İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Kanun sanatçısından 81 ilde öğrencilere kanun eğitimi

Yayınlandı

Kırklareli

Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü sahibi kanun sanatçısı Göksel Baktagir, Milli Eğitim Bakanlığı ile yürüttüğü “Mini Kanun Projesi” kapsamında 81 ilde öğrencilere kanun çalmayı öğretecek.

Baktagir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kanunun, Türk musikisinin çok değerli bir enstrümanı olduğunu söyledi.

Türk musikisinin köklü olduğunu vurgulayan Baktagir, Türk Sanat Müziği’nin gelecek kuşaklara küçük yaşta aktarılması gerektiğini anlattı.

Birikimlerini gençlere sunmak istediğini ifade eden Baktagir, “Benim hayalim kendi ülkemin bu güzel değerlerini birebir gençlere aktarmaktır. Milli Eğitim Bakanlığımızın bizleri Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri ile buluşturma isteği var. Bunu ben de çok gönülden arzu ediyorum. İnşallah Allah kısmet ederse, Türkiye genelinde bizim o yarınlarımızın güzel ışıklarını, sanata güzellikler katacak genç değerlerle buluşmamız bir manada devrim niteliğinde güzelliklere dönüşür.” diye konuştu.

Baktagir, projesini 2017 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödül Töreni’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da anlattığını bildirerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da bu projenin başlaması konusunda destek verdiğini aktardı.

Gençlerle buluşmak için ciddi çalışmalar yaptığını belirten Baktagir, şöyle devam etti:

“Şuna inanıyorum; Türk musikisi derin bir müziktir. Bizim ülkemizde de köklü bir musikimiz var, bu musikinin bir eğitimi var. Ancak bir taraftan batı müziği eğitimi var ve olmalı. Bunu eşitlemek gerekiyor. İlk önce kendi kültürümüzü ve makamsal yapımızı enstrümanlarımızın referansı ile vermemiz gerekiyor. Bugün o makamsal yapımızın aralıkları herhangi gibi bir Batı müziği enstrümanında yok. Temel eğitimde “Mini Kanun Projesi” çok büyük bir önem taşıyor.

O da bizim makamlarımız hicaz, rast, hüseyni, saba, hüzzam gibi Batı müziğinde olmayan o ince perdeleri o ses aralıklarını biz kanun gibi mandal adı verdiğimiz basit bir tertibat sayesinde çocuklara birebir duyma yoluyla verme imkanına sahibiz. Aynı zamanda bu güzel enstrümanla halk arasında piyano olarak görülen kanun, Batı müziği ezgilerine de icraya uygundur. Her iki müzik türünü kuşatan enstrüman ile aslında en büyük hayalim Milli Eğitim Bakanlığımıza bağlı okullarımızın sınıflarına referans enstrümanı olarak katabilmek. Bu manada çok ciddi çalışmalar yapıyorum. Yakında bunun startını alacağız. Bu birikimlerimizi paylaştıkça, bizim köklü müziğimizin güzellikleri temelde verilmiş olacak. Bu beni heyecanlandırıyor. Öz kültürümüzün güzellikleri olması gereken şekilde gençlerle buluşturmalı ki bu manada müfredat çalışmaları var. Bizim emeğimize de saygı duyulmuş oluyor.”

Baktagir, en kısa sürede Türkiye’nin tüm illerini gezerek öğrencilerle buluşma arzusu içerisinde olduğunu sözlerine ekledi.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Üniversitelere elektronik kayıt işlemleri başladı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığının internet sitesinde yer alan duyuruda, 2019-YKS yerleştirme sonuçlarının erken açıklanması dikkate alınarak, bir programa kayıt hakkı kazanan adayların elektronik kayıtlarının önceden belirlenen 19-21 Ağustos yerine, başvuru sürelerinin adayların lehine genişletilmesi amacıyla 16-21 Ağustos’a alınması kararı alındığı anımsatıldı. 

Bu kapsamda 2019-YKS yerleştirmeleri sonucunda bir programa kayıt hakkı kazanan adaylar, 16-21 Ağustos tarihlerinde, “öğrenci dostu yeni YÖK”ün 2014-2015 öğretim yılından itibaren e-Devlet Kapısı üzerinden öğrencilerin hizmetine sunduğu elektronik kayıt (e-Kayıt) uygulaması ile kayıt işlemlerini üniversitelere gitmeden kolayca yapabilecek.

e-Kayıt yaptırmak isteyen adaylar, YÖK’ün e-Devlet üzerinden sunduğu birçok hizmetin yer aldığı sayfada bulunan “Üniversite e-Kayıt” uygulamasını tıklayarak, “https://www.turkiye.gov.tr/yok-universite-ekayit” adresi üzerinden 21 Ağustos saat 23.59’a kadar elektronik kayıt işlemlerini gerçekleştirebilecek.

