İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Öğrenciler izcilik kampında kış şartlarında yaşamayı öğreniyor

Yayınlandı

BOLU

Yarıyıl tatilinde, Türkiye İzcilik Federasyonunun (TİF), Bolu Aladağ’da bulunan kamp ve eğitim merkezinde düzenlenen “İleri Düzey Kış İzci Kampı”na katılan öğrenciler, zorlu kış şartlarında hayatta kalmayı öğreniyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve TİF iş birliğinde Bolu Aladağ’daki Tevfik Rüştü Günday Kamp ve Eğitim Merkezinde Kış Milli ve Mahalli Kampları kapsamında düzenlenen kampa, Türkiye’nin farklı yerlerinden öğrenciler katıldı.

Öğrenciler kamp kapsamında, kızak, kayak, ilk yardım, karda çadır kurma ile çadırda kalma, kar mağarası yapımı ve kullanma, dağcılık, ateş çeşitlerini öğrenme, ateş yakma, beslenme, yaşam, soba yakma, odun kırma, balta ve bıçak kullanımı, karda iz takibi ve yön bulma gibi eğitimler aldı.

Yaz mevsiminde düzenlenen izcilik kamplarının tamamlayıcısı niteliğindeki kış kamplarına yoğun ilgi gösteren öğrencilerin buradan, hayatlarında önemli bir yere sahip olacak birtakım temel yaşam ve doğada ayakta kalabilme bilgilerini alarak ayrılmaları hedefleniyor.

TİF Başkanı Hasan Subaşı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’nin değişik illerinden gelen izcilerin burada kış kampı yaptığını ifade etti.

TİF tarafından yapılan kampların tüm altyapısının ve ihtiyaçlarının İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılandığını aktaran Subaşı, şöyle konuştu:

“Belediyemizin katkılarıyla burada 3 hafta boyunca değişik gruplar birer hafta kamp yapacaklar. İlk 2 hafta Türkiye’nin değişik yerlerinden gelen izcilerimiz faydalanacaklar. Üçüncü hafta ise Türkiye’deki Suriyeli, Filistinli ve Mısırlı mülteci izcilerimizin kampları olacak.”

Kamplara her dönem 700-750 izcinin katılacağına değinerek, birçok çocuğun ilk defa kar gördüğünü aktaran Subaşı, çocukların kış şartlarında hayatlarını sürdürmeyi öğrendiklerini dile getirdi:

Subaşı, “Buz kırılır da suya düşerse nasıl kurtulur, buz kazmasını nasıl kullanacaklar, buza düşeni nasıl kurtaracak? Bütün bu eğitimleri de aynı zamanda alıyorlar.” dedi.

Bolu Aladağ’da düzenlenen bu kampın çok zorlu olduğuna dikkati çeken Subaşı, sözlerini, “Öğrencilerimiz, buradaki her ihtiyaçlarını kendileri sağlıyorlar. Kendileri çadırlarını kuruyorlar. Muhafazalarını kendileri yapıyorlar. Yemeklerini hep beraber yiyorlar ve çok disiplinli bir eğitim görüyorlar.” diye tamamladı.

Kampa Kayseri’den katılan Zeynep Erkin, kampın çok güzel başladığını belirterek, “Kayseri’de kar var ama bu kadar değil. Kampı seviyoruz. Hepimiz çok heyecanlıyız. Arkadaşlarımızla kaynaşma içindeyiz. Bütün izcilerle burada güzel vakit geçiriyoruz. Faaliyet olarak yürüyüşler yapıyoruz. İzciliğe özel faaliyetler var onları yapıyoruz.” dedi. 

Bu arada, kamp alanı ve izcilerin eğitimi drone ile havadan görüntülendi.

Muhabir: Zafer Göder


Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Öğretmenlerin alan değişikliği atama takvimi açıklandı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Personel Genel Müdürlüğünün internet sitesinden yayımlanan takvime göre, öğretmen adaylarının ön başvuruları 9-13 Aralık’ta alınacak. Bu sürede, ön başvurular incelenerek eğitim kurumu, ilçe ve il milli eğitim müdürlüklerince onaylanacak veya reddedilecek.

Adayların tercih başvuruları, 23-26 Aralık’ta alınacak. Tercih başvurularının eğitim kurumu müdürlüklerince onaylanmasının ardından atamalar, 31 Aralık’ta gerçekleştirilecek.

