İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Endüstri, geleceğin mesleği 3D uzmanlarını bekliyor

Yayınlandı

Ankara

Yükseköğretim Kurulunca (YÖK) “geleceğin meslekleri”nden biri olarak gösterilen “üç boyutlu (3D) modelleme ve animasyon” programı mezunları başta savunma, sağlık, mühendislik, reklamcılık, sinema-televizyon olmak üzere pek çok endüstri kolunda istihdam imkanına kavuşacak.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’ın, lisans ve ön lisansta geleceğin meslekleri programları arasında gösterdiği “3D modelleme ve animasyon” programı, bu yıl ilk kez Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesinde açılacak. Bölüme 40 öğrenci kabul edilecek.

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Aytunç Ateş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, daha önce üç boyutlu modelleme ve animasyon eğitimlerinin kısa süreli kurslar şeklinde düzenlendiğini, ilk defa 2 yıllık ön lisans programı şeklinde eğitimlere yeni akademik yıl itibarıyla başlayacaklarını ifade etti.

Programın müfredatının sektörle birlikte hazırlandığını belirten Ateş, “Son yıllarda pek çok sektörde üç boyutlu modelleme ve animasyon kullanılıyor. Sağlık ve savunma başta olmak üzere hemen hemen her endüstri kuruluşunda kullanılan bu teknoloji için yetişmiş eleman ihtiyacı büyük.” dedi.

Sektör temsilcilerinin üniversitelerde üç boyutlu teknolojiler konusunda eğitim veren bölümlerin açılması yönünde taleplerinin bulunduğunu dile getiren Ateş, bu kapsamda Türkiye’nin bu alandaki ilk programının üniversitelerinin Çubuk yerleşkesinde açılacağını söyledi.

Müfredat hazır

Programın müfredatının hazır olduğunu aktaran Ateş, şu bilgileri verdi:

“Öğrencilerimize, üç boyutlu mekanik ve katı modelleme, organik ve medikal modelleme, dental modelleme ve animasyon, maket yapımı, üç boyutlu yazıcı (3D) gibi ana başlıklarda eğitimler verilecek. Sektörlere göre hangi yazılımların kullanılması gerektiği konusunda da ileri teknoloji bilgilerini de görecekler. Öğrencilerimiz, malzeme, makine, bilgisayar mühendisliği gibi multidisipliner bir alan bilgisine sahip olarak mezun olacaklar. Öğrencilerimiz, sürekli olarak proje üretecekler.”

Ateş, yakın gelecekte üç boyutlu modellemenin bilgisayarlar gibi evlere gireceğine işaret ederek, “Evlerde bazı ihtiyaçlarımızı karşılamak için 3D printer alıp tasarımlar yapabilir hale geleceğiz. Bu kaçınılmaz.” diye konuştu.

Öğrenciler, stajlarını iş başında yapacaklar

Ateş, üç boyutlu modellemenin pek çok sektörde kullanıldığını belirterek, mezunların savunma sanayi, endüstriyel tasarım, mimarlık, iç mimarlık, sahne tasarımı, makine mühendisliği, mekatronik mühendisliği, takı tasarımı, moda tasarımı, görsel iletişim, Ar-Ge mühendisliği, biyomedikal mühendisliği, eğitim, sinema-televizyon, protez üretimi, medikal ve dental üretim, reklamcılık ve gıda gibi sektörlerde rahatlıkla iş bulabileceklerini söyledi.

Ateş, sektör temsilcileriyle yakın çalışma içinde olduklarını vurgulayarak, “Öğrencilerimiz stajlarını ve dönem içi uygulamalarını iş başında yapacak. Dolayısıyla sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli eleman ihtiyacını da karşılamış olacağız.” dedi. 

