İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Diyanetin uzaktan eğitimle 6 hafta sürecek Yaz Kuran Kursları Diyanet TVde başladı

Yayınlandı

Ankara

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı tedbirler nedeniyle bu yıl Yaz Kur’an Kursları‘nda eğitimlerin Diyanet TV üzerinden, uzaktan eğitim yoluyla yapılacağını belirterek, derslerin bugün başladığını ve 6 hafta boyunca devam edeceğini bildirdi.

Diyanet İşleri Başkanlığının Diyanet TV üzerinden uzaktan eğitim yöntemiyle düzenlediği “Yaz Kur’an Kursları Eğitim Programları”, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın yaptığı açılış dersiyle başladı.

Erbaş, her yaz tatilinde olduğu gibi bu sene de çocukların Kur’an’ı, Hazreti Muhammed’i ve İslam’ı tanıyacakları “Yaz Kur’an Kursları”nı başlatmanın sevinç ve heyecanını yaşadıklarını aktardı.

Anne babaların, çocuklara karşı birtakım sorumlulukları olduğunu ifade eden Erbaş, “Bu sorumluluklarımızdan en önemlisi, şüphesiz çocuklarımızı hak ve hakikati bilen iyi bir insan ve güzel bir Müslüman olarak yetiştirmektir. Kendileriyle barışık, Rabb’ini tanıyan, peygamberini seven, Kur’an’ı öğrenen ve dinini bilen bireyler olmaları ve İslam ahlakıyla ahlaklanmaları için gayret etmektir.” diye konuştu.

Çocukları Kur’an’la ve onun evrensel ahlak ilkeleri ile tanıştırma adına yaz Kur’an kurslarını önemli bir fırsat olarak gördüklerini dile getiren Erbaş, “Kur’an ile tanışan nesiller, insana yakışan en güzel ziynetin adalet, merhamet, paylaşma ve yardımlaşma duyguları ile dolu bir kalp olduğunu görecektir. Peygamberimizin örnek hayatı ve eşsiz ahlakı ile tanışan çocuklarımız, iyi bir insan olmanın önemini kavrayacak, vatanına milletine ve bütün insanlığa faydalı bir insan olmanın gereğini yapacaktır.” ifadelerini kullandı.

Kurs vesilesiyle çocukların Kur’an’ın anlam dünyası ile tanışacağını, temel dini bilgileri, ibadetleri ve ahlaki değerleri en doğru yöntemlerle öğrenme imkanı bulacaklarını dile getiren Erbaş, çocukların İslam’ın temel değerleri ile tanışarak hayatlarını bu değerler üzerine inşa etme fırsatı bulacaklarını, sevgi, saygı, nezaket, zerafet, hak, hakikat, iyilik ana-baba, akraba ve yakınlara hürmet gibi ahlaki değerlerle tanışacağını, yüreklerinin birlik, beraberlik, kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma, paylaşma duygularıyla dolacağını söyledi. Erbaş, “Kısacası çocuklarımız İslam’ı tanımakla yer yüzündeki en yüce idealin Yaradan’a itaat ve yaratılanlara merhamet olduğunu öğrenecektir.” dedi.

Erbaş, daha önce Kur’an kurslarını camilerde düzenlediklerini anımsatarak, şöyle konuştu:

“Fakat maalesef bu sene yaz kurslarımızı camilerimizde gerçekleştiremeyeceğiz. Malumunuz olduğu üzere bütün dünyayı etkisi altına alan küresel bir salgınla millet olarak mücadele içerisindeyiz. Bu çerçevede insan sağlığını korumak ve salgının muhtemel etkilerini azaltmak için camilerde ibadete ve Kur’an kurslarımızdaki eğitimlere ara vermek zorunda kalmıştık. Allah’a hamd olsun bugünlerde camilerimize ve cemaatle ibadet imkanına tekrar kavuştuk. Ancak bununla birlikte normalleşme planının birinci fazının Yaz Kur’an Kurslarını kapsayacak olması ve bu kurslara kayıt yaptıran öğrencilerimizin çoğunlukla 10-15 yaş aralığında olması nedeniyle fiziksel mesafenin korunması, maske kullanımı, temizlik kurallarına riayet gibi hususlarda güçlük çekileceği görüldüğünden 2020 yılı Yaz Kur’an Kurslarında eğitimlerin uzaktan eğitim yoluyla, televizyon yoluyla yapılmasını kararlaştırmış olduk.”

