İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Gençlik ve Spor Bakanlığı 24 vakıf üniversitesiyle daha protokol imzaladı

Yayınlandı

Ankara

Gençlik ve Spor Bakanlığı Merkez Bina’da gerçekleştirilen imza törenine Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu ile Alanya Hamdullah Emin Paşa Üniversitesi, Ankara Medipol Üniversitesi, Antalya Akev Üniversitesi, Antalya Bilim Üniversitesi, Avrasya Üniversitesi, Beykoz Üniversitesi, Çağ Üniversitesi, Demiroğlu Bilim Üniversitesi, Doğuş Üniversitesi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi, Işık Üniversitesi, İstanbul Arel Üniversitesi, İstinye Üniversitesi, İbn Haldun Üniversitesi, İstanbul Kent Üniversitesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi, İzmir Tınaztepe Üniversitesi, Kapadokya Üniversitesi, KTO Karatay Üniversitesi, Nuh Naci Yazgan Üniversitesi, Nişantaşı Üniversitesi, Piri Reis Üniversitesi, Toros Üniversitesi ve Özyeğin Üniversitesi rektörleri, federasyon başkanları ve milli sporcular katıldı.

Bakan Kasapoğlu, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından yaptığı konuşmaya, yakın zamanda Türk sporu için çok sevindirici tarihi bir gelişme yaşandığını ve 28 vakıf üniversitesinin katılımıyla, “Vakıf Üniversitelerinden Türk Sporuna Yükseköğretimde Yüzde Yüz Destek” temalı bir mutabakat adımı atıldığını hatırlatarak, “Bu mutabakatla milli sporcularımızın, vakıf üniversitelerinde ücretsiz olarak eğitim görmelerinin önünü açtık. Bu adım sonrasında spor camiamızdan çok olumlu geri dönüşler aldık. Bugün 28 vakıf üniversitemize ek olarak, 24 vakıf üniversitemizle daha bu mutabakata imza atmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu gelişmeyle milli sporcularımız, toplamda 52 vakıf üniversitesinde ücretsiz olarak eğitim görme fırsatına kavuşmuş oluyor.” dedi.

Vakıf üniversitesini kazanan milli sporcuların bölüm farketmeksizin yüzde yüz burslu üniversite tahsilini sürdürebileceğine dikkati çeken Kasapoğlu, “Bu şekilde ailelerin ve sporcuların, okul mu, yoksa spora devam mı konusundaki tereddütlerini de büyük ölçüde bertaraf etmiş olacağız. Ve inşallah gelecekte bu örnek gençlerimizi hem profesyonel hayatlarında, hem de spor kariyerlerinde kazandıkları başarılarla çok daha önemli yerlerde göreceğiz. Mutabakatımız, milletimize, gençlerimize ve Türk sporuna hayırlı, uğurlu olsun.” diye konuştu.

Sporun, sadece sportif başarı ve fiziksel aktivite olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Kasapoğlu, şöyle devam etti:

“Bugün spor, aynı zamanda dünya ekonomisinin de sürdürülebilir niteliğe sahip bileşenlerinden biri. Sporu ele alırken, ülkemizin uluslararası platformlarda en iyi şekilde temsil edilmesinin yanında markalama, pazarlama ve turizm gibi parametreleri de hesaba katmak mecburiyetindeyiz. Spor politikalarımızın ana hedefi, sporumuzu federasyonlarıyla, kulüpleriyle, ligleriyle, müsabakalarıyla dünyanın en iyileriyle yarışır hale getirebilmektir. Bütün toplumlar için sportif başarılar ve bu başarıları gerçekleştiren sporcular, ülkeler için bir prestij kaynağıdır. Bu gerçek ışığında biz, sürdürülebilir bir sistem içerisinde nitelikli sporcular yetiştirmeyi hem bugüne, hem de geleceğe yönelik stratejik bir hamle olarak görüyoruz.”

“Sadece Yüksek öğretim seviyesinde değil”

Bakan Kasapoğlu, sporcuların eğitimlerine yönelik hayata geçirilen yeni uygulamaların sadece yükseköğretim seviyesinde olmadığını belirtti.

