İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Kültür Kolejinden '15. IB Day' etkinliği

Yayınlandı

İstanbul

İstanbul Kültür Üniversitesi Ataköy Yerleşkesi Akıngüç Oditoryumu ve Sanat Merkezi’nde yapılan etkinliğin açılışı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. 

“Kültürün rengi” isimli öğrenci performansının ve IB tarihçesinin sunulduğu etkinlikte konuşan İstanbul Kültür Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Ful Akıngüç Över, Uluslararası Bakalorya Programı’nın 50’nci yılını, Türkiye’de de 25’inci yılını kutladıkları bu etkinliğe, 60’ıncı yıla adım atan eğitim kurumu olarak ev sahipliği yapmanın heyecanını ve coşkusunu yaşadıklarını ifade etti.

Över, şöyle devam etti:

“Uluslararası Bakalorya organizasyonu, belirlediği IB öğrenen profili ile araştıran, sorgulayan, düşünen, bilgili, ilkeli, duyarlı, risk alabilen ve iletişim kurabilen bireylerin yetişmesi yolunda farklı coğrafyalarda yaşayan çocuklar ve aileleri için oluşturduğu okul iklimi sayesinde, dünyanın pek çok ülkesinde nitelikli ve kaliteli eğitimin temel göstergelerinden biri haline gelmiştir.”

“Evrensel bilinç yaratacağına inanıyoruz”

Türkiye’nin ve dünyanın son 50 yılına bakıldığında, insan hakları, eğitim ve ekonomi gibi hayati alanlarda pek çok sorun yaşandığının görüldüğünü anlatan Över, “Bu durumu değiştirmenin yolunun da yine eğitimden geçtiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Bir insanın bireysel varoluş mücadelesinde, ailesinde ve çevresinde, ülkesinde ve dünyada yaşananlara kayıtsız kalmaksınız değer vererek ve değer katarak oluşturacağı davranış ve düşünce modelinin, evrensel bilinç yaratacağına inanıyoruz.” dedi.

Kültür 2000 Koleji’nde kuruluşunun 8’inci yılında Uluslararası Bakalorya Programı’na başladıklarını aktaran Över, “2 yıl sonra bunu IB diploma programı takip etti. Uluslararası Bakalorya Programı’nın hedefleri açısından, dünya vatandaşları ve gençler yetiştirme yolunda, öğretmenlerimize ve öğrencilerimize önemli olanaklar sağlaması açısından okullarımızda bu program bizim için ayrı bir öneme sahiptir. İlkeli eğitim anlayışımızda yol arkadaşımız ve rehberimiz olmuştur.” diye konuştu.

Över, dünyanın değiştiğine ve yarının daha da değişeceğine işaret ederek, “Geleceğe hazırlıklı olmak zorundayız, dünyanın geleceğine ilişkin bilişsel ve duygusal farkındalık, biz eğitimcilerin, işimizin en önemli ilk kuralı. Bu yüzden IB’ye ilişkin, gelecek yaklaşımların tartışılacağı bugün çok değerli. IB kültürünün dünya genelinde yaygınlaşması ve yeni fikir ve projelerle güçlendirilmesi, daha fazla öğrencinin yaşamına dokunması yolunda bugün gerçekleştirdiğimiz buluşma, bir iletişim ve paylaşım ortamı olarak özenle tasarlandı.” ifadelerini kullandı.

Açılış konuşmalarının ardından oturum programları ile devam eden etkinliğe katılanlar arasında, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Genel Müdürü Muammer Yıldız, Türkiye Özel Okullar Derneği Başkan Vekili Cem Gülan, Türk Eğitim Derneği Genel Müdürü Sevinç Atabay da yer aldı.

– “IB öğrencileri daha derin düşünmeyi öğreniyorlar”

Konferansta sunum gerçekleştiren IB Genel Direktörü Dr. Siva Kumari de, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İstanbul’da IB etkinliğinin gerçekleşmesinden memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Kumari, “15. IB gününü kutluyoruz. İstanbul’da pek çok IB öğrencisi var ve birçok okul da IB programını alıyor. Öğretmen ve öğrenciler için bunun önemli bir gün olduğunu düşünüyorum. IB öğrencileri daha derin düşünmeyi öğreniyorlar. Ben onlarla konuşmamda, ‘aklımız açılıyor’ diyorlar. Yaptıkları ve çalıştıkları içerikle ilgili gerçekten sorgulayarak konuşabiliyorlar. Hem akademik hem de akademik olmayan bütün içerikler hakkında kendi düşüncelerini ifade edebiliyorlar.” diye konuştu.

