İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Geleceğin uçak bakım teknisyenleri bu okulda yetiştiriliyor

Yayınlandı

Bursa

Bursa’da 40 yıl önce kurulan ve kentin sanayisine birçok nitelikli eleman kazandıran Hürriyet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, bünyesindeki Uçak Bakım Alanı ile başta Türk Hava Yolları (THY) olmak üzere birçok yerli ve yabancı hava yolu şirketinin uçak bakım teknisyenlerini yetiştiriyor.

Okul Müdürü Metin Sezer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, lisenin 1979 yılında kurulduğunu ve dinamik bir yapıya sahip olduğunu söyledi.

Meraklı, çalışkan ve gayretli öğretmenler ile idarecilerin okulda görev yaptığını belirten Sezer, okulda Uçak Bakım, Harita Tapu Kadastro, İnşaat, Makine, Elektrik-Elektronik, Endüstriyel Otomasyon, Motorlu Araçlar Teknolojisi olmak üzere 7 alanda yaklaşık 2 bin 500 öğrencinin eğitim gördüğünü anlattı.

Her alanın kendi içinde güncel projeler ürettiğine değinen Sezer, bunların sonucunda çok olumlu dönüşler aldıklarını ve bu sayede okulun iyi bir noktaya geldiğini vurguladı.

Okul olarak 3 yıldır aktif şekilde sektörle iç içe çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Sezer, “Kariyer günleri, staj istihdamı, fuar gezileri, mezunların istihdamıyla alakalı sektörle etkili çalışmalar yapıyoruz. Örneğin Uçak Bakım Alanı’nda okuyan öğrenciler staj çalışmalarını bir helikopterde veya uçak üzerinde yani hava aracı üzerinde yapmaktadır. Hem eğitim hem de istihdam açısından olumlu dönüşler alıyoruz.” diye konuştu.

Sezer, geçmiş dönemlerde, sektörün ihtiyacına göre açılacak bölümler çalışması yapılarak, eğitim öğretime yön verildiğini söyledi.

Faaliyetlerini, sanayicilerle iş birliği halinde sürdürdüklerini dile getiren Sezer, şöyle devam etti:

“Uçak Bakım Alanı ile Motorlu Araçlar Teknolojisi Alanı altında İş Makineleri Dalı’mız bulunuyor. Bu alanlar Bursa’da sadece bizim okulda var. Bu alandan mezun olacak öğrencilere sektörün ciddi manada ihtiyacı var. Çocuklarımız gerek staj aşamasında ve mezuniyet sonrası rahat şekilde istihdam edilmektedir. Daha mezun olmadan bu öğrencilerin işleri hazır. Makine, Elektrik-Elektronik, Endüstriyel Otomasyon bölümlerinden de donanımlı mezunlara sahip olmaktayız. Son dönemlerde Milli Eğitim Bakanlığımızın sanayicilerle yaptığı iş birliği protokolleri çerçevesinde artık yoğun şekilde sanayiciler okulumuzda. Haftanın her günü 5 farklı komite çalışması yapıyoruz. Öğretmen ve öğrencilerimizin de bu işi sürekli takip edip yenilendiği bir süreç içindeyiz. Bu durum bizi geliştirirken, sanayicilerimizin de nitelikli eleman bulmasına yardımcı oluyor.”

“276 öğrenci THY’de görev yapıyor”

Uçak Bakım Alanı Şefi Ahmet Ereğli ise Türkiye’de liselerde bu alanlardan dördüncüsünün, 1996 yılında okullarında kurulduğunu belirtti.

Alanda yürüttükleri çalışmalarla ilgili bilgi veren Ereğli, “Şu ana kadar 276 öğrencim uçak bakım teknisyeni olarak THY’de görev yapıyor. Bu öğrenciler liseyi bitirir bitirmez işe başlıyor. Eskiden sadece Anadolu Teknik Programı’nda öğrenci alıyorduk, şimdi Anadolu Meslek Programı’nda da öğrenci alıyoruz. Her yıl iki sınıf alıyoruz. Sınıflarımız maksimum 26 kişi.” dedi.

