İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Öğretmen kitaplığı uygulaması yayında

Yayınlandı

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, okumak, araştırmak ve bilgiye ulaşmayı kolaylaştırmak amacıyla hazırlanan “Öğretmen Kitaplığı” uygulamasının devreye alındığını bildirdi.

Bakan Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) “Öğretmen Kitaplığı” aplikasyonu ile ilgili Twitter hesabından paylaşımda bulundu.

Selçuk, paylaşımında, “Okumak, araştırmak, bilgiye ulaşmak için öğretmenlerimizin yolunu açan ‘Öğretmen Kitaplığı’ aplikasyonu yayında. Telefonunuza yüklediğiniz uygulama ile kitaplara ulaşabilir, yeni kitap güncellemelerini takip edebilirsiniz.” ifadelerine yer verdi.

Öte yandan, MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı da konuyla ilgili Twitter paylaşımında, Türkiye’de kamuda ilk mobil öğretmen kitaplığını kurduklarını belirterek, söz konusu aplikasyonla öğretmenlerin, okul yöneticilerinin ve tüm vatandaşlara her yerden her zaman okuma imkanının tanınacağını, görme engelli kişilerin de diledikleri gibi kitaplara ulaşabileceğini kaydetti.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Atalık tohumlar öğrencilerin elinde filizleniyor

Yayınlandı

Yazar :

Karabük

Karabük’te öğretmenlerinin yardımıyla bahçede kokusu ve aromasıyla dikkati çeken atalık tohumları eken öğrenciler, elde ettikleri yeni tohumları kargoyla çeşitli illerdeki okullara gönderiyor.

Şehit Şendoğan Topçu İlkokulu Sınıf Öğretmeni Halil Bulut, öğrencileriyle çeşitli ürünler ekti. Bu ürünleri gören Bulut’un bir arkadaşı, öğrencilerin kullanması için bahçe verdi. Bulut ile öğrencileri, tahsis edilen bahçeye kabak, bamya, fasulye, tere, nane, roka ve kavun gibi 15 çeşit tohum ekti.

Milli Eğitim Bakanlığı 2023 Eğitim Vizyonu kapsamında yapılan ekimlerde kullanılan ata tohumlarından yeni tohumlar elde edildi.

Hasadı öğrenciler tarafından gerçekleştirilen ürünlerin tohumları, 30 ildeki okullara gönderilmek üzere yine öğrenciler tarafından paketlendi.

Öğrencilerin her biri paketlere konulmak üzere birer de şiir yazdı.

“Tohumları ülke genelinde yaklaşık 30 okula göndereceğiz”

Sınıf öğretmeni Bulut, AA muhabirine, dört yıldır bu tür etkinlikler yaptıklarını, ekilen bütün ürünlerin atalık tohumlar olduğunu söyledi.

Bulut, atalık tohumları ekerek bu ürünlerin yok olmasının önüne geçmek istediklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Bunu öğrencilerimizle uygulamalı şekilde yaşatıyoruz. Elde ettiğimiz ürünlerin tohumlarını da paketledik. Bu tohumları ülke genelinde yaklaşık 30 okula göndereceğiz. Okullardaki öğretmen arkadaşlarımız da öğrencilerle bu tohumları uygulama bahçesine ekecekler. Ektikten sonra onlar da elde ettikleri tohumları Türkiye’nin değişik okullarına gönderecekler.”

Atalık tohumları gönderirken herhangi bir ücret almadıklarını dile getiren Bulut, işin tamamen gönüllülük esasına dayalı yapıldığını vurguladı.

Bulut, gönderdikleri okullarda gönüllü öğretmenlerin bu işi üstlendiğini ifade ederek, “Onların da uygulama bahçeleri var. Atalık tohumları bahçelerde ekecekler ve elde ettikleri tohumları başka okullara gönderecekler. Bu yolla atalık tohumlarımıza sahip çıkıyoruz. Çocuklarımıza doğal beslenmenin ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalışıyoruz.” diye konuştu.

Öğrencilerden Buğlem Ekmekci de atalık tohumları öğretmenleriyle yetiştirdiklerini ve çeşitli okullara göndereceklerini anlattı.

Okul Aile Birliği Başkanı Aynur Düz de birinci sınıftan bu yana atalık tohumları öğretmenleriyle bahçelerine ektiklerini söyledi.

