İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Fetih nasıl yazılır? TDK sözlüğüne göre Feth doğru kullanımı nedir?

Yayınlandı

Müslüman egemenliğinin genişletilmesi anlamında da kullanılan “Fetih” kelimesi bir kenti, bir bölgeyi genellikle de bir ülkeyi, savaşla almak anlamına gelmektedir. Doğru kullanımı merak edilen Feth sözcüğü şeklinde yazılması yanlıştır. TDK sözlüğünde yer alan bilgiye göre “Fetih” olarak yazılması doğru kabul edilir.

 

 

DOĞRU YAZILIŞI NASIL?

 Feth (Yanlış kullanım)
✓ Fetih (Doğru kullanım) 

 

 

FETİH KELİMESİ İLE İLGİLİ ÖRNEKLER

Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı topraklarına katılan Trabzon’un fetih tarihi, 1960’lı yılların başında 26 Ekim 1461 olarak kabul edildi ve o günden bu yana kentte her 26 Ekim’de resmi törenler düzenlenip, kutlamalar yapıldı.

İstanbul Fatih Sultan Mehmet tarafından 29 Mayıs 1453 yılında fetih edildi. Zorlu bir mücadele ile alınarak büyük yaşadığımız bu önemli zaferi tüm yurtta her sene coşku ile kutluyoruz.

Mekke’nin fethi 11 Ocak 630 tarihinde Müslümanların, Kureyşliler’in elindeki Mekke’yi fethetmesi ile oldu.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Uluslararası öğrenci sayımız 172 bin oldu

Yayınlandı

Yazar :

TBMM

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Milli Eğitim Bakanlığının 2020 yılına ilişkin bütçesinin görüşmeleri devam ediyor.

Milletvekillerinin talebi üzerine komisyona bilgi veren YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, Plan ve Bütçe Komisyonunda ilk kez sunum yapacağını belirterek, duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Türkiye’deki toplam 207 üniversitenin 129’u devlet, 73’ü vakıf ve 5’inin de müstakil meslek yüksekokulu olduğunu anlatan Saraç, öğrenci sayısının 7 milyon 800 bine ulaştığını, öğretim elemanı sayısının ise 168 bin olduğunu aktardı.

Saraç, yükseköğretimdeki kız öğrenci sayısının 3 milyon 700 bin olduğunu belirtti.

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, Saraç’a “kız” yerine “kadın” demesi konusunda tepki gösterdi. Bunun üzerine Saraç’ın “Hoca olarak amfilerde ‘kızım’ diyoruz, ‘kadınım’ demiyoruz. Onun için biz ‘kız öğrenci’ diyoruz.” ifadelerini kullanması komisyon salonunda gülüşmelere yol açtı.

YÖK Başkanı Saraç, Türkiye’nin yükseköğretim kadın öğretim elemanı sayısının artış gösterdiğini dile getirdi.

YÖK’ün karar alma yöntemleri ve ilgi alanları ile odaklandığı noktaların değişmesine yönelik adımlar attıklarını anlatan Saraç, bu bağlamda bağımsız Kalite Kurulu’nun kurulduğunu anımsattı.

Saraç, diğer taraftan Türkiye’deki üniversitelerin birbirlerine benzedikleri yönündeki eleştirileri de dikkate alarak yükseköğretime çeşitlilik getirmeye yönelik 4 yıl önce başlattıkları iki proje bulunduğunu söyledi.

Yekta Saraç, Anadolu’daki her üniversitenin bölgelerinde İTÜ, ODTÜ gibi eğitim verebileceklerini ifade ederek, “Misyonlar verdik. O verilen misyonlar çerçevesinde de şu an için belki mütevazı ama kamu kaynaklarından bu alanlara has olmak üzere tahsis yapılıyor, yükseköğretim kurumu olarak biz de kadro tahsisi yapıyoruz.” diye konuştu.

“Komisyon üyelerine geniş bir sunum yapalım”

Yükseköğretim sistemini yapısal olarak değiştirebilecek unsurlardan birinin de uluslararasılaşma olduğunu dile getiren Saraç, bu unsurun, ülkenin görünürlüğüne katkı sağladığını, öte yandan nitelik ve kalitenin de uluslararası normlara taşınmasını gerekli kıldığını vurguladı.

