İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Karne notunu öğrenme MEB Taktir belgesi ve Teşekkür Belgesi hesaplama 2019

Yayınlandı

Taktir Belgesi ve Teşekkür Belgesi almak için birinci dönem boyunca sınavlara hazırlanan öğrenciler Milli Eğitim Bakanlığının resmi sitesi olan E-Okul üzerinden sınav sonuçlarını öğreniyor. 2018 – 2019 eğitim öğretim yılı içerisin taktir belgesi puanı ve teşekkür belgesi puanı belli oldu. Okul öğrenci ödül ve disiplin kurulu, derslerdeki gayret ve başarılarıyla üstünlük gösteren, tüm derslerden başarılı olan, dönem puanlarının ağırlıklı ortalaması 70,00 den aşağı olmayan ve davranış puanı 100 olan öğrenciler ödüllendirilir. Buna göre öğrenciler 70,00 – 84,99 arasındakileri teşekkür belgesi, 85,00 ve daha yukarı olanları takdir belgesi almaya hak kazanır 

 

TAKTİR VE TEŞEKKÜR BELGESİ HESAPLAMASI NASIL OLUR? KARNE PUANI…

Karne notunu hesaplamak için öncelikle 1.yazılı ve 2.yazılı sınavın ortalamasını almanız gerekmektedir. Bunun için ilk sınavınız ile ikinci sınavınızı toplayıp iki bölmeniz gerekecektir. Çıkan sonuç ise o dersin ortalaması olacaktır. Bu şekilde tüm ders not ortalamasını bulduktan sonra hepsini toplayın ve o dönem kaç ders aldıysanız onunla bölün. Buradan elde edilecek sonuç ise sizin karne notunuz olacaktır.

 

Ortaöğrenim süresince en az üç öğretim yılının bütün döneminde takdir belgesi alanları üstün başarı belgesiile ödüllendirir.

Üstün başarı belgesi almaya hak kazanan öğrencilere ise okulun iftihar listesinde yer verilir.

PUAN DEĞERLERİ VE DERECELERİ

Öğrencilerin derslerde göstermiş oldukları performans sonucunda alacakları notlar ve bu notlara karşılık gelen dereceler şu şekildedir;

85,00 – 100 puan aralığında olanlar pekiyi,

70,00 – 84,99 puan aralığında olanlar iyi,

60,00 – 69,99 puan aralığında olanlar orta,

50,00 – 59,99 puan aralığında olanlar geçer,

0 – 49,99 puan aralığında olanlar geçmez olarak kabul edilir. 

15 TATİL NE ZAMAN BAŞLIYOR? NE ZAMAN BİTİYOR?

2018-2019 eğitim öğretim yılı birinci kanaat dönemi 17 Eylül 2018 Pazartesi başladı ve 18 Ocak 2019 Cuma günü sona erecek. Yarı yıl tatili, 21 Ocak 2019-1 Şubat 2019 tarihlerinde yapılacak. İkinci kanaat dönemi ise 4 Şubat 2019 Pazartesi başlayacak ve 14 Haziran 2019 Cuma günü sona erecek. 2019-2020 eğitim öğretim yılı ise 16 Eylül 2019 Pazartesi günü başlayacak.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Okullarda yüz yüze eğitimde üçüncü aşama 2 Kasım Pazartesi başlıyor

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığından (MEB) yapılan açıklamaya göre, koronavirüs salgını tedbirleri kapsamında aşamalı olarak yüz yüze eğitime geçişler devam ediyor. 

2020-2021 eğitim öğretim döneminde ilk etapta okul öncesi ve 1. sınıflara ek olarak 2, 3, 4, 8. ve 12. sınıflarda yüz yüze eğitimi başlatan MEB, 2 Kasım Pazartesi’den itibaren 5. ve 9. sınıflarda başlayacak yüz yüze eğitim programının detaylarını 81 ile gönderdiği yazıyla paylaştı.

Buna göre, resmi ve özel ortaokul 5. sınıflarda haftada 2 gün toplam 12 ders saati ( 2 gün, 6+6), imam hatip ortaokullarında ise haftada 2 gün toplam 14 ders saati (2 gün, 7+7 ) uygulanacak.

Lise 9. sınıflarda ise haftada 2 gün toplam 16 ders saati (2 gün, 8+8) yapılacak.

