İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Cambridgeden 2023 Eğitim Vizyonuna destek

Yayınlandı

Ankara

Cambridge Üniversitesi‘nin parçası olarak 150 yıldan fazla geçmişe sahip olan, şu an dünyada 160’tan fazla ülkede, 10 binin üzerinde okulla çalışma yürüten Cambridge International’ın CEO’su Özden, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye ile ilgili yürütmeyi hedefledikleri yeni çalışmalar hakkında bilgi verdi. 

Dünya çapında bakanlıklarla, okul zincirleriyle eğitim müfredatları, öğrenme öğretim yöntemleri konusunda çalıştıklarını, bu konuda kurumlara destek sağladıklarını anlatan Özden, “Çalıştığımız okullar arasında hem devlet hem de özel okullar bulunuyor. Müfredatlarımızda bilginin yanında becerilerin geliştirilmesi de önemli bir yer tutuyor. Öğrencilerimizin okullarında başarılı olabilmeleri için bilginin yanında bazı becerilere sahip olmaları gerekiyor. Yani farkımız bilginin yanında becerilerin de geliştirilmesi.” dedi.

Özden, bu beceri programlarının çocuklara öz güven kazandırdığını, muhakeme yeteneklerinin gelişimi, yeniliklere açık olmaları, uluslararası çapta sosyal adaptasyonlarının artırılması gibi katkılar sunduğunu kaydetti. Özden, Cambridge programlarının uluslararası yüksek öğretimde başarı için çok iyi bir hazırlık sağladığını ve dünya çapında bin 400’den fazla üniversite tarafından tanındığını dile getirdi.

“Türkiye’de şu an 50 okulla eğitim müfredatları konusunda çalışıyoruz”

Cambridge International olarak Ankara ziyaretleri kapsamında Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’la da bir araya geldiklerini aktaran Özden, bu görüşmenin çok verimli geçtiğini, 2023 Eğitim Vizyonu, vizyondaki öncelikler konusunda bilgi aldıklarını ve bunun bir ön görüşme olduğunu aktardı.

Öğretmenlerin mesleki gelişimlerinin artırılması noktasında da değerlendirmeler yapıldığını belirten Özden, “Şu an Türkiye’de 50 civarında okulla eğitim müfredatları konusunda çalışıyoruz. Bu okullar ulusal müfredatın yanında Cambridge müfredatını da kullanıyorlar. Böylece müfredatlarını zenginleştiriyorlar.” diye konuştu.

Bu okulların şu an odak noktaları olduğunu, öğretmenlere, öğrencilere en iyi şekilde destek vermek istediklerini vurgulayan Özden, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Müfredatlarımız öğretmen eğitimlerini de içeriyor. Örneğin, bir okul bizim kimya konusundaki müfredatımızı kullanıyorsa buna özel eğitimler ya da daha geniş anlamda öğretmenlik açısından eğitimler verebiliyoruz. Gelecek dönemde Türkiye’de birlikte çalıştığımız okulların sayısını artırmayı planlıyoruz.

Türkiye ve dünyadaki kurumlar eğitimde her zaman daha iyiye, ileriye gitmek için çalışıyorlar. Sadece Sayın Bakan değil, Ankara’da yaptığımız tüm görüşmelerde 2023 Eğitim Vizyonu ile ilgili öyle güzel temalara değinildi ki bu çok hoşumuza gitti. Örneğin, geçen ay Singapur’daki yaptığımız görüşmelerde de benzer eğitim konuları üzerinde duruldu. Dünyada eğitimle uğraşan insanlar hep birlikteler, aynı düşüncelerle ilerlemeye çalışıyorlar. Bu bana çok güzel geldi.”

“2023 Eğitim Vizyonu’na destek vermekten şeref duyarız”

Christine Özden, “Cambridge International olarak 150 yıllık geçmişimizde özellikle ulusal müfredatları çeşitlendirme, zenginleştirme konusunda uzmanlaştık. 2023 Eğitim Vizyonu çerçevesinde bu konularda bizim uzmanlığımızdan faydalanmak istenirse biz de bundan çok memnun oluruz. 2023 Eğitim Vizyonu’na destek vermekten şeref duyarız.” ifadelerini kullandı.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2023 Eğitim Vizyonuyla öğrencileri yarının dünyasına hazırlamayı amaçlandığını, kendilerinin de yürüttükleri tüm çalışmalarda bu amacı taşıdığını belirten Özden, çalışmaların başarılı olması temennisinde bulundu.