“Burs çalışmalarına yönelik olarak seviyeyi yükseköğretimden lise ve ortaokul seviyesine kadar indirmiş bulunuyoruz.” ifadesini kullanan Kasapoğlu, şunları söyledi:

“Özel öğretim kurumlarında, ortaokullarda ve liselerde, bundan sonra ulusal ve uluslararası düzeyde başarı ortaya koymuş sporcularımız da yüzde 3 ücretsiz eğitim kontenjanı içerisinde yer alacak. Değerlendirme kriterlerine göre sporcu, başarı ortaya koyduğu ulusal ve uluslararası müsabakalara göre ek puan alabilecek. Böylece, gelir seviyesi düşük aileler, sporda başarı potansiyeli olan çocuklarını bu sporlardan uzaklaştırmak yerine teşvik edecek. Bakanlığımız tarafından sağlanan bu önemli imkan da resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi.”

“Çalışmalarımız devam ediyor”

Sporcular lehine yeni avantajlar oluşturmak için çalışmaların devam ettiğini dile getiren Bakan Kasapoğlu, “Sporcularımıza ilave kontenjan sağlamak noktasında özel okul birliklerimizle, yetkililerle görüşmelerimiz devam ediyor. Böylelikle, her yıl yetenek taramasında başarılı olan 1000 sporcumuza, ortaokul ve lise seviyesindeki özel okullarda ücretsiz eğitim alma fırsatı getirmeyi hedefliyoruz.” diye konuştu.

Çift kariyer yapmak isteyen sporcu öğrencilerin eğitiminde ortaya çıkan zorlukları aşmak için sistem temelli düzenlemelerin yapılması gerektiğini belirten Kasapoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Çünkü sporcu öğrenciler kendilerine özgü ihtiyaçları olan, bu ihtiyaçlara yönelik politika geliştirilmesi gereken bir gruptur. Çift kariyer yapan sporcular, bir yandan antrenör ve spor yöneticilerinin programlarına, diğer yandan akademik takvime uymak için çabalıyor. Bu noktada okul-kulüp, antrenman, kamp ve müsabakalara katılma ile eğitim programları arasında uyumun sağlanması, bu noktada sporculara uygun çözümlerin geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Yükseköğretim Kurulu öncülüğünde ülkemiz üniversitelerinde de sporcu öğrencilere yönelik destekleyici bir eğitim süreci tasarlanması yönünde önemli adımlar atılıyor. Sporcu öğrencilerimizin her anlamda desteklenmesini Türk sporunun geleceği adına önemli bir strateji olarak gördüğümüzü bir kez daha belirtmek istiyorum.”

“Spor kültürünü yaygınlaştıracağız”

Gençleri dinleyen ve katılımları önemseyen bir bakanlık olduklarını ifade eden Kasapoğlu, “Attığımız bütün adımları öncelikle onların istek ve taleplerini dikkate alarak şekillendiriyoruz.” dedi.

Türkiye’de sporda hedeflerin belli olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, “Spor kültürünü yaygınlaştıracağız ve her yaştan, herkesin daha fazla spor yaptığı bir Türkiye hedefimize ulaşacağız.” ifadelerini kullandı.

Bu noktada önemli adımlar atıldığını, atmaya da devam edileceğini kaydeden Kasapoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

“Elit sporcu yetiştirmek ve uluslararası müsabakalarda ülkemizi en güçlü şekilde temsil etmek için bundan sonra önümüze çıkabilecek her engeli de aynı kararlılıkla aşacağız. 24 vakıf üniversitesiyle imzalanan ‘Yüzde Yüz Sporcu Bursu Mutabakatı’, sporumuz için attığımız tarihi adımlardan biridir. Ben bu vesileyle, bugün bizlerle beraber olan 24 vakıf üniversitemize, desteklerini esirgemeyen rektörlerimize bir kere daha huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum. Mutabakat metnimiz bir kez daha Türk sporu için, gençlerimiz için, milletimiz için hayırlı, uğurlu olsun.”

Bakan Kasapoğlu, konuşmasının ardından üniversite rektörleriyle ayrı ayrı protokolü imzaladı. Kasapoğlu, imzaların ardından törene katılan rektörler, federasyon başkanları ve milli sporcularla fotoğraf çektirdi.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Okulların 2021 yılı pansiyon ücretleri belirlendi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

AA muhabirinin 2021 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi verilerinden yaptığı derlemeye göre, pansiyon ücretleri ilköğretim kurumları ve ortaöğretim okullarında gelecek yıl yüzde 9,8 artışla 4 bin 20 liraya yükselecek.

Mesleki-teknik okul ve kurumlar ile 3308 sayılı Kanun kapsamında olan okulların da pansiyon ücretleri yüzde 9,9 artacak ve 4 bin 520 liraya çıkacak.