Sınıflar, öğrenci mevcudu doğrultusunda sosyal mesafeye göre gruplara ayrılacak, her ders süresi 30 dakika, dersler arası dinlenme süresi de 10 dakika olarak uygulanacak.

Yüz yüze işlenecek dersler

Ortaokul 5. sınıflarda Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri, Sosyal Bilgiler, Yabancı Dil, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri; imam hatip ortaokul 5. sınıflarda ise Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri, Sosyal Bilgiler, Yabancı Dil, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Kur’an-ı Kerim ve Arapça dersleri yüz yüze eğitim yoluyla işlenecek.

9. sınıf öğrencileri de haftalık ders çizelgelerinde gösterilen ortak, seçmeli ve mesleki derslerin tümünden sorumlu olduklarından okul yönetimince belirlenen derslerin yüz yüze eğitim yoluyla, bunların dışında kalan derslerin ise uzaktan eğitim yoluyla tamamlamaları gerekiyor.

Yüz yüze eğitim için çocuğunu okula göndermek istemeyen velinin yazılı onayı alınacak ve okula gelmeyen öğrenciler devamsız sayılmayacak ancak velisi tarafından okula gönderilmeyen öğrenciler uzaktan eğitimle derslerine devam edecek.

Öğrenciler devam ettiği sınıfın müfredatından sorumlu olacak ve tüm konu ile kazanımlardan yapılacak ölçme ve değerlendirmelere katılacak.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Kovid-19a rağmen uluslararası öğrencilerin tercihi Türkiye oldu

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

Uluslararası öğrenci kavramı, kendi ülkesi dışında bir başka ülkede eğitim alan, pasaportu, ikameti olan ve diğer resmi süreçleri devam ettiren kişi anlamına geliyor. Dünyada yaklaşık 5 milyon uluslararası öğrenci var. Uluslararası öğrencilerin büyük çoğunluğu üniversite, yüksek lisans ve doktora eğitimi alıyor ancak az da olsa lise öğrencisi de mevcut. 

Yabancı öğrencilerin son 20 yılda Türkiye ilgisi daha da arttı. Özellikle son 10 yılda her yıl yüzde 20-25 arası bir artış yaşanıyor. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de uluslararası öğrenciler daha çok tıp ve mühendislik fakültelerinde eğitim almayı tercih ediyor. Son yıllarda sosyal bilimlere olan ilgide de artış gözleniyor.

Türkiye’ye artan bu öğrenci ilgisi bu öğrencilerin barınma, dil ve adaptasyon problemlerini de beraberinde getirdi. Misafir öğrencilerin bu sorunlarını çözmek için kamu kurumlarının yanı sıra çok sayıda sivil toplum kuruluşu da faaliyet gösteriyor. Bu sivil toplum kuruluşlarının 68’i bir araya gelerek Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonu (UDEF) çatısı altında birleşti. Federasyon, Türkçe öğretmekten akademik danışmanlık yapmaya kadar geniş bir alanda uluslararası öğrencilere yardımcı olmaya çalışıyor.

“Bu dönemki rakamın 200 bin bandını geçtiğini tahmin ediyorum”

UDEF Başkanı Dr. Mehmet Ali Bolat, uluslararası öğrencilerin Türkiye’ye olan ilgisi hakkında ve federasyonun faaliyetleri hakkında AA muhabirine yaptığı açıklamada, son 20 yılda uluslararası öğrencilerin Türkiye’ye yoğun ilgi gösterdiğini söyledi.

Bu ilginin koronavirüs salgınında devam ettiğini gözlemlediklerini belirten Bolat, “Bu dönemin güncel rakamlarını YÖK henüz açıklamadı. Türkiye’de geçen dönem 2020 yılı Ağustos ayı itibariyle 180 bin uluslararası öğrenci vardı. Eğitim-öğretim yılı Eylül’de başlıyor. Bu dönemki rakamın 200 bin bandını geçtiğini tahmin ediyorum. Son 10 yılda yüzde 20-25’lik bir gelişme, artış var. Sadece 15 Temmuz darbe girişiminin yaşandığı 2016 yılında bir inkıta oldu.” diye konuştu.