Son yıllarda adaylar tarafından kayıtta en çok tercih edilen yöntem olan “e-Kayıt” uygulaması, bütün devlet üniversitelerinde geçerli. Ayrıca uygulamayı hizmete sunan yaklaşık 50 vakıf üniversitesi de bulunuyor.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Göçükten çıkıp rektörü olduğu üniversiteyi üst lige taşımak istiyor

Yayınlandı

Yazar :

Kocaeli

Marmara Depremi‘nde Kocaeli’nin Körfez ilçesinde evi yıkılan ve kızıyla 8 saat göçük altında kaldıktan sonra kurtarılan Prof. Dr. Sadettin Hülagü, yıllar sonra rektörü olduğu, binalarının yüzde 40’ı depremde yıkılan, kalanları ise hasar gören Kocaeli Üniversitesinin (KOÜ) “araştırma üniversitesi” olması için çalışma yürütüyor.

Prof. Dr. Hülagü, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde Körfez ilçesindeki evinin yıkılması sonucu kızıyla 8 saat göçük altında kaldı.

Enkazdan yaralı halde çıkarılan Hülagü, tedavisinin ardından bölgedeki prefabriklerde hekim olarak görev yaptı.

Hülagü, Marmara Depremi’nde binalarının yüzde 40’ı yıkılan, kalanları ise hasar gören, 12 personelin hayatını kaybettiği KOÜ’ye 18 Kasım 2014’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından rektör olarak atandı.

Prof. Dr. Hülagü, KOÜ’nün “araştırma üniversitesi” olması için çalışmalarını sürdürüyor.

Varto ve Düzce depremlerini de yaşadı

Rektör Prof. Dr. Hülagü, Marmara Depremi’nde üniversitenin birçok binasının yıkıldığını, Derince’deki eğitim ve araştırma hastanesinin hasar gördüğünü ve prefabriklerde hizmet verdiklerini söyledi.

Depremde üniversitenin eğitim bloklarının yaklaşık yüzde 40’ının yıkıldığını ifade eden Hülagü, o süreçte maddi hasarın dışında duygusal olarak da travmalar yaşadıklarını vurguladı.

Hülagü, depremde Körfez ilçesi Tütünçiftlik’teki evinin yıkılması sonucu kızıyla 8 saat göçük altında kaldığını anlatarak, şöyle devam etti:

“Kaburgalarım kırıldı, tendonum koptu. Eşim çok ağır yaralandı ve ameliyat oldu. Kızım 5 yaşındaydı. Kucağımdaydı, yanımızda yeğenim vardı. Depremi çok ağır yaşadık. Savaşta bombalanmış bir şehir gibiydi. Enkazdan çıkınca etrafa baktım, inanamadım. Çok acılı günler yaşadık, sevdiklerimizi kaybettik. Üniversitemizden 12 hem öğretim üyesi hem de rektörlük personelimizi kaybettik.”

Çocukken 1966 Varto Depremi’ni ve 12 Kasım Düzce Depremi’ni de yaşadığını anlatan Hülagü, deprem deneyimlerinin gelecek kuşaklara iyi aktarılması gerektiğini vurguladı.

“Üniversite adeta orta ölçekli bir Anadolu kenti haline geldi”

Üniversitenin eğitim öğretimine ara vermeden deprem sürecini atlattığını belirten Hülagü, o dönemki rektör Prof. Dr. Baki Komsuoğlu’nun çabaları sonucu Umuttepe Kampüsü’nün kurulduğunu söyledi.

Hülagü, şu anda 5 bin 500 dönümlük büyük bir kampüs oluştuğunu aktararak, 18 fakülte, 22 meslek yüksekokulu, 4 yüksekokul, birimler ve enstitüleriyle üniversitenin adeta orta ölçekli bir Anadolu kenti haline geldiğini kaydetti.

Öğrenci sayılarının, yüksek lisans ve doktora öğrencileriyle 70 bine ulaştığını kaydeden Hülagü, şöyle konuştu:

“Tıp Fakültesi hastanemiz yapıldı, 10 şiddetinde bir depreme karşı ayakta kalacak bir yapısı var. Üniversitemize ciddi yatırım yapıldı. Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin. Türk milleti asil bir millettir. Zor günlerde bir araya gelmeyi iyi biliyoruz. Zorluklar beraberce aşıldı.

