İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

LGSde ikinci nakil sonuçları açıklandı

Yayınlandı

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında yerleştirmeye esas ikinci nakil sonuçları açıklandı. 

MEB, takvime göre yarın açıklanması beklenen LGS kapsamındaki yerleştirmeye esas ikinci nakil sonuçlarını bayram öncesi sürprizi yaparak bugün açıkladı. Sonuçlara, Bakanlığın “meb.gov.tr” adresinden ulaşılabilecek. 

Yerleştirmeye esas ikinci nakil sonuçlarının açıklanması ile merkezi olarak yürütülen ana yerleştirme süreci tamamlandı. 

Bu süreçten sonra hiçbir yere yerleşemeyen öğrenciler için il/ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarınca yerleştirme başvuruları alınacak ve 6 Eylül’de yerleştirme süreci sona erecek.

Tercih yapan öğrencilerin yüzde 99’u istedikleri bir liseye yerleştirildi

LGS kapsamındaki yerleştirmeye esas ikinci nakil sonuçlarına göre, tercih yapan öğrencilerin yüzde 99’u istedikleri bir liseye yerleştirildi.

AA muhabirinin MEB yetkililerinden edindiği bilgilere göre, birinci yerleştirme sonunda öğrencilerin yüzde 95’i istedikleri liselere yerleşirken bu oran yerleştirmeye esas ikinci nakil sonunda yüzde 99’a yükseldi. 

Birinci yerleştirme ve yerleştirmeye esas iki nakil sonunda liselere yerleşen öğrenci sayısı 1 milyon 43 bin 365’e ulaştı. 

Yerleştirmeye esas iki nakil sürecinde yerleşemeyen öğrencilerin önlerindeki seçenekleri içeren takvim işlemeye devam edecek. 

Bu kapsamda hiçbir yere yerleşemeyen öğrenciler için il/ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarınca 19-23 Ağustos tarihleri arasında yerleştirme başvuruları alınacak ve 6 Eylül 2019 tarihinde yerleştirme süreci tamamlanacak.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Özel eğitim öğrencilerinin velilerine yönelik kurslara yoğun ilgi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bakanlığa bağlı özel eğitim uygulama okullarında orta ve ağır düzeyde zihinsel yetersizliği olan bireylerle otizm spektrum bozukluğu bulunan kişiler için eğitim verildiğini belirtti.

Bu kapsamda 923 özel eğitim uygulama okulunda 29 bin 878 öğrencinin eğitim aldığını ifade eden Özer, bu öğrencilerin velilerinin, yaz kış demeden çocuklarını genellikle okullarda ders bitimine kadar beklediğini söyledi.

Bu velilere destek olmak için Bakanlığın velilere kurs vermeye başladığını anlatan Özer, böylece velilerin okullarda bekleme sürelerini daha nitelikli hale getirerek, ilgi duydukları alanda kendilerini geliştirmelerine imkan sağlamak istediklerini kaydetti.

Bu amaçla 923 özel eğitim uygulama okulunda, müdürlerin velilerle görüşerek kurs taleplerini aldığını aktaran Özer, şunları kaydetti:

“Bu talepler doğrultusunda okullarımızda halk eğitim merkezlerimiz tarafından velilerimize yönelik kurslar düzenleyerek eğitim vermeye başladık. Halk eğitim merkezleri aracılığıyla açtığımız kurslara yoğun talep oldu. Yaklaşık iki ay gibi kısa bir sürede 67 ilde 134 okulda 218 kurs açıldı ve bu kurslarda 3 bin 11 velimiz eğitim aldı. Bu konuda talep artıyor. Önümüzdeki aylarda bu sayılar giderek artacaktır. Hedefimiz imkanlar ölçüsünde 923 okulumuzda velilere yönelik en az bir kurs açabilmektir. Bu hedefe ulaşacağımıza inanıyorum. Süreci başarılı bir şekilde yöneten Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne, il, ilçe ve okul yöneticilerimize ve öğretmenlerimize teşekkür ediyorum.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

YÖK 5 üniversiteyi daha ihtisaslaşma kapsamına aldı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığında düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, küreselleşmeyle birlikte yükseköğretim kurumlarının, üstlendikleri misyonlar, işlevleri, yeni stratejiler ve iş birliği modelleri çerçevesinde önemli değişimler gösterdiğini belirtti. 