“90 bin uluslararası öğrencinin her türlü ihtiyaçları karşılandı”

Uluslararası öğrencilerin, Türkiye’de salgın döneminde de rahat ettiklerini anlatan Bolat, şunları ifade etti:

“Mart ayından Ağustos ayına kadar, pandemi sürecinde uluslararası öğrenciler dünyada sadece ve sadece Türkiye’de rahat ettiler. Bunun net bir şekilde söyleyebilirim. Diğer ülkelerde pandemi sürecinde çok ciddi sıkıntılar yaşandı. Ülkemiz bu süreci rahat atlattı. Ve uluslararası öğrencilere dünyada başka hiçbir ülkede olmayan şekliyle Türkiye’de sahip çıkıldı. UDEF önderliğinde tüm kurumlarımız, gerek sivil toplum kuruluşları gerek valilikler, Kızılay ve tüm kurumlarımız, öğrencilerin evlerinde ve yurtlarında kalması için özel kampanya düzenledi. Ve bu dönemde ihtiyaçlarını bizler karşıladık. O altı aylık dönemde 90 bin uluslararası öğrencinin her türlü, maddi anlamda ihtiyaçları karşılandı.”

Bolat, Türkiye’de eğitim gören uluslararası öğrencilerin pandemi döneminde sağlık imkanlarından da faydalandığını dile getirerek, “Hastalanan öğrenciler aynı Türk vatandaşları gibi her türlü sağlık hizmetinden ücretsiz bir şekilde yararlandı. Bu uzun vadede Türkiye’ye uluslararası öğrenci gelişini artıracak bir şey. Dünyanın her tarafından insanlar araştırıyor, inceliyorlar. Türkiye’nin bu zor dönemi çok güçlü bir şekilde atlatması, uluslararası öğrencilerin ülkemize olan güvenin daha da artırdı. Bu yüzden daha çok öğrencinin geleceğini tahmin ediyorum.” diye konuştu.

Bolat, uluslararası öğrencilerin geçmişten bu yana daha çok tıp ve ve mühendislik fakültelerini tercih ettiğini ancak son 10 yılda sosyal bilimler, ilahiyat, siyaset bilimi, tarih ve sanat tarihine varıncaya kadar bir çok bölümde bu öğrencileri gördüklerini ifade etti.

Türkiye’de eğitim kalitesinin artmasıyla öğrenci sayısının da artış yaşandığını anlatan Bolat, “Vakıf üniversiteleri ve devlet üniversitelerinin öğrenci sayısı artıyor. 10 sene önce rakam 25 bin iken, 10 yıl geçmiş 200 bin öğrenciye yaklaşmışız. 10 katı artan bir süreç.” dedi.

UDEF’in uluslararası öğrenciler için faaliyet gösteren tek federasyon olduğunu aktaran Bolat, “UDEF, öğrencinin Türkiye’ye gelişinde mezun oluşuna kadar, bulunduğu dönem içerisinde öğrencinin tüm ihtiyaçlarına el uzatıyor. Uluslararası öğrencilere Türkçe öğretmek, staj yeri bulmak yaptığımız faaliyetler arasında. Onları, Türkiye’ye adaptasyona hazırlıyoruz. Öğrencilerin, Türkiye’yi gezmesini, Türk kültürünü anlamasını sağlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

İstanbul Üniversitesi İslam Hukuku Bölümü’nde yüksek lisan yapan Bangladeşli Masuma İmamuddin de Türkiye’de lisansı eğitimi almak için 2013 yılında geldiğini ve yüksek lisansını tamamlamak için kalmaya devam ettiğini söyledi.

Türkiye’nin koronavirüse karşı çok ciddi önlemler aldığını dile getiren İmamuddin, “Türkiye devletinin aldığı önlemler bizim ülkemize göre daha güçlü olduğu için burada kalmaktan hiçbir şekilde korkmadım. Bir problemimiz de olmadı çok şükür.” dedi.

“Türkiye’de daha güvenli hissetim”

Nepal‘den gelen İstanbul Teknik Üniversitesi Kontrol ve Otomasyon bölümü yüksek lisans öğrencisi Muhammet Cavit Ensari ise ilk başta dil anlamında zorluklar yaşadığını belirterek, “Türkiye’de insanların misafirperverliğini ve sıcak kanlı olmalarını sevdim. Türkiye aldığı önlemler nedeniyle koronavirüs salgınında gayet başarılıydı. Burada yapılan test sayısı ülkemizde yapılan testlerden 10 kat daha faza. Ama ona rağmen Nepal’de şu an vaka sayısı 1500’e çıkıyor. Yapılan test sayısı da çok az. Halbuki Türkiye’de 100 bin test yapılırken ancak o kadar çıkıyor. Türkiye’de daha güvenli hissetim. O yüzden burada kalmayı tercih ettim.” ifadelerini kullandı.

