İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Öğretmenler ara tatillerde de ek ders ücreti alacak

Yayınlandı

Ankara

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk tarafından açıklanan yeni eğitim-öğretim çalışma takvimi modelinin uygulanmasına ilişkin detaylar belli olmaya başladı. Buna göre, 13 haftalık yaz tatilinin iki haftasının nisan ve kasım aylarında birer haftalık ara tatil olarak planlanmasını içeren yeni çalışma takvimi, 2019-2020 eğitim-öğretim yılı itibarıyla tüm okul türlerinde ve aynı anda uygulanmaya başlanacak. Takvime yönelik herhangi bir pilot uygulama olmayacak.

Mesleki çalışmalar yeniden düzenlenecek 

Bakanlık, çalışma takvimi modeli doğrultusunda öğretmenlerin mesleki gelişimlerini de yeni baştan planlayacak. Buna göre, mesleki çalışmalar sene başı ve sene sonu olarak uygulanmaya devam edilecek fakat bunların bir kısmı ara tatillerde yapılmak üzere Bakanlıkça tekrar düzenlenecek.

Bakanlık tarafından yayımlanacak mesleki çalışma takviminde tüm dönemlere ait çalışma alanları ve faaliyet planları yer alacak. Ayrıca şu an içinde bulunulan 2018-2019 eğitim öğretim yılı mesleki çalışma dönemi ve sene sonu işlemleri daha önce planlandığı şekilde yürütülecek. Yeni takvimin 2018-2019 eğitim yılı mesleki çalışma dönemine herhangi bir yansıması olmayacak.

Öğretmenler ara tatillerde ek ders ücretlerini almaya devam edecek

Yeni çalışma takvimine göre, 18-22 Kasım 2019 ile 6-10 Nisan 2020 tarihlerinde birer haftalık ara tatiller olacak ama bu süreçte öğretmenler okullarındaki görevlerine devam edecek. 

Ara tatillerin öğretmenler açısından en merak edilen kısımlarından birini oluşturan “Özlük haklarımızda bir kayıp olacak mı?” sorusu da Bakanlıkça açıklığa kavuşturuldu. Öğretmenlerin ara tatil dönemlerinde okullarda geçirdiği süreler ve yaptıkları çalışmalar, mesleki çalışma dönemi kabul edileceğinden ek ders ücretlerinde de herhangi bir kesinti yapılmayacak.

Öte yandan öğretmenler, sömestr olarak bilinen, 20-31 Ocak 2020 tarihlerinde öğrencilerle birlikte ara tatile girecek.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Çocuklar yeni eğitim öğretim döneminde okula gitme kaygısı taşıyabilir

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

Yeşilay Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk, zoom uygulaması üzerinden “Pandemi ve Sonrasında Okul Fobisi ve Davranışsal Bağımlılıklarla Mücadele Eğitim Programı” düzenledi. 

Yeşilay Başkanı Öztürk, programda yaptığı “Pandemi Süreci ve Sonrasında Okul Fobisi” başlıklı sunumunda, çocukların salgın sürecinde okuldan ayrı kalma ve evde uzun süre bulunma gibi iki ayrı riskle karşılaştığını anlattı.

Çocukların Kovid-19 tedbirleri kapsamında uzun süredir okula gidemediklerini anımsatan Öztürk, şöyle konuştu:

“Okula gitmek istemeyenler dahi okulu özlemeye başladı. Çocuklarda okulla ilgili tuhaf bir duygu oluştu. Bir kısmı tatil havasına girdi, bir kısmı online olarak eğitimlerine devam etti. Bu, tekrar okulların başlayacağı eylül dönemi için birtakım riskler oluşturuyor. Bu nedenle birinci konumuz okul fobisi oldu. Yani okula gitmek istemeyen çocuklarda bununla karşılaşır mıyız? Bu gerek okuldan uzak kalmayla ya da okuldan soğumayla alakalı gerekse de içinde yaşadığımız temel problem olan virüs korkusuyla olabilir. Kaygılar tetiklenip okula gitmek istemeyen bir çocuk grubuyla ağustosun sonunda karşılaşacak mıyız ki böyle bir ihtimal var.”