YÖK Başkanı Saraç, bu süreçte yükseköğretim kurumlarının, özellikle bilgiyi üretmeleri, bu konuda ihtisaslaşmaları ve bilgiyi transfer edebilmelerinin, inovasyon geliştirme yetenekleri gibi kavramlarla yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası kalkınma ve rekabet gücünü artırma potansiyellerinin artık fevkalade önem kazandığını ifade etti.

Saraç, başkanlık görevine geldiği 2015’ten itibaren üniversitelerin faaliyetleri ve ilmi çıktılarının birbirinin aynısı olamayacağı, akademik yapılarına, beşeri sermayelerine, kuruluş misyonlarına ve bulundukları bölgelere bağlı olarak yapılan değerlendirmelerle üniversitelerin çeşitliliğinin gerekliliği üzerinde durduğunu dile getirdi.

Bir önceki nesil bölgesel gelişme politikalarının, bölgelerin kalkındırılması konusunda büyük ölçekli altyapı geliştirme ve bölgeye yatırım çekme gibi yöntemlerle gelişme hedeflerine ulaşmayı amaçladığına dikkati çeken Saraç, büyük ölçüde kamu fonu tahsisine rağmen, geri planda kalan bölgelerin diğerlerini yakalayamadığına işaret etti.

Kalkınma kutupları, öğrenen bölgeler, sosyal ve beşeri sermaye, bilgi transferi gibi kavramların üniversitenin bölgedeki rolünü merkezi bir öneme sahip kıldığını dile getiren Saraç, bu bağlamdan hareketle yeni YÖK’te “Bölgesel Kalkınma Odaklı İhtisaslaşma Projesi” kapsamında 2006’dan sonra kurulan üniversitelerle çalışılmaya başlandığını kaydetti.
Bu çerçevede, proje için daha önce Bingöl, Kırşehir Ahi Evran, Uşak, Düzce, Burdur Mehmet Akif Ersoy, Aksaray, Kastamonu, Muş Alparslan, Recep Tayyip Erdoğan ve Siirt üniversitelerinin, bölgenin mevcut durumu, üniversitenin potansiyeli, bölge-üniversite ilişkisi gibi 3 ana kulvarda pek çok parametre dikkate alınarak seçildiğini anlatan Saraç, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bölgesel Kalkınma Odaklı İhtisaslaşma Projesi kapsamındaki 10 üniversitemize, yine aynı kriterlerle değerlendirmeye alınarak seçilen Yozgat, Kırklareli, Çorum Hitit, Bartın, Artvin üniversiteleri olmak üzere 5 üniversitemiz daha katıldı. Bütün bu üniversitelerimizden beklentimiz kendilerine verilen ihtisaslaşma alanında ‘Hedeflenmiş Sosyo-Ekonomik Araştırma Programları’nı geliştirmeleri ve bu programın bölgenin kalkınmasına anlamlı değerler sunmasını sağlamalarıdır. Böylece bölgede, üniversite organizasyon ve stratejilerinde gelişmeler olacak, Ar-Ge organizasyonu artacak, ürün pazar ve rekabetinde güçlenmeler beklenecek, fon kaynakları artacak, yeni genişletilmiş iş birlikleri doğacak, uzmanlaşmış merkezler gelişecek ve de en önemlisi bölgeye ait kültürel güçlü değişimler ortaya çıkacaktır.”

Saraç, projeyle üniversitede, bölgenin ekonomik aktörler arasındaki hareketliliği destekleyen programların çeşitlenmesi, bölgesel gereksinimleri karşılayacak eğitim programlarının geliştirilmesi, bulunduğu bölgeyi daha iyi bilen öğrenciler ve mezunların istihdamıyla bölge temelli öğrenme süreçlerinin oluşturulmasının da beklendiğine işaret etti.