Kitaplar ücretsiz dağıtılacak

Erbaş, Yaz Kur’an Kursu Eğitim Programları’nın Diyanet TV üzerinden sürdürüleceğini aktaran, “Yaz Kur’an Kursu eğitim programlarımız Diyanet TV ekranlarında 29 Haziran Pazartesi yani bugün başlamıştır ve 6 hafta boyunca devam edecektir.” dedi.

Eğitimlerin Kur’an-ı Kerim okumayı öğrenmek isteyenler için “Kur’an Öğreniyorum”, Kur’an-ı Kerim okumayı bilen, bununla beraber okuyuşunu güzelleştirmek ve tecvit öğrenmek isteyenler için “Kur’an Okuyorum”, itikat, ibadet, siyer ve ahlak dersleri için ise “Dinimi Öğreniyorum” adı altında üç farklı programdan oluşacağını belirten Erbaş, “Eğitimlerin daha verimli olması için her sene olduğu gibi bu sene de ders kitapları ücretsiz olarak dağıtılacaktır. Bu çerçevede Başkanlığımızın resmi internet sitesi üzerinden kayıt yaptıran öğrencilerimiz en yakın müftülüğümüze başvurmaları halinde Yaz Kur’an Kursu kitaplarını ücretsiz olarak alabileceklerdir. Ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığımızın internet sitesinden PDF olarak kitaplara erişilebilecektir.” bilgisini verdi.

Başarılı olanlara e-başarı belgesi verilecek

Dersleri takip edemeyen ya da tekrar izlemek isteyenlerin ise “Diyanet TV YouTube” kanalı üzerinden eğitim videolarına erişilebileceğini belirten Erbaş, eğitim sonunda sistemde kayıtlı öğrencilere isteğe bağlı olarak, test usulü online değerlendirme yapılarak, başarılı olanlara e-başarı belgesi verileceğini de bildirdi.

Erbaş, anne babaların çocuklarını yaşadıkları çağı dikkate alarak yetiştirmeleri gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Çocuklarımızın her yönden gelişimi, geleceğe en iyi şekilde hazırlanması ve hayatı öğrenmesi hususunda sorumluluğumuzun büyük olduğunu asla unutmayalım. Onların maddi ihtiyaçlarının gidermek için gösterdiğimiz azim ve gayreti manevi gelişimleri için de gösterelim. Zira din ve ahlak eğitiminden uzak kalan çocuklarımızın, tarihini, toplumunu, medeniyetini tanıması ve daha iyi bir gelecek inşa etmesi oldukça zordur. Bu görevimizi ihmal etmenin, telafisi mümkün olmayan olumsuz sonuçlara sebep olacağını asla göz ardı etmeyelim. Bu doğrultuda anne babalara düşen en önemli görev öncelikle onlar için iyi birer örnek olmaktır. En verimli ve başarılı eğitim, aslında rol model olmaktır. Çocuklarımızın karakter inşası ve değerler eğitimi açısından, özellikle görerek ve uygulayarak öğrenebilmeleri son derece önemlidir. Dolayısıyla İslam ve Müslümanlık adına söylediğimiz bütün güzellikleri, çocuklarımız bizzat bizim hayatımızda, davranışlarımızda, sözlerimizde görmelidir.”

Erbaş ailelerden sorumluluk ve gayretle hareket ederek, çocukları ders saatlerinden önce eğitim için hazırlamalarını ve şefkatle derse teşvik etmelerini isteyerek, “Böylelikle uzaktan eğitimle de olsa Yaz Kur’an Kurslarımız, çocuklarımızın manevi dünyalarının imar edilmesi adına güzel sonuçlara vesile olacaktır.” diye konuştu.

Kursların eğitim planını yaparken “tatil dönemi”ni dikkate aldıklarını belirten Erbaş, “Bunun için eğitim programımız, çocuklarımızı yoracak, onların tatillerini daraltacak bir program değildir. Onlara Kur’an’ı ve dini değerleri sevdirmek için kitaplar ve eğitim materyallerimiz, motivasyon merkezli bir yaklaşımla çocuklarımızın seviyesini, ilgisini, beklentisini, yaşını, yeteneğini, bilgisini ve bütün özelliklerini dikkate alarak hazırlanmıştır.” ifadelerini kullandı.

