İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

İstihdam öncelikli eğitim alıyorlar

Yayınlandı

Adana

Adana’da Şehit Bora Süelkan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde otomotiv sektörünün önde gelen firmaları tarafından oluşturulan laboratuvarlarda eğitim gören gençler, mezuniyetlerinde bu firmaların istihdamında öncelik hakkı kazanıyor.

//www.aa.com.tr/tr/meslek-liseleri” style=”color:inherit;box-sizing:border-box;text-decoration-line:none;background-color:#9be8f8;opacity:1;box-shadow:rgb(155, 232, 248) 0px -2px 0px inset, rgb(155, 232, 248) 0px -3px 0px inset;font-family:-apple-system, BlinkMacSystemFont, ‘Segoe UI’, Roboto, ‘Helvetica Neue’, Arial, sans-serif, ‘Apple Color Emoji’, ‘Segoe UI Emoji’, ‘Segoe UI Symbol’, ‘Noto Color Emoji’;font-size:16px;transition:all 0.3s ease-in-out 0s !important;” target=”_blank”>

Adana’da 1958 yılında kurulan lisede 2006’dan itibaren TEMSA, Mercedes Benz, Fiat ve Toyota tarafından eğitim laboratuvarları kuruldu. Okul mevcudunun yaklaşık yarısı olan 100 öğrenci, 9’uncu sınıftan 10’uncu sınıfa geçerken bu firma görevlilerinin de katıldığı mülakat sınavlarında seçilerek laboratuvarlarda eğitim görüyor. Laboratuvarlara seçilemeyen öğrenciler, yine okul bünyesindeki atölyelerde eğitimine devam ediyor.

Laboratuvarlara aralarında otomobil, midibüs ve kamyon gibi eğitimde kullanılmak üzere malzeme ve ekipman desteği veren firmalar, normal müfredatın yanı sıra kendi görevlilerini de yönlendirerek, öğrencilere kurumsal eğitim veriyor.

Firma görevlileri tarafından teorik ve pratik eğitim süreçlerinde gözlenen öğrencilerden başarılı olanlar, bu firmalarda staj yapma imkanı buluyor, mezuniyet sonrası firmalar kendi istihdamlarında bu öğrencilere öncelik tanıyor. Öğrenciler, ayrıca bu firmalardan aldıkları sertifikalarla kendi iş yerlerini açabilme yeterliliğine kavuşuyor.

Okul Müdürü Saffet Alptekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, okulun 1958 yılında İncirlik üssünde araçların servis bakımlarının yapılması için kurulduğunu belirtti.

Lise 9’dan 10’a geçerken öğrencilerin, sektör temsilcilerinin katıldığı komisyonla seçildiğini ifade eden Alptekin, “Mezun olan öğrencilerimizin ilgili işletmelerde otomotiv sektöründe öncelikli işe alımları yapılmaktadır. Okulumuz mezunlarının, Adana ölçeğinde meslek lisesi alanlarında işe yerleşme oranı üçüncü sıradadır.” dedi.

Okuldan 1992 yılında mezun olan TEMSA İnsan Kaynakları Uzmanı Bülent Köprülü ise 2008 yılında kurdukları laboratuvarla istihdam gücü sağladıklarını belirtti.

Firmalarının kalifiye elemanlarını daha mezun olmadan yetiştirmek istediklerini ifade eden Köprülü, “Burada istihdam gücümüzü sağlıyoruz. Öğrencileri ilgili sınıfta seçiyoruz, 10. ve 11. sınıflarda teknik eğitimler veriyoruz. TEMSA’yı, Sabancı Holding’i anlatıyoruz. 12. sınıfta staja alıyoruz, mezuniyet sonrası da bu arkadaşlarımıza işe alımda öncelik sağlıyoruz.” diye konuştu.

Öğrencilere mesleki eğitimin yanı sıra iş güvenliği, çevre ve ürün eğitimi verdiklerini, öğrenciyi kendi firmalarına hazırladıkların anlatan Köprülü, Adana’daki tesislerinin üretim kısmında çalışanların üçte birinin bu okulun mezunu olduğuna dikkat çekti.

“Emekli olursam kendime garaj yapacağım”

TEMSA laboratuvarında eğitim gören Muhammet Ali Demir, motor söküp takmayı ilham verici bulduğunu söyledi.

