İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Öğretmen adayları otizmli öğrencilerle aynı projede buluştu

Yayınlandı

Trabzon

İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Anadolu Vakfı ortaklığında yürütülen “Eğitimin Yıldızları – Her Okulun Bir Projesi Olsun (HOPO)” programı kapsamında, Trabzon Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu Gazipaşa Eğitim Uygulama Kurs Merkezi tarafından hazırlanan “Fark Yarat, Farkı Otizmli İle Yaşa” projesiyle otizmli öğrenciler, resim yeteneklerini sergiliyorlar.

Trabzon Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ve Ortahisar Belediyesi tarafından da desteklenen proje kapsamında otizmli öğrenciler, üniversitenin resim atölyelerinde hem okul öğretmenleri hem de gönüllü üniversite öğrencileri eşliğinde resim eğitimi alıyorlar.

Kurs merkezinin özel eğitim sınıfı öğretmeni ve proje koordinatörü Sibel Kadıoğlu Tüzüner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukların gelişimine katkı sunmayı ve iletişimlerini daha aktif hale getirebilmeyi hedeflediklerini söyledi.

Tüzüner, projeyi Güzel Sanatlar Fakültesindeki atölyelerde orta düzeyde otizmli çocuklarla birlikte sürdürdüklerini ifade etti.

“Üniversite, çocuklarımızı çok güzel sahiplendi”

Üniversitenin gönüllü öğrencilerinin de projeye destek verdiğini ifade eden Tüzüner, şunları kaydetti:

“10 otizmli öğrencimiz ve her birinin sorumlu hocasıyla birlikte projeye başladık. Her öğrencimizin başında, fakültenin farklı bölümlerinden öğrenciler de destek oluyor. Üniversite, çocuklarımızı çok güzel sahiplendi. Çeşitli eserler ortaya çıktı. Türk Kızılay da öğrencilerin eğitiminde kullanılan malzemeleri karşıladı. Amacımız, orta düzeydeki otizmli çocuklarımızın destek verildiğinde neler yapabildiklerini göstermek.”

Tüzüner, projeyle birlikte çocukların akranlarıyla iletişimlerini kuvvetlendirmek ve sosyalleşmesini sağlamayı hedeflediklerini vurgulayarak, projeye destek veren gönüllü öğretmen adaylarına da otizmli öğrencileri tanıtmak ve onlar hakkında bilgi sahibi olmalarına yardımcı olmaya çalıştıklarını kaydetti.

Üniversiteye gelerek, öğrencilerin rengarenk boyalarla farklı eserler çıkartmalarının onları mutlu ettiğini anlatan Tüzüner, “Velilerimiz ve öğrencilerimiz bu durumdan çok memnun. Çocuklar, neşeyle geliyorlar. Renklerin büyüsüne kapılarak, güzel eserler çıkarıyorlar. Yıl sonu açacağımız sergiye tüm Trabzon halkını da şimdiden davet ediyoruz. Ayrıca Trabzon Üniversitesi Rektörlüğüne, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanlığına, hocalarımıza ve öğrencilerimize desteklerinden dolayı teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.

“Bu projeyle birlikte çocuklarımıza kucak açtık”

Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Hülya Saylam da farkındalık yaratmak adına meslektaşı Kenan Demir ile birlikte çok önemli bir görev ve misyon üstlendiklerini dile getirerek, “Çocuklarımız hayatın içinde. Biz de üniversite olarak bu projeyle birlikte çocuklarımıza kucak açtık. Öğretmen ve öğrencilerimizin gönülden destek vermesi, bizi ayrıca mutlu ediyor.” dedi.

Saylam, kendisinin de özel bir çocuğu olduğunu belirterek, “Öğrencilerimiz de bu konuda çok duyarlı davrandı. Topluma hizmet dersimiz kapsamında, gruplar halinde öğrencilerimizle zaman zaman bu tür projelere destek veriyoruz. Projeyi ilk anlattığımızda çok sayıda öğrencimiz gönüllü olmak istedi. Ayrıca proje kapsamında, mezunlarımız ve şu anda eğitim verdiğimiz öğrencilerimizle buluştuk.” diye konuştu.

“Projede yer aldığım için kendimle gurur duyuyorum”

Projeye gönüllü olarak destek veren öğretmen adaylarından Sait Hüseyin ise otizmli öğrencilerin yeteneklerini keşfetmelerini sağlamaya çalıştıklarını kaydederek, “Elimizden geldiği kadar otizmli arkadaşlarımızın yanında bulunmaya çalışıyoruz. Projede yer aldığım için kendimle gurur duyuyorum. Onlarla çalışırken eğleniyoruz. Özel arkadaşlarımızın renk dünyasını tuvale aktarıyoruz.” ifadelerini kullandı.

3. sınıf öğrencisi Hüseyin Erbalı ise projenin çok etkili ve verimli olduğuna dikkati çekerek, hem kendilerinin hem de otizmli öğrencilerin etkinlikle mutlu olduklarını söyledi.