“Türkiye’yi çok seviyorum”

Kariyerine uzun yıllar önce Marmara Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak adım attığını, ardından Cambridge Üniversitesi’nde uluslararası eğitim alanında çalıştığını anlatan Özden, ocak ayından bu yana da Cambridge International CEO’su olarak görev yaptığını aktardı.

Uzun yıllar Dubai, Vietnam gibi ülkelerde de uluslararası eğitim alanında çalışmalar yürüttüğünü dile getiren Özden, eşinin Türk olması sebebiyle sık sık Türkiye’ye geldiklerini söyledi.

Özden, şöyle devam etti:

“Üç oğlumuz var, hepsi çifte vatandaş. Ben de çifte vatandaşım. Türk ve İngiliz vatandaşlığına sahibiz. Türkiye’yi çok seviyorum, buraya ‘ikinci vatan’ bile diyemem. İngiltere ve Türkiye benim ülkem. Hayatımızın çok önemli ve özel bir parçası. Cambridge International’a, ailelere, çocuklara sağladığı fırsatları görmem sebebiyle başladım. Çocuklara rüyalarını gerçekleştirme şansını veriyor. İsterim ki Türkiye’de de okulların sayısı artsın, öğrenciler, aileler aynı şansa sahip olsun, gelecek hayallerine kavuşsunlar.”

Türkiye’de Cambridge’in matematik, kimya, fizik gibi müfredatları uygulanıyor

Cambridge International’ın eğitim programlarından yararlanarak müfredatlarını geliştiren ülkelerin başında Çin, ABD ve Avrupa ülkeleri geliyor.

Türkiye’de ise aralarında ilkokul ve ortaokulların bulunduğu İstanbul, Ankara, Antalya, İzmir, Erzurum, Adana ve Ordu gibi farklı şehirlerdeki 50’nin üzerinde okulda uygulanan eğitim müfredatları içerisinde ağırlıklı olarak matematik, kimya, biyoloji, fizik, ikinci dil olarak İngilizce, ilk dil olarak İngilizce ve ilk dil olarak Türkçe konuları yer alıyor.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Bahçeşehir Üniversitesi sanal laboratuvarlar ile hibrit eğitime yeni bir soluk getiriyor

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nafiz Arıca, pandemi sürecinden en çok etkilenen sektörlerin başında eğitim sektörünün geldiğini belirterek, “Tüm öğrencilerimiz kendi bilgisayarlarından üniversitemizin tüm yazılımlarına erişebiliyorlar ve deney simülasyonlarına katılabiliyorlar. Öğrencilerimiz online ortamda sağladığımız platformlar ile anlık sorularını iletebiliyorlar. İsteyen öğrencilerimiz tüm bu uygulamaları, bir plan dahilinde, randevulu sistemle, gerekli önlemler alınarak bizzat buraya gelerek kullanabiliyorlar.” diye konuştu.

Arıca, AA muhabirinin uzaktan eğitim ve sanal laboratuvarlara ilişkin sorularını yanıtladı.

Kovid-19 pandemisi sebebiyle yeni dönemde öğrencilere çeşitli alternatifler sunduklarını ifade eden Arıca, “Uzaktan eğitimle birlikte uygulamalı derslerin nasıl yaptırılacağı tartışma konusu oldu. Haziran ayında okulumuzu açar açmaz uygulamalı derslerle ilgili videolarımızı hazırladık. Bu videolara tüm öğrencilerin uzaktan ulaşabileceği altyapıyı oluşturduk. Tüm öğrencilerimiz kendi bilgisayarlarından üniversitemizin tüm yazılımlarına erişebiliyorlar ve deney simülasyonlarına katılabiliyorlar. Öğrencilerimiz online ortamda sağladığımız platformlar ile anlık sorularını iletebiliyorlar. İsteyen öğrencilerimiz tüm bu uygulamaları, bir plan dahilinde, randevulu sistemle, gerekli önlemler alınarak bizzat buraya gelerek kullanabiliyorlar.” şeklinde konuştu.