Öztürk, bu eğitimle yeni eğitim öğretim döneminde okula gitmek istemeyen çocuklarla karşılaşabilecek rehber öğretmenlerin ve psikologların, bilgilerini tazelemek ve onları yeni döneme hazırlamak istediklerini dile getirdi.

“Günümüz çocukları için evde kalınca yapacakları şey online olmak”

Bu süreçte ikinci büyük riskin çocukların uzun süre evde kalması olduğunu belirten Öztürk, “Günümüz çocukları için evde kalınca yapacakları şey online olmak. Tablet, telefon ya da bilgisayardan oyun ya da sevdiği bir etkinliğe katılmak ve uzun süre ekran maruziyeti. Bu da bir problem. Çünkü ailelerden bu yönde şikayet geldiğinde hepimizin ortak söylemi şuydu; ‘Buna bir alternatif bulacaksınız.’ Kapalı mekanda nasıl bir alternatif bulunur o da ayrı bir konu. Büyük bir efor sarf etmeniz gerekiyor. Bu anlamda efor sarf eden aileler, çocuklarıyla ilişkilerini tekrardan düzene sokanlar, çocuklarını yeni tanıyanlar, çocuklarının kişiliklerini fark edenler olduğu gibi maalesef çocuklarıyla anlaşamayanlar da oldu. Bunların hepsi bu sürecin birer yansımaları.” değerlendirmesinde bulundu.

Okul fobisi ve okul reddi kavramlarının ortaya çıkış nedenlerine ve tarihine değinen Öztürk, “Teknoloji bağımlılığı çok net bir okul reddi nedenidir. Özellikle ergenlik döneminde okul reddi olan çocuklarda teknoloji bağımlılığının çok önemli bir risk olduğunu düşünüyoruz. Çünkü oyun başından kalkıp okula gidememek ciddi bir problem.” ifadelerini kullandı.

“Kaygısı tetiklenmiş birçok çocukla karşılaşacağız”

Sunumunun ardından katılımcıların sorularını yanıtlayan Öztürk, “Pandemi sürecinde hastalık bulaşma korkusu nedeniyle okul reddi olan olgularda tanısal yaklaşımımız nasıl olmalı?” sorusu üzerine şunları söyledi:

“Burada tabii yeni bir şeyle karşı karşıyayız. Ne göreceğimizi çok bilmiyoruz. Yüksek ihtimalle kaygıları tetiklenen çocuklar gelecek. Yani zeminde kaygısı olan ama ortaya çıkmayan belki de ya da var olan, bu kaygılar tetiklenerek bize gelecek. Hastalık bulaşma korkusu dediğimiz kaygı muhtemelen kompulsif bozukluk vakası olarak karşımıza gelecek. Bu konudaki aşırı tedirginlik, kaçınma, tedbir ve temizlikle ilgili şeyler belki bir obsesyon olarak gelecek ya da öbür bir panik atak yaşama şeklinde olacak. Bu süreçte kaygısı tetiklenmiş birçok çocukla karşılaşacağız. Bunu yönetirken rehber öğretmenlerimizin mutlaka okulun ilk açıldığı günden itibaren pandemi sürecindeki hijyen kurallarıyla ilgili yönetimi iyi yapmalarına ve çocukları rahatlatıcı psikoeğitim vermelerine ihtiyaç var.”

Çevrim içi seminer formatında düzenlenen programda uzmanlar, okul fobisi ve davranışsal bağımlılıklarla ilgili tedavi yöntemlerini ve yaklaşımları anlattı.