IB programının, öğrencilerin akıllarını geliştirdiğini vurgulayan Kumari, “Dünyanın her tarafındaki üniversitelerde değer buluyor. Program, aynı zamanda öğrencilerin kalplerine hitap ediyor, duygusal olarak onları geliştiriyor. Hem dünyanın hem de kendi yerel sorunlarını daha iyi anlıyorlar. Kültürlerini daha iyi anlıyorlar. Böylelikle bir yerde kalp ve aklı bir araya getiren program oluyor.” dedi.

“Sorgulayıcı bir program”

İstanbul Kültür Eğitim Kurumları Okullar Koordinatörü Biriz Kutoğlu da, IB programlarının 3 kademede uygulandığını anlattı.

Kutoğlu, şunları kaydetti:

“IB programlarında ana amaç, sorgulayan, düşünen, eleştiren, duyarlı, sorgulayan, farklılıklara saygı duyan bir öğrenen profiline ulaşmak. Tabi IB’nin hikayesi de biraz farklı. Dünyanın farklı yerlerinde, farklı görevlerde bulunan ailelerin çocuklarının yer değiştirmeleri ile birlikte duydukları ihtiyaçtan ortaya çıkmış. Hangi ülkede olursanız olun aynı program ve aynı beceriyle verilen bir eğitim programı.

İlk yıllardan beri ilkokuldan itibaren uygulanan tüm dünya genelinde sorgulayıcı ve öğrenmeyi isteyen bir program. Bugün yurt dışından gelen 8 yabancı konuşmacı var. Bunun dışında ülkemizde 71 okulda, IB programları uygulanıyor. Bu okullarda görev yapan öğretmen ve yöneticiler bizlerle. Bin 700 üzerinde öğretmen katılımı söz konusu. Bunlardan 175’i eş zamanlı sunum yapacak.”

“IB Day” etkinliği

IB Day etkinliği, ilk kez 1999 yılında Türkiye Özel Okulları Derneği tarafından düzenlendi.

Bu yıl 15’incisi Kültür Koleji tarafından, İstanbul Kültür Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleşecek organizasyonun teması ise “Gelecek İçin IB Yaklaşımları” olarak belirlendi.

IB Day, farklı eğitim alanlarında çeşitli atölye çalışmaları ile nitelikli ve tecrübeli öğretmen ve yöneticilerin katkılarıyla zengin bir içeriğe sahip.

Eğitimciler gün boyunca, Türkiye’deki IB okullarında çalışan meslektaşları ile bilgi ve uzmanlıklarını tartışma ve paylaşma fırsatı buluyor.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Teknoloji alanında doktora yapmak isteyenlere burs fırsatı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından bilgi güvenliği, blok zincir teknolojileri, bulut bilişim, nesnelerin interneti, yapay zeka ve enerji teknolojileri gibi alanlarda yurt dışında doktora yapmak isteyen öğrencilere burs sağlanacak.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Yurt Dışı Doktora Burs Programı kapsamında Cumhurbaşkanlığı Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu ile TÜBİTAK Yönetim Kurulunun belirlediği alanlarda yurt dışında doktora yapmak isteyen öğrencilere destek verilecek.

Bilgi güvenliği, biyoenerji, blok zincir teknolojileri, bulut bilişim, eklemeli (additive) imalat, enerji depolama teknolojileri, enerji verimliliği, geniş bant teknolojileri (kablolu/kablosuz iletişim teknolojileri, IP teknolojileri), güneş enerjisi, kömür teknolojileri, kuantum teknolojileri, mikro/nano/opto-elektromekanik sistemler, nesnelerin interneti, robotik, mekatronik ve otomasyon, rüzgar enerjisi, tarım ve hayvan biyoteknolojisi ile yapay zeka ve makine öğrenmesi alanlarında uzmanlaşmak isteyen öğrenciler, yurt dışında bir doktora programına kayıt yaptırmış olmaları şartıyla programa başvurabilecek.

Son başvuru tarihi 21 Ekim

Söz konusu programa, lisans öğrenimlerinde son sınıfa geçmiş, lisans öğrenimini tamamlamış, bir lisansüstü programına kayıtlı veya bir lisansüstü programını tamamlamış öğrenciler müracaatta bulunabilecek.

Son başvuru tarihi 21 Ekim olan program kapsamında, burs almaya hak kazanan öğrencilere yol, aylık yaşam gideri, öğrenim harçları ve sağlık sigortası desteği verilecek.