Demir, “Mezun olduktan sonra firmaya girmek istiyorum. Orada kariyer yapmayı düşünüyorum. Emekli olursam kendime garaj yapacağım. Aletlerim olacak, orada bir arabayla ilgileneceğim.” dedi.

Mercedes Benz bakım teknisyeni oluyorlar

Mercedes-Benz Adana Şubesi Genel Müdürü Süleyman Emen de geleceğin teknisyenlerini yetiştirmek adına okulda 3 yıl önce çok eski bir laboratuvarı yenilediklerini, laboratuvara teknik malzeme temin ettiklerini belirtti.

Özellikle mavi yaka teknisyen ve teknikerlerin gelecekte iş piyasasına daha sağlam ve donanımlı gelmelerini, iş hayatında karşılaşacakları konularla daha önce muhatap olmalarını istediklerini anlatan Emen, şunları söyledi:

“Lise 3 ve 4. sınıfta öğrencilerimizin 9 ay süren stajları oluyor. Bu süre içinde bizzat iş yerimizde iş tanımlarına uygun servis bakım işlemleri yapıyorlar. Mezun olunca gelecek vadedenlerin özgeçmişleri kurumsal havuzda muhafaza ediliyor, ülke geneli Mercedes Benz bayilerinin bilgisine sunuluyor. Arkadaşlarımız buralarda istihdam edilme şansı yakalıyor. Arkadaşlarımız ayrıca bizden mezun olduklarında Mercedes Benz bakım teknisyeni unvanını hak etmiş oluyor. Bu, sektör için değerli bir evraktır.”

Emen, bu işi meslek olarak yapmak isteyenlerle yürümek istediklerini ve o yönde eğitimlere katkı sağladıklarını kaydetti.

“Kolunda altın bilezik, meslek sahibi olur”

Toyota eğitmenlerinden ustabaşı Ramazan Sert de firma olarak Adana, Mersin, Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye illerindeki firmalarına kalifiye eleman yetiştirmek için okulda laboratuvar kurduklarını belirtti.

Motor meslek eğitimiyle gençlerin iş hayatına erkenden atılabileceğini ifade eden Sert, “Buradan çıkan bir öğrenci dükkan açabilir, kolunda altın bilezik, meslek sahibi olur.” dedi.

Laboratuvarda eğitim gören Recep Can Çimen de motosiklet tamircisi babasının yönlendirmesiyle okula geldiğini söyledi.

Çimen, “Mezun olduğum zaman ya firmada çalışacağım ya da babamın yanında çalışacağım. Burayı bitirdiğimizde sertifika da alıyoruz. İstersek kendimize iş yeri de açabiliriz.” ifadelerini kullandı.

Öğrenci Yusuf Güçlü de motor tamircisi abisinin yanında çıraklık yaptığını, abisinin hayata erken atılmasını istediği için kendisini bu okula gönderdiğini belirtti.

Güçlü, “Burayı bitirip bir dükkan açmak, kendi ayaklarım üzerinde durmak istiyorum.” dedi.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Kız Kardeşim Projesi ile yıl sonuna kadar 9 bin kadına ulaşılacak

Yayınlandı

Yazar :

Trabzon

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Habitat Derneği, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Coca-Cola Türkiye’nin katkılarıyla kadınların ekonomik hayata etkin şekilde katılımını desteklemek üzere 2015’te başlatılan “Kız Kardeşim Projesi” ile bu yıl sonuna kadar 9 bin kadına eğitim verilmesi hedefleniyor.

Proje kapsamında, Ortahisar ilçesine bağlı Yeni Mahalle’deki fuar alanına konuşlanan Kız Kardeşim Eğitim Tırı’nda Trabzonlu kadınlara eğitim veriliyor.

Coca-Cola Türkiye Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Sorumluluk Müdürü Tülin Kara Özger, eğitimin ilk oturumunda yaptığı konuşmada, Coca-Cola’nın 2020 yılına kadar dünyada 5 milyon kadının ekonomik hayatta etkin şekilde yer almasını destekleme hedefi bulunduğunu söyledi.

Bu hedef doğrultusunda, Türkiye’de 2015 yılında Kız Kardeşim Projesi’nin haya geçirildiğini vurgulayan Özger, “Eğitimler ile kadınların ekonomik hayatta etkin şekilde yer alması için çalışıyoruz. Projemiz bugüne kadar 30 ilde 11 binden fazla kadının kendini geliştirerek toplum içinde daha aktif rol almasına destek oldu.” dedi.