Öğrencilerin, otizmli olmalarına rağmen çoğu insandan daha yetenekli olduğuna vurgu yapan öğrenci Fatma Güley de, “Gönüllü olarak projeye katıldım. Öğrenciler çok yetenekliler, onlarla olmak mutluluk veriyor, keyif alıyoruz. Çocuklar ayrıntılara çok önem veriyorlar. Renkleri çok iyi tanıyorlar.” şeklinde konuştu.

Öte yandan eğitim sırasında atölyeyi ziyaret eden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Atilla Çimer de otizmli öğrencilerin yaptıkları eserleri inceleyerek, ailelerle görüştü.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Okul kantinlerinin 19 Ekimden itibaren açılmasına karar verildi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk imzasıyla illere gönderilen yazıda, 21 Eylül’de okul öncesi eğitimle ilkokul 1. sınıflarda yüz yüze eğitime başlandığı anımsatılarak, ilkokul kademesinin diğer sınıfları ile 8. ve 12. sınıflarda ise 12 Ekim’de yüz yüze eğitime geçildiği belirtildi.

Okul kantinlerinin 13 Mart 2020’den bu yana kapalı olduğunun hatırlatıldığı yazıda, şunlar kaydedildi:

“Bu süreçte kantin işleticilerinin gelir getirici herhangi bir faaliyette bulunmadıkları göz önünde bulundurularak Bakanlığımıza bağlı resmi okul ve kurumlarda bulunan kantin vb. yerlerin 19 Ekim’de açılmasına karar verilmiştir.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

YÖK Başkanı Saraç: Açık erişimin önemi, salgın döneminde belirgin olarak ortaya çıktı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, “Yeni YÖK”ün öncelikleri arasında yer alan “açık erişim”in öneminin küresel salgın döneminde daha da belirginleştiğini kaydetti.

Saraç, Twitter hesabından Uluslararası Açık Erişim Haftası‘na ilişkin yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:

“Yeni YÖK olarak önceliklerimiz arasında yer alan açık erişimin önemi içinde bulunduğumuz küresel salgın döneminde daha da belirgin olarak ortaya çıkmıştır. Bu yıl teması Yapısal Eşitlik ve Kapsayıcılık İnşa Etmek Amacıyla Açık Erişim olarak belirlenen Uluslararası Açık Erişim Haftası’nı kutluyorum.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

MEBden okul yöneticilerine uzaktan eğitim tasarım ve yönetim eğitimi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığınca(MEB), okul yöneticilerinin uzaktan eğitim süreçlerindeki tasarım ve yönetim becerilerinin geliştirilmesi amacıyla UNICEF iş birliğinde hazırlanan “Okul Yöneticilerinin Kapsayıcı Eğitim Bağlamında Uzaktan Eğitim, Tasarım ve Yönetim Becerilerinin Geliştirilmesi” uluslararası akredite sertifikalı mesleki gelişim programının tanıtımını, MEB Başöğretmen Salonu’nda düzenlenen törende yaptı. 

Okul yöneticilerinin eğitiminin son derece kritik olduğunu ifade eden Selçuk, “Okullarımızın rengi, neşesi, niteliği doğrudan doğruya okul müdürlerimizin yetkinliği ve motivasyonu ile ilgili bir konu. Yapılan bu çalışma aslında tarihi olarak büyük bir değer taşıyor. Okul müdürlerimiz, okuldaki ilişkiler ağının okulun içinde olagelen iletişimin büyük ölçüde mimarlarıdır. O nedenle bu mimariyi kurarken çok daha nitelikli olarak kurma konusunda desteğimizle her zaman yanlarındayız.” değerlendirmesini yaptı.

Her neslin kendi zamanıyla kendi çağıyla geldiğini ve o nesillere ayak uydurabilmek için okul müdürleri ve öğretmenlerin sürekli kendilerini yenilemeleri gerektiğine işaret eden Selçuk, “Aslında siz okulun liderliğini yürütürken büyük bir değişimi ve dönüşümü de yönetiyorsunuz ve sizin bu yönetiminiz, okulun ne kadar yol alacağını, öğretmenlerin ve öğrencilerin kurumda ne kadar mutlu olacağını, nasıl akışkan bir süreç yaşayacağını doğrudan doğruya etkiliyor. Ama bunun tam tersi olursa eğer ‘Başımıza iş açmayalım hocam’, ya da öğrenciler için “Durun durduğunuz yerde çocuğum’ gibi ifadeler olursa o zaman da sistemin tıkandığını rahatlıkla görürüz. Bizim güzel işlerimiz olsun, çocuklarımız durmasınlar, yürüsünler, öğretmenler ve öğrencilerimiz okul yöneticilerinin açtığı yolda hızla ilerlesinler.” diye konuştu.

Okul müdürlerinin çok fazla bürokratik işlerinin olduğunu, lojistik işlerle uğraştıklarını vurgulayan Selçuk bütün çabalarının bu yükün azaltılması ve okul müdürlerinin gerçekten eğitimle uğraşmaları konusunda fırsat bulmaları için olduğunu dile getirdi.

