İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

İstanbulda okullar Kovid-19 tedbirleriyle yüz yüze eğitime hazırlanıyor

Yayınlandı

İstanbul

//www.aa.com.tr/tr/koronavirus” target=”_blank”>


KORONAVİRÜS HABERLERİ

  • KORONAVİRÜS NEDİR: //interaktif.aa.com.tr/koronavirus/” target=”_blank”>Bir bakışta koronavirüs salgını
  • NE YAPMALIYIZ: //interaktif.aa.com.tr/koronavirus/#group-NASIL-KORUNURUZ-mZHkEXN1lD” target=”_blank”>Koronavirüsten nasıl korunuruz
  • A’DAN Z’YE KOVİD-19 REHBERİ: //www.aa.com.tr/tr/koronavirus/adan-zye-kovid-19-rehberi/1777116″ target=”_blank”>Koronavirüsle ilgili aradığınız tüm cevaplar
  • RAKAMLARLA: //www.aa.com.tr/tr/koronavirus/koronavirus-yayilma-haritasi/1756685″ target=”_blank”>Ülke ülke koronavirüs istatistikleri
  • SAĞLIK BAKANLIĞI VERİLERİ: //covid19.saglik.gov.tr/” target=”_blank”>Türkiye günlük ve genel koronavirüs tablosu
  • ŞÜPHELERİNİZ Mİ VAR: //koronaonlem.saglik.gov.tr/” target=”_blank”>Sağlık Bakanlığı online koronavirüs kontrol uygulaması


Yeni eğitim öğretim yılı için ders zilinin çalmasına sayılı günler kaldı. Okullar, 31 Ağustos’ta uzaktan eğitime başlayacak, belirli kademelerde ise 21 Eylül’de yüz yüze eğitime geçilmesi planlanıyor. 

Öğrenciler yaklaşık 6 aylık bir sürenin ardından yeniden okullarına kavuşacak olmanın heyecanını yaşarken, İstanbul’daki okullarda yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında hummalı hazırlık çalışmaları yürütülüyor.

Anadolu Ajansı (AA) ekibi, bu kapsamda “Okulum Temiz” belgesi alan Başakşehir Mehmet Emin Saraç Anadolu İmam Hatip Lisesi’ndeki yeni döneme hazırlık çalışmalarını görüntüledi.

Okulun giriş kapısından itibaren alınan tedbirler dikkati çekti. Öğrenciler ve ziyaretçiler, güvenlik görevlileri tarafından ateşi ölçülerek içeri alınırken, ziyaretçilerin isimleri kaydedilecek.

Okul binasının giriş kapısında bulunan hijyen paspasında ayakkabılarını temizleyerek içeri giren öğrencilere, maskelerini çıkarıp ellerini dezenfekte etmelerinin ardından yeni maske verilecek.

                    

Sıraların üzerine öğrencilerin isimleri yazılacak

Yeni eğitim öğretim dönemi için sınıflarda da birçok önlem alınmış durumda. Sıralar sosyal mesafeye göre dizilirken, her öğrencinin oturacağı sırada ismi yazılacak, öğrenciler sadece kendi sıralarına oturabilecek.

Okulun birçok yerinde dezenfektan noktaları bulundurulurken, özellikle öğrencilerin yoğunluk oluşturabileceği okul ve sınıf giriş noktalarına da 1,5 metrelik sosyal mesafeye uyulması konusunda uyarıcı etiketler yapıştırıldı.

Okulun koridorlarına, sınıflarına, tuvaletlerine, öğretmen odası ve toplantı odası gibi birçok yerin görünür noktalarına ise Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan Kovid-19 tedbirleriyle ilgili bilgilendirici afişlerin asıldığı görüldü.

Bu arada özellikle 8. ve 12. sınıf öğrencilerinin katıldığı destekleme ve yetiştirme kurslarının sağlık tedbirlerine titizlikle uyularak gerçekleştirildiği görüldü.

