İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Engelsiz meslek lisesinin ilk mezunları üniversite hayallerine kavuştu

Yayınlandı

Ankara

Türkiye’de engelli öğrenciler için tasarlanan ilk meslek lisesi MEB SERÇEV Engelsiz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin ilk mezunları olan serebral palsili öğrenciler, üniversitede öğrenim görme hayallerini gerçeğe dönüştürdü.

Milli Eğitim Bakanlığı ile SERÇEV arasında imzalanan protokol çerçevesinde 2017-2018 eğitim öğretim yılında faaliyete başlayan, normal gelişim gösteren çocuklarla birlikte serebral palsili öğrencilerin de eğitim aldığı Türkiye’nin engelsiz meslek lisesi, bu yıl ilk mezunlarını verdi.

Toplam 5 öğrencinin mezun olduğu okulda, serebral palsili Burak Kızkapan ve Berat Denizhan, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2019-YKS) sonuçlarına göre, özel üniversiteleri burslu olarak kazandı.

SERÇEV Engelsiz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin Bilişim Teknolojileri bölümünü bitiren 18 yaşındaki Burak, Başkent Üniversitesi Anadolu OSB Meslek Yüksekokulu Endüstriyel Kalıpçılık bölümüne yüzde 100 burslu olarak yerleşirken, Berat Denizhan da aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünde yüzde 50 burslu olarak öğrenim görme hakkını elde etti.

Bir üniversiteye yerleşebilmekten duyduğu mutluluğu dile getiren Burak Kızkapan, “Çok mutluyum, bu sonucu beklemiyordum. Hayalim memur olabilmek veya dükkan açmak. Kendim gibi arkadaşlarım için SERÇEV gibi engelsiz meslek liselerinin çoğalmasını çok istiyorum.” dedi.

“Burak ellerini kullanamıyor ama bilgisayarda her şeyi yapabiliyor”

Burak’ın annesi 42 yaşındaki Sevgi Kızkapan da “Eşim Burak 4 yaşındayken vefat etti. Burak anaokulunu Gökkuşağı’nda okudu ve sonrasında SERÇEV Engelsiz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni bitirdi. Oğlumun üniversite başarısından gerçekten çok mutluyuz, gurur duyduk. Allah inşallah herkesin çocuklarına nasip etsin.” diye konuştu.

Evli bir kızı olduğunu anlatan Kızkapan, oğlunun üniversite eğitimi için Başkent Üniversitesi yetkililerine “Burak ellerini kullanamıyor ama bilgisayar üzerinden her şeyi yapabiliyor. Kalem kullanmakta sıkıntısı var. Kendini konuşurken iyi ifade edemiyor ama söylenen her şeyi anlıyor. Bu nedenle oğluma yardımcı olmalarını isterim.” ricasında bulundu.

“Üniversiteyi kazanabilmek inanılmaz güzel bir bir duygu”

19 yaşındaki Berat Denizhan da üniversiteyi kazanmanın kendisini çok mutlu ettiğini belirterek, “Üniversiteyi yüzde 50 burslu olarak kazandığım için biraz sıkıntılıyım. Maddi açıdan ne yapacağız bilemiyorum.” ifadelerini kullandı.

“Üniversiteyi kazanabilmek inanılmaz güzel bir duygu. Hayalimi gerçekleştirdim.” diyen Denizhan, eğitimini tamamladıktan sonra turizm sektöründe çalışarak bol bol gezmek, en çok da Karadeniz’i görmek istediğini dile getirdi.

Anne Pembe Denizhan, oğlunun mezun olduğu liseden çok memnun olduklarını vurgulayarak, “Öğretmenlerimiz sağ olsunlar bizlere çok yardımcı oldular. Berat’ın üniversiteyi kazanması bizleri çok mutlu etti. Hiç beklemiyorduk. Maddi olarak nasıl karşılayacağız diye biraz üzüldük ama gidebildiği yere kadar gideceğiz. Oğlum çok istiyor.” şeklinde konuştu.

“Berat için elimden ne gelirse yapacağım”

Eşinin gözündeki rahatsızlık nedeniyle düzenli bir yerde çalışamadığını aktaran Denizhan, şöyle devam etti:

“Oğlumun başarısını gördüğümde sevinçten ağladım. Oğlum çok sosyal bir çocuk, gezmeyi çok sever. Çok istediği bölümdü. Berat bu kadar istiyor biz de gideceğiz elbette. Yüzde 50 burslu da olsa geri kalanı da maddi olarak çok tutuyor. Berat için elimden ne gelirse yapacağım. Gerekirse yorganımı satar, her şeyi yaparım.”

Denizhan, SERÇEV Engelsiz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi gibi okulların sayısının artmasının çocuklar ve aileleri için çok önemli olduğunu kaydetti.