Yurt dışından gelen yabancı öğrencilerin uluslararası öğrenci olarak adlandırıldığını belirten Saraç, “Başkan olduğumuzda 48 bin olan uluslararası öğrenci sayımız şu an 172 bin. Avrupa’nın hiç bir ülkesinde bu artış oranı yok.” ifadesini kullandı.

Saraç, uluslararası öğrencilerin, genellikle yakın coğrafya ülkelerinden geldiğini, Türkiye’de Balkanlar, Afrika, Orta Avrupa’dan uluslararası öğrenciler bulunduğunu bildirdi.

İktidar ve muhalefet parti milletvekillerini yaklaşık 2 ay önce YÖK’e davet ettiklerini, bazı milletvekillerinin bu toplantıya katıldığını anlatan Saraç, TBMM Plan ve Komisyonu üyelerini davet ederek, geniş bir sunum yapmak istediklerini dile getirdi.

Saraç, YÖK 100/2000 Doktora Projesi’nin 4 yıl önce başlatıldığını anımsatarak, aralarında robotik, nano teknolojinin de bulunduğu alanlarda doktoralı insan yetiştirmeyi hedeflediklerini ifade etti.

Saraç, “YÖK 100/2000 Doktora Projesi’nde burslandırılan öğrenci sayısı 4 bin 250 kişiye ulaştı. Burslandırılmalarıyla alakalı olumsuz, sıkıntılı tek bir şikayet dahi söz konusu değildir. En iyi üniversitelerimizdeki bu kişilerin asgari ücretin üstünde ülkenin öncelikli alanlarında da eğitimlerini almaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Toplam eğitim bütçemiz 177 milyar 605 milyon 504 bin lira

Yayınlandı

Yazar :

TBMM

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) ve ÖSYM Başkanlığı ile bağlı kuruluşların 2020 bütçeleri ve 2018 yılına ait kesin hesaplarının görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, Bakanlığının bütçesine ilişkin sunum yaptı.

Toplumun tüm kesimlerini içine alan örgün ve yaygın eğitim ve öğretim hizmetlerini yerine getirebilmek için eğitim bütçenin, 177 milyar 605 milyon 504 bin lira olarak belirlendiğini bildiren Selçuk, “Bu rakam 2020 yılı merkezi yönetim bütçesinin yüzde 16,2’sini oluşturmaktadır.” bilgisini verdi.

2019-2020 eğitim ve öğretim yılında resmi ve özel 12 bin 851 okul öncesi, 24 bin 856 ilkokul, 19 bin 345 ortaokul ve 12 bin 662 lise ile toplam 69 bin 714 okulda 1 milyon 126 bin 780 öğretmen ve açık öğretim öğrencileri de dahil olmak üzere 17 milyon 870 bin 712 öğrenci ile eğitim ve öğretime devam edildiğini dile getiren Selçuk, okul terklerinin ve öğrenci barınma sorunlarının en aza indirilmesine, güvenli eğitim ortamlarının sağlanmasına, kadın ve çocukların da içerisinde yer aldığı dezavantajlı kesimlerin eğitimden azami derecede faydalanmasına yönelik faaliyetlere kararlılıkla sürdürüldüğünün altını çizdi.

Selçuk, yapacakları bütün çalışmalarda, eğitim ve öğretimde niteliğin artırılmasına, okullar arasındaki nitelik ve nicelik farklılıklarının giderilerek fırsat ve imkan eşitliğinin sağlanmasına, çağ nüfusu içindeki herkese öğrenim hakkının kullandırılmasına ve kaynakların rasyonel olarak değerlendirilmesine azami derecede gayret gösterdiklerini söyledi.

2023 Eğitim Vizyonu ve 11. Kalkınma Planı kapsamında öğretim programlarının esnek, modüler ve uygulamalı yapıya kavuşturulmasının hedeflendiğini belirten Selçuk, “Bu hedef doğrultusunda, temel becerilere ilişkin zorunlu derslerin korunması şartıyla derinleşme, kişiselleştirme, uygulamaya yeterli zaman sağlamak için zorunlu ders saati ve çeşitlerinin azaltılması, tüm eğitim kademelerinde ders çizelgelerinin yeniden yapılandırılması, özel eğitim ihtiyacı olan bireylere yönelik müfredatların geliştirilmesi, hayat boyu öğrenme programlarının çeşitliliği ve niteliğinin artırılarak kazanımlarının belgelendirilmesine ilişkin çalışmalarımıza devam edeceğiz.” diye konuştu.

