İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Diyarbakırın eğitim neferleri kırsaldaki okulları yeniliyor

Yayınlandı

Diyarbakır

Diyarbakır’da idareci ve öğretmenler, öğrencilerin de katılımıyla hayata geçirdikleri proje ile kırsaldaki okulları yeniliyor.

Özel Diyarbakır Ticaret Sanayi Odası Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde idareci ve öğretmenler kırsaldaki öğrencilerin daha iyi koşullarda eğitim öğretim görmesi için “Biz de Varız Projesi”ni hazırladı. Bu kapsamda tespit ettikleri okullarda ara tatili de fırsat bilerek çalışmalara başlayan ekip boyadıkları okullarda elektrik tesisatını yeniliyor, çatı, sıra ve masaları onarıyor. Çalışma yürüttükleri okullara İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün de katkısıyla yepyeni bir görünüm kazandıran öğretmenlerin hedefi yıl boyu bu hizmeti köy köy gezerek sürdürmek.

“Okulların fiziki şartlarını daha iyi hale getirmek istiyoruz”

Ekibin ilk durağı Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Hendek Köyü İlkokulu ve İmam Hatip Ortaokulu ile Selman mezrasındaki Pamukpınar İlkokulu oldu. Fedakar öğretmenler beraberlerindeki öğrencilerin de desteğiyle gün boyu süren çalışma ile iki okulun sıvasını yaptı, elektrik tesisatını yeniledi, masa, dolap ve sıraları ile çatısını onardı.

Ekipte yer alan elektrik teknikeri Ceren Aksuy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, köy öğrencilerinin eğitim gördüğü okullarda eksikleri gidermek için yola çıktıklarını söyledi. Öğrencilerin ne şartlarda eğitim gördüklerini anlayıp onlara yardımcı olmak istediklerini ifade eden Aksuy, ara tatilde başladıkları çalışmayı gönüllülük esasıyla sürdüreceklerini belirtti.

İnşallah daha iyi eğitim görmelerini sağlayacağız”

Elektrik Teknik Bölümü Şefi Sait Turan da öğrencilerin kış mevsiminin gelmesiyle daha sıcak bir ortam da ders görmelerini sağlamak için ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini söyledi.

Boş zamanlarında belirledikleri okulların onarımını yaptıklarına işaret eden Sait, “Kendi imkanlarımızla öğretmenler olarak okulların çatısını ve elektrik tesisatını yeniledik, mobilyalardaki eksikleri giderdik. Bu çocukların iyi eğitim alması için okulların elektrik, mobilya ve fiziki şartlarını daha iyi hale getirmek istiyoruz. Bu tür okullardaki eksiklilerin giderilmesi için elimizden geleni yapmaya hazırız. Bize ulaştıkları takdirde öğretmenler olarak tatilde ve boş zamanlarımızda okulları daha iyi hale getirebiliriz.” diye konuştu.

“Okulumuz daha modern hale geldi”

Selman Mezrası Pamukpınar İlkokulu Müdürü Fatma Aytaş, okulun fiziki şartlarının iyileştirilmesinin öğretmenler, öğrenciler ve veliler üzerinde olumlu bir etki sağlayacağını belirtti.

Aytaş, öğrencilerin bir arada ders gördüğünü, bunun da bazı zorluklara neden olduğunu ifade ederek “Okulumuzda sınıflardan bağımsız akıl ve zeka oyunlarını kullanabileceğimiz, çocuklara eğitim öğretim adına daha da faydalı olabileceğimiz bir bölüm istiyorduk. İki sınıfımıza duvar örüldü. Daha önce büyük ama kullanışsız iki sınıfımız vardı. Şu anda çok güzel ve kullanışlı 4 sınıf elde ettik.” dedi.

Okulun 13 yıl önce yapılan elektrik tesisatının onarıldığını dile getiren Aytaş, okuldaki birçok eksiğin giderilmiş olduğunu aktardı. Aytaş, “Okulumuz daha modern, eğitim ve öğretimi daha üst seviyeye taşıyacak bir hale geldi.” dedi.

“Öğrencilerimiz adına teşekkür ediyoruz”

Ergani İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Kaçmaz, göreve başladıkları günden bu yana bütün köy okullarını gezerek var olan eksiklerini tamamladıklarını söyledi.