Görevden ayrılma ve göreve başlama işlemleri ise 17 Ocak-3 Şubat 2020’de yapılacak.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Hedefimiz tüm öğretmenlerimize otizm farkındalığı eğitimi vermek

Yayınlandı

Yazar :

Konya

Milli Eğitim Bakanı (MEB) Ziya Selçuk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın katılımıyla, Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Beslenmenin Otizm Üzerine Etkileri Projesi Tanıtım Toplantısı”nda yaptığı konuşmada, beslenmenin otizm üzerine etkileri konusunda kamuoyunda ve eğitim camiasında farkındalık geliştirmeyi amaçladıklarını söyledi.

Otizm konusunda farkındalığın her geçen gün arttığını ve toplumun da bu konudaki beklentilerinin yükseldiğini belirten Selçuk, şunları söyledi:

“Özel eğitim ihtiyacı olan çocuklarımızı bireysel farklılıklarına göre geliştirmek ve onları her alanda destekleyerek tüm çocuklarımızın bütünleştiği bir eğitim sistemi inşa etmek öncelikli gayemizdir. Bu doğrultuda, kendine her alanda yetebilen, bağımsız, üretken ve mutlu bireyler olabilmeleri yolunda otizmi olan çocuklarımızın yaşamlarını daha kolay hale getirebilmek ve onlara daha nitelikli bir eğitim sunabilmek çok önemsediğimiz bir husus. Bu sebeple sayın Hanımefendinin himayelerinde Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığı ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın ortak girişimleriyle ‘Beslenmenin Otizm Spektrum Bozukluğu Üzerine Etkileri’ konusunda bir çalışmada bulunuyoruz. Bu hususta dünyada da çok önemli bir dönemden geçiyoruz. Otizm spektrum bozukluğunun tanılanması, tedavisi ve bu konuda yapılan akademik çalışmaların yönü hususu son derece tartışmalı bir şekilde devam ediyor. Dünyadaki bütün birikimi paylaşmak, katkı sağlamak ve bu birikimi ülkemize taşımak anlamındaki çabalarımızın da hızlandığı bir dönemdeyiz.”

Beslenmenin otizme etkisi üzerine Ankara, Konya, İstanbul ve İzmir’de pilot çalışmalara başladıklarını anlatan Selçuk, “Söz konusu projeyi Selçuklu Otizmli Bireyler Eğitim Vakfı (SOBE), İzmir Anadolu Otizm Vakfı ve Tohum Otizm Vakfı iş birliğinde yürütüyoruz. Bu projeyle otizmi olan çocuklarımızın yaşadıkları en belirgin sorunlardan biri olan beslenme problemleri hakkında, toplumun tüm kesimlerinde farkındalık geliştirmeyi, öğretmenler, aileler, hekimler ve diyetisyenlere yol göstererek, otizmli bireylere eğitim sunulan merkezlerde eğitim alan çocuklarımızın öğrenme kapasitelerinin artırılmasına yönelik bir program geliştirmeyi de hedefliyoruz. Beslenme bunun çok önemli bir yönü ama evde, okulda, sokakta, sosyal medya ortamında çocuğun hayat sahnesinin her boyutuyla ilgilenmemiz gerekiyor.” diye konuştu.

Selçuk, otizm spektrum bozukluğu tanısının alımını takiben yaşanan sağlık problemlerinden biri olan beslenme bozuklukları konusunda bilimsel literatür ve uygulamaları değerlendirdiklerini dile getirdi.

Bakanlık olarak gerekli değerlendirmelerin ardından kapsamlı çalışmalara da başladıklarını anlatan Selçuk, şöyle devam etti:

“Milli Eğitim Bakanlığı olarak otizmi olan çocuklarımızın ailelerine ve bu çocuklarımızın eğitiminde görev alan öğretmenlerimize yönelik otizm ve beslenme konulu iki ayrı rehber hazırladık. Söz konusu rehberler otizmi olan çocuklarımızın beslenme süreçlerinde aile ve öğretmenlerimize yol gösterici öneriler sunması açısından oldukça önemli bir rol üstleniyor. Türkiye genelinde yer alan 242 rehberlik ve araştırma merkezimize, hazırladığımız rehberlerin dağıtımını yaptık ve bu merkezlerimiz aracılığıyla otizm ve beslenme konusunda aile ve öğretmenlerimizi bilgilendirerek bu konudaki duyarlılığın gelişmesine katkı sağlamaya çaba gösteriyoruz.”