Yüz yüze eğitim öncesi “Okulum Temiz” sertifikası almak için titiz çalışma

Öte yandan İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okullar, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile Türk Standartları Enstitüsü (TSE) arasında imzalanan “Eğitim Kurumlarında Hijyen Şartlarının Geliştirilmesi ve Enfeksiyonu Önleme İş Birliği Protokolü” kapsamında yüz yüze eğitime geçmeden önce “Okulum Temiz” sertifikası almak için hassasiyet ve titizlikle çalışıyorlar.

İstanbul’daki tüm okul yöneticileri, okulların hijyen noktasında istenilen standartlara ulaşmasını amaçlayan uygulama kapsamındaki gerekli eğitim süreçlerini tamamladılar.

Yaptıkları çalışmalarla ilgili belge ve dokümanları MEB’in Merkez İş Yeri Sağlık ve Güvenliği Birimi’nin internet sitesindeki başvuru portalına yükleyen okullar için Kovid-19 Eylem Planı hazırlanacak. Birçok hususu içeren bu çatı plan, yılın 12 ayını kapsayacak içerikte olacak. Plana, okullarda sosyal mesafe, hijyen şartları ve teması azaltmak gibi standart salgın tedbirlerinin yanında izolasyon odalarıyla ilgili prosedürler de yüklenecek.

Sertifika için başvuran ve belirlenen standartları yerine getiren okullar, MEB’in belirlediği denetmenlerce incelendikten sonra bir yıl geçerliliği olan “Okulum Temiz” sertifikasını almaya hak kazanacak. Sertifika alan okullarda fiziki teması azaltmak için öğrenciler tahtaya yazı yazarken kendi kalemini kullanacak, okuldaki çöp kovaları pedallı, tuvaletlerdeki ışıklar sensörlü hale getirilecek. Ayrıca temizlik saatleri 2 saatte bir olacak şekilde sıklaştırılacak.

“21 Eylül’de okullarımızı açmak için hazırlıklarımız devam ediyor”

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hiçbir şeyin yüz yüze eğitimin yerini tutmadığını ancak öğrencilerin eğitim yaşamlarından kopmamaları için Türkiye’de ilk vakanın görülmesinin ardından uzaktan eğitimin başladığını ve bu sürecin başarılı bir şekilde yürütüldüğünü ifade etti.

Uzaktan eğitim çalışmalarıyla destekleme ve yetiştirme kurslarının da belli sınıflar düzeyinde başladığını aktaran Yazıcı, derslerde kopukluk olmaması için çok yönlü önlemlerin alındığını belirtti.

Yeni dönem için gerekli hazırlıkların sürdüğünü ve bugün itibarıyla öğretmenlerin okullarda görevlerine başladığını dile getiren Yazıcı, “Seminer dönemi çalışmalarını gerçekleştirecekler. Öğretmenlerimiz, öğrencileri için uzaktan eğitim çalışmalarını tekrar gözden geçirecekler. Öğretmen ve zümre kurulları yapılacak. Bir yandan sorumluluk sınavı ve telafi uygulamalarımız devam edecek. Nihai amacımız 21 Eylül’de okullarımızı açmak. Bu yönde hazırlıklarımız devam ediyor.” diye konuştu.

“Hijyen şartları sağlayan bütün okullar ‘Okulum Temiz’ belgesi alacak”

MEB’in Türkiye genelindeki okullarda hijyen standardını ortaya koymak için TSE ile iş birliğinde hazırladığı “Eğitim Kurumlarındaki Hijyen Şartlarının Geliştirilmesi, Enfeksiyonu Önleme ve Kontrol Kılavuzu” kapsamında İstanbul’daki okullarda çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Yazıcı, şöyle devam etti:

