İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

İlgi ve yeteneklerinizin kesiştiği alanları tercih edin

Yayınlandı

İstanbul

Uzmanlar, üniversite adaylarının, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda tercih yapmalarını öneriyor.

İbn Haldun Üniversitesi (İHÜ) Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sefa Bulut, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2019-YKS) kılavuzuna göre, 23-29 Temmuz’da gerçekleştirilecek tercihlere ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, öğrencilerin uzun ve yorucu bir dönemin sonunda tercih yapmaları gereken döneme geldiklerini hatırlattı.

Bu sürecin öğrenciler için heyecan verici olduğunu fakat “ölüm-kalım” meselesi gibi görülmemesi gerektiğini belirten Bulut, gençlerin üniversiteye başladıktan sonra önlerine çıkan çift ana dal, yan dal ve yatay geçiş gibi fırsatları değerlendirebileceklerini, Erasmus, Farabi ve Mevlana programları sayesinde ise farklı üniversiteleri görme ve orada eğitim alma fırsatı bulabileceklerini anlattı.

Prof. Dr. Bulut, tercihlere ilişkin öğrencilere tavsiyelerde bulunarak, “Üstünde en çok durduğumuz şey, gençlerin ilgi ve yeteneklerinin kesiştiği bir alana yönelmeleri. Bunu testler aracılığıyla okullarda rehber öğretmenlerimiz yapıyor. Bunun yanında diğer önemli bir husus da kendilerinin gerçekten ne istedikleri, neleri yapmaktan hoşlandıkları, en çok nelere ilgileri olduğu. Mutlaka severek yapacakları bir meslek seçmeleri çok önemli.” diye konuştu.

“Rehber öğretmenlerin yönlendirmelerini dikkate alın”

Gençlerin seçecekleri meslekle ilgili iyi bir araştırma yapmaları gerektiğini vurgulayan Bulut, üniversite adaylarına seçecekleri bölümle ilgili daha net bilgi edinmeleri için mesleği yapan kişilerle birebir görüşmeleri önerisini bulundu.

Tercih döneminde okullardaki rehber öğretmenlerden de fikir alınması gerektiğine işaret eden Bulut, “Rehber öğretmenlerimiz tercih danışmanlığı konusunda çok donanımlı ve deneyimliler. Öğrencilerini en iyi onlar tanıyor. Onların fikir ve yönlendirmelerini de mutlaka dikkate almalıyız. Yine yakın zamanda bu bölümden mezun olan birisi de çok yararlı olur. Alanı en iyi tanıyan onlardır.” değerlendirmesini yaptı.

Bulut, üniversite adayının öncelikle hangi bölümü okuyacağına karar vermesi, ardından da hedeflediği bölümün içerik ve şartlarına uygun olan üniversiteleri ziyaret ederek tercih edeceği üniversiteleri yerinde görmesi ve ortamını incelemesi gerektiğine işaret etti.

“Kararınızı ‘ya hep ya hiç’ diye değil, sakin bir şekilde verin”

Prof. Dr. Bulut, tercih yaparken dikkat edilmesi gerekenlere ilişkin de şunları anlattı:

“Puanlar her yıl sınavın içeriğine göre değişebilir. Burada adayların yerleştirme başarı sıralamalarına göre tercih yapmaları uygun olur. Gençler, sevdikleri ve gerçekten ilgi duydukları bir alanda çalışmalı. O nedenle listenin mutlaka tamamen doldurulması gerekmez. Bazı durumlarda sınava iyi hazırlanamamış olan gençler olabilir, belki bir yıl daha hazırlanmak isteyebilirler. Eğer istiyorlarsa kendilerine de o şansı versinler. Kararlarını ‘ya hep ya hiç’ diye değil, sakin bir şekilde versinler. Unutmayalım ki, tercih sonunda kazandığınız üniversiteye kayıt yaptırmazsanız bir sonraki yıl ciddi puan düşüşü olur. O nedenle, hedefleriniz doğrultusunda benzer alternatiflerle beraber tercih yapın.”

Tercih yaparken hem üniversitenin hem de bölümün önemli olduğunun altını çizen Bulut, “Önemli olan gençlerin istedikleri bir bölümü okumaları ve o alanda ileri çıkmalarıdır. Kendilerini geliştirme motivasyonu olduktan sonra, çocuklar Anadolu’daki üniversitelerde de çok kaliteli eğitim alabilirler. ‘İlla Ankara ya da İstanbul’ diye düşünmesinler, artık her yerde iyi üniversiteler var.” ifadelerini kullandı.