69 ayını dolduran çocuklar ilkokula kaydedildi

Bakan Selçuk, 2023 Eğitim Vizyonu’ndaki hedefler doğrultusunda ilkokul ve ortaokullarda bazı yeniliklere ve düzenlemelere gidildiğini aktardı.

Eylül ayı sonu itibarıyla 69 ayını dolduran çocukların ilkokula kaydedildiğine işaret eden Selçuk, ancak çocuğun gelişim durumuna bağlı olarak okula erken başlama veya kaydın ertelenmesine de imkan sağlandığını dile getirdi.

Çalışma takvimine ara tatillerin eklendiğini ve böylece çalışma dönemlerinin daha dengeli hale gelmesinin sağlandığına dikkati çeken Selçuk, öğrencilerin öğrenme motivasyonlarını kaybedecek kadar okuldan uzaklaşmamaları için yaz tatili süresinin iki hafta kısaltıldığını söyledi.

Teneffüs sürelerinin tekli eğitim yapılan okullarda en az 15 dakika, ikili eğitim yapılan okullarda ise en az 10 dakika olarak belirlendiğini kaydeden Selçuk, ortaokullarda uygulanan blok ders uygulamasının da yürürlükten kaldırıldığını ifade etti.

İYEP 3. sınıf öğrencileriyle devam ediyor

Bakan Selçuk, okuma, yazma ve matematik dersinde temel becerilerde desteğe ihtiyacı olan öğrenciler için 2018-2019 eğitim ve öğretim yılında İlkokullarda Yetiştirme Programı’nı (İYEP) 81 il düzeyinde 3 ve 4. sınıflara uyguladıklarını dile getirdi. Selçuk, 2019-2020 eğitim ve öğretim yılında 3. sınıf düzeyindeki öğrencilere Türkçe, matematik dersleri ve psikososyal yönden destek çalışmalarının süreceğini bildirdi.

İlkokul ve ortaokul öğrencilerinin el, algoritma, robotik ve sanatsal tasarım becerilerinin geliştirilmesi için okullarda 3 bin dolayında tasarım-beceri atölyesi açıldığını aktaran Selçuk, bu atölyelerin imkanlar seviyesinde açılmaya devam edeceğini belirtti.

Öğretmenlerin mesleki gelişiminde pilotlama tamamlandı

Ziya Selçuk, öğretmen ve okul yöneticilerine yönelik yeni bir mesleki gelişim anlayışı, sistem ve model oluşturulmasının hedeflendiğini vurgulayarak şöyle devam etti:

“İhtiyaç duyulan alanlarda, öğretmenlere yönelik lisansüstü eğitim programları açılması için yükseköğretim kurumlarıyla iş birliği içerisinde çalışmalara devam ediliyor. Öğretmen ve okul yöneticilerinin yetiştirilmesine yönelik yüz yüze ve çevrimiçi olmak üzere karma bir modelde mesleki gelişim sisteminin alt yapısının kurulmasına yönelik, mesleki ve bireysel gelişim alanlarında sertifika programları hazırlandı ve pilotlama çalışmaları tamamlandı. Mevcut insan kaynağının en verimli şekilde kıymetlendirilmesi ve aidiyetin güçlenmesi için öğretmen ve yöneticilerin hakları konusunda gerekli duyarlılık gösterilerek öğretmen ve okul yöneticilerimizin atanmaları, çalışma şartları, görevde yükselmeleri, özlük hakları ve benzeri diğer hususları dikkate alan Öğretmenlik Meslek Kanunu’na ilişkin hazırlık çalışmaları yürütülüyor.”

“40 yaş altı öğretmen oranı yüzde 65”

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, resmi eğitim kurumlarında 946 bin 114 öğretmenin görev yaptığını, hükümetleri döneminde atanan öğretmen sayısının, mevcut resmi öğretmen sayısının yüzde 69’una karşılık geldiğine işaret etti.

Bu rakamların aynı zamanda genç bir öğretmen kadrosuna sahip olduğunu gösterdiğini dile getiren Selçuk, “40 yaş ve altındaki öğretmen sayımız toplam öğretmen sayımızın yüzde 65’ine tekabül etmektedir. Bu süre içinde öğretmen başına düşen öğrenci sayımız, ilköğretimde 16’ya, ortaöğretimde de 11’e düşmüştür. Ülkemizin tüm coğrafi bölgelerindeki öğretmen doluluk oranları birbirine yakın bir orana yükseltildi. Norm kadro doluluk oranları Doğu Anadolu Bölgesi’nde yüzde 90,61, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yüzde 88,45, ülke genelinde ise yüzde 90,34 seviyesinde.” bilgisini verdi.