Özger, 2019 yılında 9 bin kadına ulaşmayı hedeflediklerinin altını çizerek, “Coca-Cola Türkiye olarak, kadınların ekonomik kalkınmada etkin rol almalarını ve ekonomik hayata katılım konusunda gerekli bilgi ve becerilerle donatılarak toplumsal ve ekonomik konumlarının güçlenmesini desteklemeye devam edeceğiz.” diye konuştu.

TOBB Trabzon Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Nurcan Göç ise Kız Kardeşim Projesi’nde yer almaktan mutluluk duyduğunu söyledi.

Eğitim, kurs ve kurum destekleri ile; üreten, istihdam yaratan, katma değer kazandıran, kendi evine ve aynı zamanda yaşadığı bölgeye ekonomik açıdan değer katan girişimci kadınlar yaratmayı arzuladıklarına işaret eden Göç, şu değerlendirmede bulundu:

“Bir diğer deyişle Karadeniz kadınının gücünü harekete geçirmeyi amaçlıyoruz. Bu kapsamda Kız Kardeşim Projesi’ne katılarak yetenek, birikim ve cesaret özelliklerini bir arada kullanan, aynı zamanda risk alan ve ekonomik değer üreten kadınlarımızın yanındayız. Bütün katılımcı kadınlarımıza başarılar diliyorum.”

Habitat Derneği Kız Kardeşim Projesi Operasyon Koordinatörü Uğurcan Top, kendi potansiyelini açığa çıkaran kadınların ekonomik hayata ve dolayısıyla topluma katkılarının artacağına dikkati çekti.

Teknolojinin her geçen gün daha da geliştiği ve yeni olanaklar sunduğu günümüzde yenilikçi teknolojilere ayak uydurmanın hem kişisel gelişim hem de çağın gerisinde kalmamak adına önemli olduğunu belirten Top, “Bilgiye ulaşmanın kolaylaştığı bu dijital dünyada kuşkusuz ki bilgi güvenliği de ciddi önem taşıyor. Ebeveyn ve bilgi güvenliğine ilişkin sunduğumuz eğitim ile katılımcıların internet kullanımlarında bu alandaki donanımlarının artırılmasını amaçlıyoruz.” dedi.

Eğitimler 30 ilde devam ediyor

Ordu’dan başlayan eğitimlerin ikinci durağı Trabzon’da iki gün kalacak Kız Kardeşim Eğitim Tırı, kasım ayına kadar Kayseri, Elazığ, Gaziantep, Adana, Diyarbakır, Nevşehir, Isparta, Denizli, Aydın, Bursa ve Kırklareli olmak üzere toplam 13 şehre ulaşmış olacak.

Küresel çapta başarılı bulunan kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarını ödüllendiren Global Sosyal Sorumluluk Zirvesi tarafından “Kadının Güçlendirilmesi” kategorisinde altın ödüle layık görülen projenin çalışmaları 30 ilde devam ediyor.

Bugüne kadar 11 binden fazla 15-55 yaş arası kadına Kız Kardeşim Eğitim Tırı içinde dijital okuryazarlık, ebeveyn ve bilgi güvenliği, bireyler için finansal bilinç ve uygulamalı temel finans konularında bilgi aktarıldı.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Kıbrıs bizim için milli dava olarak çok ayrı bir yere sahip

Yayınlandı

Yazar :

Lefkoşa

Resmi temaslarda bulunmak üzere Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) gelen Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk,Cumhuriyet Meclisi Başkanı Teberrüken Uluçay ile Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nu ziyaret etti.

Selçuk, Uluçay’a yaptığı nezaket ziyaretinde, Milli Eğitim Bakanlığı olarak KKTC’deki eğitim faaliyetlerini yakından izlediklerini, Bakan Çavuşoğlu’nun bu konudaki samimiyeti ve problem çözücü anlayışının işleri karşılıklı şekilde kolaylaştırdığını söyledi.

“Kıbrıs bizim için elbette milli dava olarak çok ayrı bir yere sahip.” diyen Selçuk, eğitimle ilgili iş birlikleri vasıtasıyla bu ilişki ve iletişimi daha da güçlendirmek istediklerini ifade etti.