Yöneticilerin eğitim ekosistemini geliştirebilmeleri için her türlü tedbiri aldıklarının altını çizen Selçuk, “Onların gelişimi, onların mutluluğu okulun mutluluğu, yani öğretmenin ve çocuğun mutluluğu demek. Biz ne kadar iyi bir teşkilata sahip olursak ne kadar iyi müfredata sahip olursak olalım iyi bir eğitim kadrosuna sahip olmazsak bunlar çok da anlamlı olmayacaktır. Bakanlık olarak biz her zaman okul yöneticilerimizin, müdürlerimizin, müdür yardımcılarımızın yanında olacağız ve onları destekleyeceğiz. Bunun için de çok yeni çalışmaların peşindeyiz.” ifadelerini kullandı.

“Elinde sanki bir sihirli değnek varmış gibi”

Bakan Selçuk, UNICEF’le iş birliği içinde uzaktan eğitim sürecinde dijital materyallerin geliştirilmesi, salgın döneminde okul güvenliğinin sağlanması, sosyal duygusal becerilerin geliştirilmesi, teknoloji liderliği, proje tasarımı, kriz ve kriz yönetimi gibi pek çok kitabın hazırlandığını belirterek, şöyle devam etti:

“Bütün bunlar bizim ortak bir dilimizin gelişmesine hizmet edecek, bütün bunlar bizim eğitimin kalitesinin artırma noktasında kavramlarımızı ve terimlerimizi geliştirmemize hizmet edecek. Okul yöneticilerinin uzaktan eğitim süreçlerinde tasarım ve yönetim becerilerinin geliştirilmesi programına yaklaşık 50 bin civarında okul yöneticimiz katıldı. Bunun sayısı artacak ve bu eğitimlerin hazırlanan kitapları çerçevesinde, eğitim yazılımları çerçevesinde devam etmesi söz konusu olacak.

Bir okul müdürü gerçekten yetkinliği ile, motivasyonu ile harekete geçtiğinde ‘Bu okul gerçekten o okul mu’ sorusunu sordurabiliyor. Yani elinde sanki bir sihirli değnek varmış gibi bir okulun çehresini değiştirme, okul-çevre ilişkilerini güzelleştirme, öğretmenin mutluluğunu, öğrencilerin öğrenme sorumluluğunu yükseltme gibi konularında son derece başarılı işler yapabiliyorlar. Biz Bakanlık olarak üzerimize düşeni yaparsak biliyoruz ki okul müdürlerimiz de yapacak. Bugünkü çalışma da bu fikrin bir sonucu ve bizim yöneticilerimizle yazamayacağımız başarı hikayesi yok, buna gönülden inanıyoruz.”

“Salgın dönemi bizim için aslında eğitimin bir fırsatı da oldu”

Ziya Selçuk, Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürlüğü ve UNICEF iş birliğinde öğretmenlerle ilgili daha önce pek çok çalışma yürütüldüğünü hatırlatarak, salgın döneminin eğitim yöneticilerine, okulların kültürünü, atmosferini dönüştürmek, okulları “Barış yuvası”na dönüştürmek açısından fırsat sunduğunu bildirdi.

Çalışmada emeği geçenlere, UNICEF’e ve okul yöneticilerine teşekkür eden Selçuk, “Bu tür çalışmaların damlaya damlaya belirli bir suyun iz bırakması gibi kısa ve orta vadede sistemde çok büyük bir davranışsal değişime de hizmet edecek. O yüzden bu tür işleri çok çok önemsiyorum.” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Selçuk daha sonra, Okul Yöneticilerinin Kapsayıcı Eğitim Bağlamında Uzaktan Eğitim, Tasarım ve Yönetim Becerilerinin Geliştirilmesi programına katılan okul yöneticilerine dijital sertifikalarını yapılan canlı bağlantılarla takdim etti.

“Türkiye’nin en büyük okul yöneticisi mesleki gelişim programını yürüttük”

MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı ise 2023 Eğitim Vizyonu’nda okul yöneticiliğinin ve mesleki gelişimin önemine vurgu yapıldığını hatırlatarak, Bakanlık olarak bu amaçla pek çok program geliştirdiklerini anlattı.

UNICIEF’le ortaklaşa yürütülen yüz yüze mesleki gelişim programına geçen yıl 11 bin okul yöneticisinin katıldığını aktaran Boyacı, “Çalışma, Türkiye’nin en büyük okul yöneticisi mesleki gelişim programı oldu.” dedi.

Projeyle, meslektaşların tecrübelerini birbirleriyle paylaştığı yeni bir çerçeve sunulduğunu anlatan Boyacı, ikinci grup eğitimlerinde ise Kovid-19 sürecinde okul yöneticilerinin idari, teknik, iletişim konularını ele aldıklarını aktardı.

Şu ana kadar 40 bin okul yöneticisinin bu eğitimleri aldığını ve bu yılın sonuna kadar 200 bin yöneticinin eğitimleri alacağını belirten Boyacı, “Bundan sonraki süreçte okul yöneticilerimize yönelik projelerimizi derinleştirerek artırmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Okumaya Devam
Advertisement