“Türkçe dersi veriyorum”

İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü öğrencisi Bosna Hersekli Emin Çutra da Türkiye’deki eğitimin kendi ülkesinden daha iyi olması nedeniyle Türkiye’ye geldiğini söyledi.

Çutra, sözlerini, “Kültürlerimiz benziyor. Türkiye’de kalıp çalışmayı da düşünüyorum, memlekete de dönüş olabilir. Korona başlayınca ailemin yanına dönmeyi düşündüm ancak yaşamın büyük bir kısmını burada geçirince gitmedim. Salgına rağmen hem kendi eğitimimi aksatmamak hem de yeni gelenlere Türkçe dersi vermek için ülkeme dönmedim.” diye tamamladı.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Bağcılarda ihtiyaç sahibi 1000 öğrenciye tablet dağıtımı başladı

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sürecinde okullarda uzaktan eğitime geçilmesi nedeniyle sınırlı imkanlara sahip öğrencilere katkı sunmak amacıyla Bağcılar Kaymakamlığı, Bağcılar Belediyesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen 10 bin tablet dağıtım kampanyasının açılış töreni, Anafartalar İlkokulunda yapıldı. 

“Bağcılar’dan eğitime tam destek”, “Bir tablet de siz alın”, “Bağcılar’da EBA‘ya ulaşamayan öğrenci kalmasın” sloganlarıyla düzenlenen kampanyanın ilk etabında hayırsever iş adamlarının da katkılarıyla temin edilen 1000 adet tablet dağıtılmaya başlandı.

Bağcılar Kaymakamı Mustafa Eldivan, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Bağcılar’ın Türkiye’nin en büyük ve öğrenci sayısı en fazla olan ilçelerinden birisi olduğunu söyledi.

Pandemi sürecinde öğrencilerin EBA’ya erişimde bir takım eksiklerin ortaya çıktığını dile getiren Eldivan, “Bu noktada belediyemizle beraber güzel bir çalışma yaptık. Tableti ve bilgisayarı olmayan çocuklarımızı tespit ettik. İlk etapta 1000 tablet dağıtılacak. Verilen siparişlerle birlikte 2 bin tablet olacak.” ifadelerini kullandı.

Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı da eğitimin her safhasına destek olduklarını, bu önceliklerinin başına eğitimi aldıklarını ve en çok harcamayı da eğitime yaptıklarını söyledi.

Arsa temininden okul yapımına, okulların tadilatından öğrencilerin çeşitli ihtiyaçlarını karşılamaya kadar birçok alanda eğitime destek verdiklerini belirten Çağırıcı, “Bağcılar’dan eğitime tam destek” diyerek tablet kampanyasını hayata geçirdiklerini dile getirdi.

Bilgisayarı olmadığı için EBA’ya erişemeyen çocukların eğitimlerinden geri kalmaması için kampanyayı başlattıklarını ifade eden Çağırıcı, şöyle konuştu:

“Hedefimiz Bağcılar’da tableti, bilgisayarı olmayan çocuk kalmayıncaya kadar bu kampanyayı devam ettirmek. Çocuklarımızı geleceğe en güzel şekilde hazırlamak için çalışıyoruz. Bir ülkenin geleceği eğitimli nesillerle idame edilir. Öğrencilerimizin eğitimlerini en iyi şekilde alması için elimizden geleni yapıyoruz. İlk etapta 1000 adet tabletin dağıtımına başladık. Temin ettikçe peyderpey dağıtımlarımız devam edecek.”

Konuşmaların ardından Eldivan, Çağırıcı ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz, Anafartalar İlkokulunda eğitim gören ihtiyaç sahibi öğrencilere tablet dağıttı.

Tabletlerin kalan kısmının ise dönem içerisinde öğrencilere teslim edilmesi planlanıyor.

Okumaya Devam
Advertisement