İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

İstihdam garantili lisenin öğrencileri salgın sürecinde okullara sıra ve masa üretti

Yayınlandı

Bursa

Türkiye’nin mobilya üretim merkezlerinden Bursa’nın İnegöl ilçesindeki tematik lisenin öğretmen ve öğrencileri, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde 40 bin okul sırası ve masa imal ederek eğitime katkıda bulundu.

İlçede 2017 yılında kurulan Hacı Sevim Yıldız Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde üretim çalışmaları salgın sürecinde de devam etti.

Uzaktan eğitime geçilen mart ayından itibaren okulda üretilen sıra ve masalar Milli Eğitim Bakanlığına teslim edilerek hem eğitime katkı sağlandı hem de öğrenciler döner sermayeden aldıkları ödemelerle harçlıklarını çıkardı.

İlk mezunlarını gelecek yıl verecek lisede 38’i kız 400 öğrenci eğitim alıyor. Öğrenciler, diplomalarını aldıktan sonra okul idaresinin anlaştığı mobilya firmalarında istihdam edilecek.

Okul müdürü Şenol Yoğurtcu, AA muhabirine, mobilya sektörüne yönelik açılan lisedeki 98 öğrencinin, protokol imzaladıkları 52 firmada aylık 100 lira eğitim bursuyla staj gördüğünü söyledi.

Döner sermaye kapsamında ahşap oyuncak üretimine de başladıklarını belirten Yoğurtcu, “Türkiye genelinde bu alanda seçilen 4 proje okuldan biriyiz. Kendimize ait 4 ahşap oyuncak için patentlerimiz var. Bu patentlerle birçok firmaya üretim yapıyoruz. Türkiye genelinde yine birçok firmaya fason üretim yapıyoruz. Ürettiğimiz oyuncaklar, 4 firma tarafından yurt dışına ihraç ediliyor.” dedi.

Yoğurtcu, ayrıca Milli Eğitim Bakanlığının ihtiyacı olan donatım malzemelerini imal ettiklerini anlattı.

Ders Aletleri Yapım Merkezine araç ve gereç ürettiklerini aktaran Yoğurtcu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“40 bin sıra üst tablası ve 40 bin tekli sıra üst tablası, 3 bin öğrenci ve öğretmen dolabı ürettik. Bunları, Bakanlığımızın okullarına gönderiyoruz. Yıllık 90 öğrenci kapasitemiz var. Bu yıl yerleştirme sonuçlarımızda kontenjanımız tamamen doldu. İnegöl’de çok ciddi talep var. Önümüzdeki dönemde 30 kontenjan daha ilave ederek 120’ye çıkarmayı hedefliyoruz. Öğrencimiz mezun olunca işleri hazır. Anlaştığımız 52 firmadan her biri, 4 öğrenciye iş garantisi veriyor.”

“Hedefleri olduğu için eğitim ve üretim süreçlerinde sıkıntı çekmiyoruz”

Mart ayında uzaktan eğitime geçilince gerekli izinleri alıp 20 öğrenciyle çalışmaya başladıklarını dile getiren Yoğurtcu, her bir öğrenciye ayda yaklaşık 2 bin 400 lira ödendiğini bildirdi.

Ödemelerin, öğrencilerin üretime katıldıkları saat ve yaptıkları işe göre yapıldığına değinen Yoğurtcu, “Döner sermayedeki amacımız, kazanç elde ettirmek değil işi öğrenerek, severek yapmaları.” ifadesini kullandı.

Mobilya ve İç Mekan Tasarımı öğretmeni Erhan Deniz ise okula yerleştirilen öğrencilerin, kendi istekleriyle meslek öğrenmek amacıyla geldiğini belirtti.

Öncelikle mesleki bilgileri, çalışma güvenlik kurallarını öğrettiklerini, ardından mobilyanın nasıl yapıldığını ve aşamalarını anlattıklarını ifade eden Deniz, “Bir meslek lisesine sıfırdan gelen öğrenci, mesleğinin gerektirdiği bilgi ve donanıma sahip olsun ve teknolojinin gerektirdiği tüm makineleri kullanabilsin; biz bunu çekirdekten öğretiyoruz. Kız veya erkek olması fark etmiyor. İç mimar, dekorasyoncu ya da tasarımcı olmak istiyorlar. Hedefleri olduğu için eğitim ve üretim süreçlerinde sıkıntı çekmiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

“İş arayan değil, aranan eleman olmak için bu liseyi tercih ettim”

Okulun son sınıf öğrencilerinden Fatma Alpdoğan, iş arayan değil, aranan eleman olmak için bu liseyi tercih ettiğini vurguladı.