Kısa bir zaman dilimi de olsa yaz döneminin çocukların kalbine iyilik tohumu ve peygamber sevgisi ekmek için yeterli bir zaman olduğunu vurgulayan Erbaş, çocuklara şöyle seslendi:

“Bu sene yaz Kur’an kurslarında maalesef camilerimizin o neşe ve huzur dolu atmosferinden ve arkadaşlarınızdan uzak kalacaksınız. Ancak ister evde ister tatilde, nerede olursanız olun yanınızda televizyon ya da internet varsa Diyanet TV’nin yaz Kur’an kursu eğitimlerine büyük bir zevkle katılabileceksiniz. Yüce kitabımız Kur’an’ı Kerim’i öğreneceksiniz, hayatını öğrenerek Peygamberimizi tanıyacaksınız ve emin olun hem güzel şeyler öğrenecek hem de hoşça vakit geçireceksiniz. Allah ilminizi artırsın ve ahlakınızı tıpkı yaratılışınız gibi güzel eylesin.”

Erbaş, kursların faydalı ve bereketli geçmesi temennisinde bulunarak, eğitim materyallerini hazırlayanlara da teşekkür etti.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Milli Eğitim Bakanı Selçuk: Açıköğretim lisesi öğrencileri 170 krediyle mezun olabilecek

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, açıköğretim lisesinde okuyan öğrencilerin azmini ve hayallerini bildiklerine işaret etti. 

Bakan Selçuk, “Mezuniyet hedeflerine bir adım daha yaklaştırmak için yeni bir karar aldık. Mezuniyet için gerekli olan krediyi 170 olarak belirledik. Hayırlı olsun.” ifadesini kullandı.

Açıköğretim liselerinde mezuniyet için alınması gereken kredi 192 idi.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

EBA dünya genelindeki eğitim siteleri arasında 1. oldu

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Eğitim Bilişim Ağı (EBA), kullanım miktarı ve internet trafiği kriterlerine göre, eğitim alanındaki tüm siteler arasında dünyada birinci sıraya yerleşti.

Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde ulusal ölçekte uzaktan eğitimin yürütüldüğü EBA’nın, 2020-2021 eğitim öğretim yılı birinci dönem istatistiklerini de geride bırakarak kullanım miktarı ve internet trafiği kriterlerine göre, eğitim alanındaki tüm siteler arasında dünyada birinci sıraya yükseldiği ifade edildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Yenilik ve Eğitim Teknolojileri (YEĞİTEK) Genel Müdürü Anıl Yılmaz, EBA’nın 1 Ekim itibarıyla bir önceki aya göre, 27 basamak yükselerek küresel ölçekte eğitim alanında birinci sıraya çıktığını belirtti.

Yılmaz, yerli ve milli dijital eğitim platformu EBA’nın kullanımındaki bu artışta, yaz dönenimde yapılan iyileştirmelerin ve altyapı yatırımlarının büyük etkisi olduğunu kaydetti.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Milli Eğitim Bakanı Selçuk: 7 binin üzerinde köy okulu öğretmeni mesleki gelişim eğitimlerine katıldı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü, Sabancı Vakfı iş birliği ile hayata geçirilen “Köy Okulları Birleştirilmiş Sınıf Öğretmenleri Mesleki Gelişim Programı“nın çıktılarını, ilkokula başladığı okul olan Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Emirler Köyü İlkokulunda gerçekleştirilen toplantıda tanıttı. 

Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Doç. Dr. Adnan Boyacı, Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, Köy Okulları Değişim Ağı Derneği (KODA) Genel Koordinatörü Mine Ekinci’nin hazır bulunduğu toplantıya, Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı da canlı bağlantı ile katıldı.

Törenin gerçekleştirildiği köy okulunun bahçesinde konuşan Selçuk, “Bugün doğduğum köydeyiz. Bugün hatıralarımın başladığı yerdeyiz. Köy öğretmenleri ve köyde okuyan öğrencilerimizle ilgili bir konuda, özellikle bu okulu tercih ettik. Çünkü bu heyecanın bütün köy okullarına yansıması konusunda bir niyetimiz vardı. Burada sadece bir Bakan olarak konuşmuyorum, buranın bir öğrencisi, öğretmeni olarak da konuşuyorum. Benim nezdimde köy okullarının çok ama çok ayrı bir yeri var. Çünkü oradaki enerji, oradaki güzellik, oradaki çalışma aşkı, şevki bizi her zaman heyecanlandırıyor.” dedi.