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

İmam hatip öğrencisi Cambridge Üstün Başarı Ödülüne layık görüldü

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Rümeysa Hakyemez, Cambridge Üniversitesi bünyesinde organize edilen Cambridge Üstün Başarı Ödülleri sınavlarında Anadil Türkçe kategorisinde dünya çapında en yüksek notu alarak “Top in the World” birincilik ödülüne layık görüldü.

Liseden yapılan açıklamaya göre, okul, ulusalın yanında uluslararası programlarda da yüksek başarılara imza atmaya devam ediyor.

Okulun öğrencilerinden Rümeysa Hakyemez, her yıl Cambridge Üniversitesi bünyesinde organize edilen Cambridge Üstün Başarı Ödülleri” kapsamında düzenlenen Uluslararası Genel Ortaöğretim Sertifikası (International General Certificate of Secondary Education-IGCSE) Haziran 2019 sınavlarına girdi.

Anadil Türkçe sınavında dünya çapında en yüksek notu alan Hakyemez, “Top in the World” birincilik ödülünün sahibi oldu.

Hakyemez, IGCSE programının okulda sorunsuz şekilde işlediğini, bu program sayesinde öğrencilerin nitelikli bilgiyi öğrenmenin yanı sıra kullanmayı da öğrendiklerini ifade etti.

Fen bilimleri derslerini okulun sağladığı imkanlar sayesinde laboratuvarda uygulamalı olarak gördüklerini anlatan Hakyemez, “Öğretmenlerimiz bizimle özveriyle ilgilendi. Programın sonunda iki yılın donanımıyla tamamlanmış halde sınava girdik ve tüm arkadaşlarımla güzel başarılara imza attık. Bize bu güzel deneyim ve başarıyı sağlayan, tüm imkanları sunan başta okul müdürümüze, müdür yardımcılarımıza ve emeğini hiçbir zaman eksik etmeyen öğretmenlerimize teşekkürlerimi sunuyor, okulumuzda bu başarı geleneğinin daimi şekilde devam etmesini diliyorum.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’ye öncü, dünyaya örnek” eğitim kurumu vizyonu

Okul Müdürü Mithat Tekçam da okulun öğrencisinin “Top in the World” sertifikasını almaya hak kazandığı için duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

“Türkiye’ye öncü dünyaya örnek” bir eğitim kurumu olma vizyonuyla hareket ettiklerini belirten Tekçam, şunları kaydetti:

“Öğrencilerimiz ulusal ve uluslararası müfredatı öğreniyorlar. Böyle olunca yoğunlaşmaları ve daha fazla zaman ayırmaları gerekiyor. Bu programlara dahil olan öğrencilerimiz haftada 6 gün eğitim alıyor ve yaz programlarına katılıyor. Ulusal ve uluslararası müfredatları birlikte alarak öğrencilerimiz çok güzel bir seviyeye gelmiş oluyorlar. IGCSE programını tamamlayan öğrencilerimiz isterlerse IB DP – Uluslararası Bakalorya Diploma Programı’na devam edebiliyorlar.”

“Öğretimde ileri bir seviyede olduğumuzu gösterdik”

Okulun IGCSE Koordinatörü Metin Çiftçi ise bu programda yoğun bir eğitim dönemi geçirdiklerini, bu yıl elde ettikleri başarının bir önceki yıldan daha iyi olduğunu ve bu durumun IGCSE programının veli ve öğrenciler tarafından daha iyi anlaşılmasından ve kazanımlarının öğrencinin eğitim hayatına olumlu katkı sağladığının fark edilmesinden kaynaklandığını anlattı.

Öğrencilerin IGCSE müfredatındaki 6 temel dersi aldıklarını kaydeden Çiftçi, IGCSE kapsamında matematik ve fen derslerinin ağırlıklı olarak İngilizce işlendiğini belirtti.

Çiftçi, 2016’da yüzde 97, 2017 ve 2018’de yüzde 98, 2019’da ise yüzde 97 başarı sağladıklarını aktararak, “Başarı yüzdelerimiz dünya çapında yüzde 97’nin altına düşmeyerek öğretimde ileri bir seviyede olduğumuzu gösterdik.” değerlendirmesini yaptı.