Liselerde derslik başına düşen öğrenci sayısı 20’ye düştü

Bakan Selçuk, 2003 yılından bugüne kadar, 51 bin 912’si hayırsever vatandaş tarafından olmak üzere toplam 315 bin 884 yeni dersliğin yapımının tamamlanarak eğitim ve öğretimin hizmetine sunulduğunu, ayrıca derslik başına düşen öğrenci sayısının ilköğretimde 24’e, ortaöğretimde ise 20’ye düştüğünü bildirdi.

Selçuk, şunları söyledi:

“Eğitim yapılarında enerji tasarrufu sağlanabilmesi ve eğitim yapılarının kendi enerjisini üretebilmesi amacıyla yapılacak çalışmalar kapsamında daha önce yapılanlara ilave olarak 2020 yılında 32 derslikli bir okul enerji verimliliği esas alınarak tasarlanacak. Eğitim yapılarına ait kültür mirasımızın bilimsel esaslar doğrultusunda korunmasına öncülük etmesi ve araştırmacılara kaynak oluşturabilmesi amacıyla tarihi eğitim yapılarına ilişkin örnek rölöve çalışmaları yapılacak. Ayrıca, Bakanlığımız yatırımlarında kullanılması amacıyla ülke genelinde gönüllü mimarlık ve mühendislik ofislerinin katkı sağlayacağı, farklı tür ve derecede eğitim yapılarına ait alternatif proje havuzu oluşturulacak. Tasarım-beceri atölyelerinin yaygınlaştırılması amacıyla 2020 yılında orta ölçekli planlama yapılarak tüm ilçelerde toplamda 10 bin tasarım-beceri atölyesi kurulması planlanıyor.”

Bugüne kadar yarım milyona yakın etkileşimli tahtanın okullara kurulduğunu dile getiren Selçuk, 15 binden fazla okulda, okul içi ağ altyapısı tesis edilerek, bir milyonun üzerinde ağ ucu kurulumunun yapıldığını anlattı.

Bu okullara Sanal Özel Ağ (VPN) üzerinden geniş bant internet erişiminin verildiğine işaret eden Selçuk, bu imkana sahip olmayan okullara ise kablolu, uydu ve mobil erişim teknolojileri kullanılarak internet bağlantısı sağlandığını ifade etti.

Okulların teknolojik imkanlarının üç boyutlu yazıcılar, kodlama, tasarım ve bilişim araçlarıyla üretime yönelik setler ve tek kart bilgisayarlar ile daha da iyileştirildiğini belirten Selçuk, “Tüm bunları yaparken yenilikçi ve ekonomik çözümler üreterek daha az kaynakla daha çok çocuğumuza fayda sağlamak için çalışmaktayız.” dedi.

Dijital eğitim platformu Eğitim Bilişim Ağı’nın (EBA), gelişen teknolojiyle uyumlu şekilde ve 2023 Eğitim Vizyonu hedefleri doğrultusunda tamamen yenilendiğini bildiren Selçuk, “EBA platformu bu yıl, devlet okullarının yanı sıra özel okulların da kullanımına açılmıştır.” bilgisini verdi.

2003’ten 2019 yılına kadar toplam 3 milyar 3 milyon 771 bin 195 kitabın öğrencilere ücretsiz olarak dağıtıldığını bildiren Selçuk, bu uygulama için toplam 6 milyar 340 milyon 155 bin 701 lira ödeme yapıldığını söyledi.

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, ortaöğretim öğrencilerine ücretsiz ders kitabı dağıtılması amacıyla 2020 yılı Bakanlık bütçesine 511 milyon lira, ilköğretim öğrencilerine ücretsiz olarak dağıtılacak ders kitapları için de Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan 2020 yılında kullanılmak üzere 823 milyon lira kaynağın tahsisinin öngörüldüğünü kaydetti. 

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 2020 yılının toplam eğitim bütçesinin 177 milyar 605 milyon 504 bin lira olarak öngörüldüğünü bildirdi. 