2021 bütçe teklifiyle belirlenen pansiyon ücretleri ve bu yıla göre artış oranları şöyle:

Okul türleri ve kademesi

2020 (TL-Ücret)

2021 (TL-Ücret)

Artış Oranı (Yüzde)

İlköğretim Kurumları

(İlkokul, ortaokul, yatılı ortaokullar, imam hatip okulları ile özel eğitim okulları)

3.660

4.020

9,8

Ortaöğretim Okulları

(Genel ve mesleki teknik liseler ile imam hatip liseleri)

3.6604.0209,8
Mesleki ve Teknik Eğitim Okul ve Kurumları

(3308 sayılı Kanun kapsamındaki okullar)

4.1104.520

9,9

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Üniversite öğrencileri YÖK Sanal Laboratuvarı ile deney imkanına kavuşuyor

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, YÖK Sanal Laboratuvar uygulamasının 26 Ekim 2020’den itibaren ilk aşamada Dijital Dönüşüm Projesi’nde yer alan 18 üniversitenin fen ve mühendislik fakülteleri ile meslek yüksek okullarının çeşitli programlarında öğrenim gören yaklaşık 15 bin dolayındaki öğrencinin hizmetine sunulacağını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından, 2020-2021 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni’nde ilk kez kamuoyu ile paylaşılan YÖK Sanal Laboratuvar Projesi, YÖK Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıda tanıtıldı.

YÖK Başkanı Saraç’ın başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya, proje kapsamındaki 18 üniversitenin rektörü katıldı.

Saraç, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, YÖK olarak yükseköğretim tarihinde birer ilk olma özelliğine sahip yeni ve yenilikçi pek çok proje ve uygulamayı hayata geçirdiklerini söyledi.

YÖK Sanal Laboratuvarı Projesi’ni geçen hafta kamuoyuna ilk defa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın duyurduğunu hatırlatan Saraç, toplantıda projenin detaylarının paylaşılacağını belirtti.

“Yeni YÖK olarak yükseköğretime ilişkin parlak ve sofistike söylemler, ileriye yönelik tasarımlar, retoriği yüksek taslaklar, geleceğe dair belagatli ifadeler, entelektüel paylaşımlar yapma yerine ortaya koyduğumuz basit, sade, karmaşık olmayan icraatlar, hayata geçirdiğimiz projeler ile yol alıyoruz.” değerlendirmesini yapan Saraç, şöyle devam etti:

“Bugün de böyle bir gün. Bildiğiniz üzere küresel salgın nedeniyle geçtiğimiz mart ayında üniversitelerimizde uzaktan öğretime geçilmesiyle birlikte laboratuvar uygulamaları gerektiren derslere ilişkin çözümler aramaya da başladık. Bu salgın ortaya çıkmadan önce başlattığımız Yükseköğretimde Dijital Dönüşüm Projesi kapsamında uygulamaya koyduğumuz icraatlarımızın bu dönemde bizlere önemli katkıları oldu. Yine bu bağlamda değerlendirilebilecek olan YÖK Sanal Laboratuvar Projesi de haziran ayında olgunlaştı. Yeni YÖK’ün yükseköğretime bakışını biçimlendiren, belirleyen ana kavramlar vardır. Bunlardan birisi nasıl daimi tekamül, yani sürekli iyileşme ise diğer birisi de tedriciliktir. Bu düşünceden hareketle ilk aşamada laboratuvar uygulamalarının en yoğun olduğu genel kimya ve genel fizik laboratuvar derslerini belirledik.

Bu proje, aynı zamanda YÖK’ün temel bilimler ile ilgili başlatmış olduğu yeni ve yenilikçi girişimlerin bir devamı olarak da değerlendirilmelidir. Yeni YÖK’ün aslında bütün projeleri birbirleri ile ilişkili ve birbirlerini destekleyen unsurların oluşturduğu bir sistem üzerinde inşa ediliyor.”

– “Üniversitelerin operatörlerine ve öğretim üyelerine gerekli eğitimler verildi”

Saraç, YÖK’ün koordinasyonundaki projede 11 farklı üniversiteden akademisyenlerin ve uzmanların görev aldığını anlattı.