Cambridge Üstün Başarı Ödülleri

Cambridge Üniversitesi bünyesinde faaliyetlerini sürdüren en önemli programlardan biri olan IGCSE, dünya çapında en çok tanınan, adayların 14 ile 16 yaş aralığında katıldığı Genel Ortaöğretim Eğitim Sertifikası programı. Cambridge programlarına, 5 yaşından 19 yaşına kadar dünyanın 160 ülkesinden 10 bini aşkın okuldan 8 milyon aday, çeşitli düzeylerde katılıyor.

Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi, 20 Haziran 2014’te Türkiye’de IGCSE akreditasyonunu alan ilk devlet okulu oldu. 2016 Haziran’da IGCSE’den ilk mezunlarını veren okul, 2016 ve 2017 yıllarında üst üste dünya birincileri çıkardı.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

MEB öğretmenleri 24 Kasımda kültür-sanat ve spor etkinliklerinde buluşturacak

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün koordinasyonunda hazırlanan etkinlikler, yarından itibaren Ankara’da başlayacak.

Tüm illerden seçilen ve mesleğinde fark yaratan 140 dolayında öğretmen, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla yarın Ankara’da olacak. Bu yılki programda Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün Halk Oyunları Federasyonu ile birlikte 81 ilde açtığı halk oyunları mesleki gelişim programına katılan öğretmenler de meslektaşları için Ankara’da sahne alacak.

MEB Şura Salonu’nda Halfeti Halk Eğitim Merkezinin sergisiyle başlayacak etkinlikler, Eskişehir Atatürk Güzel Sanatlar Lisesi Öğretmen Orkestrasının, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Salonu’nda vereceği Türk halk müziğinin unutulmaz eserlerinden oluşan konserle devam edecek.

Ankara Türk Dünyası Müzik Topluluğu da CSO Salonu’nda öğretmenler için sahneye çıkacak. Öğretmenler Abdullah Alper Kurbani’nin yönetiminde “Ezgilerle İpek Yolu” programında Türk dünyasının en seçkin eserlerini dinleme fırsatı bulacak ve Anadolu ezgilerine yolculuk yapacak.

Türk operasının dünyaca ünlü ismi Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü, tenor Murat Karahan ve soprano Feryal Türkoğlu yarın verecekleri konserde öğretmenlere müzik ziyafeti verecek. Ayrıca “Öğreten Kalpler Eğiten Adımlar” halk oyunları gösterisi yarın MEB Şura Salonu’nda gerçekleştirilecek.

Öğretmenler için sahne alacaklar

Bakanlığın Öğretmenler Günü etkinlikleri kapsamında 21 Kasım’da ise ATG Fuaye Alanı’nda “Yedi Renk Ritm Topluluğu” sahne alacak. Türkiye’nin dört bir yanında görev yapan ve “Bir Öğretmen Bin Ritm” kurs felsefesi doğrultusunda yetişen müzik öğretmenleri, rengarenk müzik kültüründen türküleri, halk danslarını, tekerlemeleri sahneye taşıyacak.

Yurt genelinden ve dışından bölgelerini temsilen gelen öğretmenler, “Eğitimde İyi Örnekler Sergisi”nde buluşacak. ATG Fuaye Alanı’nda 21 Kasım’da açılacak sergi, 25 Kasım’da sona erecek.

Etkinlikler kapsamında, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ve “Anadolu Ateşi”, 21 Kasım’da ayrı ayrı düzenleyecekleri konser ve dans gösterisiyle öğretmenlere unutulmaz anlar yaşatacak.

İzmir Işılay Saygın Güzel Sanatlar Lisesi oda Müziği Orkestrası da Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Konferans Salonu’nda öğretmen seyircileriyle buluşacak.