“Sinerji doğuran çalışmalar yapılması bekleniyor”

Üniversitelerin bölgesel kalkınma konusundaki bir diğer önemli getirisinin, ekonomik başarı, bireysel yetenekler ve gruplar arası bilgi transferi ile de doğrudan ilişki sağlaması olduğunun altını çizen Saraç, “Üniversitelerin yerel düzeydeki araştırma sonuçlarının ilgili özel ve kamu sektörleriyle paylaşılarak üretime dönüştürülmesi hedeflenmelidir. Bölgesel kalkınma ajansları ile etkin bir iletişim ağı kurularak sinerji doğuran çalışmalar yapılması beklenmektedir. Projenin beklenen gücü gerçekten etkin ve yüksektir. Henüz 4 yıllık bir proje olmasına rağmen birçok filizlenmeyi görmekteyiz ve projeden Türkiye’nin geleceği için umutluyuz.” diye konuştu.

“İhtisaslaşan üniversitelere destekleme söz konusu olacak” 

Bölgesel kalkınmada ihtisaslaşma misyonu verilen bu üniversitelerin Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından mali kaynaklarla, YÖK tarafından ise akademik personel kaynağı sağlanarak desteklendiğini anımsatan Saraç, söyle konuştu:

“Bu bağlamdan olmak üzere kaynak aktarımlarına ek olarak üniversitelerin ihtisaslaşma alanları ile ilgili olmak şartıyla 2018 yılında 50, 2019 yılında 100 araştırma görevlisi için ilave atama izni bu üniversitelere tahsis edilmiştir. Ayrıca ihtisaslaşma alanlarına uygun olarak öğretim üyesi yetiştirmek amacıyla yurt dışı lisansüstü burs imkanlarından da yararlanabilmeleri sağlanmaktadır. Bahsettiğimiz bütün bu çalışmalar aslında küresel yükseköğretimde yeni bir dönüşüm ve yeni bir akademik devrim olarak nitelendiriliyor. Bu süreçten asla kopmamalıyız.
Üniversite ile bölge arasındaki uzun süreli ve başarı sağlayan, bölgesel gelişmeyi mümkün kılan bir ortaklığın kurulabilmesi için hem üniversiteler hem de bölgesel paydaşlar, bölgesel gelişmedeki rollerini çalışmalı, değerlendirmeli ve iyi kullanmalıdır. Bu uzun süreli çalışmada üniversitelere ve paydaşlara başarılar diliyorum. YÖK girişimiyle ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının da destekleriyle bu yıl Bölgesel Kalkınma Odaklı İhtisaslaşan üniversitelere bir destekleme söz konusu olacaktır. Bu müjdeyi de üniversitelerimize vermek isterim.”

Rektörlere proje katılım belgesi 

Konuşmaların ardından Saraç, tıbbi ve aromatik bitkiler alanında ihtisaslaşacak Artvin Çoruh Üniversitesinin rektörü Fahrettin Tilki’ye, akıllı lojistik ve bütünleşik bölge uygulamaları kapsamında ihtisaslaşacak Bartın Üniversitesinin rektörü Orhan Uzun’a, makine ve imalat teknolojilerinde ihtisaslaşacak Hitit Üniversitesinin rektörü Ali Osman Öztürk’e, gıda alanında ihtisaslaşacak Kırklareli Üniversitesinin rektörü Bülent Şengörür’e ve endüstriyel kenevir alanında ihtisaslaşacak Yozgat Bozok Üniversitesinin rektörü Ahmet Karadağ’a proje katılım belgesi verdi.