“Özel eğitim öğretmenlerimize eğitici eğitimleri vermeye devam ediyoruz”

Bakan Selçuk, öğretmen eğitimleri kapsamında da otizmi olan bireylerin tanılama ve eğitim süreçlerinde karşılaşılan problemlerin çözümüne yönelik etkinliklerin ve otizmi olan bireylerde beslenme konusuna dair yol gösterici önerilerin yer aldığı “Özel Eğitim Öğretmenleri Otizm Spektrum Bozukluğu Mesleki Gelişim Programı”nı hazırladıklarını vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Özel eğitim öğretmenlerimize eğitici eğitimleri vermeye devam ediyoruz. Ayrıca ‘Özel Eğitim Alanında Destek Eğitim Verecek Uzman Öğretici Yetiştirme Kursu’ eğitim programına, otizmi olan bireylerde beslenme modülünü ekleyerek özel öğretim kurumlarında görev yapan 300 öğretmenin de yüz yüze eğitimlerini tamamlanmış bulunuyor. Ayrıca, otizmi olan bireylerin beslenmeleri konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla öncelikli olarak tüm özel eğitim, rehberlik, okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin katılımına yönelik ‘uzaktan eğitim mesleki gelişim sertifika programı’ hazırlanması konusunda çalışmalarımız devam ediyor. Yani bundan sonraki hedefimiz, ülkemizde bulunan bu branşlardaki tüm öğretmenlerimize bu farkındalık eğitimlerini vermek. Yani sadece özel eğitim öğretmenlerimizin bu konuyla ilgili bir farkındalık geliştirmesi ve bazı içeriklere muhatap olması elbette yetmez. Tüm öğretmenlerimizin otizm konusundaki farkındalığını yükseltmek için büyük bir çalışmanın içerisinde bulunuyoruz.”

Sağlık Bakanlığınca, hekim ve diyetisyenler için beslenme ve otizme ilişkin öneriler sunan bir rehber hazırlandığı bilgisini veren Selçuk, bu rehberlerin toplumun tüm kesimlerine farkındalık kazandırmayı sağlama açısından önemli olduğuna işaret etti.

“Özel eğitim meslek okullarını 81 ilde yaygınlaştırıyor, etkinliğini ve verimliliğini artırıyoruz”

Özel eğitim alanında son dönemde çok sayıda çalışmaya imza attıklarını bildiren Selçuk, değerlendirmelerine şöyle devam etti:

“Uzun zamandır beklenen ‘Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği’ni yayınladık. Destek eğitim alan öğrencilerimizin hayatını kolaylaştıran birçok değişikliğin yanında evden çıkamayacak durumda olan bedensel engelli öğrencilere evde fizyoterapi imkanı getirdik. Rehberlik araştırma merkezlerimizi güçlendirdik. Özel eğitim ve rehberlik konularında, ailelere ücretsiz hizmet veren merkezlerin güçlenmesi, dezavantajlı öğrencilere sunulan hizmetlerin iyileştirilmesi için başlatılan RAMKEG Projesi de tamamlandı. Özel eğitim meslek okullarımızın sayısını artırıyoruz. Verimli çalışmalar yapılıyor ve çocuklarımız oralarda inanılmaz mutlu oluyorlar. Görme veya hafif düzeyde zihinsel yetersizliği bulunan öğrencilere mesleki eğitimin sunulduğu özel eğitim meslek okullarını 81 ilde yaygınlaştırıyor, etkinliğini ve verimliliğini artırıyoruz. Özel eğitim öğrencilerimiz için destek eğitim odaları tasarladık. Öğrenme güçlüğü olan öğrencilerimiz için destek eğitim odalarını, çocuklarımızın ihtiyacına göre eğitim materyalleri ve öğrenme alanlarıyla donattık.”

“Eğitim yolculuğunda, hiçbir çocuğumuz yalnız değildir”

Engelli bireylerin ve ailelerinin yaşamını kolaylaştırmak için ellerinden geleni yapmaya devam edeceklerini vurgulayan Selçuk, şunları kaydetti:

“Farklılıklarımız, eğitim dünyamızın zenginliğidir. Eğitim, birlikte, yan yana, iç içe ve kapsayıcı olunca anlam kazanıyor. Bütün çocuklarımızla daima bir arada olduğumuz eğitim yolculuğunda, hiçbir çocuğumuz yalnız değildir. Bugünkü tablo yalnız olmadıklarını net bir şekilde ifade ediyor. Eğer bu çalışmaları bir bürokratik vazife gibi yaparsak emin olun bu meselenin insani boyutunu ihmal etmiş oluruz. Bu bizim bürokratik bir vazifemiz değil, bu bizim günlük iş ve işlemlerimizden biri değil. Bu bizim hayata, insana, insanlığa, çocuklarımıza olan bir borcumuz. Bu meseleye böyle bakıyoruz. Bu anlamda da Milli Eğitim Bakanlığı ve UNİCEF iş birliği, Avrupa Birliği ve benzer kuruluşların finansal desteği ile engeli olan çocuklarımız için, ‘Kapsayıcı Erken Çocukluk Eğitimi Projesi’nin de uygulama süreci başlıyor. İnşallah verilen tüm emekler karşılığını bulur ve otizmi olan çocuklarımızın hayatlarına dokunmayı başarabiliriz.”