Üniversitemiz şu anda çok iyi bir konuma geldi. Bundan sonra araştırma üniversitesi olup bir tık üst lige çıkmak istiyoruz. Bu uzun soluklu bir yol. Burası bizim için aidiyet duygusu oluşan bir üniversite. KOÜ’nün ‘araştırma üniversitesi’ olmasını arzuluyorum. Üniversitemiz iyi yolda. Bu memlekete ve millete borcumuz var, çalışmak zorundayız.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Mesleki ve teknik eğitim için yeni projeler hayata geçirilecek

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, mesleki ve teknik eğitimde tarih yazılan bir dönemde çoklu iş birlikleriyle yepyeni projeleri hayata geçirmeye hazırlanıyor.

İl Milli Eğitim Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Milli Eğitim Bakanlığının 2023 Eğitim Vizyonu kapsamında mesleki ve teknik eğitimin geliştirilmesi için belirlenen yedi ana hedef doğrultusundaki çalışmalar sürüyor.

Bu bağlamda, mesleki ve teknik eğitim için lokomotif bir şehir olan İstanbul’da yürütülen çalışmalar daha da önemli hale geliyor.

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İstanbul Kalkınma Ajansıyla (İSTKA) “Mesleki ve Teknik Eğitimin Güçlendirilmesi Çağrısı” projenin hazırlıklarına başladı.

Projeyle “Erasmus+ K1 Projeleri” kapsamında “Üreten Okullar Projesi” başvurusuyla Avrupa Birliği ülkelerinde döner sermayeyle üretim yapan ve gelir elde eden kurumları yerinde incelenecek. Bu sayede onların üretim ve pazarlama stratejileri hakkında bilgi elde edilmesi amaçlanıyor.

Eğitim-istihdam-üretim ilişkinin güçlendirilmesi amaçlanıyor

Ayrıca Sarıyer Mehmet Rıfat Evyap Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin koordinatörlüğünde yürütülen ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünün de proje ortağı olduğu “Erasmus+ K2 Projeleri” kapsamında da ayrı bir çalışma yürütülüyor.

Mesleki ve teknik eğitimde tarih yazılan bir dönemde tasarlanan projeyle “Robotik Kodlama Eğitimine Erişimin Artırılması için Sanal Bir Platform” oluşturulmasıyla mesleki eğitimin değerin ve rehberlik erişim imkanlarının artırılması, yeni nesil müfredatın oluşturulması, eğitim ortamları ve insan kaynaklarının geliştirilmesiyle eğitim-istihdam-üretim ilişkisinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.

Proje, bu yönüyle insanı merkeze alan ve çocukların mutluluğuna odaklanan 2023 Eğitim Vizyonu ile bağlatılı.

Son birkaç yılda mesleki ve teknik eğitimin şaha kalkma noktasına ulaştığının, yükselişe geçtiğinin ve tekrar eski kudretini kazanmaya başladığının göstergelerinden “Üreten Okullar Projesi” kapsamında Türkiye genelindeki okullarda üretilen ürünlerin sosyal sorumluluk projesi olarak sektör desteğiyle ihtiyaç sahibi öğrencilere ulaştırılmasını hedefleyen “Üreten Gönüller Projesi” de hayata geçirilecek.

Proje kapsamında Üreten Okullar A.Ş’nin kurulmasıyla, öğrencilerin yaptığı ürünlerin merkezi yerlerde oluşturulacak mağazalarda satışa sunulması planlanıyor.

Okul-sektör buluşması

Mesleki ve teknik eğitimin kurtuluşu, sektörle kombine bir hareketlilikten geçiyor. Mesleki eğitimin gelişimine katkısı olan “Okul Sanayi İş Birliği İstanbul Modeli” kapsamında gerçekleştirilen iş birlikleri ve protokoller çerçevesinde “Büyük İstanbul Okul-Sektör Buluşması” toplu açılış töreni düzenlenecek. Ayrıca ilçeler bazında alan/dal haritası çıkarılarak mesleki ve teknik eğitim İstanbul’da tekrar yapılandırılacak.

World Skills ve Euro Skills yarışmalarıyla ilgili İstanbul Ticaret Odası ortaklığında bir yapının kurulması, ilk olarak İstanbul Skills yarışması, İstanbul Proje Tabanlı Mesleki ve Teknik Eğitim Beceri Yarışmasıyla da “İstanbul Mesleki ve Teknik Eğitim Kariyer Günleri Fuarı” düzenlenecek. Projeler özenli bir şekilde hayata geçtiğinde, mesleki ve teknik eğitimin kalkınması için büyük bir adım atılmış olacak.

Mesleki ve teknik eğitimde çok değerli projelerin hayata geçirildiği 2018-2019 Eğitim Öğretim Yılı’nda uygulanan “Atölye Buluşmaları”, “MEET KAP” ve “Üreten Okullar” projelerinin çıktıları, sahadan gelen geri bildirimlerle değerlendiriliyor. Bu projeler 2019-2020 Eğitim Öğretim Yılı’nda çok yönlü olarak uygulanmaya devam edecek.

Okumaya Devam