Bursiyerlerin, belgelemeleri koşuluyla kayıt yaptırdığı okulun başvuru ücreti, öğrenim görülecek ülkeye ait vize bedeli ve her bir sınav türü için bir kereye mahsus genel yetenek sınav ücretleri de ödenecek.

Sonuçlar yıl sonunda açıklanacak

Doktora eğitimini tamamlamak için bursiyere tanınan süre 6 yıl olarak belirlenirken, burs ödeme süresi 2 yıl olacak. Bursiyer, bursunu ancak grup yönetim kurulunun uygun bulması halinde aralıklı veya dönemsel olarak kullanabilecek.

Doktora öğrenimini belirtilen sürede tamamlayamayanlara veya doktorasını tamamladıktan sonra doktora sonrası çalışma yapmak isteyen bursiyerlere uygun görülmesi halinde ek süre verilebilecek.

Başvurular, TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı (BİDEB) Başvuru ve İzleme Sistemi üzerinden (https://e-bideb.tubitak.gov.tr/giris.htm) çevrim içi olarak yapılacak, başvuru sonuçları aralık ayında açıklanacak.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Özel gereksinimli çocukların eğitiminde yeni dönem

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen hafta Resmi Gazete’de yayımlanan Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği’ndeki değişikliklerin hem ailelere hem de kurumlara sağladığı yeni olanaklar hakkında değerlendirmelerde bulundu. 

Özel gereksinimli çocuklar ve ailelerinin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çalışmalarda her zaman büyük bir hassasiyetle hareket ettiklerinin altını çizen Selçuk, bu yönetmeliğin de ilgili tüm tarafların görüşü alınarak, ortak bir çalışmayla hazırlandığını bildirdi.

Selçuk, yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle kurumlardan ve ailelerden çok sayıda teşekkür mesajı aldıklarını anlatarak, “Sayın Cumhurbaşkanımızın himayeleri ve vicdani duyarlılığıyla 2005’te sosyal güvenlik kapsamında sunulan özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti, 5378 sayılı Kanun ile vatandaşlık temeline yayılmış ve o tarihte 60 bin özel gereksinimli birey hizmet alabilirken, günümüzde bu sayı 380 bine ulaşmıştır.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin 81 ilindeki 2 bin 605 özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde 28 bin 968 eğitim personeli, 9 bin 995’i de diğer alanlarda görevli personel olmak üzere toplam 38 bin 963 kişinin görev yaptığı bilgisini paylaşan Selçuk, özel eğitimin engelli bireyler, aileleri ve alanda çalışanlarla birlikte 1,5 milyon kişilik bir camia olduğuna dikkati çekti.

Milli Eğitim Bakanlığı olarak böylesine büyük bir hizmet alanında yürütülen çalışmaların kalitesini sürekli artırmayı hedeflediklerini vurgulayan Selçuk, “Bakanlık olarak özel gereksinimli bireylerin yapabilirliklerini en üst düzeye çıkararak kendilerine yeterli, topluma adapte olmuş, üretken bireyler olmalarına katkı sağlamayı, özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetini dünyaya model oluşturacak şekilde geliştirmeyi hedefliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Destek eğitimi alan öğrenciler “yarım gün” izinli sayılacak

Yönetmelik değişikliğiyle birlikte getirilen yenilikler hakkında bilgi veren Selçuk, “Yönetmelikte yapılan değişikliklerin en önemli ayaklarından biri tam gün eğitim veren örgün eğitim okullarımızda okuyan özel gereksinimli öğrencilerimiz, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde bulundukları vakitte okullarından yarım gün izinli sayılacaklar. Daha önce böyle bir uygulama olmadığı için devamsızlık gibi sebeplerle çocuklarımız özel eğitim derslerinden yeterince faydalanamayabiliyordu. Yeni düzenlemeyle bu alandaki sıkıntıları çözüme kavuşturmuş olduk.” ifadelerini kullandı.

Bakan Selçuk, böylelikle özel gereksinimli öğrencilerin destek eğitimlerini en verimli şekilde alabileceğinin altını çizerek, çocukların ayda 8 seans bireysel, 4 seans da grup eğitimi alma haklarının bulunduğunu, bunun yıllık 96 seans bireysel, 48 seans da grup eğitimine karşılık geldiğini anımsattı.