“Her okulumuzda benzer koşulları sağlamak için çalışmalarımız var. ‘Okulum Temiz’ belgelendirme sistemi de bunu içeriyor. Şu anda bütün okullarımız bu çalışmanın içindeler. Bunun ön hazırlığı olarak MEB, iş sağlığı uzmanlarına eğitimler verdi. Yaklaşık 2 bin denetim elemanı belirlendi. İstanbul’da bu kapsamda okul yöneticilerimizin ve öğretmenlerimizin eğitimlerini planladık. Bu süreçte öğretmenlerimiz olmadığı için öncelikle okul müdürlerinin ve müdür yardımcılarının eğitimini gerçekleştirdik. Bu bağlamda okul müdürlüklerimiz sistem üzerinden başvurularını yapıyorlar. Kontrol kılavuzu kapsamındaki bilgilerden yararlanıyorlar. Sistem kendi içerisinde ana başlık üzerinden öz değerlendirmeden okullardaki risk yönetimine kadar bütün hususların masa başından başvurusunu gerektiriyor. Başvurudan sonra iş sağlığı ve güvenliği ile periyodik kontrol uzmanları okullarda şartların sağlanıp sağlanmadığını bizzat yerinde görecekler. Şartları sağlayan bütün okullar ‘Okulum Temiz’ belgesi alacak.”

Belge vermeden önce okullar denetlenecek

Bu kapsamda hazırlıklarını tamamlayan özel okullara ise TSE uzmanları tarafından yerinde incelendikten sonra sertifika verileceğine işaret eden Yazıcı, “(Okulum Temiz) belgesi alabilmek için her alandaki hijyen şartlarının sağlanması gerekiyor. Okulun girişinden bahçe düzenlemelerine, derslik sistemindeki uygulamalardan yatakhane düzenlerine, Sağlık Bakanlığı’nın 14 kuralı ile maske, mesafe ve temizlik kurallarının uygulanmasını gerektiriyor. Kuralların hepsini İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak en iyi şekilde uygulayacağız.” dedi.

İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı, “Okulum Temiz” belgesi almak için İstanbul’daki okulların başvuru yaptığını, eş zamanlı olarak da okulların denetimlerinin gerçekleştirildiğini söyledi.

Sınıf büyüklüklerine göre derslik standardı içerisinde sosyal mesafenin istenen düzeyde sağlanması için sınırlama getirileceğini belirten Yazıcı, “Bakanlığımız hem sınıfların hem de ders saatlerinin seyreltilmesi için çalışmalar yapıyor. Her şey çocuklarımızın, öğretmenlerimizin ve okullardaki çalışanlarımızın sağlığı noktasında kurgulandı.” ifadesini kullandı.

Yazıcı, 21 Eylül’de başlayacak yüz yüze eğitim öncesi vatandaşlara, “Sadece okulların, öğrencilerin, öğretmenlerin veya velilerin değil, toplum olarak hepimizin aynı hassasiyet içerisinde, temelledirdiğimiz şekilde temizliğe, maske kulanımına ve mesafeye uymamız halinde çok daha iyi bir tablonun ortaya çıkacağını ve çocuklarımızın bir an önce döneceğine inanıyoruz. Bunun için herkes üzerine düşeni yapmalı.” çağrısında bulundu.

Öğrencilere “destekleme ve yetiştirme kurslarına başvuru” uyarısı

Destekleme ve yetiştirme kurslarının 31 Ağustos’ta başlayacağına değinen Yazıcı, şu bilgileri verdi:

“Şu anda 26-30 Ağustos tarihleri arasında 8. ve 12. sınıf öğrencilerimiz sistem üzerinden e-okul ya da e-devlet şifreleriyle başvurularını yapacaklar. Öğretmen ve ders seçimini de kendileri yapacaklar. Açıköğretim öğrencilerimiz de aynı kurslardan yararlanabiliyor. Onlar da açıköğretim veya e-devlet şifreleriyle başvurabilecekler. E-kurs merkezi olarak belirlenmiş bütün okullar üzerinden başvuru kabul ediliyor. 12. sınıftan mezun olan öğrenciler için ise Halk Eğitim Merkezleri kanalıyla bu kurslarımız yapılacak. Onlar için de sistem ya tek kullanımlık şifre oluşturuyor ya da e-devlet şifreleriyle başvurabiliyor. Bu şekilde 8. ve 12. sınıf öğrencilerimiz 6 Haziran 2021’e kadar destekleme ve yetiştirme kurslarımızdan yararlanabilecekler.”