İş yeri açma belgesi sahibi de oldular

Türkiye’deki meslek liselerinde olduğu gibi SERÇEV Engelsiz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden mezun olan tüm öğrencilere diplomaları ile iş yeri açma belgesi de veriliyor.

Öğrenciler aldıkları mesleki eğitimle kendi ayakları üzerinde durma ve kendi işlerini kurabilme imkanını yakalıyor.  

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

"İkinci üniversite"ye kayıtlar 18 Ekimde sona erecek

Yayınlandı

Yazar :

Eskişehir

Anadolu Üniversitesinin (AÜ) Açıköğretim ile İktisat ve İşletme fakültelerine 2019-2020 dönemi “ikinci üniversite” internet başvuru ve kayıt işlemleri, 18 Ekim’de sona erecek.

Üniversitenin internet sitesinden yapılan duyuruya göre, AÜ tarafından 2002’de hayata geçirilen sınavsız ikinci üniversite programlarına kayıtlar başladı.

İkinci üniversiteye, herhangi bir yükseköğretim programından mezun olanlar ile merkezi açıköğretim ve uzaktan eğitim sistemine göre eğitim öğretim yapan fakülteler dışındaki yükseköğretim programında kayıtlı öğrenciler başvurabilecek.

Okudukları veya mezun oldukları alanlar dışında lisans eğitimi alanlar lisans veya ön lisans programlarına, ön lisans eğitimi alanlar sadece ön lisans programlarına müracaat edebilecek.

İnternetten başvurusunu yapan adayların, yönlendirilen sayfadan “Döküm Al” butonunu kullanarak, Açıköğretim bürosuna teslim etmesi istenen belgelerin çıktısını alması gerekiyor. Daha sonra ödeme sayfasına yönlendirilen adaylar, online ödeme yapabiliyor.

Ödeme yapan adayların, internet başvuru ve kayıt kılavuzunda açıklanan kayıt belgelerini hazırlayarak 18 Ekim Cuma gününe kadar illerinde bulunan Anadolu Üniversitesi Açıköğretim bürolarına bizzat başvurarak kayıtlarını tamamlaması gerekiyor.

Öte yandan, Açıköğretim büroları, kayıt işlemleri için 12 Ekim Cumartesi günü de açık olacak.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Mardinin sınır ilçelerinde ve Karkamışta eğitime ara verildi

Yayınlandı

Yazar :

Gaziantep

Mardin’in Nusaybin ilçesinde tüm okullarda, Kızıltepe‘de ise sınıra yakın bölgelerdeki okullarda eğitime 2 gün ara verildiği bildirildi.

Nusaybin Kaymakamlığından yapılan açıklamada, Barış Pınarı Harekatı dolayısıyla Nusaybin ilçesinde tüm okulların bugünden itibaren 2 gün süreyle tatil edildiği belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Hudutlarımızın güvenliğini sağlamak, sınırlarımızın güneyinde bir terör koridoru oluşturulmasını engellemek, DEAŞ, PKK, KCK, PYD ve YPG başta olmak üzere milli güvenliğimize tehdit oluşturan terör örgütleri ve teröristleri etkisiz hale getirmek, yerinden edilmiş Suriyelilerin evlerine ve topraklarına dönüşleri için uygun şartları sağlamak maksadıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimizce başlatılan Barış Pınarı Harekatı kararlılıkla devam etmektedir. Bu kapsamda Kaymakamlık oluru ile ilçemizde 10-11 Ekim tarihlerinde iki gün süreyle eğitim öğretime ara verilmiştir.”

Öte yandan Kızıltepe ilçesinde de sınıra yakın Şenyurt ve Akdoğan mahallelerinde bulunan okulların 2 gün süreyle tatil edildiği bildirildi.

Karkamış’ta eğitime bir gün ara verildi

Gaziantep’in Karkamış ilçesinde ilk ve orta dereceli okullar bir gün tatil edildi.

Valilikten yapılan açıklamada, Barış Pınarı Harekat’nın devam ettiği hatırlatılarak, şunlar kaydedildi:

“Barış Pınarı Harekatı nedeniyle Gaziantep’in Karkamış ilçesindeki ilk ve orta dereceli okullar tedbir amaçlı olarak 10 Ekim 2019 Perşembe günü 1 günlüğüne tatil edilmiştir.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Zamanın ruhuna saygı göstermek için değişimlerin içindeyiz

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, eğitimde dünyada ne olup bittiğini çok yakından izlediklerini ve ülkenin durumunu gözden geçirdiklerini belirterek, “Süreç içerisinde Türkiye’nin bu manzarai umumiyesini yeniden tasarlamak ve zamanın ruhuna saygı göstermek için değişimlerin içindeyiz.” dedi.