Ereğli, THY’ye eleman alımında İngilizce sınavlar da yapıldığı için öğrencileri bu dildeki iki yıllık kurslara yönlendirdiklerini belirtti.

Uçak Bakım Alanı’nın 2 yıl öncesine kadar THY’ye en çok öğrenci yetiştiren bölüm olduğuna dikkati çeken Ereğli, o dönem sorumlusu olduğu sınıftaki 21 öğrenciden 19’unun THY’de işe başladığını bildirdi.

Mezunlarının, dünyanın ve Türkiye’nin sayılı hava yolu firmalarında çalıştığını dile getiren Ereğli, şunları kaydetti:

“İş sahamız sadece hava yolu şirketleri de değil. Hava, deniz astsubaylığında çalışan, polis helikopterlerini tamir için polis kuvvetlerinde çalışan öğrencilerimiz var. Sağlık Bakanlığı helikopterlerinin bakım üssünde çalışan öğrencilerimiz var. Bizim yelpazemiz bayağı geniş. Ayrıca host ve hostes olarak çalışan öğrencilerimiz de var. Hatta pilot olan iki öğrencim var. Biri Airbus, diğeri de Boeing kullanıyor. Halen faal olarak ülkeler arası uçuş yapıyorlar. Çocuklarımız 5 bin lira maaşla işe başlıyor.”

“Herkese bu bölümü şiddetle tavsiye ediyorum”

Uçak Bakım Alanı 12’ncisi sınıf öğrencisi Alperen Bayraktutan, Türkiye çapında en iyi bölümlerden birinde öğrenim gördüğünü söyledi.

Alandan mezun olanların iş hayatını başarıyla sürdürdüğünü anlatan Bayraktutan, “Bu nedenle herkese bu bölümü tavsiye ediyorum. Okulumuzun öğretmenleri ve imkanları gayet iyi. Buradan mezun olup THY’ye girip uçak bakım teknisyeni olmak istiyorum.” diye konuştu.

Aynı alan ve sınıfta okuyan Enes Ekici de havacılık hakkında birçok şey öğrendiklerini kaydederek, “Bu bölümü herkese tavsiye ederim. Ayrıca bölümün iş olanağı da fazla. Üniversite sınavına girip Milli Savunma Üniversitesini kazanmayı istiyorum.” ifadelerini kullandı.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Okul kantinlerinin 19 Ekimden itibaren açılmasına karar verildi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk imzasıyla illere gönderilen yazıda, 21 Eylül’de okul öncesi eğitimle ilkokul 1. sınıflarda yüz yüze eğitime başlandığı anımsatılarak, ilkokul kademesinin diğer sınıfları ile 8. ve 12. sınıflarda ise 12 Ekim’de yüz yüze eğitime geçildiği belirtildi.

Okul kantinlerinin 13 Mart 2020’den bu yana kapalı olduğunun hatırlatıldığı yazıda, şunlar kaydedildi:

“Bu süreçte kantin işleticilerinin gelir getirici herhangi bir faaliyette bulunmadıkları göz önünde bulundurularak Bakanlığımıza bağlı resmi okul ve kurumlarda bulunan kantin vb. yerlerin 19 Ekim’de açılmasına karar verilmiştir.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

YÖK Başkanı Saraç: Açık erişimin önemi, salgın döneminde belirgin olarak ortaya çıktı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, “Yeni YÖK”ün öncelikleri arasında yer alan “açık erişim”in öneminin küresel salgın döneminde daha da belirginleştiğini kaydetti.

