İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Eğitimde Birlikteyiz projesi başladı

Yayınlandı

Ankara

Avrupa Birliği ile Türkiye Cumhuriyeti’nin ortak finansmanı, UNICEF’in teknik desteği ile hayata geçirilen “Engeli Olan Çocuklar İçin Kapsayıcı Erken Çocukluk Eğitimi Projesi”nin (Eğitimde Birlikteyiz) tanıtımı bir otelde düzenlenen toplantıyla yapıldı. 

Toplantıya Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mustafa Safran, AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger, UNİCEF Türkiye Temsilcisi Philippe Duamelle ile MEB Temel Eğitim Genel Müdürü Cem Gençoğlu katıldı.

Safran, burada yaptığı konuşmada, Bakanlık olarak her çocuğun hakkı olan kapsayıcı ve nitelikli eğitimi tüm çocuklara sunmayı amaçladıklarını vurgulayarak, “2023 vizyonumuzda da belirtildiği üzere her çocuk ilgi, yetenek ve mizacı doğrultusunda eğitimden kariyere uzanabilir ve çocuklarımıza potansiyellerini gerçekleştirme imkanı sunmak bizlerin asli görevidir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Engeli olan çocukların erken çocukluk eğitimine erişimlerini artırmayı hedefliyoruz”

Farklı gelişim özelliklerine ve öğrenme gereksinimlerine sahip çocukların öğrenme ortamlarında bir arada bulunmalarının sadece farklılıkları olanlar değil tüm çocukların gelişimi ve akademik başarısının artmasını desteklediğini gösteren araştırmaların bulunduğunu anlatan Safran, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çocuklar ayrımcılık yapmaz, ayırt etmeyi maalesef bizden öğrenir. Çocuklar merak eder, sorar ama kesinlikle bizden daha çok farklılıklara saygılıdır. Biz onlara bir arada olmanın, farklılıklarımızla bir bütün olmanın bizi zenginleştiren, güçlendiren yanımızın birlikteliğimiz olduğunu aktarabilirsek daha güçlü bir toplumun da zeminini hazırlamış oluruz.

İşte tam bu noktada Bakanlığımız Temel Eğitim Genel Müdürlüğü bünyesinde uygulanan ve tüm farklılıklarımızla ‘eğitimde birlikteyiz’ diyen bu proje ile kaliteli, kapsayıcı eğitim sağlanması yoluyla engeli olan çocukların erken çocukluk eğitimine ve ilkokul 1. sınıfa erişimlerini artırmayı hedefliyoruz.”

Safran, bu kapsamda kapsayıcı eğitime katılan tüm çocukların bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimlerinin iyileştirilmesini sağlamayı, engeli olan çocukların ailelerinin kapsayıcı eğitim hakları, imkanları ve okul-aile iş birliğinin önemini hakkında farkındalığının artmasını amaç edindiklerini kaydetti.

Öğretmenlere açılan her yeni ufuğun çocuklar için bir kilometre taşı olacağını belirten Safran, bu nedenle öğretmenlerin kapsayıcı eğitimin felsefesine uygun bilgi ve becerilerle donatılmasını öncelediklerini vurguladı.

Safran, proje kapsamında hazırlanan öğretmen eğitimleri, öğrenci-öğretmen etkinlik kitapları, çocuklar için öykü kitaplarının hazırlandığını ifade etti.

“Değişimin anahtarı öğretmenlerimizdir”

Bakan Yardımcısı Safran, “Bizler bu proje ile tüm öğrencilerin bir arada bulunmasının, farklılıkların zenginliğimiz olduğunun ve kapsayıcılık adına atılan her adımın tüm taraflara bir kazanç olarak geri döneceğinin bilinmesini özellikle istiyoruz. Projenin sahada uygulanabilir hale gelmesi için bizler çok fazla emek harcadık ancak sizlerin sahada bu projeyi sahiplenmesi, tüm çocuklara ulaşmak için göstereceği çaba ve bizlere desteğiniz, bizler için şu ana kadar gerçekleşen bu konudaki tüm çabalardan çok daha önemli. Çünkü biliyoruz ki değişimin anahtarı öğretmenlerimizdir. ” ifadelerini kullandı.

Projeyle 32 bin öğrenciye ulaşılması hedefleniyor

Temel Eğitim Genel Müdürü Cem Gençoğlu da konuşmasında proje kapsamında yürütülecek çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Öncelikli olarak kapsayıcı eğitime katılan tüm çocukların bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimlerinin iyileştirilmesini hedeflediklerini aktaran Gençoğlu, şunları kaydetti:

“Bu kapsamda 38 adet hikaye kitabı, öğrenci ve öğretmen etkinlik kitapları, öğretmen uygulama kılavuzları hazırladık. Engeli olan çocukların ailelerinin ve çocukların bakımını üstlenen kişilerin kapsayıcı eğitim hakları, imkanları ve okul-aile iş birliğinin önemi hakkındaki farkındalıklarının artırılmasını hedeflemekteyiz.