Eğitimde fırsat adaleti sağlamayı çok önemsediğini dile getiren Selçuk, “Herkese eşit davranmak neticede adaleti doğurmayabilir. Herkese adil davranmak eşitliği doğurur. O yüzden de köy okullarımıza her zaman ayrıcalıklı bir şeklide imkanlar sağlamayı tercih ediyoruz.” diye konuştu.

“7 binin üzerinde köy okulu öğretmeni eğitimlere katıldı”

Köyde eğitimin ve şartların zor, iklimin de sert olduğunu ifade eden Selçuk, ancak hep menfi şeyler söylemenin doğru olmadığını vurguladı.

Köy okullarında öğretmen ve öğrenci ilişkisinin, öğretmen ve toplum ilişkisinin çok daha sıcak olduğunu anlatan Selçuk, “Yani köy okullarının hayatı öğrenmek bakımından çok ciddi avantajları da var. Bu avantajları daha da yükseltmek için köy öğretmenlerimize destek olmak için her türlü çalışmayı yapıyoruz.” dedi.

2023 Eğitim Vizyonu’nda köy okullarına ilişkin çalışmaların hızlandırılacağı hedefinin yer aldığına işaret eden Selçuk, buna ulaşmak için Bakanlığın imkanları ile sınırlı kalmayarak Türkiye’nin imkan ve birikimini kullanmayı tercih ettiklerini anlattı.

Köy okullarında birleştirilmiş sınıflarda görev yapan öğretmenlere yönelik mesleki gelişim programını hazırladıklarını belirten Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunu tam da öğretmenimizin sahada ve mutfakta neye ihtiyacı var? Bu sorunun cevabını ortaya koyarak çalışmayı başlattık. Projede 7 binin üzerinde köy okulu öğretmeni mesleki gelişim eğitimlerine katıldı. Mesleklerinin ilk yılında ‘Neyi, nasıl yapacağım?’ sorusunu soran öğretmenlerimize ‘Hiç merak etmeyin, biz size dünya standartlarında bir eğitim vererek neyi, nasıl yapacağımızı çok açık ve net biçimde ortaya koyacağız.’ dedik. Birleştirilmiş sınıflarda görev yapan öğretmenlerimiz için özel yayınlar, kitaplar çıkardık. ‘Her gün bu kitaplara bakarak okulda, sınıfta, köyde neyi nasıl yapabiliriz?’ sorusunun cevabını bulabilirsiniz dedik. Bu çalışmalar sadece köy öğretmenleri için değil, bütün sınıf öğretmenleri için faydalı bir çalışma. Yani sadece köydeki öğretmenlerin ihtiyacına yönelik bir içerik de değil, mesleğine yeni başlayan her öğretmenin, her şekilde faydalanabileceği bir içerik var bu kitaplarda.”

“Köy okulu öğretmeni, köyde aynı zamanda liderdir”

“Güçlü Öğretmen Güçlü Gelecek” vizyonu içerisinde Sabancı Vakfının desteğinin büyük olduğunun altını çizen Selçuk, öğretmenlerin bu desteklerle daha iyi yetiştiklerini gördüklerini söyledi.

Dünyanın sürekli değiştiğini, her nesil farklılaştıkça öğretmenin ihtiyacının da farklılaştığını, bu nedenle öğretmenlerin hayat boyu eğitime ihtiyacı olduğunu anlatan Selçuk, “Sadece öğretmenlerin değil, hepimizin sürekli öğrenmesi gerekiyor.” dedi.

Köydeki öğretmenlerin başka bir özelliğinin bulunduğunu dile getiren Selçuk, şöyle devam etti:

“Köy okulu öğretmeni köyde aynı zamanda liderdir, onlar aynı zamanda bir psikolog, sosyologdurlar. Köy öğretmenleri, mesleklerinin ilk yılında köye gittikleri için başka tecrübeye ihtiyaç duyarlar ve köyde bu uyumu sağlamak için bizim bu eğitimimizin ve kitaplarımızın büyük ölçüde faydasını görecekler. Bakanlık olarak başta ben olmak üzere bütün ekip arkadaşlarım bu işe baş koymuş vaziyetteler. Biz bu iyi görevlerden görev, işlerden bir iş olarak görmüyoruz. Bu işi gönülden bir iş olarak görüyoruz. Bundan dolayı da çok daha büyük bir sahipliğimiz var.”