Geçtiğimiz günlerde de YÖK Sanal Laboratuvarı’na dahil üniversitelerin operatörlerine ve dersleri verecek öğretim üyelerine gerekli eğitimlerin verildiğini kaydeden Saraç, “26 Ekim 2020’den itibaren YÖK Sanal Laboratuvar uygulaması ilk aşamada Dijital Dönüşüm Projesi’nde yer alan 18 üniversitemizin fen ve mühendislik fakülteleri ile meslek yüksek okullarının çeşitli programlarında öğrenim gören yaklaşık 15 bin civarındaki öğrencimizin hizmetine sunulacak.” dedi.

Bugünkü toplantıya öğrencileri YÖK Sanal Laboratuvarı’ndan istifade edecek olan üniversitelerin rektörlerinin katıldığını dile getiren Saraç, “Önümüzdeki dönemden itibaren tedrici olarak projedeki üniversite sayısını artırmayı planlıyoruz. Sisteme girişler e-Devlet üzerinden gerçekleştirilecek olup üniversitelerimiz tarafından bildirilen operatörler, sisteme e-Devlet üzerinden giriş yapma konusunda yetkilendirildiler. Bu operatörler, üniversitede ilgili dersleri verecek olan öğretim elemanlarının, öğretim elemanları da dersi alacak öğrencilerinin kullanıcı olarak kayıtlarını yapacaklar.” bilgisini verdi.

Projenin kendisi kadar ortaya konuluşunun da kendileri için çok değerli olduğunun altını çizen Saraç, şöyle devam etti:

“Bu proje maalesef artık günümüzde sıkça görülmeyen birlikte iş yapma modelinin de güzel bir örneğini sunuyor. YÖK’ün bu projesinin hayata geçmesi için TÜBİTAK büyük bir katkı verdi. Diğer taraftan da farklı üniversitelerden 24 akademisyen de bu projede görev aldı. Bu hocalarımızın katkılarındaki motivasyonları ise sadece mesleklerine verdikleri önem idi. Diğer bir ifade ile akademide idealist hocalarımızın da bulunduğunu kendileri gösterdiler. Sanal Laboratuvar Projesi, pandemi dönemi ile sınırlı bir uygulama değil, eğitim öğretimin niteliğini artırıcı ve pandemi sürecinin sonrasında da kullanılmak üzere kurgulandı. Projenin sürekli geliştirmeye müsait bir yapısı olacak.”

Yekta Saraç, projeye katkı sağlayan TÜBİTAK’a, uzmanlarına ve hocalara teşekkür etti, projenin hayırlı olmasını diledi.

“Önümüzdeki günlerde de inşallah yükseköğretim sisteminin bütününe şamil YÖK Kariyer Liyakat Projesi’ni hayata geçirmeyi planlıyoruz.” bilgisini paylaşan Saraç, yeni YÖK olarak, yeni ve yenilikçi girişimleri sürdürdüklerini, sürekli eylem, daimi tekamül içinde teoriyi oluşturmaya çalıştıklarını vurguladı.

YÖK Anadolu Projesi’nin de bir ayağı dijitalleşmeyle ilişkili

Saraç, bir gazetecinin projenin yaygınlaştırılma sürecine ilişkin sorusu üzerine, sanal laboratuvarın fen, mühendislik ve sağlık alanlarının dahil olduğu bir proje olduğunu anlattı.

Küresel Kovid-19 salgınından önce de Dijital Dönüşüm Projesi’ni başlattıklarını, bu kapsamda lisans öğrencilerine dijital okuryazarlık dersi, öğretim üyelerinin de dijital ders materyali hazırlama konusunda eğitime tabi tutulduğunu anlatan Saraç, ayrıca CISCO ile yapılan iş birliği kapsamında akademisyenlere eğitici eğitimleri verildiğini, Dijital Dönüşüm Projesi kapsamında yer alan 16 üniversitedeki akademisyenlere de “siber güvenlik” ve “ağ yönetimi” konularında eğitimler verileceğini aktardı.

YÖK’ün projeleri aşamalı hayata geçirdiğine işaret eden Saraç, ilk aşamada 15 bin öğrenciye yönelik pazartesi başlatılacak sanal laboratuvarların diğer üniversitelere aşamalı şekilde yaygınlaştırılacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçen hafta Yeni Akademik Yıl Açılış Töreni’nde duyurduğu YÖK Anadolu Projesi’nin de bir ayağının dijitalleşmeyle ilişkili olduğuna dikkati çeken Saraç, “Bütün bunlar, yükseköğretimle ilgili felsefi bir bakış açısı ve zihniyetin de tezahürü.” dedi.