Konya Güzel Sanatlar Lisesi Tasavvuf Müziği Korosu da 22 Kasım’da Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Konferans Salonu’nda konser verecek. Aynı gün Siirt Gösteri Sanatları Topluluğu MEB Şura Salonu’nda, Devlet Halk Dansları Topluluğu ise Leyla Gencer Sahnesi’nde öğretmenler için sahneye çıkacak.

Ankara Güzel Sanatlar Lisesi Öğretmen Orkestrası Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Konferans Salonu’nda 23 Kasım’da konser verecek. “Lüküs Hayat Müzikali” de aynı gün öğretmenler için sahnelenecek. Türk halk müziği sanatçısı Armağan Elçi’nin MEB Şura’daki konserinin ardından Öğretmenler Arası Kısa Öykü Yarışması’nın ödül töreni yapılacak.

Turnuvada yarışacak 600 öğretmen Ankara’da

Türkiye Öğretmenler Kupası kapsamında 4 farklı branşta 64 takımdan toplam 600 öğretmen, Ankara’ya geldi.

Öğretmenler, bu akşamki kura çekimlerinin ardından 4 branşta grup maçları yapıp yarı final ve finalde oynayacak. 23 Kasım’da ise ilk üçe giren takımların MEB Spor Salonu’nda Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu ve Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un, Öğretmen Yetiştirme Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı, federasyon temsilcilerinin katılımıyla kupa töreni düzenlenecek.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, öğretmenlerle birlikte Anıtkabir’i ziyaret edecek. Aynı gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un öğretmenleri kabul etmesi planlanıyor.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Bakan Selçuktan öğretmenlere sınıf içi rehberlik dersi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Ankara Pursaklar Fen Lisesi’nde okul öncesi ve sınıf öğretmenlerine sınıf içi rehberlik mesleki gelişim konulu ders verdi. 

Psikolojik danışmanlık ve rehberlik alanında öğretmenlik yaptığını hatırlatan Selçuk, uzun yıllar üniversitelerde bu alanda çalışmalar gerçekleştirdiğini anlattı.

Her öğrencinin ilgi, yetenek ve becerisinin tanınmasının önemine işaret eden Selçuk, “Çünkü bizim bütün çocuklar için aynı paketi vermeye değil, her çocuğun ihtiyacını ve kişisel birikimini, ilgisini, becerisini, yeteneğini dikkate alan, kişiselleştirilmiş bir yaklaşıma ihtiyacımız var. Öğrenciyi tanımadan önce öğretmen olarak kendinizi tanıma sürecinizi daha fazla öne almanızda fayda var. Bizim ilk işimiz öğretmen olarak kendimizi tanımak ve arkasından çocukları tanımaktır.” diye konuştu.

Bakan Selçuk, daha sonra, “çocukları tanıma amaçlı ne türlü yaklaşımlar, uygulamalar içindesiniz?” diye sordu. Bir öğretmen, bu soru üzerine şöyle konuştu:

“Gözlerinin içine, herhangi bir olay karşısındaki tutumlarına bakıyorum. Çünkü her biri aynı olay karşısında birbirinden farklı davranışlar sergiliyor. Bu tabii ki bir süreç meselesi, böyle kısa sürede anlaşılmıyor. İnsanları tanımak belli bir süre gerektiriyor. Bir anda tanımak mutlaka olmuyor ama gözlerine bakıp onların olaylar karşısındaki tutumlarını ve duygularını kendimce not ediyorum.”

Bakan Selçuk, öğretmenin bu açıklamalarına teşekkür ederek, “sözel olmayan davranışlar” konusunda şu bilgileri paylaştı:

“Bir öğretmenin belki 100 birim üzerinden davranışlarını listelersek bunun yüzde 90’ı neredeyse sözel olmayan davranışlar kategorisinde değerlendiriliyor. Yani söylediklerimizin dışında yaptıklarımız nelerse; mimikler, jestler, davranışlar, bakışlar, duruşlar, vücudun posturu, duruşu vesaire, bütün bunların hepsinin bir anlamı var. Ve rehberliğin içerisinde de bu anlamlar da gerçekten çok büyük bir yer tutuyor.”