Yaklaşık 27 köy okulun eksikliklerinin giderildiğini anlatan Kaçmaz, şunları kaydetti:

“Eksik kalan birkaç okulumuz için Diyarbakır Mesleki Teknik ve Anadolu Lisesinin başlattığı projeyi duyduk. Sonra kendileriyle iletişime geçtik. Arkadaşlar da bu kalan birkaç okulumuzun onarımını üstlendiler. Öğrencilerimiz adına onlara teşekkür ediyoruz. Ara tatilde olmamıza rağmen öğretmenlerimiz kalemlerini bırakıp ellerine fırça, mala ve kürek alarak okulları daha güzel hale getirmeye çalışıyorlar.”

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

PISA Direktörü Schleicher’den Türk eğitim sistemine övgü

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) Direktörü Andreas Schleicher, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) krizinin eğitim sistemindeki pek çok eşitsizliği ortaya çıkardığını, imkanı olan ve aileleri tarafından desteklenen öğrencilerin alternatif öğrenme fırsatlarına erişebildiğini ve fırsatı olmayanların ise okulların kapanmasıyla eğitimden uzak kaldığını söyledi. 

Schleicher, Kovid-19 salgınının çoğu eğitim sisteminin dijital öğrenme fırsatları dünyasına hazır olmadığı bir noktada meydana geldiğini ifade ederek, OECD ülkelerinde 15 yaşındaki öğrencilerin üçte ikisinden azının dijital cihazların yeterli bilgi işlem kapasitesine sahip olduğu okullarda eğitim gördüğünü belirtti.

OECD ülkelerinde, 15 yaşındaki öğrencilerin ortalama yarısının etkili bir çevrimiçi öğrenme destek platformuna sahip okullarda okuduğuna işaret eden Schleicher, “Öğrencilerin üçte ikisi, öğretmenlerin dijital cihazlara entegre olabilmek için gerekli teknik ve pedagojik becerilere sahip olduğu okullarda bulunuyor. Her 10 öğrenciden birinin evde çalışmak için bir yeri bile yok. Yani yapacak çok iş var. Bir bakıma, eğitimdeki teknoloji durumu okul sistemlerimizin düşünce halini yansıtır.” dedi.

Schleicher, öğrencilerin ne öğrenmesi gerektiğini söyleyen müfredatın, piramidin üstünde tasarlandığını anımsatarak, “Bu müfredat, sınıfta öğretmenler tarafından ulaşılana ve uygulana kadar, birden fazla yönetim katmanı aracılığıyla öğretim materyali, öğretmen eğitimi ve öğrenme ortamlarına çevrildi. Endüstriyel çalışma modelinden miras alınan bu yapı, hızlı hareket eden bir dünyada aksamalara ve krizlere karşı çok yavaş.” ifadelerini kullandı. 

“Eğitim işlemsel bir deneyim değil, ilişkisel bir olgudur”

Toplumlardaki değişikliklerin, mevcut eğitim sistemlerinin yapısal kapasitelerini büyük ölçüde aştığını dile getiren Schleicher, en iyi eğitim bakanın bile milyonlarca öğrencinin, yüz binlerce öğretmenin ve on binlerce okulun ihtiyaçlarını karşılayamadığının altını çizdi.

Schleicher, kriz anlarında en büyük zorluğun, öğretmen ve okul müdürlerini üstün politika ve uygulamalarına hazırlamak olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Bu gibi durumlarda, eğitimci ve yöneticilerin çıkarları ve alışkanlıkları etrafında inşa edilen kurumsal yapılara meydan okuyan yenilikçiler ve sosyal değişim konusunda samimi, politika yapımında yaratıcı ve etkili reformlar sağlamak için kazandıkları güveni kullanabilen yenilikçiler gerekiyor. Bu sadece binlerce çiçeğin açmasına izin vererek gerçekleşmez. Öğretmenlerin ve okulların yaratıcılığını ortaya çıkarabilecek ve değişim için kapasite oluşturabilecek, özenle hazırlanmış bir çalışma ortamı gerektirir.”

Teknolojinin muazzam öğretimin erişimini artırabileceğini ve genişletebileceğine işaret eden Schleicher, “Ancak teknoloji zayıf öğretimin yerini tutamaz. Eğitim işlemsel bir deneyim değil, ilişkisel bir olgudur. Bu şimdi her zamankinden daha önemli.” yorumunda bulundu.

Schleicher, öğretilmesi ve test edilmesi kolay olan şeylerin dijitalleştirilmesinin kolaylaştığı bir dünyada yaşanıldığına işaret ederek, “Endüstriyel çağ bize ikinci sınıf robotları, söylenileni ezberlemekte ve tekrarlamakta iyi olan insanları nasıl eğiteceğimizi öğretti.” dedi. 

“Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda daha fazla gelişme göstereceğini umuyorum”

Hızlanma çağında, insanları birinci sınıf yapan şey hakkında düşünülmesi gerektiğine işaret eden Schleicher, “Bilgisayarlarımızda yarattığımız yapay zeka ile nasıl tamamlamamız gerektiğini, hayatımız boyunca öğrenmeyi, öğrenmemeyi ve yeniden öğrenmeyi kolaylaştıran kültürü nasıl inşa edeceğimiz hakkında düşünmeliyiz.” yorumunda bulundu

Schleicher, yarının okullarının, öğrencilerin empati, iş ve vatandaşlıkla diğerleriyle entegre olmasına yardımcı olması gerektiğinin altını çizerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu okullar, öğrencilerin güçlü bir doğru ve yanlış duygusu geliştirmelerine, başkalarının bizim üzerimize koyduğu iddialara karşı duyarlılığa, bireysel ve kolektif eylem sınırlarını kavramasına yardımcı olmaları gerekir. İş yerinde makinelerin insanlardan aldığı görevler ne olursa olsun, sosyal ve sivil yaşama anlamlı katkıda bulunma bilgi ve becerilerin üzerindeki taleplerimiz artmaya devam edecektir. Türkiye, son on yılda sadece eğitime daha fazla öğrenci kaydetmekle kalmayıp, aynı zamanda bu öğrencilerin öğrenme neticelerini de arttırmakta iyi bir ilerleme kaydetti. Bu yüzden Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda daha fazla gelişme göstereceğini umuyorum.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Milli Eğitim Bakanı Selçuk: 31 Ağustosta okullarımızın kapılarını açacak şekilde tedbirlerimizi alıyoruz

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 2020-2021 eğitim öğretim yılına dair Twitter hesabından paylaşımda bulundu.

Bakan Selçuk, paylaşımında “Çocuklarımızın eğitim hakkı için en büyük millet ödevimiz olan ‘toplum sağlığımızı korumak’ hepimizin elinde. 31 Ağustos’ta okullarımızın kapılarını açacak şekilde tedbirlerimizi alıyoruz. Kontrollü sosyal yaşam ile herkesi çocuklarımızın eğitimine destek vermeye çağırıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Şartlar uygun olursa ders zili 31 Ağustosta çalacak

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürü Cengiz Mete,  AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2020-2021 eğitim öğretim yılı çalışma takviminin, 81 ile gönderilen genelgeyle duyurulduğunu belirtti.

Cengiz Mete, küresel çapta yaşanan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla birlikte, Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda okullardaki eğitim öğretime tedbiren ara verildiğini anımsattı.

Bu dönemde öğrencilerin, eş zamanlı olarak uzaktan eğitim aldığını belirten Mete, EBA, TRT EBA TV ve canlı sınıf uygulamalarıyla ders içerikleri sunarken, etkinlik ve rehberlik saatleri, soru çözümleri, çeşitli destekleyici yayınları da süreç içerisinde sistemle bütünleştirdiklerini söyledi. 

Ders yılının 19 Haziran’da sona ermesinin hemen ardından öğrencilerin yaş seviyelerine uygun olarak hazırlanan yaz okulu yayınlarının halihazırda TRT EBA TV ekranlarında, öğrenci ve velilerle buluşmaya devam ettiğininin altını çizen Cengiz Mete, ihtiyaç görülen her alanda öğrencilerin yanında bulunmaya çalıştıklarını ifade etti.

“Ülke ölçeğindeki araştırmalar bizlere rehberlik etmekte”

Mete, öğrencilerin eksiklerini gördükleri derslerden destekleme yetiştirme kurslarına katılmalarını sağlayacak hazırlıkları tamamladıklarını bildirdi.

Uzaktan eğitimin başladığı günden bu zamana, öğretmenlerin ve öğrencilerin ilk kez deneyimledikleri uzaktan eğitimin etkisine dair araştırmalar yürüttüklerini aktaran Cengiz Mete, “Bunlardan biri de Ortaöğretim Genel Müdürlüğünce yürütülen Küresel Salgın Döneminde Eğitim Süreçlerinin Değerlendirilmesi ve Yeni Eğitim Öğretim Yılı İçin Beklentiler Araştırması’dır.” şeklinde konuştu.

