İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Doğuda 50 bin öğrenci ilk kez sinema ile buluştu

Yayınlandı

Siirt

Kültür ve Turizm Bakanlığınca, Milli Eğitim Bakanlığı ile Sanat İçin Yola Çık Kültür ve Sanat Derneği iş birliğinde özel olarak üretilen “Gezen Sinema Tırı” yaşadığı il ve ilçelerde sinema bulunmayan çocuklara ulaşmak için seyrini sürdürüyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un 18 Eylül’de Ankara’dan uğurladığı tır, Ağrı, Van, Bitlis, Muş ve Bingöl’ün ardından Siirt’e ulaştı.

81 koltuk kapasiteli, teknik ekipman ve iklimlendirme imkanına sahip, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da sinema salonu olmayan illerde ve ilçelerde temel eğitim ve ortaöğretim öğrencilerine film gösterimleri yapılan tır ile 2 ayda 6 ilde 50 bin çocuğa sinema kültürü aşılandı.

Tır yıl sonuna kadar ziyaret edeceği Şırnak, Mardin, Diyarbakır, Şanlıurfa, Adıyaman ve Kahramanmaraş’ta da binlerce çocuğu sinema ile buluşturmaya devam edecek.

Siirt’te üç durakta çocuklara film gösterimi

Gezen Sinema Tırı Siirt durağında Kurtalan, Baykan, Şirvan, Pervari ve Eruh ilçeleri ile kent merkezindeki 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda öğrencilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı.

Öğretmenleri eşliğinde filmleri heyecanla izleyen çocuklar, büyük mutluluk yaşadı.

Sanat İçin Yola Çık Kültür ve Sanat Derneği yetkilisi ve “Gezen Sinema Tırı” sorumlusu Harun Erkubilay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, projenin bu dönem rotasının Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki 12 ili kapsadığını söyledi.

Gittikleri yerlerde yoğun ilgi ile karşılaştıklarını, çocukların yüzündeki o mutluluk ile bakışlarını asla unutamayacaklarını ifade eden Erkubilay, 2 ayda 50 bine yakın öğrenciye ulaştıklarını, her gün bini aşkın öğrenciyi sinema ile buluşturduklarını belirtti.

Erkubilay, bölgede hiç sinemaya gitmemiş öğrencilerin sosyalleşmesini de sağladıklarını dile getirerek, sırasıyla Şırnak, Mardin, Diyarbakır, Şanlıurfa, Adıyaman ve Kahramanmaraş’a da giderek çocuklara ulaşacaklarını aktardı.

Bu imkanı sağlayan Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ilgili illerin yetkililerine teşekkür eden Erkubilay, “İlk kez sinema ile tanışan öğrenciler bir günden daha fazla orada kalmamızı istiyor. Maalesef imkanımız olmuyor. Keşke bütün çocuklara bu mutluluğu verebilmiş olsak. Çocukların gözündeki o mutluluğu görmek yaptığımız işin güzelliğini gösteriyor.” dedi.

“Çocukların yüzünü güldürebiliyorsak ne mutlu bize”

Erkubilay, gittikler bölgelerin kendileri için önemine işaret ederek, şöyle konuştu:

“Yıllardır çektiği acılar nedeniyle bölge çocuklarının yüzünü biraz da olsa güldürebiliyorsak ne mutlu bize. 81 kişilik oturma kapasitemiz var. Bazen de daha fazla öğrenci alıyoruz. Ama bir günde en fazla bin ile bin 500 öğrenci alabiliyoruz. Dolayısıyla önümüzdeki dönemlerde inşallah bir daha bölgeye geleceğiz. Projedeki hedefimiz 75 bin çocuğa ulaşmak. Proje bittiğinde yaklaşık 85 bin çocuğa ulaşacağımızı ön görüyoruz.”

Cumartesi ve pazar günleri tatil olmasına rağmen çocuklar mahrum kalmasın diye özel gösteriler yaptıklarını aktaran Erkubilay, “Önemli olan çocuklarda sinema algısını oluşturmak. Bakanlığımızın asıl amacı çocukların sinema ile tanışması, sosyalleşmesi, hayal güçlerinin gelişmesi ve çocukların merak etmesini sağlamaktır. Çocukların aşırı ilgisi var. Sinema ortamı ve kültürü bambaşka. Çocukların hayal kurmaları, senaryo yazmaları, film çekmeleri noktasında gerçekten katkıda bulunuyor.” dedi.