LGS kapsamındaki yerleşmeye esas ikinci nakil süreçlerinin tamamlandığını anımsatan Yazıcı, tercihleri doğrultusunda hiçbir okula yerleşemeyen öğrencileri, 26 Ağustos’ta kadar ilçe milli eğitim müdürlüklerindeki yerleştirme komisyonlarına başvurmaları konusunda uyardı. 

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

KPSS Ön Lisans oturumunun temel soru kitapçığı ve cevap anahtarı yayımlandı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), dün yapılan Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Ön Lisans oturumunun temel soru kitapçığı ve cevap anahtarını yayımladı.

ÖSYM’den yapılan açıklamaya göre adaylar temel soru kitapçığı diziliminde verilen sınav sorularının tamamına, ÖSYM’nin //ais.osym.gov.tr/” target=”_blank”>”https://ais.osym.gov.tr” internet adresinden, T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleri ile 10 gün süreyle erişebilecek.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Milli Eğitim Bakanı Selçuk: Mesleki eğitimde şehre özgü model üzerinde çalışıyoruz

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Giresun’da gerçekleştirdiği ziyaretler kapsamında, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Muhiddin Gülal’ın da katılımıyla basın mensuplarıyla bir araya gelerek değerlendirmelerde bulundu.

Demokrasiyle ilişkilendirilmemiş, ekonomiyle bağlantısı bulunmayan bir eğitimin her zaman içe kapalı ve üretimden kopuk olduğunu belirten Selçuk, bu nedenle eğitimin her zaman çağın ve günün becerilerini dikkate alan, bu becerileri kazandırmak için de hem milli hem de evrensel eksende insan yetiştirme hedeflerini gözeten bir kurum olması gerektiğini söyledi.

Selçuk, Türkiye’de meslek lisesindeki beceri setleri ile sanayi ve hizmet sektörünün ihtiyaç duyduğu beceri setlerinin örtüşmesini hedeflediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Bu yüzden de 50’nin üstündeki sektörle birebir toplantılar yapıp, uzun süreli çalışmalar yapıp, ‘Sanayi ve hizmet sektöründe becerilerin yenilenmesine ilişkin neye ihtiyacınız varsa bizim müfredatımız odur. Öğretim programlarımız buna uyum sağlar. Çünkü bizim mezunlarımızın sizin üretimde beklediğiniz niteliklerle yüzde 100 örtüşmesi ana hedefimiz.’ dedik. Bu gerçekleşti ve sektör temsilcileri kendi dijital altyapıları, otomasyon yapıları ve uluslararası birtakım standartları gözeterek… Örneğin, ayakkabıcılık sektörü, robotik alan, otomasyon alanı, turizm alanı, hangi alan olursa olsun her birisinin ihtiyacı olan beceri havuzu ortaya konuldu ve ‘Biz bunları ders olarak istiyoruz.’ denildi. Bu sağlandı ve bunun ötesinde de ustabaşılarının derse girebilmesinin önü açıldı. Fabrikaların içine okul açılabilmesiyle ilgili bir mevzuat düzenlemesi yapıldı.”

Mesleki eğitimdeki üretimden elde edilen gelirde yüzde 15 Hazine kesintisi varken bunun yüzde 1’e indiğini anımsatan Selçuk, bu sayede meslek liselerinde üretim patlaması yaşandığını söyledi.

Fabrika ve otel içerisinde okul

Ziya Selçuk, uzun yıllardır sanayide ve hizmet sektöründe makine parkı, dijital altyapı ve iletişim altyapısının dijitalleştiğini belirterek, otomasyonun da çok arttığına işaret etti.