“Öğretmen, bütün bir köyü dönüştürebilir”

Mesleki gelişim programına katılan öğretmenlerin “Burası bizde Ziya Hoca.” dediklerinde çok mutluluk duyduğunu ve gözünün arkada kalmadığını dile getiren Selçuk, şunları kaydetti:

“On binlerce öğretmenimiz ‘Burası bizde.’ dediğinde aslında ‘Türkiye bizde, çocuklar bize emanet.’ demek istiyorlar. Bu emanetin de şuurunda olduklarını, öğretmenlik vazifesinin ilahi bir vazife olduğunu, bize emanet olan çocukların hakkını hukukunu korumak meselesi olduğunun farkındalar. Bu nedenle, öğretmenlerimiz bu şuurla işlerini çok daha kolay yapacaklar. Bize düşen onlara hizmet etmektir, ihtiyaçlarını karşılamaktır, problemlerini çözmektir. Bu vazifeyi mutlu şekilde yaparken, Allah rızası için yaparken biz daha büyük bir gayret buluyoruz. Biliyoruz ki bir öğretmene dokunursanız o öğretmen, sadece bir çocuğu değil bütün bir köyü dönüştürebilir.”

Selçuk, projenin hayata geçirilmesinde ve diğer eğitim konularında desteğini esirgemeyen Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı’ya, vakıf çalışanlarına ve KODA’ya teşekkür etti.

“Çok güzel kazanımlara sahip oluyoruz”

Güler Sabancı ise canlı bağlantı ile yaptığı konuşmada, Sabancı Vakfı olarak 46 yıldır bu topraklardan kazandıklarını, bu toprakların insanlarıyla paylaşmak için çalıştıklarını anlattı.

Toplumsal gelişme için yürüttükleri çalışmaların içinde en öncelikli konular arasında eğitimin bulunduğunu aktaran Sabancı, “Vakıf olarak eğitimde fırsat eşitliğinin sağlandığı bir toplumu hayal ediyoruz herkesle beraber. Eğitimin hakkı tartışılmaz diyoruz. Türkiye’nin her yerinde ve eğitimin her kademesinde desteklediğimiz projelerle kadın, genç ve engellilerin eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak için çalışıyoruz.” dedi.

Kırsalda eğitimin niteliğinin artırılması için de KODA ile 4 yıl önce çalışmaya başladıklarını ifade eden Sabancı, şöyle konuştu:

“Bakan Selçuk’un her fırsatta belirttiği gibi köy okullarının, eğitimin göz bebeği olduğuna biz de gönülden inanıyoruz. Yaklaşık bir yıl önce Bakanlık ile çıktığımız bu yolda çok güzel kazanımlara sahip oluyoruz. Online eğitimlerle Türkiye’nin neredeyse tüm köy okullarında hedeflediğimiz sayıda öğretmene ve öğrenciye ulaşıldığı haberini aldım ve çok mutlu oldum. Yüzlerce köy öğretmeni de yüz yüze eğitimlere katıldılar. Toplumsal gelişimin teminatı, eğitimin göz bebeği olan köy okullarımızın aydınlanması için meşaleyi her zaman en yukarıda tutan öğretmenlerimize bir kez daha çok teşekkür ediyoruz.”

“Nice Ziya Hocalar, nice mühendisler, nice öğretmenler bu köylerden yetişsin”

MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı da 7 bin dolayında köy okulunda 240 bin dolayında öğrencinin eğitim aldığını kaydetti.

Köy okullarındaki öğretmenlere yönelik ısınmadan, tarım ve hayvancılığa kadar pek çok konuda farkındalık sağlayacak, velilerle etkileşimi artıracak, birleştirilmiş sınıflardaki öğrencilerde fark yaratacak eğitimlere başladıklarını anlatan Boyacı, şunları kaydetti:

“Köyler her zaman Anadolu’da medeniyetin ışığı oldular. Köylerden yetişenler, cumhuriyetle birlikte bugünün Türkiye’sinin değişimini yönlendiren, fark yaratan insanlar oldular. Bugün sayın Bakan’ın köyünde olmak bunun en önemli göstergesi. Bu köyden, bu okuldan çıkmış Ziya Hoca, Milli Eğitim Bakanı olmuş, biz istiyoruz ki daha nice Ziya Hocalar, nice mühendisler, nice öğretmenler bu köylerden yetişsin ve ilerlesin. Bu projeyle birlikte köylerde görev yapan öğretmenleri desteklemeye devam edeceğiz.”

Okumaya Devam
Advertisement