“Ailelerin rolü bilgilendirmek olmalı, kararı gençler vermeli”

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sefa Bulut, gençlerin ailelerinin tercih ve yönlendirmelerini de dinlemesi gerektiğini fakat en sonunda doğru kararı kendilerinin vereceklerini belirtti.

Ailelerin seçilecek bölümlere çok fazla müdahale etmemeleri ve gençleri zorlamamaları gerektiğini dile getiren Bulut, şöyle devam etti:

“Meslek seçimi, eş seçimi gibi bir durum. O mesleği uzun yıllar boyunca yapacak olan gençlerin kararına saygı duymak gerekir. Şimdiki gençler çok araştıran, bilgili ve zamanı anlayan gençler, o nedenle kendi kararlarını verebilirler. Ailelerin rolü gençleri bilgilendirmek olmalı ama kararı gençler vermelidir. Artık yetişkinliğe adım atan gençler, belki de evlerinden ayrılıp başka şehirlere, yerlere gidecekler. O nedenle hayatına bir yön çizebilirler. Bunu ailelerin anlaması gerekir. Eğer gençler başka şehirlere gitmek ya da evden ayrılmak istiyorsa buna da izin verilmeli. Bu, gençlerin hayatı daha iyi anlamasına ve daha sağlam bir kimlik geliştirmesine yardım eder.”

“Disiplinler arası eğitim alan birey her meslekte ön plana çıkar”

Prof. Dr. Bulut, hangi meslekte ne tür bireylere ihtiyaç olduğunun araştırılması gerektiğini belirterek, “Neyi seçerseniz seçin o alanda en iyisi ya da iyilerinden birisi olmak zorundasınız. İstisnalar dahilinde şu anda her alanda fazlasıyla mezun var. Önemli olan diğer mezunlardan daha farklı ve donanımlı olmak. Bu anlamda bir ya da iki yabancı dil bilen, yurt dışı ve staj deneyimi olan ve disiplinler arası bir eğitim almış birey her meslekte ön plana çıkabilir.” dedi.

Üniversite adaylarının, sınava hazırlanma sürecindeki tüm çalışma ve çabalarından dolayı kendilerine kredi vermeleri önerisinde bulunan Bulut, gençlerin emeklerinin ve fedakarlıklarının bir gün yatırıma dönüşeceğini, bu çabalarının karşılığını alacaklarını sözlerine ekledi.

“Çocuğa bir mesleği dayatmayın, danışmanlık yapın”

Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği (TÖDER) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Taşel de tercihlerin adayın gelecekteki mesleğini dolayısıyla da yaşam biçimini belirleyecek en önemli adım olduğunu söyledi.

Tercih yaparken dikkat edilmesi gereken şeylere değinen Taşel, “Seçilecek bölümün adayın ilgi ve yeteneklerine uygun olması önemlidir. Buna özen göstermeyenler hayat boyu sevmediği işi yapmak zorunda kalır. Hem mutsuz hem de başarısız olur. Seçilecek mesleğin hem kamuda hem özel sektörde çalışma alanı olması iş kurma ve girişime imkan sağlaması en güzelidir. Bazı meslekler sadece kamu sektörüyle sınırlı olduğu için uzun yıllar yaşanan işsizlikler ortaya çıkmaktadır.” diye konuştu.

Taşel, tercihlerde öğrencinin kendi seçiminin ilk sırada olduğunu ancak karar aşamasında veli ve seçilecek alanla ilgili o bölümü bitirmiş insanların da görüşlerinin alınmasının önemli olduğunu aktardı.

Tercihler sırasında baba, anne, çocuk arasında farklı eğilimlerin ortaya çıktığını, bu durumun kırgınlıklara kadar vardığını aktaran Taşel, “Baba anne, adaya söz hakkı tanımayan, onun görüşünü önemsemeyen tavırlar da takınabilmektedir. Bu durumda veliler, çocuklarına bir mesleği dayatmamalı, onların danışmanı olmalı.” önerisinde bulundu.