Saraç, Twitter hesabından Uluslararası Açık Erişim Haftası‘na ilişkin yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:

“Yeni YÖK olarak önceliklerimiz arasında yer alan açık erişimin önemi içinde bulunduğumuz küresel salgın döneminde daha da belirgin olarak ortaya çıkmıştır. Bu yıl teması Yapısal Eşitlik ve Kapsayıcılık İnşa Etmek Amacıyla Açık Erişim olarak belirlenen Uluslararası Açık Erişim Haftası’nı kutluyorum.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

MEBden okul yöneticilerine uzaktan eğitim tasarım ve yönetim eğitimi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığınca(MEB), okul yöneticilerinin uzaktan eğitim süreçlerindeki tasarım ve yönetim becerilerinin geliştirilmesi amacıyla UNICEF iş birliğinde hazırlanan “Okul Yöneticilerinin Kapsayıcı Eğitim Bağlamında Uzaktan Eğitim, Tasarım ve Yönetim Becerilerinin Geliştirilmesi” uluslararası akredite sertifikalı mesleki gelişim programının tanıtımını, MEB Başöğretmen Salonu’nda düzenlenen törende yaptı. 

Okul yöneticilerinin eğitiminin son derece kritik olduğunu ifade eden Selçuk, “Okullarımızın rengi, neşesi, niteliği doğrudan doğruya okul müdürlerimizin yetkinliği ve motivasyonu ile ilgili bir konu. Yapılan bu çalışma aslında tarihi olarak büyük bir değer taşıyor. Okul müdürlerimiz, okuldaki ilişkiler ağının okulun içinde olagelen iletişimin büyük ölçüde mimarlarıdır. O nedenle bu mimariyi kurarken çok daha nitelikli olarak kurma konusunda desteğimizle her zaman yanlarındayız.” değerlendirmesini yaptı.

Her neslin kendi zamanıyla kendi çağıyla geldiğini ve o nesillere ayak uydurabilmek için okul müdürleri ve öğretmenlerin sürekli kendilerini yenilemeleri gerektiğine işaret eden Selçuk, “Aslında siz okulun liderliğini yürütürken büyük bir değişimi ve dönüşümü de yönetiyorsunuz ve sizin bu yönetiminiz, okulun ne kadar yol alacağını, öğretmenlerin ve öğrencilerin kurumda ne kadar mutlu olacağını, nasıl akışkan bir süreç yaşayacağını doğrudan doğruya etkiliyor. Ama bunun tam tersi olursa eğer ‘Başımıza iş açmayalım hocam’, ya da öğrenciler için “Durun durduğunuz yerde çocuğum’ gibi ifadeler olursa o zaman da sistemin tıkandığını rahatlıkla görürüz. Bizim güzel işlerimiz olsun, çocuklarımız durmasınlar, yürüsünler, öğretmenler ve öğrencilerimiz okul yöneticilerinin açtığı yolda hızla ilerlesinler.” diye konuştu.

Okul müdürlerinin çok fazla bürokratik işlerinin olduğunu, lojistik işlerle uğraştıklarını vurgulayan Selçuk bütün çabalarının bu yükün azaltılması ve okul müdürlerinin gerçekten eğitimle uğraşmaları konusunda fırsat bulmaları için olduğunu dile getirdi.

Yöneticilerin eğitim ekosistemini geliştirebilmeleri için her türlü tedbiri aldıklarının altını çizen Selçuk, “Onların gelişimi, onların mutluluğu okulun mutluluğu, yani öğretmenin ve çocuğun mutluluğu demek. Biz ne kadar iyi bir teşkilata sahip olursak ne kadar iyi müfredata sahip olursak olalım iyi bir eğitim kadrosuna sahip olmazsak bunlar çok da anlamlı olmayacaktır. Bakanlık olarak biz her zaman okul yöneticilerimizin, müdürlerimizin, müdür yardımcılarımızın yanında olacağız ve onları destekleyeceğiz. Bunun için de çok yeni çalışmaların peşindeyiz.” ifadelerini kullandı.