“İlk kez sinemaya geliyorum”

Siirt’te Sancaklar Ortaokulu öğrencilerinden Nisa Nur Batur, ilk kez sinema filmi izlemenin mutluluğunu yaşadığını söyleyerek, “İlk kez sinema ile buluştum. Ülkemizde artık terör olaylarının olmasını istemiyoruz. Çocukluğumuzu yaşamak istiyoruz. Böyle etkinliklerin yapılmasını istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Elif Dicle Ekinci de “İlk kez sinemaya geliyorum, çok mutluyum. Kültür ve Turizm Bakanlığının gezici sinemasını çok sevdik. Bu tür etkinliklerin daha fazla olmasını istiyoruz.” diye konuştu.

Hasan Akyan da “Buraya ilk kez geliyorum, çok eğlenceliydi, çok beğendik. Biz sinema filmi izlemek, çocukluğumuzu yaşamak istiyoruz.” sözlerine yer verdi.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

PISA Direktörü Schleicher’den Türk eğitim sistemine övgü

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) Direktörü Andreas Schleicher, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) krizinin eğitim sistemindeki pek çok eşitsizliği ortaya çıkardığını, imkanı olan ve aileleri tarafından desteklenen öğrencilerin alternatif öğrenme fırsatlarına erişebildiğini ve fırsatı olmayanların ise okulların kapanmasıyla eğitimden uzak kaldığını söyledi. 

Schleicher, Kovid-19 salgınının çoğu eğitim sisteminin dijital öğrenme fırsatları dünyasına hazır olmadığı bir noktada meydana geldiğini ifade ederek, OECD ülkelerinde 15 yaşındaki öğrencilerin üçte ikisinden azının dijital cihazların yeterli bilgi işlem kapasitesine sahip olduğu okullarda eğitim gördüğünü belirtti.

OECD ülkelerinde, 15 yaşındaki öğrencilerin ortalama yarısının etkili bir çevrimiçi öğrenme destek platformuna sahip okullarda okuduğuna işaret eden Schleicher, “Öğrencilerin üçte ikisi, öğretmenlerin dijital cihazlara entegre olabilmek için gerekli teknik ve pedagojik becerilere sahip olduğu okullarda bulunuyor. Her 10 öğrenciden birinin evde çalışmak için bir yeri bile yok. Yani yapacak çok iş var. Bir bakıma, eğitimdeki teknoloji durumu okul sistemlerimizin düşünce halini yansıtır.” dedi.

Schleicher, öğrencilerin ne öğrenmesi gerektiğini söyleyen müfredatın, piramidin üstünde tasarlandığını anımsatarak, “Bu müfredat, sınıfta öğretmenler tarafından ulaşılana ve uygulana kadar, birden fazla yönetim katmanı aracılığıyla öğretim materyali, öğretmen eğitimi ve öğrenme ortamlarına çevrildi. Endüstriyel çalışma modelinden miras alınan bu yapı, hızlı hareket eden bir dünyada aksamalara ve krizlere karşı çok yavaş.” ifadelerini kullandı. 

“Eğitim işlemsel bir deneyim değil, ilişkisel bir olgudur”

Toplumlardaki değişikliklerin, mevcut eğitim sistemlerinin yapısal kapasitelerini büyük ölçüde aştığını dile getiren Schleicher, en iyi eğitim bakanın bile milyonlarca öğrencinin, yüz binlerce öğretmenin ve on binlerce okulun ihtiyaçlarını karşılayamadığının altını çizdi.

Schleicher, kriz anlarında en büyük zorluğun, öğretmen ve okul müdürlerini üstün politika ve uygulamalarına hazırlamak olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Bu gibi durumlarda, eğitimci ve yöneticilerin çıkarları ve alışkanlıkları etrafında inşa edilen kurumsal yapılara meydan okuyan yenilikçiler ve sosyal değişim konusunda samimi, politika yapımında yaratıcı ve etkili reformlar sağlamak için kazandıkları güveni kullanabilen yenilikçiler gerekiyor. Bu sadece binlerce çiçeğin açmasına izin vererek gerçekleşmez. Öğretmenlerin ve okulların yaratıcılığını ortaya çıkarabilecek ve değişim için kapasite oluşturabilecek, özenle hazırlanmış bir çalışma ortamı gerektirir.”

Teknolojinin muazzam öğretimin erişimini artırabileceğini ve genişletebileceğine işaret eden Schleicher, “Ancak teknoloji zayıf öğretimin yerini tutamaz. Eğitim işlemsel bir deneyim değil, ilişkisel bir olgudur. Bu şimdi her zamankinden daha önemli.” yorumunda bulundu.