Çocuklar için güvenli oyuncaklar üretmekle işe koyulduklarını dile getiren Alpdoğan, “Bunu eğitim olarak düşündük, eğitim alırken üstüne para almaya başladık. Daha sonra farklı alanlara yükseldik. Okul materyalleri de yapmaya başladık. Hedefim iyi bir üniversiteye gitmek. İç mimarlık düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Aynı sınıftan Mehmet Çakıralp de iyi bir mobilyacı olmayı amaçladığı için bu liseye geldiğini aktardı.

Dolap üretiminde görevli olduğu bilgisini veren Çakıralp, “Delik açma, kenar bantlama, boya gibi her işi yapıyoruz. Pandemi süresince arkadaşlarla beraber iş yapıp para kazanıyoruz. Hedefim üniversite okumak. Tasarımcı olmak istiyorum. Eğer olmazsa iyi bir firma kurarak bu işi yapmak istiyorum. Mobilya tutkusu olan varsa bu okulu tavsiye ediyorum. Bu okula gelerek işi öğrenebilir ve kendi firmalarını açabilirler.” diye konuştu.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Moritanya’da Maarif Okulları öğrencisi üniversiteye geçiş sınavında birinci oldu

Yayınlandı

Yazar :

Hartum

Türkiye Maarif Vakfı (TMV) Moritanya Okulları, üniversiteye geçiş sınavlarında büyük başarı elde etti.

TMV Moritanya Lisesi son sınıfı burslu öğrencisi Halid Muhammed el-Muhtar Sidi Ahmed, 200 bin öğrenci arasında son 4 yılın en yüksek puanını alıp ülke birincisi oldu.

Türk Hava Yolları Moritanya Ofisi de eğitim hayatı boyunca Ahmed’in Türkiye’ye gidiş-geliş masraflarını üstlendi.

Eğitim için Türkiye’yi tercih ediyorlar

Tercihini doktorluktan yana kullanan Moritanyalı öğrenci, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından sağlanan Türkiye Bursları ile Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde okuyacak.

Moritanya’da kapatılan FETÖ okullarını enkaz halinde devralarak 2017-2018 yılında eğitim-öğretim faaliyetlerine başladıklarını belirten TMV Moritanya Ülke Temsilcisi Adil Tanış, “Türkiye Maarif Vakfı Okulları, kısa zaman içerisinde ülkenin en kaliteli eğitim kurumlarından biri haline geldi. Bu yıl yapılan üniversiteye geçiş sınavına katılan öğrencilerin genel başarı ortalaması yüzde 16’yken Maarif Okullarından sınava katılan öğrencilerin başarı ortalaması yüzde 92 oldu. Bu sene 62 mezunumuzun 56’sı, 26 farklı bölümde çeşitli Türk üniversitelerine kayıt hakkı kazandı.” ifadelerini kullandı.

Salgın sürecinde de dersleri aksatmayarak uzaktan eğitim uyguladıklarını söyleyen Tanış, öğrencileriyle mezuniyetlerinden sonra da irtibatlarını sürdürdüklerini kaydetti.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Geleneksel kaynakçılığı modern yöntemle öğreniyorlar

Yayınlandı

Yazar :

Bursa

Bursa’nın Yıldırım ilçesindeki Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde, geleneksel kaynakçılık eğitimleri okula kazandırılan cihazla modern yöntemlerle öğretilecek.

Bursa, Eskişehir, Bilecik Kalkınma Ajansının (BEBKA) “Mesleki Eğitimin Geliştirilmesi Mali Destek Programı” kapsamında 460 bin liralık hibeyle meslek lisesine “İleri Seviye Kaynak Teknikleri Atölyesi” kuruldu.

Hibeyle, okulun Metal Teknolojisi Alanı’na 1 adet yeni nesil kaynak simülatörünün yanında 4 adet gaz altı kaynak makinesi, 2 adet iki kollu duman emme ünitesi, 4 adet camlı kaynak masası, 5 adet kaynak siperliği ve 1 adet tek pistonlu kombine makas kazandırılarak öğrencilerin eğitimine katkıda bulunulması hedefleniyor.

Proje kapsamında 14 öğretmen ve 300 öğrenci eğitim alacak. Bilgisayar tabanlı eğitim sistemiyle öğrenciler simüle edilen ortamlarda kaynak bilgilerini kullanarak pratik yapacak ve kaynak tekniklerini temsili ve üç boyutlu ortamda uygulayacak.

“Okulumuza farklı teknolojik aletler de kazandırmayı düşünüyoruz”

Okul müdürü Musa İncekara, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Metal Teknolojisi Alanı’nın mesleki eğitimde önemli bir yer tuttuğunu, projelerinin 65 proje arasından seçildiğini söyledi.