Milli Eğitim Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2020 yılı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda sunum yapan Selçuk, hayat boyu öğrenme yaklaşımı ile ciddi kazanımlar elde edildiğine dikkati çekti.

2018 itibarıyla hayat boyu öğrenmeye katılım oranının yüzde 6,2 olduğunu aktaran Selçuk, Türkiye’nin Avrupa Birliği Resmi İstatistik Birimi (EUROSTAT) tarafından yayımlanan verilere göre, Avrupa Birliği Hayat Boyu Öğrenmeye Katılım oranlarının artırılmasında en yüksek artış oranına sahip ikinci ülke konumunda bulunduğunu dile getirdi. 

Tüm il ve ilçelerde resmi 994 halk eğitim merkezi ve 24 olgunlaşma enstitüsü olmak üzere toplam bin 17 yaygın eğitim kurumu bulunduğunu ve bu kurumlarda ekim ayı itibarıyla 4 milyon 680 bin 892 kursiyerin 71 alanda 3 bin 406 kurs programı doğrultusunda eğitimler aldığını bildiren Selçuk, “2023 Eğitim Vizyonundan ve günün ihtiyaçlarından hareketle dijital, finans, sağlık, ekoloji ve sosyal medya gibi 21. yüzyıl becerileri arasında yer alan okuryazarlıklara ilişkin farkındalık ve beceri eğitimleri düzenlenecektir.” diye konuştu. 

Engelli bireylerin eğitimi için 3 milyar liranın üzerinde kaynak 

Bakan Selçuk, özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin fiziksel, zihinsel ve mesleki gelişimlerine büyük önem verdiklerini vurgulayarak, kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim uygulamalarının, özel eğitim sınıfları, özel eğitim okulları, evde veya hastanede eğitim hizmetlerinin her geçen gün artarak devam ettiğini ifade etti. 

Ayrıca görme, işitme, dil-konuşma, ses bozukluğu bulunan, ortopedik,
zihinsel, otistik, sosyal, duygusal bozukluğu olan engelli bireylerden, özel
eğitim değerlendirme kurullarınca destek eğitimi almaları uygun görülenlerin eğitim giderlerinin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın 2006’dan itibaren Bakanlıkça karşılandığına dikkati çeken Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu kapsamda 2018-2019 eğitim ve öğretim yılı itibarıyla 2 bin 505 özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde 365 bin 617 engelli birey destek eğitiminden faydalanmıştır. Engellilerin eğitim ve rehabilitasyonuna ilişkin faaliyetlerin devamlılığının sağlanması amacıyla 2020 yılı bütçemizde 3 milyar 680 milyon lira kaynak tahsis edilmiştir.”

BİLSEM’lerde 63 bin 95 öğrenciye eğitim veriliyor 

Özel yetenekli öğrencilerin eğitim aldığı bilim ve sanat merkezlerine (BİLSEM) ilişkin bilgileri de paylaşan Selçuk, “Geçtiğimiz yıl 160 olan BİLSEM sayısı bu yıl her ilde en az bir tane bulunmak üzere 164’e çıkarılmıştır. 2019 eylül ayı itibarıyla BİLSEM’lerde toplam 63 bin 95 öğrenciye eğitim verilmektedir. Özel yetenekli öğrenciler BİLSEM’lerin yanı sıra destek eğitim odalarından da yararlanabilmektedirler.” dedi. 

“Ülkemizin tüm yerleşim birimlerinde bulunan özel yetenekli öğrencilerimizin özgün tanılama araçları ile tespit edilmesi ve gelişim süreçlerinin desteklenerek izlenmesi, bu öğrencilerimizin uzun vadede hem bireysel yaşamlarına hem de ülkemizin büyümesine katma değer oluşturmalarını sağlayacaktır.” diyen Selçuk, “Bu noktada özel yetenekli çocuklarımızı akranlarından ayrıştırmadan, doğalarına uygun bir eğitim yöntemi belirlemek amaçlanmaktadır.” ifadesini kullandı. 

Özel okulların toplam okul sayısına oranı yüzde 19

Bakan Selçuk, 2019-2020 eğitim ve öğretim yılı itibarıyla tüm eğitim kademelerinde toplam 14 bin 211 özel okul bulunduğunu belirterek, “2018-2019 eğitim ve öğretim yılında açık öğretim öğrencileri hariç tüm özel okullarda kayıtlı öğrencilerin toplam öğrenci sayısına oranı yüzde 8,7’ye ulaşmıştır. Örgün eğitim içerisindeki özel okul sayılarının toplam okul sayısına oranı ise yüzde 19,2’dir.” bilgisini paylaştı. 