Selçuk, OSTİM Teknik Üniversitesinin yeni akademik yıl açılış töreninde yaptığı konuşmada, üniversitenin kuruluşu ile ilgili hayale ortaklık ettiğini ifade etti.

Ankaralı olarak OSTİM’in çağrışımları konusunda derin hatıralarının bulunduğunu dile getiren Selçuk, çocukluğumdan beri herhangi bir problemde ne yapalım diye soru sorulduğunda “Merak etmeyin OSTİM’de yaptırırız” ifadesini çok sık duyduğunu aktardı.

OSTİM’in bu kadar derinlerde yer alan fotoğrafının aslında geleceğin de bir müjdesini verdiğine dikkati çeken Selçuk, bu geleceği iyi tartışmak gerektiğini, 2040’lara doğru yepyeni bir dönemden söz edildiğini anlattı.

“Tekillik çağı” adı verilen bu çağda, biyolojik olanla, fiziksel ve yazılımsal olanın buluşacağını, insan beynine yazılım yükleneceğini, insan vücudunda fiziksel nano robotların dolaşacağını, robotlara organların ekleneceğini ifade eden Selçuk, “Çok yakın bu çağ, 15-20 yıllık bir süreçten söz ediyoruz. Bugün ilkokulda okuyan çocukların nasıl bir geleceğe doğru yöneldiğine dair basit ipuçları bunlar.” diye konuştu.

Bu çağda insanın aklından geçenlerin uzaydan okunabilmesi gibi birçok farklılığın gündeme geleceğini dile getiren Selçuk, “Bilgi, bilim, teknoloji, inovasyon gibi kavramları yeniden tarif etme, daha sahih bir hale getirme mecburiyetimiz var. Eğer bizler, kendi terminolojimizi kurmazsak sadece ezberin üzerine inşa edilen bir iş yaparız. Zemin olmadan şekil yapmanın çok da büyük faydası yok.” değerlendirmesinde bulundu.

Ehliyet ve liyakatın önemine değinen Selçuk, şunları kaydetti:

“Bugün yaptığımız bütün iş ve işlemleri, bu ülkenin topraklarına hürmeti olan, bu ülkenin bayrağına saygısı olan bütün insanlarımızı kucaklayarak yapmazsak bütün beyinlerimizi bir araya getirmezsek çok fazla mesafe almamız söz konusu değil. Ben diyerek bir yere varmamız mümkün değil. Ben yerine hepimiz demeye ihtiyacımız var. Bunun için de ehliyete hürmet etme şartı var. ‘Benim görüşüme yakın’ ya da ‘benim akrabam, benim hemşehrim’den ziyade ‘bu işin ehli kimdir’ meselesi çok çok önemli.”

“Bilimi ahlakla yıkamazsanız o bilim insanın hayrına çalışmaz.” ifadesini kullanan Selçuk, bilimde etik olmadığında finans sektörüne yönelik çabaların hizmetkarı olan bir durumun ortaya çıkacağı uyarısını yaptı.

Dünyanın en iyi eğitim veren üniversitelerinde yetişmiş insanların dünyaya en çok zarar veren insanlar olduğunun görüldüğüne işaret eden Selçuk, iklim, açlık gibi meselelerin bilimin ahlakla yıkanmamasıyla doğrudan ilgili olduğunu söyledi.

Açlığın ve obezitenin aynı anda doruk noktaya çıktığı, eğitim seviyesi arttıkça çevre kirliliğinin arttığı, eğitim yükseldikçe dünyadaki çatışmaların ve silahların öldürme gücünün arttığı bir çağın yaşandığına dikkati çeken Selçuk, “Bu çağın iyi okunması lazım.” vurgusunu yaptı.

Bakan Selçuk, üniversitelerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:

“Disiplinlerarası ya da interdisipliner üniversitelerden sonra şimdi transdisipliner dediğimiz bir üniversite anlayışından söz ediyoruz. Bu üniversite, tümüyle hayatın içinde olan, paydaşların ortak üretim yaptığı ve bütünüyle sektör odaklı değil ama çözüm odaklı çalışan bir bakış açısına sahip. Neden çözüm odaklı bakış açısı? Çünkü üniversitenin artık laboratuvarlarının olmasından ziyade laboratuvarların ihtiyaç duyduğu üniversitelere gereksinim var. Yani cep telefonu üreteceksen bunun için sosyolog, psikolog, yazılım mühendisi, kimyacı gibi çok fazla bilim dalından insanlara ihtiyaç var. Çözüm odaklı bir çalışmada, bu insanların hepsi aynı laboratuvar mantığı içinde buluşurlar ve çözümü üretmek için gayret sarfederler.”

Selçuk, bütün bunlar dikkate alınmadığında üniversitenin sadece bir istihdam kapısı gibi algılanabileceğine işaret etti.