Okullardaki makine parkı, araç-gereçler, öğretmen nitelikleri, müfredat içerikleri ve benzeri birçok hususun mevcut gelişmelere paralel yenilenme ihtiyacı olduğunu aktaran Selçuk, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Biz şu anda bir şekilde yapabildiğimizi okullarda yapıyoruz, yapamadığımız hususlarda da özel sektörün imkanlarını değerlendiriyoruz. ‘Bir otelin içerisinde okul kuralım. Zaten çalışma alanı orası, müşteri orada, orada öğrensinler ve orası okul olsun.’ dedik. Turizm Bakanlığımızla iki yıl içerisinde 200 civarında bir okul açacağız, şu anda 50 civarında okulumuz var. Bunların hepsi iş öncelikli, iş garantili okullar… Tabii bu arada ekonomide, üretimdeki gelişmeleri dikkate alan bir eğitim yaklaşımı… Örneğin, savunma sanayimiz dünyada öncü noktada. O zaman savunma sanayisinin teknisyen altyapısını yetiştirmek gerekiyor. O zaman ASELSAN’ın içine okul açıyoruz. Gebze’de organize sanayi bölgesine ya da İstanbul Teknik Üniversitesi’nin teknoparkının içine lise açtık ve bunlar Türkiye’de ilk kez yüzde 1’lik dilimden öğrenci alıyor.”

Selçuk, elektrikli otomobil lisesi açtıklarını anımsatarak, buna benzer neye ihtiyaç varsa artık okulun ve eğitimin o olduğunu söyledi.

Türkiye’de özel sektörün meslek eğitim merkezi açabilme iznini aldığını belirten Selçuk, “Meslek eğitim merkezi, çıraklık eğitimi demek. Mesela, Almanya’da mesleki eğitimin yüzde 85’i özel sektörün elindedir. Bizde meslek okullarının yüzde 5’i özel sektörle ilgili. Bu niye önemli? Çünkü özel sektör zaten fabrikasına, makine parkına yatırım yapıyor, güncelliyor kendini. Hazır orada imkan varken, o zaman okul orası, eğitim ortamı orası olsun, orayla beraber çalışalım. Makine parkını okula kurmak yerine orada hazır olanı kullanalım, beraber çalışalım ve ustabaşıları da derse girsin. Bunun yasal ve uygulama altyapısı hazır.” diye konuştu.

Selçuk, meslek eğitim merkezlerinden mezun olanların yüzde 88’inin istihdam edildiğine dikkati çekerek, bu kapsamda çıraklık eğitimine başvuran öğrenci sayısında da önemli bir artış yaşandığını kaydetti.

Üretimin gerektirdiği beceri setine yönelik eğitim

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, meslek eğitim merkezini bitirenlerin lise mezunu sayıldığını, orada zaten derslerin verildiğini söyledi.

Eskiden, “Ben lise okuyacağım, bir de çıraklık-kalfalık bitireceğim, herkes 4 sene okurken ben niye daha fazla yıl kaybedeyim?” sorununun yaşandığını ifade eden Selçuk, “Bunu çözdük ve artık çıraklığı bitiren, kalfalığı bitiren lise mezunu sayılıyor. Erkeklerin askerlikle ilgili yaşadığı güçlükler vardı meslek okullarında. Üniversite okumuyorlarsa mezun olduktan iki yıl sonra askere gitmek zorundaydılar. Milli Savunma Bakanımızın da desteğiyle bu güçlükler ortadan kaldırıldı. Okul sonrası tecil de 2 yıldan 6 yıla çıkarıldı. Meslek lisesi mezunlarının ön lisans okuması halinde yedek astsubay olabilmesi için de bir kanun çıkartıldı.” dedi.

Selçuk, bütün bunların üretimin gerektirdiği beceri setine yönelik bir eğitim anlayışıyla yapıldığını, aksi takdirde okulların sanayinin beklentilerini karşılamama durumunun ortaya çıktığını kaydetti.