Araştırmaya 25 bin 567 öğretmen, 2 bin 197 okul yöneticisi, 41 bin 430 öğrenci ve 24 bin 489 veli olmak üzere toplam 93 bin 783 kişinin katıldığını belirten Mete, “Ülke ölçeğinde yapılan bu taramalar ve araştırmalar 2020-2021 eğitim öğretim yılı için alınması gereken tedbirler, yapılmasını gerekli gördüğümüz düzenlemeler ve yeni ihtiyaçlara göre alınacak kararlar için bizlere rehberlik etmektedir.” diye konuştu.

Telafi eğitimi, yıl boyunca destekleme yetiştirme kurslarında olacak

Eğitim öğretim süreçlerinin sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için veriye dayalı kararlar aldıklarını ve eğitimi sekteye uğratmayacak alternatif durumlar üzerinde çalıştıklarını vurgulayan Cengiz Mete, şöyle konuştu:

“Ders zilimizi 31 Ağustos’ta çalacak, birinci dönemin ilk 3 haftasında ağırlıklı ve devamında yıl boyunca destekleme yetiştirme kurslarımızda olmak üzere telafi eğitimi yapacağız. Telafi, okulların açılmasıyla birlikte yeni ders yılının ilk 3 haftasında gerçekleştirilecek.” 

En önemli ve ciddiyetle ele alınması gereken konulardan birinin “telafi eğitiminin ne şekilde yapılacağı” olduğunu ifade eden Mete, “Bu konuda farklı senaryolar üzerinde çalıştık. Bugün geldiğimiz noktada; Yaptığımız araştırmalar, il müdürleriyle yapılan değerlendirmeler ve Bilim Kurulunun önerileri doğrultusunda, değişen koşullar dikkate alınarak alternatiflerimizi hayata geçiriyoruz.” dedi.

Cengiz Mete, şunları kaydetti:

“Bu nedenle Bakanlık olarak, şartların uygun olması, yine Bilim Kurulunun görüşleri dikkate alınarak, 2020-2021 ders yılının 31 Ağustos tarihinde başlamasını, birinci dönemin ilk 3 haftasında Bakanlığımızca hazırlanan eksik konu ve kazanım tablosu çerçevesinde, okullarımızda 2019-2020 eğitim ve öğretim yılının ikinci dönemine ait işlenemeyen derslerin eksik konu ve kazanımlarının giderilmesini, yine bu çalışmaların yıl boyunca ve yapacağımız düzenlemelerle destekleme yetiştirme ve kurslarımızda sürdürülmesini planladık. Süreçte, okullarımızın her tür ve kademedeki haftalık ders çizelgeleri, öğrenim şekilleri, ders saatleri, süreleri, iş takvimi, ara tatilleri ile kazanım matrisleri dahil olmak üzere ortaya çıkabilecek istisnai durumlara da hazırlıklıyız.”

MEB yeni eğitim öğretim yılına ilişkin takvimin genelgesini illere gönderdi

MEB, 2020-2021 Eğitim Öğretim Yılı çalışma takvimini 81 ile gönderdiği genelgeyle duyurdu.

Buna göre, eğitim ve öğretim yılının birinci dönemi 31 Ağustos 2020 Pazartesi günü başlayacak. Okul öncesi eğitim ile ilkokul 1’inci sınıfa başlayacak öğrenciler için 31 Ağustos-4 Eylül 2020 arasında uyum eğitimleri gerçekleştirilecek. 

Birinci dönem ara tatili 16-20 Kasım 2020’de yapılacak, 22 Ocak 2021 Cuma günü sona erecek. Yarıyıl tatili ise 25 Ocak 2021 Pazartesi günü başlayacak 5 Şubat 2021 Cuma günü sona erecek.

İkinci dönem, 8 Şubat 2021 Pazartesi günü başlayacak. İkinci dönem ara tatili ise 12-16 Nisan 2021’de yapılacak. Eğitim öğretim yılı 18 Haziran 2021 Cuma günü sona erecek.

Ayrıca takvimde öğrencilerin bir önceki eğitim ve öğretim yılına dair eksik konu ve kazanımları ile öğrenme kayıplarına ilişkin eğitim programının, 2020-2021 ders yılıyla ilişkilendirildiği ve bu eğitim öğretim yılının bir parçası olarak planlandığı belirtildi.

2021-2022 Eğitim Öğretim Yılı ise 6 Eylül 2021 Pazartesi günü başlayacak.

Okumaya Devam