İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Bu okulda geleceğin seracıları yetiştiriliyor

Yayınlandı

Mersin

Mersin Fatma Aliye Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi idarecileri tarafından 2011’de hazırlanan ve Çukurova Kalkınma Ajansınca desteklenen proje kapsamında, tarım bölümü öğrencilerinin uygulama yapması için okulun bahçesi ve arka kısmındaki toplam bin 500 metrekarelik alanda iki sera oluşturuldu. 

//www.aa.com.tr/tr/meslek-liseleri” target=”_blank”>

Burada haftada iki gün uygulamalı eğitim alan öğrenciler, seranın tüm işlerini de kendileri yapıyor.

Okula gelen talebe göre domatesten bibere, salatalıktan güle kadar birçok ürünü yetiştirip hasat eden öğrenciler, bunların satılmasıyla harçlıklarını çıkarıyor.

Okulun teknik müdür yardımcısı Eşref Uğur Başyılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tarımın ülke ekonomileri için hayati önem taşıdığını, bu bilinçle öğrencileri en iyi şekilde yetiştirmeye çalıştıklarını söyledi.

Öğrencilere budama, bitki yetiştiriciliği gibi dersler verdiklerini anlatan Başyılmaz, onlara üretim aşamasında uygulama da yaptırıldığını belirtti.

“Öğrencilerimiz için önemli bir kazanım”

Seraları öğrencilerin daha iyi öğrenmesi için kurduklarını ifade eden Başyılmaz, şöyle konuştu:

“Seralarımızda kesme gül, kaktüs, iç ve dış mekan bitkileri, domates, biber, salatalık gibi ürünler üretiyoruz. Sektörle iş birliği yaparak ceviz, avokado, badem fidelerinin üretimini de yapıyoruz. Bu üretimlerimiz artacak. Domateste geçen gün biraz hasat yaptık ancak bu sezon 5-6 ton domates hasadı yapmayı hedefliyoruz. Fidelerimiz de ekim, kasım gibi satışa hazır hale gelecek.”

Anneler Günü için de gül hasadı yapıp gönderdiklerini vurgulayan Başyılmaz, “Öğrencilerimizle burada bir ürün üretmenin ve satışa sunmanın keyfini yaşıyoruz. İleriye dönük olarak bunlar öğrencilerimiz için önemli kazanım olacak.” dedi.

Öğrencilerden Eylem Orhan da serada hasattan yabancı otların temizlenmesine kadar birçok işi severek yaptıklarını söyledi.

Yaptıkları işlerin her hafta değiştiğini belirten Orhan, “İleride bu bölüm sayesinde meslek sahibi olacağım için birçok şeyi uygulamasıyla birlikte öğreniyorum.” dedi.

Çağla Pençe ise uygulama günlerinde büyük heyecanla serada çalıştıklarını, meslek hayatına atıldığı zaman yapacakları işleri şimdiden deneyimlemenin oldukça yararlı olduğunu dile getirdi.

Asime Eryetkin de seradaki tüm işleri büyük özenle yaptıklarını, öğretmenlerinin de kendilerine çok yardımcı olduğunu kaydetti.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Milli sporcu ve engelliler için sözleşmeli öğretmenliğe atama takvimi belirlendi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli sporcuların ve engellilerin sözleşmeli öğretmenlik başvuruları ile sözleşmeli öğretmenlerin, 2020 yılı yer değiştirmelerine ilişkin takvimler, Bakanlığın internet sitesinde yayımlandı.

Buna göre, milli sporcular, beden eğitimi alanı için sözleşmeli öğretmenlik başvurularını 15-19 Haziran’da yapacak. Milli sporcuların atamaları ise 16 Temmuz’da gerçekleştirilecek.

Engelli öğretmen adaylarının başvurularının 15-19 Haziran’da alınmasının ardından atamaları 23 Haziran’da yapılacak.

Mazerete bağlı yer değiştirme işlemleri

Her ikisi de sözleşmeli öğretmen olarak görev yapanların aile birliği mazeretine bağlı iller arası yer değiştirme başvuruları 29 Haziran-3 Temmuz tarihlerinde alınacak. Atamalar ise 14 Temmuz’da yapılacak.