“Talep etmezseniz sadece rutini yerine getirirsiniz”

OSTİM Teknik Üniversitesini çok önemsediğini dile getiren Selçuk, “Burası tam da hayal ettiğimiz bilimin, uygulamanın iç içe olduğu yer. Bunun ne anlama geldiğinin öğrenciler tarafından içselleştirilmesi lazım.” dedi.

İşe girerken yazdırılan “özgeçmiş” yerine kendisinin “özgelecek” kavramına daha çok önem verdiğini ifade eden Selçuk, bu kavramın yetişkinler tarafından çok fazla bloke edildiğini vurguladı. Yetişkinlerin yapamadıklarını kendi çocuklarının kimliğine yüklediklerini aktaran Selçuk, “Öğrencilerin muhakkak özgeleceklerine yönelik olarak duygu, düşünce ve hareket planı geliştirmeleri gerekiyor.” dedi.

İyi bir öğrencinin ders dışında ne yaptığının önemli olduğunu vurgulayan Selçuk, “Diplomayı herkes alıyor. 4 sene boyunca hangi kongrelere, hangi sosyal sorumluluk projelerine katıldım? Hangi hobileri edindim? Enstrüman çalıyor muyum? Halk oyunundan haberdar mıyım? gibi sorularla ilgili bir hesap cetveline ihtiyaç var. Öğrencilerin talep etmeye dikkat etmesi lazım. Eğer talep etmezseniz sadece rutini yerine getirirsiniz, talep ederseniz talip olmuş olursunuz, etrafınız genişler, havzanız büyür.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Selçuk, üniversite eğitimi süresince sadece 3-4 arkadaş edinmenin öğrencilerin zihinsel gelişimi açısından uygun olmadığını, farklı dünya görüşlerine sahip insanlarla bir arada bulunmanın gerektiğini vurguladı.

Bakan Selçuk, şunları kaydetti:

“Üniversite bilişsel kurum değildir; üniversite, duygu, düşünce ve eylemin aynı anda işlenmesi gereken ve bu bütünsellik içinde yönetilmesi gereken bir süreçtir. İlkokulda, ortaokulda ve lisede, üniversite ile bütünleşik olarak yapmaya çalıştığımız çerçeve budur. Türkiye’nin dünyadaki bu gelişmelere bağlı olarak, zamanın ruhuna tabi olarak ilkokulu, ortaokulu, liseyi ve yükseköğretimi bu bağlam içinde ele alma zarureti var. Biz bütünsel olarak bunun gayretindeyiz. Ekip arkadaşlarımızla beraber ‘bu sistemi bütünsel olarak nasıl çerçevelendiririz?’ sorusuyla muhatabız. Bu anlamda dünyada ne olup bittiğini çok yakından izliyoruz, kendi fotoğrafımızı da gözden geçiriyoruz. İnşallah süreç içerisinde Türkiye’nin bu manzarai umumiyesini yeniden tasarlamak ve zamanın ruhuna saygı göstermek için değişimlerin içindeyiz. Bu değişimler, hep alt yapısı kurularak, fizibilitesi yapılarak, gereken çalışmalar tamamlanarak hayata geçirilmeli.”

“Dünyada örneği az olan bir üniversite”

OSTİM Teknik Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Orhan Aydın da OSTİM Organize Sanayi Bölgesi’nin 50 yıllık köklü bir geçmişe sahip olduğunu hatırlatarak, “Burası 50 yılda çok ders almış ve vermiş önemli işlere imza atmış bir kurum. Sadece bölgesi ve şehrinden değil coğrafya ve tarihten aldığı değerleri kendisine sorumluluk edinmiş bir bölge olarak bu üniversiteyle bir yeni atılım daha yapmış oluyoruz.” dedi.

Aydın, OSTİM’in Ahilik felsefesiyle kurulmuş Ankara’da sanayileşmenin öncüsü bereketli bir bölge olduğunu belirterek burada yetişecek öğrencilere önemli fırsatlar sunulacağını kaydetti.

OSTİM Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Yülek ise üniversitenin ilk açılış törenini gerçekleştirdiklerini belirterek, “Geçmişi 5 yılı bulan fakat düşünce olarak 40 senelik bir gayretin sonucunu bugün alıyoruz. 200 bin kişilik mavi ve beyaz yakalı sanayici-iş insanının emeğiyle kurulan büyük bir sanayi havzasının tam ortasında, dünyada örneği az olan bir eğitim kurumunun bugün ilk dersi yapılıyor.” şeklinde konuştu.

Yülek, sanayi bölgesinde, iş dünyasının içinde olan ve üreten mühendislerle pratikle teoriyi bir araya getiren insanları yetiştiren bir üniversite olacaklarının altını çizdi.

Okumaya Devam