Bu kapsamda bir ekosistem kurduklarından bahseden Selçuk, şöyle devam etti:

“Ar-Ge kısmı, okul kısmı, üretim kısmı… Bunun İstanbul’da ekosistemini kurduk. İstanbul’a plastik sanayisiyle ilgili sektörün öncülüğünde bir mükemmelliyet merkezi kurduk. Okulunu kurduk, yanında fabrikası var. Böylece daha lisedeyken daha ileri uygulamalar yapabilme konusu gündeme geldi. Meslek liselerinin önünü açabilmek için Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’yle (TOBB) ortak bir çalışma yaptık ve organize sanayi bölgelerinin içinde ya da dışındaki yüzlerce okulun hamiliğini üstlendiler. Yani birebir artık okulun yönetimi sadece öğretmenler tarafından yapılmayacak, iş dünyasının temsilcileri de yönetim kurulunda olacak ve ihtiyaçları birlikte değerlendirecekler. Okulun gidişatını, dersini, içeriğini birlikte değerlendirip sektörün ihtiyacı neyse ona göre düzenleyecekler. Şöyle de bir şey getirdik; bu liselerin okul yöneticileri teknik alandan olmak zorunda. Çünkü daha önce önemli bir kısmı sosyal bilimler alanındandı ve kimileri konuya hakim değildi. Kişinin yetkinliğinden dolayı orada müdür olması konusunda bir istişare de söz konusu.”

Şehre özgü okullar

Ziya Selçuk, her ülkenin mesleki eğitim modelinin kendine özgü olduğunu, mesleki eğitimin milli gelire bakarak yapılandırıldığını söyledi.

Meslek liseleri ve bulundukları şehirlerde yapılan üretimin örtüşme oranının yüzde 20’ler civarında olduğunu belirten Selçuk, “Şimdi biz tüm ekibimizle bu bağlantıyı kuruyoruz. Şehrin ihtiyaçlarını ve buradaki üretimi dikkate alan bir model bu.” dedi.

Selçuk, savunma sanayi lisesi kurarken, “bu alanda mühendisimiz çok ama teknisyenimiz yok” düşüncesiyle hareket ettiklerini, hangi alanda ileri gidiliyorsa oraya yönelik eksikleri gideren bir altyapı kurduklarını anlattı.

Eğitimde şehre özgü okul modeline yönelik örnekler de veren Selçuk, “Konya’da tarımla ilgili büyük bir üretim var. Orada üniversitenin içine dünyanın en gelişmiş tarım teknolojilerini içeren bir tarım lisesi açtık, dünyadaki tarım liselerine bakıp. Diyelim bir ineğin DNA’sına bakmak, gebelik testi yapmak, birtakım Ar-Ge çalışmaları yapmak… Bütün bunlarla ilgili gördüğümüz manzara şuydu; Tokat’ta ve Konya’da tarımla ilgili, Tokat’taki üniversitenin kampüsünün içine, son derece modern laboratuvarların olduğu, lise öğrencisinin bir Ar-Ge ortamını rahatlıkla görebildiği liselerden bahsediyoruz. Bu şehre özgü bir şey… Oralarda tarımın ilerlemesi, yükselmesiyle ilgili bir durum.” şeklinde konuştu.

Selçuk, salgın döneminde meslek liselerinin kısa sürede dijital solunum cihazı, maske ve siperlik üretimi gerçekleştirdiğini, bunun onların üretim kapasitesinin olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Meslek liselerinin, üretimin alanlarına dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Selçuk, bunun sadece kitaptan okuyarak yapılamayacağına işaret etti.

“Mesleki eğitim konusunda en çok öğretmen eğitimi yapan ülkeyiz”

Bakan Selçuk, Türkiye’de ahşap oyuncak konusunda ciddi bir ithalatın olduğunu gözlemlediklerini, bu kapsamda yerli ahşap oyuncak sektörünün oluşmasına öncülük ettiklerini belirterek, “Dedik ki ‘Bizde ahşap var ama okulu yok. Hemen 4 yerde okul açtık. ‘Biz bunu burada üretiriz ve kendimize özgü tasarımlar yaparız.’ dedik. Bunu da yaptık, şimdi artık ihracata başlıyoruz.” dedi.