Çocuklar katılamadıkları eğitimlerini yıl içinde telafi edebilecek

Daha önce çeşitli mazeretleri sebebiyle özel eğitim merkezine gidemeyen çocukların kullanamadığı seans haklarını kaybettiğini belirten Selçuk, “Bir başka yeni düzenlemeyle çocukların kullanamadığı eğitim seanslarını 12 ay süresince telafi etme hakkı getirildi. Bu çok önemli bir düzenleme. Örneğin, çocuğumuz haziran ayında alamadığı iki bireysel ya da grup eğitimini yıl içerisinde alabilecek. Hakları kaybolmayacak.” diye konuştu.

Evinden çıkamayan çocuklara “özel eğitim” imkanı

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, “Üçüncü önemli düzenleme de bedensel engeli sebebiyle evinden çıkamayacak durumda olan özel gereksinimli çocuklarımız için evde fizyoterapi hizmeti alabilme imkanını getirdik. Esasen çocuklarımızın akranlarıyla beraber özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti almaları çok önemli iken bu uygulama ile evinden çıkması riskli olduğu için ya da hiçbir koşulda evinden çıkamayan özel gereksinimli çocuklarımızın mağduriyetini ortadan kaldırmış olacağız.” dedi.

Bu eğitim hakkından faydalanabilmek için öncelikle Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinden (RAM) “evde eğitim alabilir” yönündeki raporun alınması gerektiğini aktaran Selçuk, “Evde özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti alacak çocuklarımızın eğitim süreleri aynen özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerindeki gibi olacak. Yani ayda 8 seans bireysel eğitim alacaklar.” şeklinde konuştu.

Selçuk, ailelere de “Evinde özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti ihtiyacı bulunan çocuklarımızın ailelerinin bu süreçte Rehberlik ve Araştırma Merkezlerine başvurması sonrasında yapılan değerlendirme sonucunda ‘evde eğitim alabilir’ yönündeki raporu alması büyük önem taşıyor. Bu başvuru sonrasında çocuklarımızın ihtiyaç duyduğu özel eğitim ve rehabilitasyon desteği merkezlerimizce sağlanacak.” çağrısını yaptı.

“Çocuklara verilen eğitimin kalitesi artacak”

Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin önündeki bazı bürokratik süreçleri de azalttıklarını aktaran Selçuk, iş takviminin kaldırıldığını, günde 3 seans bireysel ya da 3 seans grup eğitiminin verilebilmesi, aynı haftada 4 seans bireysel, 2 seans grup eğitimi ile telafi eğitimlerinin yıl boyunca yapılabilmesi gibi kolaylaştırıcı teknik düzenlemelerin de yapıldığını dile getirdi.

Bakan Selçuk, “Tüm bu düzenlemeler sayesinde bürokrasi azaltılacak. Kurumlarımız bürokratik süreçler yerine çocukların eğitimine daha fazla odaklanabilecek. Çocuklara verilen eğitimin de kalitesi artacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

YÖKDİL Sınavına başvurular başladı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

ÖSYM‘nin internet sitesinde, daha önce Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) koordinasyonunda Anadolu ve Ankara Üniversitelerince düzenlenen ve bu yılın sonbahar döneminden itibaren ÖSYM tarafından uygulanmaya başlanacak YÖKDİL‘e ilişkin duyuruya yer verildi. 

Buna göre, 3 Kasım’da uygulanacak 2019-YÖKDİL için başvurular 13-23 Eylül’de alınacak. Adaylar, başvurularını elektronik ortamda ÖSYM Başvuru Merkezleri aracılığıyla veya bireysel olarak ÖSYM’nin “https://ais.osym.gov.tr” adresinden yapabilecek.

Sınava ilişkin ayrıntılı bilgiye ÖSYM’nin internet sitesinde yayımlanan 2019-YÖKDİL kılavuzundan ulaşılabilecek. YÖKDİL için geç başvurular da 2 Ekim’de alınacak.

YÖK ve ÖSYM arasında imzalanan protokol uyarınca ÖSYM tarafından yapılacak sınav, YÖK ve kurumları ile geçerliliği kendi mevzuatlarında kabul edilmiş diğer kurum ve kuruluşlar tarafından aranan yabancı dil koşulunun sağlandığını belgelendirmek amacıyla fen bilimleri, sağlık bilimleri ve sosyal bilimler alanlarında Almanca, Arapça, Fransızca ve İngilizce dillerinde uygulanacak.

Sınav, saat 10.15’te başlayacak ve 3 saat (180 dakika) sürecek. YÖKDİL için bir dönemde sadece bir yabancı dil ve alandan sınava girilebilecek. Sınav sonuçları sınavın gerçekleştirildiği tarihten itibaren 5 yıl süreyle geçerli olacak.

Okumaya Devam