Sınıftaki bir çocuğun ayaklarının üstüne oturması, ders dinlerken dizini sallaması, bakarken sürekli çenesini yukarıda tutması ya da göz teması kurmaması, ders esnasında boynunu ovalaması veya ders bitmeden 5 dakika önce topladığı çantasını kucağına alarak çıkmayı beklemesi gibi tüm davranışlarının bir anlam ifade ettiğini dile getiren Selçuk, bunlara dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir çocuk eğer sürekli dizini sallıyorsa ders esnasında bir hareket ihtiyacı olduğunu ve serotonin salgılama gereksinimi bulunduğunu söyleyebiliriz. Ya da bir çocuk sürekli olarak sınıf içerisinde ayağa kalkıp ya da ikide bir eğilip çantasından bazı eşyalarını alıp tekrar koyma, alıp tekrar koyma biçiminde mükerrer davranışlar gösteriyorsa o zaman onun yine bir hareket ihtiyacı içinde olduğunu görebiliriz. Ya da bir çocuk ders esnasında asla göz teması kurmuyorsa, öğretmeni izlemiyorsa bunun başka bir anlam taşıyabileceğinin farkında oluruz. Ya da bir çocuk dizlerinin ya da ayağının üstüne oturma gibi bir çabası varsa yine fiziksel öğrenme becerisinin daha yüksek olduğunu tahmin edebiliriz. Bunun gibi çok sayıda sözel olmayan davranışlar var.”

Bakan Selçuk, çocukların sınav esnasında tavana mı yoksa yere mi bakarak düşündüğü, karalama yapıp-yapmadığı, yazarken kaleme ne kadar bastırdığı, kağıdın bütününü mü yoksa bir bölümünü mü kullandığı, çok küçük veya büyük yazması gibi gözlemlerin öğrenciyi tanımakla ilgili olduğunu anlattı.

“Problem önceden kestirilebilir”

Ziya Selçuk, ders anlattığı sırada iki öğretmenin dizini sallayarak oturduğunu farketmesinin ardından bunun hareket ihtiyacından kaynaklanan bir davranış olduğunu, bu öğretmenlerin teneffüse çıkıp geri gelebileceklerini kaydetti.

“Eğer biz bütün bu davranışları anlayabilirsek iki dakika sonra hangi çocuğun bir problemle karşımıza çıkacağını önceden kestirebiliriz.” vurgusunu yapan Selçuk, diğer sözel olmayan davranışlarla ilgili şu tespitlerde bulundu:

“Boynunu ovalayan bir çocuk, ‘bir sıkıntı yaşayacağım, şu anda çok iyi değilim, kendimi rahatlamaya çalışıyorum’ diyordur. Bir an önce çıkmaya çalışan çocuk sıkıldığını gösteriyordur. İkide bir arkadaşının sırasına gidip onunla etkileşime girmeye çalışan çocuğun sosyal etkileşim ihtiyacı vardır. Biz aslında özet olarak sınıf içerisindeki herkesi izleyebilir, gözleyebilir, değerlendirebiliriz. Ve yüzlerce ipucu var. Tıpkı bir pilotun kokpitteki yüzlerce düğmenin hangi anlamı taşıdığını biliyor olması gibi sınıfta da hareketlerin, eylemlerin, davranışların, hepsinin bir anlamı olduğunu ve çocukları bu şekilde tanıyabileceğimizi ortaya koyabiliriz.”

“İyi bir öğretmen dersini asla bölmez”

Bakan Selçuk, öğretmenlerin kendilerini tanımasının önemini ders içindeki davranışlardan örnekler vererek anlattı.