Bu amaçla kamu spotu, kısa filmler, basın duyuruları, sosyal medya duyuruları, posterler, broşürler ve çevrimiçi başarı öyküleri kullanılarak geniş çaplı bir medya kampanyası gerçekleştirilecek. Ayrıca, hazırladığımız Aile ve Toplum Kılavuzu ile okullarda yürüttüğümüz çalışamalara da güç katmış olacağız.”

Bu çalışmaları yaparken öğretmenlerin tüm çocuklara kaliteli, kapsayıcı eğitim sunabilecekleri bilgi ve becerilerinin artırılmasını da hedeflediklerini belirten Gençoğlu, bu çerçevede eğitici eğitimleri ile öğretmen eğitimlerinin gerçekleştirildiğini dile getirdi.

Projenin pilotlama süreci sonrasında sürecin tamamının yeniden gözden geçirileceğini ifade eden Gençoğlu, “Proje sürecinde 6 ilde, 90 pilot okulda, 1200 öğretmenimize ulaştık ve öğretmenlerimiz sayesinde hedeflediğimiz öğrenci sayısı 32 bindir.” bilgisini paylaştı.

6 ilde 90 pilot okulda uygulanacak

Temel Eğitim Genel Müdürlüğü ve UNICEF arasında doğrudan sözleşme usulü ile uygulamaya konulan “Engeli Olan Çocuklar için Kapsayıcı Erken Çocukluk Eğitimi Projesi” İzmir, Bursa, Samsun, Konya, Antalya ve Gaziantep olmak üzere toplam 6 ilde, 90 pilot okulda uygulanacak.

Projeyle engeli olan çocukların erken çocuklukta kaliteli kapsayıcı eğitim yoluyla sosyal yaşama katılımlarına katkı sağlama, ekonomik ve sosyal yaşama erişimlerini kolaylaştırma hedefleniyor.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Moritanya’da Maarif Okulları öğrencisi üniversiteye geçiş sınavında birinci oldu

Yayınlandı

Yazar :

Hartum

Türkiye Maarif Vakfı (TMV) Moritanya Okulları, üniversiteye geçiş sınavlarında büyük başarı elde etti.

TMV Moritanya Lisesi son sınıfı burslu öğrencisi Halid Muhammed el-Muhtar Sidi Ahmed, 200 bin öğrenci arasında son 4 yılın en yüksek puanını alıp ülke birincisi oldu.

Türk Hava Yolları Moritanya Ofisi de eğitim hayatı boyunca Ahmed’in Türkiye’ye gidiş-geliş masraflarını üstlendi.

Eğitim için Türkiye’yi tercih ediyorlar

Tercihini doktorluktan yana kullanan Moritanyalı öğrenci, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından sağlanan Türkiye Bursları ile Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde okuyacak.

Moritanya’da kapatılan FETÖ okullarını enkaz halinde devralarak 2017-2018 yılında eğitim-öğretim faaliyetlerine başladıklarını belirten TMV Moritanya Ülke Temsilcisi Adil Tanış, “Türkiye Maarif Vakfı Okulları, kısa zaman içerisinde ülkenin en kaliteli eğitim kurumlarından biri haline geldi. Bu yıl yapılan üniversiteye geçiş sınavına katılan öğrencilerin genel başarı ortalaması yüzde 16’yken Maarif Okullarından sınava katılan öğrencilerin başarı ortalaması yüzde 92 oldu. Bu sene 62 mezunumuzun 56’sı, 26 farklı bölümde çeşitli Türk üniversitelerine kayıt hakkı kazandı.” ifadelerini kullandı.

Salgın sürecinde de dersleri aksatmayarak uzaktan eğitim uyguladıklarını söyleyen Tanış, öğrencileriyle mezuniyetlerinden sonra da irtibatlarını sürdürdüklerini kaydetti.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Geleneksel kaynakçılığı modern yöntemle öğreniyorlar

Yayınlandı

Yazar :

Bursa

Bursa’nın Yıldırım ilçesindeki Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde, geleneksel kaynakçılık eğitimleri okula kazandırılan cihazla modern yöntemlerle öğretilecek.

Bursa, Eskişehir, Bilecik Kalkınma Ajansının (BEBKA) “Mesleki Eğitimin Geliştirilmesi Mali Destek Programı” kapsamında 460 bin liralık hibeyle meslek lisesine “İleri Seviye Kaynak Teknikleri Atölyesi” kuruldu.

Hibeyle, okulun Metal Teknolojisi Alanı’na 1 adet yeni nesil kaynak simülatörünün yanında 4 adet gaz altı kaynak makinesi, 2 adet iki kollu duman emme ünitesi, 4 adet camlı kaynak masası, 5 adet kaynak siperliği ve 1 adet tek pistonlu kombine makas kazandırılarak öğrencilerin eğitimine katkıda bulunulması hedefleniyor.

Proje kapsamında 14 öğretmen ve 300 öğrenci eğitim alacak. Bilgisayar tabanlı eğitim sistemiyle öğrenciler simüle edilen ortamlarda kaynak bilgilerini kullanarak pratik yapacak ve kaynak tekniklerini temsili ve üç boyutlu ortamda uygulayacak.