Schleicher, öğretilmesi ve test edilmesi kolay olan şeylerin dijitalleştirilmesinin kolaylaştığı bir dünyada yaşanıldığına işaret ederek, “Endüstriyel çağ bize ikinci sınıf robotları, söylenileni ezberlemekte ve tekrarlamakta iyi olan insanları nasıl eğiteceğimizi öğretti.” dedi. 

“Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda daha fazla gelişme göstereceğini umuyorum”

Hızlanma çağında, insanları birinci sınıf yapan şey hakkında düşünülmesi gerektiğine işaret eden Schleicher, “Bilgisayarlarımızda yarattığımız yapay zeka ile nasıl tamamlamamız gerektiğini, hayatımız boyunca öğrenmeyi, öğrenmemeyi ve yeniden öğrenmeyi kolaylaştıran kültürü nasıl inşa edeceğimiz hakkında düşünmeliyiz.” yorumunda bulundu

Schleicher, yarının okullarının, öğrencilerin empati, iş ve vatandaşlıkla diğerleriyle entegre olmasına yardımcı olması gerektiğinin altını çizerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu okullar, öğrencilerin güçlü bir doğru ve yanlış duygusu geliştirmelerine, başkalarının bizim üzerimize koyduğu iddialara karşı duyarlılığa, bireysel ve kolektif eylem sınırlarını kavramasına yardımcı olmaları gerekir. İş yerinde makinelerin insanlardan aldığı görevler ne olursa olsun, sosyal ve sivil yaşama anlamlı katkıda bulunma bilgi ve becerilerin üzerindeki taleplerimiz artmaya devam edecektir. Türkiye, son on yılda sadece eğitime daha fazla öğrenci kaydetmekle kalmayıp, aynı zamanda bu öğrencilerin öğrenme neticelerini de arttırmakta iyi bir ilerleme kaydetti. Bu yüzden Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda daha fazla gelişme göstereceğini umuyorum.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Milli Eğitim Bakanı Selçuk: 31 Ağustosta okullarımızın kapılarını açacak şekilde tedbirlerimizi alıyoruz

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 2020-2021 eğitim öğretim yılına dair Twitter hesabından paylaşımda bulundu.

Bakan Selçuk, paylaşımında “Çocuklarımızın eğitim hakkı için en büyük millet ödevimiz olan ‘toplum sağlığımızı korumak’ hepimizin elinde. 31 Ağustos’ta okullarımızın kapılarını açacak şekilde tedbirlerimizi alıyoruz. Kontrollü sosyal yaşam ile herkesi çocuklarımızın eğitimine destek vermeye çağırıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Şartlar uygun olursa ders zili 31 Ağustosta çalacak

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürü Cengiz Mete,  AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2020-2021 eğitim öğretim yılı çalışma takviminin, 81 ile gönderilen genelgeyle duyurulduğunu belirtti.

Cengiz Mete, küresel çapta yaşanan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla birlikte, Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda okullardaki eğitim öğretime tedbiren ara verildiğini anımsattı.

Bu dönemde öğrencilerin, eş zamanlı olarak uzaktan eğitim aldığını belirten Mete, EBA, TRT EBA TV ve canlı sınıf uygulamalarıyla ders içerikleri sunarken, etkinlik ve rehberlik saatleri, soru çözümleri, çeşitli destekleyici yayınları da süreç içerisinde sistemle bütünleştirdiklerini söyledi. 

Ders yılının 19 Haziran’da sona ermesinin hemen ardından öğrencilerin yaş seviyelerine uygun olarak hazırlanan yaz okulu yayınlarının halihazırda TRT EBA TV ekranlarında, öğrenci ve velilerle buluşmaya devam ettiğininin altını çizen Cengiz Mete, ihtiyaç görülen her alanda öğrencilerin yanında bulunmaya çalıştıklarını ifade etti.

“Ülke ölçeğindeki araştırmalar bizlere rehberlik etmekte”

Mete, öğrencilerin eksiklerini gördükleri derslerden destekleme yetiştirme kurslarına katılmalarını sağlayacak hazırlıkları tamamladıklarını bildirdi.

Uzaktan eğitimin başladığı günden bu zamana, öğretmenlerin ve öğrencilerin ilk kez deneyimledikleri uzaktan eğitimin etkisine dair araştırmalar yürüttüklerini aktaran Cengiz Mete, “Bunlardan biri de Ortaöğretim Genel Müdürlüğünce yürütülen Küresel Salgın Döneminde Eğitim Süreçlerinin Değerlendirilmesi ve Yeni Eğitim Öğretim Yılı İçin Beklentiler Araştırması’dır.” şeklinde konuştu.