Toplantıya, YÖK Yürütme Kurulu üyelerinin yanı sıra Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Akif Özkaldı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Barış Yeniçeri, proje komisyon üyeleri, proje kapsamında daha önce belirlenen 10 üniversitenin rektörleri, projeye yeni seçilen 5 üniversitenin rektörleri ile bulundukları ilin valileri ve sanayi ve ticaret odaları başkanları katıldı.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Yeni destek eğitim odası sayısı 400e ulaştı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığı‘ndan yapılan açıklamaya göre, MEB, okullarda açılan destek eğitim odalarının yeni standartlara göre dönüştürülmesi için 2019’da çalışma başlattı.

Özel eğitime ihtiyacı olan öğrencilerin eğitim ortamlarını iyileştirme çalışmaları kapsamında, 2019 başında 33 ilde 79 olan yeni standartlarda destek eğitim odası sayısı yıl sonunda 81 ilde 200’e, 2020 yılı başında ise 400’e çıkarıldı.

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 2019 sonunda “özel çocuklar” için “81 ilde en az 1, toplamda 200 yeni Destek Eğitim Odamız olacak.” açıklamasını yaptıklarını anımsattı.

Geçen yılın başında belirlenen standartlara uygun 33 ilde hizmet veren 79 destek eğitim odası bulunduğunu ifade eden Selçuk, bu amaçla gerekli çalışmaları yaptıklarını ve kaynağı oluşturduklarını belirtti.

“Destek konusunda kararlıyız”

Özel Eğitim ve Rehberlik Genel Müdürlüğü ve tüm il müdürlerinin 121 yeni destek eğitim odası kurulması ve hizmete alınması için çalışmalarını kısa sürede tamamladığını aktaran Selçuk, şunları kaydetti:

“81 ilde yeni standartlara göre kurulmuş 200 destek eğitim odasını özel eğitim öğrencilerimizin hizmetine sunduk. Bazı illerimizde yeni standartlarda sadece bir tane destek eğitim odası olması bu hizmetlere erişimi kısıtlıyordu. Hedefi büyütmek zorundaydık. 200 ilave destek odası kurmayı yeni hedef olarak koyduk. Burada özellikle büyükşehirlerimize ağırlık verdik. Örneğin, İstanbul’daki yeni standartta destek eğitim odası sayısı 6’dan 35’e, Ankara’daki 10’dan 25’e, Antalya’da 1’den 10’a, Gaziantep’te 2’den 10’a, Konya’da 4’ten 10’a, Mersin’de 5’den 10’a, Bursa’da 4’ten 12’ye, Kocaeli’de 10’a ve İzmir’de de 15’e çıktı. Artık 81 ilimizde yeni standartlara göre kurulmuş 400 özel eğitim destek odası, özel öğrencilerimizin hizmetine sunuldu. Destek konusunda kararlıyız. Tüm imkanlarımızla…”

Bakan Selçuk, sürece büyük emek veren Bakan Yardımcısı Mahmut Özer’e, Strateji Dairesi Başkanlığına, Özel Eğitim ve Rehberlik Genel Müdürlüğüne ve tüm il müdürlerine teşekkür etti.

“Öğrencilerin yararına göre planlama”

Destek eğitim odası; okul ve kurumlarda, kaynaştırma veya bütünleştirme yoluyla eğitim uygulamaları kapsamında akranlarıyla aynı sınıfta eğitimlerine devam eden özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin, eğitim hizmetlerinden en üst düzeyde yararlanmaları amacıyla özel araç gereç ve eğitim materyalleri sağlanarak oluşturulmuş eğitim ortamları olarak hizmet veriyor.

Destek eğitim odalarında eğitim alacak öğrenciler ile eğitim alacağı dersler, bireyselleştirilmiş eğitim programı (BEP) geliştirme biriminin önerileri doğrultusunda eğitim öğretim yılı başında belirleniyor.

Özel eğitim ihtiyacı olan her öğrencinin ihtiyacı doğrultusunda bu eğitimden yararlanması sağlanıyor.

Destek eğitim odasında sunulacak hizmetler, öğrencinin yararı gözetilerek uygun öğretmen sağlanması ve velinin onayı ile okulun çalışma saatlerinde öğrencinin ders saati içinde veya dışında planlanıyor.

Okumaya Devam