Faydalı model ve patent konusunda ciddi manada eğitim verdiklerini ifade eden Selçuk, meslek okullarındaki öğretmenlerin tamamının kendi alanlarındaki sektör temsilcileri tarafından eğitime alındığını söyledi.

Selçuk, “Bir taraftan Cumhuriyet tarihinin ve aynı zamanda bugünkü dünyadaki dijital beceri eğitim ve bu mesleki eğitim konusunda en çok öğretmen eğitimi yapan ülke olduk. Bunu da uluslararası kuruluşlar söylüyor. İşte bu hafta mesela EBA eğitim alanındaki dünyadaki bütün siteler içerisinde birinci sıraya yükseldi. Daha da ilerleyeceğiz, açık ara fark olacak.” diye konuştu.

Öğrencilere hayatın ve sektörün ihtiyacı olan eğitimin verilmemesi halinde istihdamla ilgili bir tıkanıklık oluştuğuna işaret eden Selçuk, konuşmasını şöyle tamamladı:

“(Meslek Liseleri) Buradan mezun olan yüz binlerce insan sürekli işsiz kalınca kültür burada bir kırılma yaşıyor. Diyor ki, ‘Artık bunlar işe giremiyor, dolayısıyla meslek lisesi işe yaramaz.’ Bu kültürü dönüştürmenin yolu da kırıldığı yerden başlamak. ‘Siz buradan mezun olduğunuzda iş önceliğiniz olacak’ denildiğinde kültür değişiveriyor birden. Türkiye’de şu an itibarıyla 332 bağımsız ve 295 meslek lisesi bünyesinde toplam 627 okul ve kurumda mesleki eğitim programımız var. Bizim eğitim ve ekonomi dememizin sebebi bu. Demokrasi dememizin sebebi… Bütün bu 1.000 okulu bir demokratikleştirme projesi aynı zamanda. Bu okullarımıza dijital tasarım beceri atölyelerini koyma, bahçesine spor merkezlerini koyma… Çocuğun yaşam sahnesini dönüştürmek istiyoruz ve onları büyük yazarlarla, müzisyenlerle buluşturmak, yani kültürel olarak bir dönüşümü de tetiklemek istiyoruz. Onun ötesinde de tabii bu bir fırsat adaleti sağlıyor. Mesela 8 bin 200 civarında tasarım beceri atölyesi açtık bir senede. Bunların tamamını sosyoekonomik olarak daha düşük seviyedeki bölgelerimize açtık. Niye? Baz oluşturmak için yaptık.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

KPSS ön lisans oturumu yapıldı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Ön Lisans oturumu yapıldı.

Sınav, Türkiye‘de 81 ilde ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti‘nin (KKTC) başkenti Lefkoşa’da düzenlendi.

Saat 10.15’te başlayan sınavda, adaylara genel yetenek ve genel kültür testlerinden toplam 120 soruyu yanıtlamaları için 130 dakika süre verildi.

KPSS ön lisans sonuçları 26 Kasım’da açıklanacak.

Koronavirüs önlemleri

Sınavda yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı tedbirler alınıyor. Bu kapsamda, sınav binaları ve salonları, sınavdan önce detaylı temizlik yapılarak dezenfekte edildi.

Koronavirüs önlemleri kapsamında adaylara ve görevlilere sınav binası girişlerinde maske ve dezenfektan dağıtıldı. İsteyen adaylar ve görevliler kendi dezenfektanları, maske ve siperlikleriyle sınava girdi.

Sınav görevlileri ile adayların Kovid-19 durumları HES kodu aracılığıyla takip edilerek önlemler alındı.

Okul bahçelerindeki yığılmayı önlemek ve sosyal mesafeyi korumak için adaylar ve sınav görevlileri dışında okul bahçelerine girişe izin verilmedi.

Okumaya Devam
Advertisement