Hibrit üniversite mantığına inanan bir eğitimci olduğunu ifade eden Arıca, eğitim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte çok farklı alternatif metotların üniversite eğitimine katkı sağladığını kaydetti.

Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nazlı Eda Noyan ise çizgi film ve animasyon bölümünün uygulamanın ağırlıkta olduğu bir bölüm olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:

“Dijital teknolojiyle bütünleşik derslerimiz var. Ben hibrit eğitimi özgürleştirici bulan biriyim. Hibrit eğitim sınırları ortadan kaldırıyor. Daha önce derslerimize konuk almak istediğimiz kişiler mesafeleri öne sürüyorlardı fakat şimdi konuklarımıza ulaşmamız çok kolay. Sınırlar teknolojiye erişimi olanlar için ortadan kalkıyor. Öğrencilerimiz sisteme aktif olarak katılıyorlar. Derslerde etkileşim çok yoğun bir şekilde devam ediyor. Öğrencilerin de bu sisteme olumlu baktığını düşünüyorum. Fakat özellikle birinci sınıflar henüz birbirleriyle kaynaşmadıkları için hibrit eğitim onlar için belli dezavantajlar getiriyor. Arkadaşlığın ve aidiyetin kurulması için sağlıklı koşullar altında yüz yüze eğitimin de devam ettirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ama yeni nesilde sanal ortamda bağ kurma kası oldukça gelişmiş. Benim beklentimin çok üstünde ortama ve eğitime aidiyet oluşturma refleksi gelişti. Benim olumsuz gördüğüm şeylerin de o kadar olumsuz olmadığını hissediyorum. Online eğitim yüz yüze buluşmalarla desteklenmeli.”

Hibrit ve yüz yüze eğitimde denge sağlanmalı

Yeni dönemle birlikte hibrit üniversite mantığı yaygınlaşacağını aktaran Noyan, “Pandemi döneminde bu konuda farkındalığımız arttı. Microsoft Azur kullanıyoruz biz ve bu programla evinizdeki bilgisayardan okuldaki bilgisayara uzaktan erişim sağlayabiliyorsunuz. Okulumuzdaki tüm yazılımlara her yerden ulaşılabiliyor. İsteyen öğrencilerimize de sağlıklı koşullarda yüz yüze eğitim yapmaya devam ediyoruz. Hibrit ve yüz yüze eğitimde denge sağlanması gerektiğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Bahçeşehir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Beşkese ise amaçlarının pandemi döneminde sağlık sebebiyle okula gelmek istemeyen öğrencilere, evlerinden aynı üniversitedeymiş gibi gibi bulut üzerinden paylaşılan programı göstermek olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu bulut üzerinden öğrenciler, kendi bilgisayarlarından sanal sınıflarımıza yüksek kalitede ve kesintisiz bir şekilde katılabiliyorlar. Başta Mimarlık, Mühendislik ve İletişim fakültelerimiz olmak üzere tüm fakültelerimizin bu taleplerini karşılayabiliyoruz. Fakat bu süreçte en çarpıcı sonuçları aldığımız fakülteler Mimarlık, İletişim ve Mühendislik oldu. Yüksek lisans ve doktora programlarında ciddi anlamda yüksek teknik kapasite sunuyoruz öğrencilere. Bizim birçok öğrencimiz yurtdışında yaşıyor. Şehir dışında yaşayan da çok fazla öğrencimiz bulunuyor. Biz üniversite olarak bu öğrencilerimize sadece sözel dersleri online üzerinden verip, geri kalanları veremeseydik, kendimize tam bir üniversite diyemezdik.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Burs ve öğrenim kredisi başvuruları başladı

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul
Gençlik ve Spor Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı’na girerek ilk defa bir yükseköğretim programına girmeye hak kazanan öğrenciler ile halen bir yükseköğretim programına devam eden ara sınıf öğrencileri ve yurt dışında öğrenim gören Türk vatandaşlarının burs-kredi başvuruları başladı. Burs-kredi hakkından yararlanmak isteyen öğrencilerin 28 Ekim-3 Kasım tarihleri arasında e-Devlet üzerinden başvurması gerekiyor. 