Programa, Bakan Selçuk ve Emine Erdoğan’ın yanı sıra AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Leyla Şahin Usta, Konya Valisi Cüneyit Orhan Toprak, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve çok sayıda davetli katıldı.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Kariyer planlamasını değiştirecek ismi duyulmamış meslekler

Yayınlandı

Yazar :

Bursa

Kariyer rehberlik uzmanı ve Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) İnegöl Meslek Yüksekokulu İşletme Yönetimi Bölümü Öğretim Görevlisi Tolga Bahadır Şimşek‘in yürütücülüğündeki proje, Bursa, Balıkesir, Ankara ve İstanbul’daki 200 okulda 3 bin öğrenciyle saha araştırması yapılarak tamamlandı.

Bilimsel çalışma sonucunda varılan bulgulara göre, en geç 50 yıl sonra uzay doktorluğu, hemşireliği ve turist rehberliği, hologram tasarımcılığı, soyu tükenmiş türler uzmanlığı, bilgi mühendisliği gibi meslekler icra edilecek.

Tolga Bahadır Şimşek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, proje kapsamında 3000 öğrencinin yanı sıra ailelerle de iletişim kurduklarını, seminer ve söyleşilerde bir araya geldiklerini söyledi.

“Revaçta olan mesleklerin yüzde 70’inin önemi büyük ölçüde azalacak”

Araştırmalarında ilginç sonuçlara ulaştıklarını belirten Şimşek, bu yıl ilkokula başlayan çocuklar üniversite çağına geldiğinde, şu anda yükseköğretimde revaçta olan bölüm ve mesleklerin yüzde 70’inin öneminin büyük ölçüde azalacağını öngördüklerini aktardı.

Gelecek yıllarda, ismi duyulmamış mesleklerin yapılacağını vurgulayan Şimşek, şöyle devam etti:

“Yeni nesil meslekler arasında medya okur yazarlığı, soyu tükenmiş türler uzmanı, kentsel güvenlik koordinatörü, beyin implant uzmanı, yeni medya uygulamaları ve sosyal medya uzmanlığı yer alacak. Sanal modelleme uzmanı, güneş enerjisi teknisyeni, uzay doktoru, uzay hemşiresi, uzay turist rehberi, hologram tasarımcısı gibi alanlar, bu zamana kadar hayalini bile kuramadığımız, anlamlandıramadığımız yeni kariyer yollarını açan dünyanın en yeni meslek söylemleri olacaktır.”

Türk eğitim sisteminde, kodlama ve robotik sistemlerle ilgili derslerin müfredata alındığını hatırlatan Şimşek, uzay bilimleri, astronomi, havacılık, performans ve bilgi gibi diğer alanların da okutulmaya başlanacağını dile getirdi.

Gelecekle ilgili hedef, meslek ve amaçların aynı düzlemde yer alması gerektiğini anlatan Şimşek, “Gelecek 50 yılda bu meslekleri Türkiye’ye entegre ederken, bir noktada da ülke anlamında bu sistemi geliştirebilir düzeye getirmeniz gerekiyor. Yani örneğin bugün genetikle ilgili olan çalışmalarda laboratuvar, klinik ve araştırma merkezleri gibi lojistik altyapıyı ortaya koyan merkezlerin ülkemizde var olması ve geliştirilmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Yapay zeka, bilişim sistemleri ve insansız üretim

Şimşek, bazı mesleklerin gelecek yıllarda önemlerini yitirerek, yerlerini yenilerinin alacağını bildirdi.

Bu öngörülerini örneklerle açıklayan Şimşek, şunları kaydetti:

“Şu anda makine, bilgisayar, endüstri mühendisliği gibi klasik tercih ettiğimiz, öğrencileri yönlendirdiğimiz bölümler artık tedavülden kalkacak. Daha spesifik şeyler konuşulacak. Yapay zeka, bilişim sistemleri ve insansız üretim gibi şeylerden söz edeceğiz. Ayrıca farklı ülkelerin eğitim sistemleriyle ilgili araştırmalarımız oldu. Şu anda Türkiye’de en fazla Finlandiya eğitim modeli konuşuluyor ama dünyada farklı ülkeleri de incelediğinizde özellikle Güney Kore, Singapur, Japonya ve Almanya gibi ülkelerin de eğitim sistemlerinin detaylı incelenmesini öneriyorum.”

Okumaya Devam