Bahçede fideleri büyüttüklerini belirten Düz, “Yazın muhteşem bir sonuç aldık. Amacımız çocuklarımızın organik ürünlerle beslenmesine destek olabilmektir. Hedefimiz Türkiye’deki bütün çocukların GDO’lu değil de atalık tohumlarla beslenmesini sağlamaktır. Bu nedenle 30 ilimize bu tohumları ücretsiz gönderiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Öğretmen ve öğrencilere su okuryazarlığı eğitimi

Yayınlandı

Yazar :

Rize

Rize’de Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi tarafından yürütülen “ProjectWET Etkinlikleriyle Öğretmenlere Su Okuryazarlığı Eğitimi” projesi ile öğretmen ve eğitim fakültesi öğrencilerinin su kullanımı ve sorunlarına yönelik farkındalığının artırılması hedefleniyor.

Proje Sorumlusu Doktor Öğretim Üyesi Nazihan Ursavaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, su okuryazarlığının, bireylerin su ile ilgili bilgileri disiplinler arası bir yaklaşımla benimseyip, günlük yaşantıda su ile ilgili karşılaşılan problemlere çözüm üretmede kullanılan bir kavram olduğunu söyledi.

Yeni bir kavram olan su okuryazarlığının, çevre okuryazarlığı kavramı altında tanımlandığını belirten Ursavaş, “Su, başlı başına her bilim alanına hitap eden, canlıların temel yaşam kaynağıdır. Artan nüfus ve çevre kirliliği nedeniyle sularımızın tehlike altında olduğunu biliyoruz. Artan nüfusla birlikte kişi başına düşen su miktarı giderek azalıyor ve biz suyu kirleterek bu olumsuz etkiyi hızlandırıyoruz.” dedi.

Ursavaş, bu nedenle yetişen neslin suyun neden hayat için bu kadar önemli olduğunu bilinmesi amacıyla yaklaşık 4 yıl önce su kullanımı ve sorunlarına yönelik farkındalığı artırmak için çalışma başlattıklarını aktardı.

Çalışma kapsamında ilk etapta, üniversitenin Çayeli Kampüsü’ndeki Eğitim Fakültesinde öğretmen adayı 24 öğrenciyi eğittiklerini ifade eden Ursavaş, ardından bu bilgilerin daha fazla kitleye ulaşması için öğretmenleri bilgilendirmeye karar verdiklerini vurguladı.

Ursavaş, bu fikirden yola çıkarak hazırladıkları ve TÜBİTAK’ın da “4005 Bilim ve Toplum Yenilikçi Eğitim Uygulamaları Destekleme Programı” kapsamında desteklediği “ProjectWET Etkinlikleriyle Öğretmenlere Su Okuryazarlığı Eğitimi” projesini hayata geçirdiklerini dile getirdi.

Proje çerçevesinde iki yıl içinde Türkiye’nin çeşitli illerinde görev yapan 52 fen ve biyoloji öğretmenine 7 konuyu temel alan bir haftalık eğitimler verdiklerine işaret eden Ursavaş, onların da burada edindikleri bilgileri okullarındaki öğrencilere aktardıklarının altını çizdi.

Projeye ilk yıl katılan 24 öğretmen ile 2 bin öğrenciye ulaşıldı

Suyun her canlının yaşam kaynağı olduğunu vurgulayan Ursavaş, şöyle devam etti: 

“Suyu en iyi şekilde kullanacak, tasarrufunu bilecek nesiller yetiştirmeyi amaçlıyoruz. Projenin ilk yılında eğittiğimiz 24 öğretmen ile 2 bin öğrenciye ulaştık. İkinci yılda veriler tam olarak ulaşmasa da bu sayının çok arttığını biliyoruz. Su okur yazarlığı eğitimi ile suyu daha bilinçli kullanan nesiller yetiştirmeyi hedefliyoruz. Gelecek yıl için en az 60 öğretmen adayının eğitimi için gerekli planlamamızı yaptık. Bunlar sahaya çıktığında pek çok öğrenciye ışık olacaklar.”