Eğitim sisteminde ciddi bir yük üstlenen özel öğretim alanının gelecek 
üç yıllık süreçte sistemin içinde daha esnek ve amaca yönelik bir yapıya dönüştürüleceğini aktaran Selçuk, özel eğitime teşvik uygulamasını kademeli olarak azaltma kararı aldıklarını anımsattı. 

Selçuk, eğitim-öğretim desteği kapsamına alınıp öğretim kademesini tamamlamayan ve 2019-2020 eğitim öğretim yılında 5580 sayılı Kanun kapsamında açılan ilkokul 2, 3, 4. sınıf, ortaokul 6, 7, 8. sınıf ve ortaöğretim 10, 11, 12. sınıf ile 2018-2019 eğitim ve öğretim yılında hazırlık sınıfında destek alan öğrencilerden toplam 90 bin 365 öğrencinin eğitim ve öğretim desteği ödemesinin devam edeceğini söyledi. 

“e-Portfolyo” uygulaması 

Bakanlık olarak “ölçmek için öğrenmek yerine öğrenmek için ölçmek” felsefesine uygun bir yapı oluşturduklarını dile getiren Selçuk, Avrupa Dil Portfolyosu referansı ile yürütülen Türkçede okuma, yazma, dinleme ve konuşma olmak üzere 4 becerinin ölçülmesine yönelik noktasında ilk kez yapılan Türkçe sınav pilot uygulamasını tamamladıklarını anımsattı. 

Ölçme ve Değerlendirme Merkezlerinin kurulumunu tamamladıklarını ve hizmete aldıklarını anlatan Selçuk, ayrıca çocukların izlenmesi, değerlendirilmesi, geliştirilmesi ve yönlendirilmesi amacıyla okul yöneticileri, öğretmenler ve velilerle birlikte çalışarak her çocuk için bir “e-Portfolyo” oluşturduklarını aktardı. 

Bakan Selçuk, “e-Portfolyo uygulamamız ile öğrencilerimizin erken çocukluktan lise mezuniyetine kadar eğitim yaşamları boyunca farklı alanlarda yapmış oldukları çalışmalara ulaşacak, öğrencinin ilgi ve merakını yıllara yayılan bir süreçle izleyecek, bir sonraki eğitim kademesindeki tercihlerin de veriye dayalı olarak yapılmasını sağlayacağız.” ifadelerini kullandı. 

“46 farklı ülkede 3 bin 950 öğrencimiz öğrenim görmekte” 

Bakanlığın 61 ülkede 58’i eğitim müşavirliği ve 31’i eğitim ataşeliği olmak üzere toplam 89 temsilciliğinin bulunduğunu söyleyen Selçuk, Bakanlıkça açılan, yurt dışında yaşayan vatandaşlar ve soydaşların çocuklarının devam ettiği 16 ilkokul, 23 ortaokul, 27 lise, 2 Türkiye Türkçesi Öğretim Merkezi (TÖMER) olmak üzere toplam 68 eğitim kurumunda eğitim ve öğretim hizmeti verildiğini bildirdi. 

Bakan Selçuk, Türkiye Maarif Vakfı’nın ise bugün itibarıyla 100 ülke ile resmi temas sağladığını, 47 ülkede temsilcilik açtığını ve 41 ülkede toplam 314 okul, üniversite ve eğitim merkezi ile hizmet verdiğinin altını çizdi. 

Türkiye’nin yetişmiş insan kaynağı ihtiyacını karşılamak amacıyla yurt dışındaki üniversitelere yüksek lisans ve doktora öğrencisi gönderildiğine işaret eden Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“2019 yılında 509 farklı alanda bin 195 yurt dışı kontenjan açılmış olup, ÖSYM’nin lisans programları tablosundaki bin 102 lisans alanı taranmış ve ilan edilen burs kontenjanlarına 432 farklı lisans alanından mezun olan öğrencilerin başvurabilmesi sağlanmıştır. Şu an 46 farklı ülkede 3 bin 950 öğrencimiz öğrenim görmektedir. 

Uluslararası bilim, teknik ve sanat birikiminden daha fazla yararlanarak
ülkemizin gelişimine ivme kazandırabilecek ve ülkemizi ihtiyaç duyulan
alanlarda daha ileriye taşıyabilecek nitelikli insan gücünü yetiştirmek
amacıyla yürütülen hareketlilik programları kapsamında yurt dışına daha
fazla öğrenci göndermeyi hedefliyoruz.” 

ÖSYM’nin 2020’de 11 milyon aday için sınav gerçekleştirileceği öngörülüyor 

Bakan Selçuk, ÖSYM’nin sınav hizmetleri süreçlerinde “ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi Standartları” ile “ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi Standartları”nın gerçekleştirilmesi için başlatılan çalışmaların da tamamlanmak üzere olduğunu bildirdi. 

ÖSYM bünyesinde 2019 yılı içinde 188 sınav koordinatörlüğü aracılığıyla yaklaşık 7 milyon 750 bin adayın katıldığı 10’u elektronik sınav olmak üzere 42 sınavın yapıldığını, yıl sonuna kadar 49 sınav için 8 milyon 100 bin adayın sınavlara katılımının beklendiğini söyleyen Selçuk, “ÖSYM’nin 2020 yılında ise yaklaşık 11 milyon aday için sınav gerçekleştirileceği öngörülmektedir.” açıklamasında bulundu. 

Sayıştay bulgularında yer verilen önerilerin Bakanlıkça detaylı bir şekilde incelendiğini, benzer sorunların oluşmaması için yapılması gereken iş ve işlemlerin hassasiyetle takip edilerek, gereken tedbirlerin alındığını belirten Selçuk, bu konuda 2018’den itibaren alınan önlemler hakkındaki bilgileri paylaştı. 

Selçuk, Bakanlığın 2018 yılı kesin hesap verilerine ilişkin, şunları söyledi: 

“Bakanlığımıza 2018 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunuyla 92 milyar 528 milyon 652 bin lira ödenek tahsis edilmiştir. 2018 yıl sonu itibarıyla 66 milyar 570 milyon 169 bin 398 lirası personel giderleri, 10 milyar 409 milyon 169 bin 42 lirası SGK’ye devlet pirimi giderleri, 9 milyar 751 milyon 568 bin 26 lirası mal ve hizmet alım giderleri, 2 milyar 633 milyon 714 bin 304 lirası cari giderler, 9 milyar 960 milyon 891 bin 301 lirası sermaye giderleri, 118 milyon 4 bin lirası sermaye transferleri olmak üzere toplam 99 milyar 448 milyon 55 bin 71 lira harcama yapılmıştır.” 

“Toplam eğitim bütçemiz 177 milyar 605 milyon 504 bin lira” 

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, “Eğitim alanında gerçekleştireceğimiz bütün bu faaliyetler için 91 milyar 467 milyon 345 bin lirası personel giderleri, 14 milyar 367 milyon 680 bin lirası Sosyal Güvenlik Kurumu’na devlet primi giderleri, 9 milyar 956 milyon 271 bin lirası mal ve hizmet alım giderlerinde kullanılmak üzere cari harcamalar, 3 milyar 739 milyon 169 bin lirası devlet parasız yatılı öğrencileri, burslar ile diğer cari transferler, 5 milyar 836 milyon 918 bin lirası sermaye giderleri, 29 milyon 479 bin lirası sermaye transferleri olmak üzere toplam 125 milyar 396 milyon 862 bin lira Milli Eğitim Bakanlığı bütçesine tahsis edilmiştir.” değerlendirmesinde bulundu. 

Selçuk, şöyle devam etti:

“Bununla birlikte 36 milyar 145 milyon 740 bin lirası YÖK, Yükseköğretim Kalite Kurulu ve üniversitelerin bütçesi, 717 milyon 792 bin lirası ÖSYM bütçesi, 15 milyar 345 milyon 110 bin lirası Yükseköğretim Kredi ve Yurtlar Kurumu bütçesi olmak üzere toplam eğitim bütçemiz 177 milyar 605 milyon 504 bin lira lira olarak öngörülmüştür. Ayrıca ilköğretim öğrencilerinin ücretsiz ders kitabı giderleri, taşımalı ilköğretim/ortaöğretim uygulaması kapsamında öğle yemeği giderleri ve özel eğitime ihtiyaç duyan öğrencilerin taşıma giderleri için toplam 2 milyar 623 milyon lira kaynak da Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan karşılanacaktır.” 

“Eğitim ülkemizin yarınını şekillendiren en önemli unsur” 

“Eğitim, ülkemizin yarınını şekillendiren en önemli unsurdur ve insana dair yapılacak yatırımların en değerlisidir. Hükümetimiz bu bilinçle hareket etmekte, eğitim alanına yönelik yatırımlarını bilimsel ve pedagojik gelişmelerle koşut bir şekilde sürdürmektedir.” diyen Selçuk, genel bütçeden en büyük payı eğitime ayırma geleneğini başlatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere bu sürece katkısı olan ve destek veren herkese teşekkürlerini iletti. 

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, 2020 yılı bütçesinin eğitim ailesine, öğretmenlere, öğrencilere, velilere ve ülkeye hayırlı olması temennisinde bulundu. 

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

İstanbulda 2 milyon 819 bin 443 öğrenci tatil yapacak

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

Öğrenciler, bugünkü derslerini tamamladıktan sonra ilk ara tatillerine başlayacak. Bu kapsamda, İstanbul‘daki 7 bin 60 okulda eğitim gören öğrenciler, tatile çıkacak. 

Beşiktaş Lütfi Banat İlkokulundaki öğrenciler, 2019-2020 eğitim öğretim yılının ilk ara tatilini sevinçle karşıladı.

3. sınıf öğrencisi Kutay Uzuner, AA muhabirine, tatilde kitap okuyacağını, dinleneceğini ve gezeceğini söyledi.

Tatile çıkacağı için çok mutlu olduğunu dile getiren Uzuner, ara tatil uygulamasından dolayı Milli Eğitim Bakanlığına teşekkür etti.

“Verimli bir tatil olacak”

Öğrencilerden 9 yaşındaki Nil Sahra Yıldırım da tatilde anneannelerinin kendilerine misafirliğe geleceğini ifade ederek, “Onlarla bol bol parka gideceğim, oyunlar oynayacağım. Kitap okuyacağım. Sinemaya gideceğim. Tatile girdiğim için çok mutluyum.” diye konuştu.

Doruk Uçar ise tatilde bolca kitap okuyacağını, tarihi yerleri gezeceğini, sinemaya ve tiyatroya gideceğini anlatarak, “Bravo onlara, iyi ki böyle bir tatil yapmışlar. Çok seviniyorum.” dedi.

7. sınıf öğrencisi Feyzanur Turan da tatile çıkacağı için çok güzel hissettiğini dile getirerek, “Erken kalkıyorduk, artık uyuyacağız. Dersler çok ağır geliyordu, biraz dinlenmiş olacağız. Bizim için verimli bir tatil olacak. Tatilimi hem ders çalışarak hem de dinlenerek geçireceğim. Dinlenerek daha iyi bir şekilde okula geleceğiz.” ifadelerini kullandı.

Öğrenciler MEB’in etkinlikleriyle tatilini verimli geçirecek

Öğrenciler, Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) hazırladığı “18-22 Kasım 2019 Ara Tatil Etkinlik Programı” kapsamında 81 ilde düzenlenecek etkinliklere katılarak tatilini verimli geçirebilecek.

Bu programda, “gezi”, “sağlık, doğa ve çevre”, “bilgi ve teknoloji”, “iletişim”, “okuryazarlık”, “sanatsal faaliyetler”, “sportif faaliyetler”, “araştırma ve gözlem”, “oyun oynama ve bulmaca çözme”, “sosyal sorumluluk”, “günlük yaşam becerileri”, “el sanatları”, “bilim”, “yardımlaşma”, “kariyer planlama” ve “aile günü” olmak üzere 16 ana başlık yer alıyor.

Öğrenci ve velilerin yapılacak etkinliklerin bilgisine ulaşabilmeleri amacıyla “aratatil.meb.gov.tr” sitesi de hazırlandı. Veliler sitede, yaşadıkları ilde 5 gün boyunca yapılacak ara tatil etkinliklerini görebilecek.

Öğretmenler de MEB’in hazırladığı sanatsal, sportif, sosyal ve kültürel aktivitelerin yer aldığı mesleki çalışma programındaki faaliyetlere katılabilecek.

“Yeni Eğitim Öğretim Çalışma Takvimi Modeli”ne göre 18-22 Kasım’da yapılacak ilk ara tatilin ardından ilk dönemin ikinci yarısı 25 Kasım’da başlayacak.

Okumaya Devam