuk daha sonra, Okul Yöneticilerinin Kapsayıcı Eğitim Bağlamında Uzaktan Eğitim, Tasarım ve Yönetim Becerilerinin Geliştirilmesi programına katılan okul yöneticilerine dijital sertifikalarını yapılan canlı bağlantılarla takdim etti.

“Türkiye’nin en büyük okul yöneticisi mesleki gelişim programını yürüttük”

MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı ise 2023 Eğitim Vizyonu’nda okul yöneticiliğinin ve mesleki gelişimin önemine vurgu yapıldığını hatırlatarak, Bakanlık olarak bu amaçla pek çok program geliştirdiklerini anlattı.

UNICIEF’le ortaklaşa yürütülen yüz yüze mesleki gelişim programına geçen yıl 11 bin okul yöneticisinin katıldığını aktaran Boyacı, “Çalışma, Türkiye’nin en büyük okul yöneticisi mesleki gelişim programı oldu.” dedi.

Projeyle, meslektaşların tecrübelerini birbirleriyle paylaştığı yeni bir çerçeve sunulduğunu anlatan Boyacı, ikinci grup eğitimlerinde ise Kovid-19 sürecinde okul yöneticilerinin idari, teknik, iletişim konularını ele aldıklarını aktardı.

Şu ana kadar 40 bin okul yöneticisinin bu eğitimleri aldığını ve bu yılın sonuna kadar 200 bin yöneticinin eğitimleri alacağını belirten Boyacı, “Bundan sonraki süreçte okul yöneticilerimize yönelik projelerimizi derinleştirerek artırmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Okumaya Devam
Advertisement