Selçuk, eğitimle ilgili teknik bazı işlemlerin hayata geçirildiğini kaydederek “Bunları daha da derinleştirmek ve ileri götürmek için her türlü tedbiri almaya da hazırız. Sizlerin ortaya koyduğu yaklaşım ve buradaki eğitimin kalitesinin artmasına dönük faaliyetler bizim için de bir çalışma alanı olarak görülebilir.” diye konuştu.

KKTC’de eğitim alanında yürüttükleri çalışmaları daha verimli şekilde sürdürebileceklerine inandığını söyleyen Selçuk, bu çalışmaların takipçisi olacaklarını vurguladı.

“KKTC, bunu başarmış bir ülkedir”

Uluçay, Selçuk’un Cumhuriyeti Meclisini ziyaret etmesinin kendileri açısından önemine işaret etti.

Eğitimin bir ülke için en önemli unsur olduğuna dikkati çeken Uluçay, eğitime yapılan yatırımın, uzun vadeli ve geleceğe yönelik olduğunu söyledi.

Uluçay, “KKTC, yıllardır bunu hakkıyla yerine getirmiş ve başarmış bir ülkedir. Biz gerek bakanlık personelimiz gerekse öğretmenlerimizle bir bütün olarak KKTC’de eğitim sisteminin arzu ettiğimiz şekilde olabilmesi için canla başla çalışıyoruz. Ülkemizi geleceğe taşıyacak olan nesilleri hazırlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Teknik anlamda birtakım eksikliklerin mevcut olduğunun altını çizen Uluçay, bunların giderilmesi için Türkiye ile iş birliklerini sürdürdüklerini belirtti.

“Bakan Selçuk ve ekibine teşekkürü borç biliriz”

Selçuk, daha sonra KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Çavuşoğlu’nu makamında ziyaret etti.

Çavuşoğlu, Ankara’da Selçuk’u ziyaret ettiklerini hatırlatarak iki ülkenin milli eğitim bakanlıkları arasındaki ilişkilerin karşılıklı geliştirilmesi, dünya insanına hizmet eden sağlıklı ve mutlu nesiller yetiştirmenin ve iş birliğini en yüksek seviyede yapmanın temelini imzalanan mutabakat zaptıyla tekrar teyit ettiklerini söyledi.

Bu mutabakat zaptının imzalanmasından kısa süre sonra Ada’da öğretmenlerin mesleki gelişimine katkı yapılması için program düzenlediklerini anlatan Çavuşoğlu, “Bu programın öğretmenlerimiz tarafından da çok takdir gördüğünü biliyorsunuz. Bu anlamda da Bakan Selçuk ve ekibine teşekkürü bir borç biliriz.” diye konuştu.

Çavuşoğlu, KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı olarak kendi anayasa ve milli eğitim yasalarına göre nesillerini yetiştirmek için tüm personelin takım ruhuyla çalıştığını sözlerine ekledi.

“Öğretmenlerimize yönelik bazı çalışmalar başlatılmış bulunuyor”

Selçuk, KKTC’de ciddi sayıda Türkiye’den gelen öğrenci olduğunu, onları kendi öğrencilerinden ayırt etmediklerini söyledi.

Bakan Selçuk, Çavuşoğlu ile KKTC’nin eğitim meseleleri konusunda görüş alışverişinde bulunmak ve imzaladıkları mutabakat zaptı çerçevesinde ne tür planlamaların yapılacağını müzakere etmek için KKTC’de bulunduklarını belirtti.

Ada’da bulundukları sürede, KKTC’nin bütün okullarında verilen eğitimin kalitesinin artması için ne tür iş birliklerinin yapılabileceğini değerlendireceklerini ifade eden Selçuk, Türkiye’deki bazı yeni proje, çalışma ve altyapıların paylaşılması konusunda ne tür girişimlerin yapılabileceğini de görüşeceklerini vurguladı.

Selçuk, ekip arkadaşlarıyla eğitim sisteminin çeşitli alt bileşenleri konusunda ayrıntılı çalışmalar yapma imkanlarının bulunduğunu söyleyerek şu ifadeleri kullandı:

“Geçtiğimiz haftalarda da Bakan Çavuşoğlu’nun ifade ettiği gibi, öğretmenlerimize yönelik bazı eğitim çalışmaları da başlatılmış bulunuyor. Bu çalışmaların daha da derinleştirilerek ve geliştirilerek ilerlemesi ve mesleki eğitim gibi çeşitli alanlarda da daha ayrıntılı bir hale getirilmesi hedefleniyor.”