Mesleki eğitimde teknolojiyi takip etmeye çalıştıklarını ifade eden İncekara şöyle konuştu:

“Kaynak simülasyonu bizim çok önemli. Hem öğrencileri teknolojiye alıştırma adına hem de iş güvenliği açısından hiçbir risk olmadan, malzeme sarfiyatı gerçekleşmeden ellerinin alışmasını sağlıyor. Yeni başlayan öğrenciler için çok büyük bir kazanç olacak. Bu simülasyonla beraber kurslar açacağız, dışarıdan yetişkin eğitimini de tamamlamış olacağız. Okulumuz ve mesleki eğitim adına çok büyük bir kazanç.”

Milli Eğitim Bakanlığının 2023 Eğitim Vizyonu kapsamında mesleki eğitimin bir atılım gerçekleştirdiğini belirten İncekara, “Mesleki eğitimde ileri bir seviyeye geçtik. BEBKA da tam zamanında bize yetişti, güzel bir destek sağladı. İnşallah bundan sonraki süreçte de okulumuza farklı teknolojik aletler de kazandırmayı düşünüyoruz; özellikle robot kollar, robot kaynak makinesi, plazma kesme makinesi gibi.” dedi.

“İş kazası riski ortadan kalkacak, çevre sağlığı açısından da önemli bir kazanım elde edeceğiz”

Metal Teknolojisi Alan Şefi Feridun Yüzügüldü ise kaynakçılığın metalin, endüstrinin olduğu hemen her alanda vazgeçilmez bir araç hüviyeti taşıdığını, bunun da iyi bir eğitimle yapılabildiğini kaydetti.

Kaynakçılık eğitiminde ustalaşmanın uygulama esasıyla sağlandığını belirten Yüzügüldü, şöyle devam etti:

“Uygulama eğitiminde gerçek malzemeler kullanıldığı için malzeme sarfiyatı, çevre kirliliği oluyor, kaynak esnasında ortaya yoğun anlamda bir gaz ve ışık çıkıyor. Eğitim sırasında iş kazası riski de var. Bazı kaynak sistemlerinde koruyucu gaz kullandığımızda bu da çevreye yayılmakta ve olumsuz sonuçları olmaktadır. Kaynak simülatörüyle uygulama eğitimlerinin tamamını cihaz üzerinden vereceğiz. Böylelikle malzeme harcamayacağız, iş kazası riski ortadan kalkacak, çevre sağlığı açısından da önemli bir kazanım elde edeceğiz. Uygulama esnasında kaynak yönü, açısı gibi birçok parametreyi yönlendirerek öğrenciyi doğru yöne iletiyor ve el becerisi kazanması sağlanıyor.”

Öğrencilerinin yüzde 70’inin kendi alanlarında çalışabildiğini ifade eden Yüzügüldü, “Özellikle otomotiv sektöründe kaynakçılık çok büyük ihtiyaç. Doğru parametrelerle yapılmayan kaynak istenilen sonucu vermez. Doğru şekilde yetişen bir öğrenci dışarıdaki ürün, üretim kalitesini de artıracaktır, bu da ülke ekonomisine ciddi anlamda bir kazanç sağlayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.eğit

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

YÖKten vakıf üniversitelerinin tıp fakültesi kurmalarına ilişkin yasal düzenlemeye teşekkür

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Prof. Dr. Yekta Saraç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, tıp eğitiminde ihmalin müsamahayla karşılanmasının telafisi mümkün olmayacak sonuçlara yol açacağına işaret etti.

Öğrencilerin gerekli ve yeterli tıp eğitimi alabilmeleri için teorik dersler dışında, uygulamalı eğitim de alarak sağlık hizmeti sunmaları gerektiğini vurgulayan Saraç, tıp fakültesi bulunan vakıf üniversitelerinin kendi hastanelerine sahip olmasının tıp eğitimi açısından niteliği artırıcı önemli etkileri olacağı, bazı aksamaları ortadan kaldıracağı gerekçesiyle dün Meclis tarafından önemli bir kanuni düzenleme yapıldığını anımsattı.

Tıp eğitimi açısından çok önemli olan bu yasal düzenlemeyle vakıf üniversitelerinin tıp fakültesi kurabilmeleri için kedilerine ait hastane olma şartı getirildiğini belirten Saraç, şunları kaydetti:

“Eğitim ve öğretimin niteliğine ve kalitesine sürekli dikkat çeken Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile hazırlanan, iktidar muhalefet değerli milletvekillerinin desteği ile Meclisimizde kabul edilen yasal düzenlemeden dolayı müteşekkir olduğumuzu ifade etmek isteriz.”

Okumaya Devam
Advertisement