Tercih sırasında dikkat edilmesi gereken konular

TÖDER Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Taşel, tercih yaparken teknik olarak da dikkat edilmesi gereken hususlar olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Fakültelerin puanlarında ve sıralarında yıllara göre değişiklikler olmaktadır. Talep değişmeleri, kontenjanlarda artış ve azalmalar, o yıl daha popüler olan meslekler bu değişmelerin temel sebebidir. Ayrıca puan aralıklarındaki yığınsal dağılımlar da değişmektedir. Tercihlerde puan sırası, puana göre daha sağlıklı bir sıralama ölçütüdür. Bu nedenle tercihlerinizi sıraya göre düzenleyiniz. Tedbirli olun. Tercihlere sıranızın belli bir oranda üstünden başlayın ve kendi sıranızın belli oranlarda altına inin. Örneğin, eşit ağırlık puan sırası 100 bin olan bir adayın, 80 binden başlayıp 120 bine kadar inmesi gibi. Çok sevdiğiniz bir bölümü sırası düşük diye altlara yazmayın. ‘Puanım boşa gitmesin’ mantığıyla hareket etmeyiniz. Tercihlerde acele etmeyiniz. İyice olgunlaştırdıktan sonra sisteme giriniz.”

Dünyada baş döndürücü bir değişim hızı varken mesleklerin değişmemesinin düşünülemeyeceğini, bu nedenle gelecekte daha önemli hale gelecek meslekleri seçme konusunda araştırma yapılması gerektiğini vurgulayan Taşel, özellikle yazılım, veri madenciliği, yapay zeka gibi önemli alanlardaki mesleklerin önem kazanacağını sözlerine ekledi.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Üniversitelere şahsen başvurular başladı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2019-YKS) sonuçlarına göre bir programa kayıt hakkı kazanan öğrencilerden, elektronik kayıt (e-kayıt) yaptırmayıp üniversiteye şahsen giderek yapacaklar için kayıt işlemleri bugün başladı.

Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) yapılan açıklamaya göre, e-kayıt yaptırmayıp, kazandıkları üniversiteye şahsen giderek kayıt yaptırmak isteyen adayların işlemleri bugünden itibaren 23 Ağustos’a kadar sürecek.

E-kayıt fırsatı sürüyor

Öte yandan, 16 Ağustos’ta başlayan e-kayıt kolaylığı devam ediyor.

E-kayıt yaptırmak isteyen adaylar, YÖK’ün e-devlet kapısı üzerinden “Üniversite E-Kayıt” uygulamasını tıklayarak, https://www.turkiye.gov.tr/yok-universite-ekayit adresi üzerinden 21 Ağustos gecesi saat 23.59’a kadar e-kayıt işlemlerini gerçekleştirebilecek.

Üniversitelere gitmeye gerek kalmadan, internet üzerinden kolayca ve zahmetsiz şekilde yapılabilen, zaman ve maddi açıdan öğrenciler ile ailelerine büyük tasarruf sağlayan YÖK’ün e-kayıt imkanından çok sayıda öğrencinin faydalanması bekleniyor.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

LGS yerleştirmeleri için nakil komisyonlarına başvurular başladı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında boş kalan kontenjanlar için il ve ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarınca, yerleştirme başvuruları bugünden itibaren 23 Ağustos’a kadar alınacak.

MEB tarafından açıklanan LGS kapsamındaki yerleştirmeye esas ikinci nakil sonuçlarına göre, tercih yapan öğrencilerin yüzde 99’u istedikleri bir liseye yerleştirilmişti.

LGS yerleştirme takvimine göre, boş kalan kontenjanlara, herhangi bir ortaöğretim kurumuna yerleşemeyen öğrenciler için il ve ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarınca yerleştirme başvuruları, bugünden itibaren alınmaya başladı.

Başvurular 23 Ağustos’a kadar sürecek.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Aldıkları eğitimi labirentte yarışarak pekiştirdiler

Yayınlandı

Yazar :

Trabzon

Trabzon’da çocuklara dini bilgileri oyunla öğretmeyi amaçlayan dernek, atık malzemelerle oluşturulan labirentte öğrencilere hem eğlenme hem de öğrenme fırsatı sundu.

Lisansız İnsan Derneği öncülüğünde İl Müftülüğü, Büyükşehir Belediyesi, Ortahisar İlçe Müftülüğü, Ortahisar Belediyesi, Halk Eğitim Merkezi ve İl Engelli Koordinatörlüğünce hazırlanan “Engelsiz Yaz Okulu Kampı”na katılan öğrenciler, Yol-İş Sendikası Ortaokulu’nda yaklaşık 2 ay eğitim aldı.