“Elinde sanki bir sihirli değnek varmış gibi”

Bakan Selçuk, UNICEF’le iş birliği içinde uzaktan eğitim sürecinde dijital materyallerin geliştirilmesi, salgın döneminde okul güvenliğinin sağlanması, sosyal duygusal becerilerin geliştirilmesi, teknoloji liderliği, proje tasarımı, kriz ve kriz yönetimi gibi pek çok kitabın hazırlandığını belirterek, şöyle devam etti:

“Bütün bunlar bizim ortak bir dilimizin gelişmesine hizmet edecek, bütün bunlar bizim eğitimin kalitesinin artırma noktasında kavramlarımızı ve terimlerimizi geliştirmemize hizmet edecek. Okul yöneticilerinin uzaktan eğitim süreçlerinde tasarım ve yönetim becerilerinin geliştirilmesi programına yaklaşık 50 bin civarında okul yöneticimiz katıldı. Bunun sayısı artacak ve bu eğitimlerin hazırlanan kitapları çerçevesinde, eğitim yazılımları çerçevesinde devam etmesi söz konusu olacak.

Bir okul müdürü gerçekten yetkinliği ile, motivasyonu ile harekete geçtiğinde ‘Bu okul gerçekten o okul mu’ sorusunu sordurabiliyor. Yani elinde sanki bir sihirli değnek varmış gibi bir okulun çehresini değiştirme, okul-çevre ilişkilerini güzelleştirme, öğretmenin mutluluğunu, öğrencilerin öğrenme sorumluluğunu yükseltme gibi konularında son derece başarılı işler yapabiliyorlar. Biz Bakanlık olarak üzerimize düşeni yaparsak biliyoruz ki okul müdürlerimiz de yapacak. Bugünkü çalışma da bu fikrin bir sonucu ve bizim yöneticilerimizle yazamayacağımız başarı hikayesi yok, buna gönülden inanıyoruz.”

“Salgın dönemi bizim için aslında eğitimin bir fırsatı da oldu”

Ziya Selçuk, Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürlüğü ve UNICEF iş birliğinde öğretmenlerle ilgili daha önce pek çok çalışma yürütüldüğünü hatırlatarak, salgın döneminin eğitim yöneticilerine, okulların kültürünü, atmosferini dönüştürmek, okulları “Barış yuvası”na dönüştürmek açısından fırsat sunduğunu bildirdi.

Çalışmada emeği geçenlere, UNICEF’e ve okul yöneticilerine teşekkür eden Selçuk, “Bu tür çalışmaların damlaya damlaya belirli bir suyun iz bırakması gibi kısa ve orta vadede sistemde çok büyük bir davranışsal değişime de hizmet edecek. O yüzden bu tür işleri çok çok önemsiyorum.” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Selçuk daha sonra, Okul Yöneticilerinin Kapsayıcı Eğitim Bağlamında Uzaktan Eğitim, Tasarım ve Yönetim Becerilerinin Geliştirilmesi programına katılan okul yöneticilerine dijital sertifikalarını yapılan canlı bağlantılarla takdim etti.

“Türkiye’nin en büyük okul yöneticisi mesleki gelişim programını yürüttük”

MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı ise 2023 Eğitim Vizyonu’nda okul yöneticiliğinin ve mesleki gelişimin önemine vurgu yapıldığını hatırlatarak, Bakanlık olarak bu amaçla pek çok program geliştirdiklerini anlattı.

UNICIEF’le ortaklaşa yürütülen yüz yüze mesleki gelişim programına geçen yıl 11 bin okul yöneticisinin katıldığını aktaran Boyacı, “Çalışma, Türkiye’nin en büyük okul yöneticisi mesleki gelişim programı oldu.” dedi.

Projeyle, meslektaşların tecrübelerini birbirleriyle paylaştığı yeni bir çerçeve sunulduğunu anlatan Boyacı, ikinci grup eğitimlerinde ise Kovid-19 sürecinde okul yöneticilerinin idari, teknik, iletişim konularını ele aldıklarını aktardı.

Şu ana kadar 40 bin okul yöneticisinin bu eğitimleri aldığını ve bu yılın sonuna kadar 200 bin yöneticinin eğitimleri alacağını belirten Boyacı, “Bundan sonraki süreçte okul yöneticilerimize yönelik projelerimizi derinleştirerek artırmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Okumaya Devam
Advertisement