Araştırmaya 25 bin 567 öğretmen, 2 bin 197 okul yöneticisi, 41 bin 430 öğrenci ve 24 bin 489 veli olmak üzere toplam 93 bin 783 kişinin katıldığını belirten Mete, “Ülke ölçeğinde yapılan bu taramalar ve araştırmalar 2020-2021 eğitim öğretim yılı için alınması gereken tedbirler, yapılmasını gerekli gördüğümüz düzenlemeler ve yeni ihtiyaçlara göre alınacak kararlar için bizlere rehberlik etmektedir.” diye konuştu.

Telafi eğitimi, yıl boyunca destekleme yetiştirme kurslarında olacak

Eğitim öğretim süreçlerinin sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için veriye dayalı kararlar aldıklarını ve eğitimi sekteye uğratmayacak alternatif durumlar üzerinde çalıştıklarını vurgulayan Cengiz Mete, şöyle konuştu:

“Ders zilimizi 31 Ağustos’ta çalacak, birinci dönemin ilk 3 haftasında ağırlıklı ve devamında yıl boyunca destekleme yetiştirme kurslarımızda olmak üzere telafi eğitimi yapacağız. Telafi, okulların açılmasıyla birlikte yeni ders yılının ilk 3 haftasında gerçekleştirilecek.” 

En önemli ve ciddiyetle ele alınması gereken konulardan birinin “telafi eğitiminin ne şekilde yapılacağı” olduğunu ifade eden Mete, “Bu konuda farklı senaryolar üzerinde çalıştık. Bugün geldiğimiz noktada; Yaptığımız araştırmalar, il müdürleriyle yapılan değerlendirmeler ve Bilim Kurulunun önerileri doğrultusunda, değişen koşullar dikkate alınarak alternatiflerimizi hayata geçiriyoruz.” dedi.

Cengiz Mete, şunları kaydetti:

“Bu nedenle Bakanlık olarak, şartların uygun olması, yine Bilim Kurulunun görüşleri dikkate alınarak, 2020-2021 ders yılının 31 Ağustos tarihinde başlamasını, birinci dönemin ilk 3 haftasında Bakanlığımızca hazırlanan eksik konu ve kazanım tablosu çerçevesinde, okullarımızda 2019-2020 eğitim ve öğretim yılının ikinci dönemine ait işlenemeyen derslerin eksik konu ve kazanımlarının giderilmesini, yine bu çalışmaların yıl boyunca ve yapacağımız düzenlemelerle destekleme yetiştirme ve kurslarımızda sürdürülmesini planladık. Süreçte, okullarımızın her tür ve kademedeki haftalık ders çizelgeleri, öğrenim şekilleri, ders saatleri, süreleri, iş takvimi, ara tatilleri ile kazanım matrisleri dahil olmak üzere ortaya çıkabilecek istisnai durumlara da hazırlıklıyız.”

MEB yeni eğitim öğretim yılına ilişkin takvimin genelgesini illere gönderdi

MEB, 2020-2021 Eğitim Öğretim Yılı çalışma takvimini 81 ile gönderdiği genelgeyle duyurdu.

Buna göre, eğitim ve öğretim yılının birinci dönemi 31 Ağustos 2020 Pazartesi günü başlayacak. Okul öncesi eğitim ile ilkokul 1’inci sınıfa başlayacak öğrenciler için 31 Ağustos-4 Eylül 2020 arasında uyum eğitimleri gerçekleştirilecek. 

Birinci dönem ara tatili 16-20 Kasım 2020’de yapılacak, 22 Ocak 2021 Cuma günü sona erecek. Yarıyıl tatili ise 25 Ocak 2021 Pazartesi günü başlayacak 5 Şubat 2021 Cuma günü sona erecek.

İkinci dönem, 8 Şubat 2021 Pazartesi günü başlayacak. İkinci dönem ara tatili ise 12-16 Nisan 2021’de yapılacak. Eğitim öğretim yılı 18 Haziran 2021 Cuma günü sona erecek.

Ayrıca takvimde öğrencilerin bir önceki eğitim ve öğretim yılına dair eksik konu ve kazanımları ile öğrenme kayıplarına ilişkin eğitim programının, 2020-2021 ders yılıyla ilişkilendirildiği ve bu eğitim öğretim yılının bir parçası olarak planlandığı belirtildi.

2021-2022 Eğitim Öğretim Yılı ise 6 Eylül 2021 Pazartesi günü başlayacak.

Okumaya Devam