Aralarında down sendromlu, hafif otizmli, zihinsel, görme, işitme, konuşma ve bedensel engellilerin de bulunduğu 120 öğrenciye yaz okulunda müzik, resim, drama, Kur’an-ı Kerim, dini bilgiler ve değerler eğitimi verildi.

Her hafta cuma günü, aldıkları eğitimleri pekiştirmek amacıyla dernek tarafından hazırlanan “Lazvivor” parkurunda yarışarak dereceye giren 10 öğrenci, eğitim sonunda atık malzemelerden oluşturulan “Akıl Küpü” adlı labirentte yarışmaya hak kazandı.

Çocuklar, atık malzemelerden oluşturulan labirentteki soruları yanıtlayıp çıkışa ulaşırken hem eğlendi hem de öğrendikleri dini bilgileri pekiştirdi.

Lisansız İnsan Derneği Başkanı Selim Çolak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Trabzon’da 4 yıldır yaz okulu düzenlediklerini belirterek, verdikleri eğitimleri oyunlarla pekiştirmeye çalıştıklarını söyledi.

İlk yıllarda müezzini olduğu caminin alt katını çocukların oynaması için düzenlediğini anlatan Çolak, zamanla mekanın kısıtlı olmasından dolayı oyunları yaz aylarında okul bahçelerine kurduklarını ifade etti.

Çolak, çocukların oyunlara ilgisinin arttığına dikkati çekerek, “Bu yıl düzenlediğimiz kampta çocuklar öğrendikçe daha fazla oyun oynamak istiyordu. Biz de parkurumuza her hafta yeni bir oyun ekledik. Böylelikle çocukların öğrenmeye ilgisi arttı çünkü öğrenemeyen öğrenci, oyunlarda çıkan sorulara da doğru yanıt veremiyor. Dini bilgileri iyi öğrenen öğrenciler, finalde oynamaya hak kazandı.” dedi.

“Çocuklar oynayarak öğrenir, oyunla uslanır”

Çolak, 3 yıldır yapmayı planladıkları labirenti 7 aşamadan oluşturduklarını kaydederek, şöyle devam etti:

“Akıl küpü ismini verdiğimiz labirentin ilk aşamasını okul bahçesinde kurduk. Çocuklar, labirentle öğrendiklerini pekiştirerek zamanla yarışıyorlar ve saniyeler içerisinde heyecanlı bir şekilde çıkışa gitmeye çalışıyorlar. Çocuklar için çok faydalı olduğuna inanıyoruz. ‘Çocuklar oynayarak öğrenir, oyunla uslanır’ diyoruz. O mantıkla oyunlarımızı hazırlamaya başladık.”

Çocuklara örnek olabilmek amacıyla labirentin malzemelerini tamamen geri dönüşümden oluşturduklarını anlatan Çolak, böylelikle çocukların hiçbir şeyin atılmayacağını, başka işlerde kullanılacağını öğrendiğini söyledi.

Çolak, labirenti hazırlarken öğrencilerin de kendilerine yardım ettiğini belirtti.

Çocukların, labirentteki sorularla çıkış yönünü belirlediklerini ifade eden Çolak, “Soruları bilip labirenti en kısa sürede tamamlayan öğrencimiz birinci oldu. Dereceye giren öğrencimize tamamen manevi destekli olsun diye bir paket balon hediye ettik ve öğrencimiz işin özünü almış ki kazandığı hediyeyi diğer arkadaşlarıyla paylaştı.” diye konuştu.

Çolak, oluşturdukları oyunları sanal ortama taşımak için çalışmalar yaptıklarını kaydederek, bu konuda hayırsever iş adamlarından destek beklediklerini dile getirdi.

Tüm engelli kategorilerindeki çocuklar için içerisinde parkurların olduğu oyunlar planladıklarını aktaran Çolak, şunları söyledi:

“Sanal ortamda da engellileri ve değerler eğitimini işlemeye çalışacağız. Sanal ortamda da çocuklar bilgilerine göre oyunları geçip ödüller kazanacak. Engelin sadece zihinlerde olduğunu düşünüyorum. Bizim hayallerimizde engel yok. İnsanoğlu fıtratı gereği hayal ettiği her şeyi yapabilir. Biz de yapmak için ekip arkadaşlarımızla birlikte çalışıyoruz.”

Çolak, yaz ayında düzenledikleri dini değerler eğitimlerini okul döneminde de Yeni Hal Camisi’nde sürdüreceklerini sözlerine ekledi.

Okumaya Devam