Yaklaşık 3 bin kişinin katılımı beklenen ve tüm oturumlara katılanların sertifika almaya hak kazanacağı eğitim programı, yarın sona erecek.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Bakan Selçuk: Uzaktan eğitimi eğitim sisteminin parçası yapmak için yeni bir proje çalışmasının içindeyiz

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “Ziya Öğretmen ile Eğitim Buluşmaları” kapsamında Kahramanmaraş’taki meslektaşlarıyla video konferans yöntemiyle bir araya geldi. Görüşmede, öğretmenler tüm öğrencilerine ulaşabilmek için ürettikleri çözümleri, ders notlarını okulda çoğaltarak evlere bıraktıklarını, bayramda çocuklara şeker ve hediyeler götürdüklerini, özel gereksinimli öğrencilerle telefonda ders yaptıklarını, kapı önü sohbetleriyle hasret giderdiklerini anlattı.

Türkiye’nin uzaktan eğitimde öğretmenlerin özverisi sayesinde önemli bir yerde olduğunu belirten Bakan Selçuk, “Biz meslektaşız. Çocuklar için aynı amaca yönelik olarak çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı. Selçuk, öğretmenlerle beraber bir işi yükleniyor olmak ve birlikte çocuklara hizmet etmekten büyük mutluluk duyduğunu vurguladı.

Öğretmenlerin, salgın sürecinde fayda gördükleri uzaktan eğitimin bundan sonraki süreçte de bazı konularda devam etmesini istemesi üzerine Bakan Selçuk, “Uzaktan eğitimi önümüzdeki yıllarda da Türk eğitim sisteminin olağan bir parçası olarak yapmak için yeni bir proje çalışmasının içindeyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Kahramanmaraş Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi atölyesinden toplantıya katılan Leyla Çakmak, maske üretimi yapan mesai arkadaşlarıyla Bakan Selçuk’u selamladı. Bunun üzerine Bakan Selçuk, emeklerinden dolayı öğretmenlere teşekkür ederek tüm ülkenin kendileri için dua ettiğini aktardı. Selçuk, öğretmenlerin çabalarının sadece Türkiye’de değil, dünyada da yankı bulduğunu belirtti.

Edebiyat öğretmeni Ramazan Avcı da Bahattin Karakoç’un öğretmenleri anlattığı “İnsanlık Türküsü” şiirini okudu. Bakan Selçuk, Avcı’ya çocuklara verdiği emek için teşekkür etti.

Müzik öğretmeni Mahmut Kırbaş ise Abdurrahim Karakoç’un Mihriban türküsünü Bakan Selçuk’a armağan etti. Mihriban’ın çok sevdiği bir türkü olduğunu söyleyen Bakan Selçuk, “Bu türkü bin yıl dinlense kimse bıkmaz.” ifadesini kullandı.

18 yaş altı için sokağa çıkma izninde tedbirleri alarak okullarına gelen 8’inci sınıf öğrencileri de öğretmenleriyle birlikte Bakan Selçuk ile konuşmak için bilgisayar karşısına geçti. Bakan Selçuk, öğrencilere “Hayatta sizi çok güzel başarılar bekliyor.” diye seslendi.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Sorumluluk sınavları 22-30 Haziranda yapılacak

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü tarafından illere gönderilen yazıya göre, tüm derslerden başarılı olan öğrenciler ile başarısız dersleri bulunanlardan yıl sonu başarı puanı en az 50 olan öğrenciler sınıfını doğrudan geçecek. Alt sınıflar da dahil, başarısız ders sayısı toplamına bakılmaksızın doğrudan sınıfını geçemeyen öğrenciler ise baraj, ders ayrımı yapılmaksızın sorumlu olarak bir üst sınıfa geçecek.

2019-2020 eğitim ve öğretim yılında sorumlu geçilen derslerini kapsayacak şekilde yapılacak sorumluluk sınavlarına 9, 10, 11 ve 12’inci sınıf öğrencileri ile hazırlık sınıfında öğrenim gören öğrenciler katılabilecek.

Sınavlar, öğrenci ve velilere duyurulup okul yönetimlerince gerekli tedbirler alınarak 22-30 Haziran’da gerçekleştirilecek.

Öğrenciler, sınavlarda, 2019-2020 eğitim ve öğretim yılının derslerinden birinci döneme ait konu ve kazanımlardan sorumlu olacak.

Okumaya Devam