“Okulumuza farklı teknolojik aletler de kazandırmayı düşünüyoruz”

Okul müdürü Musa İncekara, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Metal Teknolojisi Alanı’nın mesleki eğitimde önemli bir yer tuttuğunu, projelerinin 65 proje arasından seçildiğini söyledi.

Mesleki eğitimde teknolojiyi takip etmeye çalıştıklarını ifade eden İncekara şöyle konuştu:

“Kaynak simülasyonu bizim çok önemli. Hem öğrencileri teknolojiye alıştırma adına hem de iş güvenliği açısından hiçbir risk olmadan, malzeme sarfiyatı gerçekleşmeden ellerinin alışmasını sağlıyor. Yeni başlayan öğrenciler için çok büyük bir kazanç olacak. Bu simülasyonla beraber kurslar açacağız, dışarıdan yetişkin eğitimini de tamamlamış olacağız. Okulumuz ve mesleki eğitim adına çok büyük bir kazanç.”

Milli Eğitim Bakanlığının 2023 Eğitim Vizyonu kapsamında mesleki eğitimin bir atılım gerçekleştirdiğini belirten İncekara, “Mesleki eğitimde ileri bir seviyeye geçtik. BEBKA da tam zamanında bize yetişti, güzel bir destek sağladı. İnşallah bundan sonraki süreçte de okulumuza farklı teknolojik aletler de kazandırmayı düşünüyoruz; özellikle robot kollar, robot kaynak makinesi, plazma kesme makinesi gibi.” dedi.

“İş kazası riski ortadan kalkacak, çevre sağlığı açısından da önemli bir kazanım elde edeceğiz”

Metal Teknolojisi Alan Şefi Feridun Yüzügüldü ise kaynakçılığın metalin, endüstrinin olduğu hemen her alanda vazgeçilmez bir araç hüviyeti taşıdığını, bunun da iyi bir eğitimle yapılabildiğini kaydetti.

Kaynakçılık eğitiminde ustalaşmanın uygulama esasıyla sağlandığını belirten Yüzügüldü, şöyle devam etti:

“Uygulama eğitiminde gerçek malzemeler kullanıldığı için malzeme sarfiyatı, çevre kirliliği oluyor, kaynak esnasında ortaya yoğun anlamda bir gaz ve ışık çıkıyor. Eğitim sırasında iş kazası riski de var. Bazı kaynak sistemlerinde koruyucu gaz kullandığımızda bu da çevreye yayılmakta ve olumsuz sonuçları olmaktadır. Kaynak simülatörüyle uygulama eğitimlerinin tamamını cihaz üzerinden vereceğiz. Böylelikle malzeme harcamayacağız, iş kazası riski ortadan kalkacak, çevre sağlığı açısından da önemli bir kazanım elde edeceğiz. Uygulama esnasında kaynak yönü, açısı gibi birçok parametreyi yönlendirerek öğrenciyi doğru yöne iletiyor ve el becerisi kazanması sağlanıyor.”

Öğrencilerinin yüzde 70’inin kendi alanlarında çalışabildiğini ifade eden Yüzügüldü, “Özellikle otomotiv sektöründe kaynakçılık çok büyük ihtiyaç. Doğru parametrelerle yapılmayan kaynak istenilen sonucu vermez. Doğru şekilde yetişen bir öğrenci dışarıdaki ürün, üretim kalitesini de artıracaktır, bu da ülke ekonomisine ciddi anlamda bir kazanç sağlayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.eğit

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

YÖKten vakıf üniversitelerinin tıp fakültesi kurmalarına ilişkin yasal düzenlemeye teşekkür

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Prof. Dr. Yekta Saraç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, tıp eğitiminde ihmalin müsamahayla karşılanmasının telafisi mümkün olmayacak sonuçlara yol açacağına işaret etti.

Öğrencilerin gerekli ve yeterli tıp eğitimi alabilmeleri için teorik dersler dışında, uygulamalı eğitim de alarak sağlık hizmeti sunmaları gerektiğini vurgulayan Saraç, tıp fakültesi bulunan vakıf üniversitelerinin kendi hastanelerine sahip olmasının tıp eğitimi açısından niteliği artırıcı önemli etkileri olacağı, bazı aksamaları ortadan kaldıracağı gerekçesiyle dün Meclis tarafından önemli bir kanuni düzenleme yapıldığını anımsattı.

Tıp eğitimi açısından çok önemli olan bu yasal düzenlemeyle vakıf üniversitelerinin tıp fakültesi kurabilmeleri için kedilerine ait hastane olma şartı getirildiğini belirten Saraç, şunları kaydetti:

“Eğitim ve öğretimin niteliğine ve kalitesine sürekli dikkat çeken Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile hazırlanan, iktidar muhalefet değerli milletvekillerinin desteği ile Meclisimizde kabul edilen yasal düzenlemeden dolayı müteşekkir olduğumuzu ifade etmek isteriz.”

Okumaya Devam
Advertisement