Dünya genelinde online eğitimlere yönelik, “bilgiye kolayca ulaşımın yanında sosyal ekonomik açıdan toplumdaki katmanlar arasında sınıfsal ayrım” oluşturma tehlikesinden söz edildiğini aktaran Saraç, “Bu süreçte biz bu farklılıkların oluşturulması değil, bu farklılıkların ortadan kaldırılması, aradaki açıklığın kapatılması noktasında dijital imkanlardan, online eğitimden istifade edilmesini önemsiyoruz.” diye konuştu.

Toplam 24 deney sanal ortamda yapılacak

YÖK Üyesi Prof. Dr. Naci Gündoğan ise projenin detaylarını ve sanal laboratuvarda yapılabilen deneylerin görsellerini paylaştı.

Proje kapsamında kimya alanında 6, fizik alanında 4 deneyin tamamlandığını, bu yılın sonuna kadar kimyada 14, fizikte 10 deneyin tamamlanmasının hedeflendiğini anlatan Gündoğan, sanal laboratuvarda konu anlatımı, deney uygulamaları ve değerlendirme çalışmalarının yer aldığını kaydetti.

Dersler için sanal laboratuvarlar oluşturuldu

Küresel salgın nedeniyle geçen mart ayında üniversitelerde uzaktan öğretime geçilmesiyle birlikte laboratuvar uygulamaları gerektiren derslere ilişkin çözümler aranmaya başlandı.

Bu süreçte YÖK tarafından hazırlanan proje ile laboratuvar uygulamalarının en yoğun olduğu iki laboratuvar dersi genel kimya ve genel fizik laboratuvarı dersleri belirlendi.

YÖK’ün TÜBİTAK ile işbirliği yaparak geliştirdiği proje ile üniversitelerin başta fen ve mühendislik fakülteleri ile meslek yüksekokullarının çeşitli programlarında yer alan genel kimya ve genel fizik laboratuvarı dersleri sanal laboratuvar aracılığıyla yapılacak.

Projede, Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden kimya, fizik ve uzaktan öğretim alanında akademisyenler ile TÜBİTAK bünyesindeki yazılımcılar görev aldı.

Proje kapsamında YÖK, laboratuvar içeriklerinin belirlenmesi ve hazırlanması, uygulamaya e-Devlet Kapısı üzerinden erişilmesi işlemleri, üniversitelerin yazılımı kullanmasına yönelik gerekli desteği vermekten, TÜBİTAK ise sanal laboratuvar yazılımının geliştirilmesi ve uygulamanın çalışacağı sunucunun temini ve erişiminden sorumlu olacak.

26 Ekim’de başlaması planlanan sanal laboratuvar derslerinden ilk etapta aralarında dijital dönüşüm projesinde yer alan üniversitelerin de bulunduğu 18 üniversitenin çeşitli fakültelerinde öğrenim gören yaklaşık 15 bin öğrencinin yararlanması planlanıyor.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

İlkokul öğrencisi Şevval Tevetoğlu matematik yarışmasında dünya birincileri arasında yer aldı

Yayınlandı

Yazar :

Samsun

Samsun Bilim ve Sanat Merkezi Destek Programı’nda eğitim gören Vezirköprü Zeki Cevher İlkokulu öğrencilerinden Şevval Tevetoğlu, Kanada merkezli, internet üzerinden düzenlenen Uluslararası Caribou Matematik Yarışması’nda, 6 bin 542 öğrencinin katıldığı ve 3 ile 4. sınıfların birlikte yarıştığı kategoride, tüm sorulara doğru cevap vermeyi başardı.

Samsun Bilim ve Sanat Merkezi Müdürü Civan Çelik, yaptığı yazılı açıklamada, büyük başarı gösteren öğrencisini tebrik etti.

Caribou Matematik’in, öğrencilerin severek matematik yapmalarını ve problem çözmeye yönelik keyifli vakit geçirmelerini amaçlayan bir organizasyon olduğunu vurgulayan Çelik, “Türkiye’deki bilim ve sanat merkezlerinde eğitim gören 6 öğrenci daha binlerce öğrenci arasından tüm sorulara doğru cevap vererek dünya birincisi olmuştur. Matematik alanında başarılı öğrenciler yetiştiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Çelik, Şevval Tevetoğlu’nun başarılarının devamını diledi.

Okumaya Devam
Advertisement