Ursavaş, Dr. Ayşe Aytar ile Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğrencilerine su okuryazarlığı eğitimlerini vermeyi sürdürdüklerini sözlerine ekledi.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Öğrenciler ev ortamına dönüştürülen sınıfta ders yapıp velileriyle kitap okuyor

Yayınlandı

Yazar :

Kırıkkale

Kırıkkale‘deki bir ilkokulda, ev ortamına dönüştürülen sınıfta ders işleyen öğrenciler, velileriyle kitap okuyor.

Hasan Ali Yücel İlkokulu 3. sınıf öğretmeni Emre Delice, ilk olarak “Sınıfım evim gibi projesi” kapsamında sınıfını ev ortamına dönüştürerek, öğrencilerin sınıfta daha rahat hareket edebilmelerini sağladı. Öğrenciler okula geldiklerinde sınıflarına ayakkabılarını çıkararak giriyor ve bu sayede ev ortamında derslerini işliyor.

Aynı zamanda her hafta salı günleri öğleden sonra öğrenci ve velilerin birlikte kitap okumasını sağlayan Delice, ailelerin çocuklarına rol model olmalarını amaçlıyor.

Emre Delice, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukların kitap okumayı sevdiğini ancak eve gittiklerinde onlara rol model olacak velilerin de önem taşıdığını söyledi.

Bu konuda velilerle toplantı yaptıklarını dile getiren Delice, “Toplantının ardından hep birlikte okuyalım, çocuklarımız da velilerinden örnek alsınlar diye düşündük. Velilerimiz de bunu kabul etti. Her hafta salı günü son iki saat sınıfımızda toplanıyoruz ve kitap okuyoruz. Velilerimiz okudukları kitapları burada anlatıyor. Sınıfımızda kitap köşemiz var, velilerimiz her hafta seçtikleri romanı okuyor. Daha sonra okuduğumuz kitapları tahlil ediyoruz. Tartışıyorlar, çıkardıkları dersi anlatıyorlar.” diye konuştu.

Delice, ailesinin kitap okuduğunu gören öğrencilerin de daha şevkle bu alana yöneldiğini ifade etti.

Evde anne ve baba televizyon karşısında olduğu zaman çocuğun da haliyle bunu yaptığına dikkati çeken Delice, sınıfı da ev ortamına dönüştürdüklerini, bunu yıllar önce Manisa’da bir arkadaşında gördüğünü anlattı.

Okul idaresinin de yardımıyla sınıfı ev ortamı şeklinde hazırladıklarını belirten Delice, şöyle devam etti:

“İmkanlarımız doğrultusunda güzel bir proje ortaya koyduk. Projemize de ‘Sınıfım evim gibi’ ismini verdik. Çocuklarımız okula geldiklerinde ayakkabılarını çıkarıyorlar ve sınıfa girerken terliklerini giyiyorlar. Kendilerini ev ortamında hissediyorlar ve çok rahat oluyorlar. Şimdi çocuklarımız halıların üzerinde rahatça oyun oynayabiliyor. Velilerimiz de temizlik konusunda yardımcı oluyor. Çalışmalardaki amacımız, iyi bir veli ve rol model olmak, bu sayede okur yazar oranının artması. Bunu gören öğrencinin de okumaya teşvik edilmesi. Amacımız, tamamen bilinçli bir toplum oluşmasını sağlamak. Velilerin, televizyon kanallarındaki boş dizileri izlemek yerine verimli olabilecekleri konuları öğrenmeleri ve daha fazla bilgi edinmelerini istiyoruz.”

Velilerden Vildan Baygül, “Çok güzel bir etkinlik. Daha önce bu kadar kitap okumuyorduk. Şimdi öğretmenimizin başlattığı çalışmayla çocuklarımızla birlikte kitap okuyoruz. Okuduğumuzu öğretmenimize anlatıyoruz. Güzel bir şey.” dedi.

Rabia Tanrıverdi de öncelikle bu çalışmayla kendine zaman ayırdığını, salı günleri öğleden sonra okula gelerek çocuğuyla birlikte kitap okuduğunu anlattı.

Öğrencilerden Ayşe Ecrin Güzel ise “Projeden çok memnunuz. Annem geliyor, burada kitap okuyoruz. Sonra okuduklarımızı anlatıyoruz. Sınıfımıza da ayakkabılarımızı çıkarıp giriyoruz. Ayakkabıyla girince rahat olmuyor, yere oturamıyoruz. Böyle çok rahat oluyor. Bunu başka sınıflar da yapabilir.” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam