İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Fabrika gibi çalışan lisenin öğrencileri hem öğreniyor hem kazanıyor

Yayınlandı

Manisa

Manisa’nın Soma ilçesinde adeta fabrika gibi çalışan Fatma Aliye Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, öğrencilerine eğitimin yanı sıra meslek öğrenme ve para kazanma imkanı da sunuyor.

İlçede 62 yıldır eğitim veren okul, “Üreten okul projesi” kapsamında haziran ayında kaymakamlık ve ilçe milli eğitim müdürlüğü ile protokol imzaladı. İlçedeki taşımalı eğitim veren okullar için yemek hazırlayan öğretmen ve öğrenciler, resmi kurumlar için de bayrak ve iş önlüğü dikiyor.

Okul bünyesindeki döner sermaye işletmesi, Yiyecek İçecek Hizmetleri Bölümü öğrencilerine haziran ayından bu yana 22 bin lira ödeme yaptı. Moda Tasarım Teknolojileri Bölümü öğrencileri de bayrak, üniforma, önlük dikerek gelir elde etmeye başladı.

Okul müdürü Murat Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1957 yılında Kız Meslek Lisesi olarak eğitime başlayan okulun ilçenin ilk lisesi olma özelliğini taşıdığını, Yiyecek İçecek Hizmetleri, Moda Tasarım Teknolojileri, Bilişim Teknolojiler, Grafik Fotoğrafçılık, Çocuk Gelişimi ve Eğitimi bölümlerinde toplam 393 öğrencilerinin bulunduğunu belirtti.

Milli Eğitim Bakanlığının 2023 Eğitim Öğretim Vizyonu’na uygun öğrenciler yetiştirmek için eğitim, üretim ve istihdam ilişkisini sağlamaya yönelik çalışmalar yaptıklarını dile getiren Öztürk, okul olarak ilçenin ihtiyaçlarını karşılamaya gayret ettiklerini anlattı.

İlk olarak ilçede taşımalı eğitimle hizmet veren okullardaki 510 öğrenciye yemek çıkarmaya başladıklarını aktaran Öztürk, şunları kaydetti: 

“Kırsalda Karacakaş, Yağcıllı, Avdan, Cenkyeri, merkezde ise Altıntaş, Kurtuluş, Yunus Emre İmam Hatip Ortaokulu, Mevlana Özel Eğitim Okulu ve Eğitim Uygulama Okuluna yemek sağlıyoruz. 11 ve 12. sınıf öğrencilerimizin işletmelerde beceri eğitimi kapsamında yaptıkları bu faaliyetler döner sermaye kapsamında değerlendirilmekte ve kendilerine parça başına ücret ödemekteyiz. Hem öğreniyorlar hem para kazanıyorlar.”

Yiyecek İçecek Hizmetleri Bölümü 11. sınıf öğrencisi Eylem Temizkalp, yemek yapmayı sevdiği için bu bölümü tercih ettiğini belirtti. Temizkalp, “11. sınıfa geldiğimizde üretime giriyoruz. Her gün 500-600 kişilik yemek çıkarıyoruz ve bu şekilde hocalarımızdan yerinde bilgiler alıyoruz. Üniversitede gastronomi bölümü okuyarak ilerlemek istiyorum.” ifadelerini kullandı.

“Meslek lisemiz sayesinde meslek sahibi oluyoruz”

Moda Tasarım Teknolojileri Bölümü Öğretmeni Gülşen Koyun da dışarıdan gelen siparişlere göre atölyelerde bayrak, önlük ve üniforma diktiklerini aktararak, “Okulumuz öğrencilerinin formaları da burada tasarlanarak dikiliyor. Baskı şeklinde değil tamamen el emeği dikim olarak, kumaş ve aplike olarak bayraklar hazırlanıyor. Her türlü ebatta bayrak dikimi yapabiliyoruz.” diye konuştu.

Moda Tasarım Teknolojileri Bölümü 12. sınıf öğrencisi Saliha Sultan Sertel de meslek lisesini mezun olduktan sonra iş yeri açabilmek, iş ve meslek sahibi olmak için tercih ettiğini söyledi. Sertel, “Meslek lisemiz sayesinde meslek sahibi oluyoruz. Mezun olunca terzi ve butik işletmesi açabilirim. Annem de çizimler yapabiliyor. O da çok istedi meslek lisesi okumamı. Ben de severek geldim.” dedi.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Milli Eğitim Bakanı Selçuk: Açıköğretim lisesi öğrencileri 170 krediyle mezun olabilecek

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, açıköğretim lisesinde okuyan öğrencilerin azmini ve hayallerini bildiklerine işaret etti. 

Bakan Selçuk, “Mezuniyet hedeflerine bir adım daha yaklaştırmak için yeni bir karar aldık. Mezuniyet için gerekli olan krediyi 170 olarak belirledik. Hayırlı olsun.” ifadesini kullandı.

Açıköğretim liselerinde mezuniyet için alınması gereken kredi 192 idi.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

EBA dünya genelindeki eğitim siteleri arasında 1. oldu

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Eğitim Bilişim Ağı (EBA), kullanım miktarı ve internet trafiği kriterlerine göre, eğitim alanındaki tüm siteler arasında dünyada birinci sıraya yerleşti.

Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde ulusal ölçekte uzaktan eğitimin yürütüldüğü EBA’nın, 2020-2021 eğitim öğretim yılı birinci dönem istatistiklerini de geride bırakarak kullanım miktarı ve internet trafiği kriterlerine göre, eğitim alanındaki tüm siteler arasında dünyada birinci sıraya yükseldiği ifade edildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Yenilik ve Eğitim Teknolojileri (YEĞİTEK) Genel Müdürü Anıl Yılmaz, EBA’nın 1 Ekim itibarıyla bir önceki aya göre, 27 basamak yükselerek küresel ölçekte eğitim alanında birinci sıraya çıktığını belirtti.

Yılmaz, yerli ve milli dijital eğitim platformu EBA’nın kullanımındaki bu artışta, yaz dönenimde yapılan iyileştirmelerin ve altyapı yatırımlarının büyük etkisi olduğunu kaydetti.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Milli Eğitim Bakanı Selçuk: 7 binin üzerinde köy okulu öğretmeni mesleki gelişim eğitimlerine katıldı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü, Sabancı Vakfı iş birliği ile hayata geçirilen “Köy Okulları Birleştirilmiş Sınıf Öğretmenleri Mesleki Gelişim Programı“nın çıktılarını, ilkokula başladığı okul olan Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Emirler Köyü İlkokulunda gerçekleştirilen toplantıda tanıttı. 

Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Doç. Dr. Adnan Boyacı, Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, Köy Okulları Değişim Ağı Derneği (KODA) Genel Koordinatörü Mine Ekinci’nin hazır bulunduğu toplantıya, Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı da canlı bağlantı ile katıldı.

Törenin gerçekleştirildiği köy okulunun bahçesinde konuşan Selçuk, “Bugün doğduğum köydeyiz. Bugün hatıralarımın başladığı yerdeyiz. Köy öğretmenleri ve köyde okuyan öğrencilerimizle ilgili bir konuda, özellikle bu okulu tercih ettik. Çünkü bu heyecanın bütün köy okullarına yansıması konusunda bir niyetimiz vardı. Burada sadece bir Bakan olarak konuşmuyorum, buranın bir öğrencisi, öğretmeni olarak da konuşuyorum. Benim nezdimde köy okullarının çok ama çok ayrı bir yeri var. Çünkü oradaki enerji, oradaki güzellik, oradaki çalışma aşkı, şevki bizi her zaman heyecanlandırıyor.” dedi.

Eğitimde fırsat adaleti sağlamayı çok önemsediğini dile getiren Selçuk, “Herkese eşit davranmak neticede adaleti doğurmayabilir. Herkese adil davranmak eşitliği doğurur. O yüzden de köy okullarımıza her zaman ayrıcalıklı bir şeklide imkanlar sağlamayı tercih ediyoruz.” diye konuştu.

“7 binin üzerinde köy okulu öğretmeni eğitimlere katıldı”

Köyde eğitimin ve şartların zor, iklimin de sert olduğunu ifade eden Selçuk, ancak hep menfi şeyler söylemenin doğru olmadığını vurguladı.

Köy okullarında öğretmen ve öğrenci ilişkisinin, öğretmen ve toplum ilişkisinin çok daha sıcak olduğunu anlatan Selçuk, “Yani köy okullarının hayatı öğrenmek bakımından çok ciddi avantajları da var. Bu avantajları daha da yükseltmek için köy öğretmenlerimize destek olmak için her türlü çalışmayı yapıyoruz.” dedi.

2023 Eğitim Vizyonu’nda köy okullarına ilişkin çalışmaların hızlandırılacağı hedefinin yer aldığına işaret eden Selçuk, buna ulaşmak için Bakanlığın imkanları ile sınırlı kalmayarak Türkiye’nin imkan ve birikimini kullanmayı tercih ettiklerini anlattı.

Köy okullarında birleştirilmiş sınıflarda görev yapan öğretmenlere yönelik mesleki gelişim programını hazırladıklarını belirten Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunu tam da öğretmenimizin sahada ve mutfakta neye ihtiyacı var? Bu sorunun cevabını ortaya koyarak çalışmayı başlattık. Projede 7 binin üzerinde köy okulu öğretmeni mesleki gelişim eğitimlerine katıldı. Mesleklerinin ilk yılında ‘Neyi, nasıl yapacağım?’ sorusunu soran öğretmenlerimize ‘Hiç merak etmeyin, biz size dünya standartlarında bir eğitim vererek neyi, nasıl yapacağımızı çok açık ve net biçimde ortaya koyacağız.’ dedik. Birleştirilmiş sınıflarda görev yapan öğretmenlerimiz için özel yayınlar, kitaplar çıkardık. ‘Her gün bu kitaplara bakarak okulda, sınıfta, köyde neyi nasıl yapabiliriz?’ sorusunun cevabını bulabilirsiniz dedik. Bu çalışmalar sadece köy öğretmenleri için değil, bütün sınıf öğretmenleri için faydalı bir çalışma. Yani sadece köydeki öğretmenlerin ihtiyacına yönelik bir içerik de değil, mesleğine yeni başlayan her öğretmenin, her şekilde faydalanabileceği bir içerik var bu kitaplarda.”

“Köy okulu öğretmeni, köyde aynı zamanda liderdir”

“Güçlü Öğretmen Güçlü Gelecek” vizyonu içerisinde Sabancı Vakfının desteğinin büyük olduğunun altını çizen Selçuk, öğretmenlerin bu desteklerle daha iyi yetiştiklerini gördüklerini söyledi.

Dünyanın sürekli değiştiğini, her nesil farklılaştıkça öğretmenin ihtiyacının da farklılaştığını, bu nedenle öğretmenlerin hayat boyu eğitime ihtiyacı olduğunu anlatan Selçuk, “Sadece öğretmenlerin değil, hepimizin sürekli öğrenmesi gerekiyor.” dedi.

Köydeki öğretmenlerin başka bir özelliğinin bulunduğunu dile getiren Selçuk, şöyle devam etti:

“Köy okulu öğretmeni köyde aynı zamanda liderdir, onlar aynı zamanda bir psikolog, sosyologdurlar. Köy öğretmenleri, mesleklerinin ilk yılında köye gittikleri için başka tecrübeye ihtiyaç duyarlar ve köyde bu uyumu sağlamak için bizim bu eğitimimizin ve kitaplarımızın büyük ölçüde faydasını görecekler. Bakanlık olarak başta ben olmak üzere bütün ekip arkadaşlarım bu işe baş koymuş vaziyetteler. Biz bu iyi görevlerden görev, işlerden bir iş olarak görmüyoruz. Bu işi gönülden bir iş olarak görüyoruz. Bundan dolayı da çok daha büyük bir sahipliğimiz var.”

“Öğretmen, bütün bir köyü dönüştürebilir”

Mesleki gelişim programına katılan öğretmenlerin “Burası bizde Ziya Hoca.” dediklerinde çok mutluluk duyduğunu ve gözünün arkada kalmadığını dile getiren Selçuk, şunları kaydetti:

“On binlerce öğretmenimiz ‘Burası bizde.’ dediğinde aslında ‘Türkiye bizde, çocuklar bize emanet.’ demek istiyorlar. Bu emanetin de şuurunda olduklarını, öğretmenlik vazifesinin ilahi bir vazife olduğunu, bize emanet olan çocukların hakkını hukukunu korumak meselesi olduğunun farkındalar. Bu nedenle, öğretmenlerimiz bu şuurla işlerini çok daha kolay yapacaklar. Bize düşen onlara hizmet etmektir, ihtiyaçlarını karşılamaktır, problemlerini çözmektir. Bu vazifeyi mutlu şekilde yaparken, Allah rızası için yaparken biz daha büyük bir gayret buluyoruz. Biliyoruz ki bir öğretmene dokunursanız o öğretmen, sadece bir çocuğu değil bütün bir köyü dönüştürebilir.”

Selçuk, projenin hayata geçirilmesinde ve diğer eğitim konularında desteğini esirgemeyen Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı’ya, vakıf çalışanlarına ve KODA’ya teşekkür etti.

“Çok güzel kazanımlara sahip oluyoruz”

Güler Sabancı ise canlı bağlantı ile yaptığı konuşmada, Sabancı Vakfı olarak 46 yıldır bu topraklardan kazandıklarını, bu toprakların insanlarıyla paylaşmak için çalıştıklarını anlattı.

Toplumsal gelişme için yürüttükleri çalışmaların içinde en öncelikli konular arasında eğitimin bulunduğunu aktaran Sabancı, “Vakıf olarak eğitimde fırsat eşitliğinin sağlandığı bir toplumu hayal ediyoruz herkesle beraber. Eğitimin hakkı tartışılmaz diyoruz. Türkiye’nin her yerinde ve eğitimin her kademesinde desteklediğimiz projelerle kadın, genç ve engellilerin eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak için çalışıyoruz.” dedi.

Kırsalda eğitimin niteliğinin artırılması için de KODA ile 4 yıl önce çalışmaya başladıklarını ifade eden Sabancı, şöyle konuştu:

“Bakan Selçuk’un her fırsatta belirttiği gibi köy okullarının, eğitimin göz bebeği olduğuna biz de gönülden inanıyoruz. Yaklaşık bir yıl önce Bakanlık ile çıktığımız bu yolda çok güzel kazanımlara sahip oluyoruz. Online eğitimlerle Türkiye’nin neredeyse tüm köy okullarında hedeflediğimiz sayıda öğretmene ve öğrenciye ulaşıldığı haberini aldım ve çok mutlu oldum. Yüzlerce köy öğretmeni de yüz yüze eğitimlere katıldılar. Toplumsal gelişimin teminatı, eğitimin göz bebeği olan köy okullarımızın aydınlanması için meşaleyi her zaman en yukarıda tutan öğretmenlerimize bir kez daha çok teşekkür ediyoruz.”

“Nice Ziya Hocalar, nice mühendisler, nice öğretmenler bu köylerden yetişsin”

MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı da 7 bin dolayında köy okulunda 240 bin dolayında öğrencinin eğitim aldığını kaydetti.

Köy okullarındaki öğretmenlere yönelik ısınmadan, tarım ve hayvancılığa kadar pek çok konuda farkındalık sağlayacak, velilerle etkileşimi artıracak, birleştirilmiş sınıflardaki öğrencilerde fark yaratacak eğitimlere başladıklarını anlatan Boyacı, şunları kaydetti:

“Köyler her zaman Anadolu’da medeniyetin ışığı oldular. Köylerden yetişenler, cumhuriyetle birlikte bugünün Türkiye’sinin değişimini yönlendiren, fark yaratan insanlar oldular. Bugün sayın Bakan’ın köyünde olmak bunun en önemli göstergesi. Bu köyden, bu okuldan çıkmış Ziya Hoca, Milli Eğitim Bakanı olmuş, biz istiyoruz ki daha nice Ziya Hocalar, nice mühendisler, nice öğretmenler bu köylerden yetişsin ve ilerlesin. Bu projeyle birlikte köylerde görev yapan öğretmenleri desteklemeye devam edeceğiz.”

Okumaya Devam
Advertisement