“Biz eğitimi çözüm olarak görüyoruz”

Selçuk, Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı ile KKTC Milli Eğitim Bakanlığı arasında hangi konularda, ne tür ortak çalışmalar ve projeler yürütülebileceği hususundaki değerlendirmelerinin alt ekiplerce çalışıldığı bilgisini paylaşarak “Bu çalışmalar neticesinde, çocuklarımızın gözündeki ışıltı ve pırıltıyı artırmak için hep beraber ne yapabiliriz, Türk çocuklarının dünyada rekabet edebilir, ayakta durabilir ve dünyanın yeni çağının becerilerine sahip çocuklar olarak yetişmesi için neler yapılabilir sorusunun cevabı üzerinde çalışıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

KKTC’deki okullarda eğitim sisteminde de bazı şikayetlerin olabileceğini belirten Selçuk, “Biz eğitimi en büyük sorun olarak görmüyoruz, en büyük çözüm olarak görüyoruz.” dedi.

Bakan Selçuk, eğitim sistemindeki kalitenin artmasının KKTC’nin ekonomisini de geliştireceğini kaydetti.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Dezavantajlı bin 600 kişi için mesleki eğitim desteği

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Reha Denemeç, 800’ü Türk ve 800’ü Suriyeli bin 600 kişiye mesleki eğitim imkanı tanıyacak “Geçici Koruma Altındaki Suriyeliler ve Ev Sahibi Toplum için Ekonomik Fırsatların Desteklenmesi Projesi”nin önemine işaret ederek “Bu projeyle onlara balık vermeyeceğiz balık tutmayı öğreteceğiz.” dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı, Alman Uluslararası İşbirliği Kurumu (GİZ) ile Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD) iş birliğinde başlatılan “Geçici Koruma Altındaki Suriyeliler ve Ev Sahibi Toplum için Ekonomik Fırsatların Desteklenmesi Projesi”nin açılış toplantısı yapıldı.

Bir otelde düzenlenen toplantıya Bakan Yardımcısı Denemeç ile Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Akarca, MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Mehmet Nezir Gül katıldı.

Denemeç, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin ağırlıklı olarak Suriyeliler olmak üzere 4 milyonun üzerinde düzensiz göçmene ev sahipliği yaptığına dikkati çekti.

Söz konusu insanların canlarını kurtarabilmek için Türkiye’ye geldiklerine dikkati çeken Denemeç, bu çocuklar ve yetişkinlerin eğitilmesinin, onlara bir gelecek vadedilmesinin çok önemli olduğunu vurguladı.

Aksi halde tehditlerin ortaya çıkabileceğine işaret eden Denemeç, şöyle konuştu:

“Çocuklar çok önemli. Bizlerin onlara hayal vermesi lazım. Hayalleri olması lazım ki hayata tutunabilsinler. İşte eğitim bu anlamda çok önemli. Yaklaşık 650 bin Suriyeli çocuğumuzu kendi okullarımızda ağırlıyoruz, onlara eğitim veriyoruz. Dışarıdan bakıldığında birçok insan başka ülkelerde olduğu gibi bu çocukların kamplarda, çadırlarda eğitim gördüğünü zannediyor. Hayır değil. Kendi okullarımızda, kendi çocuklarımızla beraber, aynı sıraları paylaşıyorlar, aynı öğretmenlerden ders alıyorlar.”

– “Balık vermeyeceğiz, balık tutmayı öğreteceğiz”

Bu süreçte bazı sıkıntıların yaşanabildiğini ama asla bir ayrımcılık yapılmadığını dile getiren Denemeç, şu bilgileri paylaştı:

“Projeyle hayata tutunmalarına destek verecek olan maddi imkanları kendilerinin sağlamalarını sağlayacağız. Yani bu projeyle onlara balık vermeyeceğiz balık tutmayı öğreteceğiz.