Son gün 3 Kasım 

3 Kasım Salı günü saat 23.59’a kadar devam edecek olan başvurular, e-Devlet üzerinden alınacak. Bütün öğrencilerin e-Devlet’teki başvuru indeks sayfasını okuyup onaylaması gerekiyor. Başvuruda değişiklik yapmak isteyen öğrenciler, son güne kadar bilgilerini güncelleyebilecek.

Başvuru sırasında öğrencilerin beyan ettiği ekonomik, sosyal ve başarı durumuna ilişkin bilgiler, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından kamu kurumları aracılığıyla teyit edilecek. Yapılan değerlendirme sonucunda mevzuata uygun olan öğrencilere burs ya da öğrenim kredisi tahsis edilecek.

Öğrenim bilgileri doğru olmalı 

Burs/kredi başvuruları e-Devlet’te yer alan Yükseköğretim Bilgi Sistemi’ne (YÖKSİS) kayıtlı öğrenim bilgilerine göre alınacağı için öğrencilerin YÖKSİS’teki öğrenim bilgilerinin doğru ve eksiksiz olması gerekiyor. 

Öğrencileri başvuru sırasında herhangi bir sorun yaşamaması için öncelikle e-Devlet’e girerek okul/bölüm, hazırlık ve kayıt dondurma bilgilerini kontrol etmeleri, bilgilerinde hata olan öğrencilerin üniversitenin öğrenci işleriyle görüşerek durumlarını YÖKSİS üzerinden güncelletmeleri gerekiyor. Hatalı ya da eksik öğrenim bilgisiyle burs-kredi başvurusu yapan öğrencilerin başvuruları beyan etmiş olduğu bilgiler üzerinden değerlendirilecektir.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Burs ve kredi başvuruları başladı

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul
Gençlik ve Spor Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı’na girerek ilk defa bir yükseköğretim programına girmeye hak kazanan öğrenciler ile halen bir yükseköğretim programına devam eden ara sınıf öğrencileri ve yurt dışında öğrenim gören Türk vatandaşlarının burs-kredi başvuruları başladı. Burs-kredi hakkından yararlanmak isteyen öğrencilerin 28 Ekim-3 Kasım tarihleri arasında e-Devlet üzerinden başvurması gerekiyor. 

Son gün 3 Kasım 

3 Kasım Salı günü saat 23.59’a kadar devam edecek olan başvurular, e-Devlet üzerinden alınacak. Bütün öğrencilerin e-Devlet’teki başvuru indeks sayfasını okuyup onaylaması gerekiyor. Başvuruda değişiklik yapmak isteyen öğrenciler, son güne kadar bilgilerini güncelleyebilecek.

Başvuru sırasında öğrencilerin beyan ettiği ekonomik, sosyal ve başarı durumuna ilişkin bilgiler, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından kamu kurumları aracılığıyla teyit edilecek. Yapılan değerlendirme sonucunda mevzuata uygun olan öğrencilere burs ya da öğrenim kredisi tahsis edilecek.

Öğrenim bilgileri doğru olmalı 

Burs/kredi başvuruları e-Devlet’te yer alan Yükseköğretim Bilgi Sistemi’ne (YÖKSİS) kayıtlı öğrenim bilgilerine göre alınacağı için öğrencilerin YÖKSİS’teki öğrenim bilgilerinin doğru ve eksiksiz olması gerekiyor. 

Öğrencileri başvuru sırasında herhangi bir sorun yaşamaması için öncelikle e-Devlet’e girerek okul/bölüm, hazırlık ve kayıt dondurma bilgilerini kontrol etmeleri, bilgilerinde hata olan öğrencilerin üniversitenin öğrenci işleriyle görüşerek durumlarını YÖKSİS üzerinden güncelletmeleri gerekiyor. Hatalı ya da eksik öğrenim bilgisiyle burs-kredi başvurusu yapan öğrencilerin başvuruları beyan etmiş olduğu bilgiler üzerinden değerlendirilecektir.

Okumaya Devam
Advertisement