Öğretmenin sınıfa arkasına dönerek bir çocukla ilgilenmesinin o sınıfta gürültü çıkacağının bir göstergesi olduğunu dile getiren Selçuk, “Gürültü çıkınca, öğretmen ‘niye konuşuyorsunuz’ der. Aslında problem öğretmenin sınıfa arkasını dönmesidir. Öğretmen, sınıfın bütününü kuşatabileceği, kucaklayabileceği bir bakış açısına her zaman hazır olmalı.” ifadelerini kullandı.

Selçuk, öğretmenin sınıftaki kontrolü sağlamasına ilişkin şu örnekleri verdi:

“Öğretmenlerin fiziksel olarak bir aurası var. Fiziksel olarak yakın olduğu yerde çok problem çıkmaz. Çünkü o aura onu etkiler. Eğer uzakta bir grup varsa o grubu da gözünün aurasıyla etkiler. Bunu denediğinizde göreceksiniz. Yani bir prensip var; vücut yakın-gözler uzak. Vücut yakın-gözler uzak prensibi şu: Eğer bir yere vücudunuz yakınsa gözünüz uzakta olsun. Yani vücut yakın-göz yakın, o zaman o sınıfı tanıyamazsınız, kontrol edemezsiniz, sınıf dağılır. Eğer bunun gibi birçok şeye dikkat ederseniz, diyelim ki başka bir sınıf ortamında siz öğrencilerinizle ders işliyorsunuz, o esnada öğrencilerinizin bir kısmının hareket ettiğini gözlemlediniz. Bu durumda iyi bir öğretmen dersini bölmez, dersini bölen ‘ben acemiyim’ diyordur. Bir öğretmen hayati bir risk yoksa asla dersi bölmez.”

Bakan Selçuk, öğretmenlere verdiği dersin ardından Twitter’dan yaptığı paylaşımda ise “Bugün mesleki çalışma programlarına katılan öğretmenlerimizin rehberlik eğitimini ben verdim. Özlemişim öğretmenliği.” değerlendirmesinde bulundu.

“Bir günümü de lisede öğrencilerle geçirmek istiyorum. Bakanlığa yazdım, inşallah olumlu dönerler.” şeklinde gülümseten bir talepte bulunan Bakan Selçuk’a, Bakan Yardımcısı Mustafa Safran cevap verdi. Bakan Yardımcısı Safran, “İzin işi Bakanlık tarafından uygun görüldü Sayın Bakanım. Hangi okulda ders vermek istiyorsanız okulun müdüründen izin isteyelim.” ifadelerini kullandı.

Öğretmenlere rehberlik mesleki gelişim programı

Milli Eğitim Bakanlığının 2023 Eğitim Vizyonu hedefleri doğrultusunda öğretmenlerin mesleki ve alan gelişimlerinin desteklenmesi amacıyla etkinlik ve uygulamaya dayalı yeni bir mesleki gelişim programı oluşturuldu.

Bu kapsamda öğretmenlerin sınıf içi rehberlik becerilerinin geliştirilmesine yönelik UNICEF iş birliğinde mesleki gelişim programı hazırlandı. Sınıf rehberlik hizmetleri kazanımları doğrultusunda Öğretmen Akademisi Vakfı (ÖRAV) ve sivil toplum kuruluşları iş birliğinde eğitim içerikleri oluşturulan mesleki gelişim programı, teorik ve uygulamalı olarak gerçekleştiriliyor.

Okullarda rehberlik hizmetleri, çocuk ve aile ile iletişim, kapsayıcı eğitim bağlamında rehberlik becerilerinin geliştirilmesi, çocuklarda duygusal ve davranışsal sorunlar ve çözüm önerileri konularında yüzde 10 teorik, yüzde 90 uygulamaya dayalı etkinlik temelli olarak hazırlanan eğitim programı, 18-22 Kasım 2019 tarihleri arasında Ankara Pursaklar Fen Lisesi’nde açıldı.

Okumaya Devam