Türkiye’nin 5 farklı ilinde bu projeyi başlattık. Sadece il merkezlerinde de değil. Bakanlığımıza bağlı halk eğitim merkezlerimiz illerimizin tümünde, hemen her ilçemize yayılmış durumda. Bu nüfusun yoğun olduğu illerimiz ve ilçelerimizde bu projeyi başlattık. Türk vatandaşlarımızla beraber kaynaştırmalı bir proje. Sonuçlarının çok iyi olacağına inanıyorum. Baktığınızda rakam küçük ama anlamı büyük. Bunun çarpan etkisiyle dalga dalga yayılacağına da inanıyorum.”

Projeye katkı veren herkese teşekkürlerini ileten Denemeç, insanların, çocukların hayat boyu eğitimlerinde gelecek her türlü desteğe açık olduklarını söyledi.

– “Önümüzdeki üç yıl içinde 3 milyar avro kaynak geliyor”

Bakan Yardımcısı Denemeç, AB’nin Türkiye’deki Mülteciler için Mali Yardım Programı’na (FRIT) ilişkin de şu değerlendirmede bulundu:

“FRIT önemli bir proje. Avrupa Birliği’nden, diğer kurumlardan gelen kaynaklar da öyle. Önümüzdeki üç yıl içinde 3 milyar avro bir kaynak geliyor. Eğitime aktarılan kısmı 400 milyon avro kadar. Az mı? Değil ama baktığımızda bizim harcadığımızın sekizde, onda biri kadar bir para geliyor. Hiç yoktan iyi ama bu katkıların artmasını bekliyoruz. Suriye ile sınırdaş olduğu için bu yükü sadece kaldırması gereken ülke Türkiye değil. Çünkü 21. yüzyılda göç hareketleri, göçmenler dünyanın her yerinde risk, problem olabilecek unsurlar eğer kontrol edilemez, yönlendirilemezlerse, eğer bu insanlar iyi eğitilemezlerse, umutlarını kaybederlerse en büyük riski, tehdidi oluştururlar. Eğitim bu anlamda her yaşta çok önemli ve Türkiye, Milli Eğitim Bakanlığı olarak tüm kurum ve kuruluşlarla iş birliğine hazırız.”

SGDD Yönetim Kurulu Başkanı Cumhur Özen ise projenin önemine ilişkin bilgileri paylaştı. Göçmenlerin yaşadıkları zorluklara dikkati çeken Özen, Türkiye’nin mazlumlara kapılarını ve kalbini sonuna kadar açık tutarak dünyaya örnek bir tavır ortaya koyduğunu vurguladı.

Törende GIZ Ülke Direktörü Rubeena Esmail ile Program Yöneticisi Alberto Vega Exposito da birer konuşma yaptı.

– İş verenlere istihdam teşviki sağlanacak

Geçici Koruma Altındaki Suriyeliler ve Ev Sahibi Toplum için Ekonomik Fırsatların Desteklenmesi Projesi, Adıyaman, Denizli, Diyarbakır, İstanbul ve Tekirdağ illerinde yer alan 18 Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilecek. 12 ay sürecek proje ile 800’ü Türk ve 800’ü Suriyeli olmak üzere toplam bin 600 kişiye ulaşılması hedefleniyor.

İstihdam odaklı proje kapsamında Suriyeli katılımcılara Türkçe dil eğitiminin ardından, Türk yararlanıcılar ile iş gücü piyasasının talepleri doğrultusunda belirlenen mesleki eğitimler verilecek. Proje ile eğitimlerini tamamlayanların kısa dönemli istihdamı desteklenecek. Bu kapsamda, işverenlere 3 aylık istihdam teşviki sağlanacak.

Kadın istihdamının da artırılmasının hedeflendiği projede yararlanıcıların yüzde 30’unun kadın olması planlanıyor.

Proje yararlanıcılarına iş sağlığı ve güvenliği, “Türkiye’deki çalışma etiği, kültürü ve şartları” ile çalışma izinleri hakkında bilgilendirici seminerler düzenlenecek. KOSGEB desteği ile Türkiye’de iş kurmayla ilgili çalıştaylar yapılacak. İş arayanlara yönelik İŞKUR ve diğer iş arama veritabanlarına kayıt için danışmanlıklar verilecek.

Ayrıca yerel otoritelere, sanayi ve ticaret odaları ve özel sektör temsilcilerine yönelik sığınmacılar için çalışma izin prosedürlerinin ve yasal düzenlemelerinin, teşvik ve iş fırsatlarının aktarılacağı seminerler gerçekleştirilecek.

Okumaya Devam