Sağlık mazeretine bağlı iller arası yer değiştirme için 24-28 Ağustos’ta alınacak başvuruların ardından atama işlemleri 3 Eylül’de gerçekleştirilecek.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Rektörlerden öğrencilere üniversitelerin kapısını açacak iyi niyet anlaşması

Yayınlandı

Yazar :

Erzurum

Sosyal ağ üzerindeki platformda buluşan Türkiye’deki rektörler, herhangi bir üniversitede okuyan öğrencinin ülkedeki diğer tüm üniversitelerin dijital altyapı, kütüphane ve laboratuvar gibi imkanlarından faydalanması için karşılıklı iyi niyet anlaşması yaptı.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle sosyal medya platformunda bir süre önce öğrenci merkezli görüş alışverişinde bulunmak için bir araya gelen rektörler, Türkiye’nin herhangi bir üniversitesinde okuyan öğrencilerin, bulunduğu şehirlerdeki üniversitenin imkanlarından faydalanması için ortak karar aldı. Bu kapsamda öğrenciler bulunduğu şehirdeki üniversitenin dijital altyapı, kütüphane ve bilgisayar laboratuvarı gibi imkanlarından faydalanmak için başvuracak ve burada bilimsel çalışma ve araştırmalar da yapabilecek.

Rektörlerle “iyi niyet” anlaşması yapıldı

Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) yeni uygulamayla ilgili belirledikleri başvuru yol haritasını web sayfasından paylaştı.

ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sadece kendilerinin değil birçok üniversitenin öğrenci merkezli bakış açısı geliştirdiğini ve bunu öncelediğini söyledi. Bu kapsamda birçok rektörün öğrencileri merkeze alan karar aldığını ifade eden Çakmak, “Türkiye’deki rektörler olarak bu konuda aslında karşılıklı iyi niyet anlaşması yaptık. Herhangi bir ilde bulunan ve başka üniversitede okuyan bir öğrencimiz, bulunduğu ildeki üniversiteye başvurarak bu üniversitenin dijital altyapı, kütüphane, internet ve laboratuvar gibi imkanlarından faydalanıp bilimsel çalışma gerçekleştirecek.” dedi.

Çakmak, ETÜ olarak uygulamayı hayata geçirdiklerini belirterek bu kapsamda birçok üniversiteden resmi başvuru aldıklarını ve bu başvuruları olumlu cevapladıklarını dile getirdi.

“Başvuranlar bizim öğrenciymiş gibi muamele görecek”

“İmkanlarımızdan faydalanmak isteyen öğrenciler, web sayfamızdan yayınladığımız formu doldurup kayıt yapacak. Üniversiteye girişte kimlik belgesini göstermek suretiyle bizim öğrencimiz gibi muamele görecek.” diyen Çakmak, şunları kaydetti:

“Başka üniversitede okusa bile bütün üniversite öğrencileri bizim de evladımız ve öğrencimiz. Bu kolaylığı genç arkadaşlarımıza sağlamak istedik. Öğrencilerimiz, 50 binden fazla eser ile sosyal ve sportif alanları bulunan yeni hizmete açtığımız kütüphanemizden de istifade edebilecek. Sosyal mesafe kurallarına uyarak bu imkanları tüm öğrencilere sağlayacağımız için çok mutluyuz.”

Çakmak, bu uygulamayla Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversite öğrencilerinin, bulundukları şehirdeki üniversiteye başvurmak suretiyle o üniversitenin her türlü imkanından faydalanabileceğine işaret etti.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

MEB kurumları çocuk maskesi üretimi başlattı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Yıkanabilir kumaşlardan üretilen çocuk maskeleri, kullanıma hazır hale getirildi.

Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Yusuf Büyük, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, olgunlaşma enstitülerinin kültürel değerleri, özellikle geleneksel el sanatlarını ve giyim kültürünü araştıran, asıllarını koruyarak yeni ürünler hazırlayan, bu ürünleri arşivleyerek gelecek kuşaklara aktaran, eğitim ve öğretimin yanı sıra araştırma, tanıtım, pazarlama, tasarım ve üretim süreçlerinin tümünü gerçekleştiren eğitim öğretim kurumları olduğunu anlattı.

Türkiye genelinde 24 olgunlaşma enstitüsünün bulunduğunu belirten Büyük, koronavirüs salgını nedeni ile maskelerin, sadece yetişkinlerin değil çocukların da yaşamının bir parçası haline geldiğini vurguladı.

Bu durumun kurumları, çocukların ilgisini çeken, onların benimseyerek kullanabilecekleri, her yönüyle çocuklara özel maske üretimine yönelttiğini belirten Büyük, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İlk aşamada beğenilen Eskişehir, Gaziantep, Kırklareli, Konya ve Muğla Olgunlaşma Enstitülerinin çocuk maskeleri www.goenst.com, olgunlasmakirklareli.com ve epttavm.com web sitelerinde online satışa sunulacaktır. Diğer olgunlaşma enstitülerinin de tasarım, üretim ve online satışa yönelik çalışmaları devam ediyor.”

Büyük, gözlük kullanan çocuklar için maskelerin kulak arkalarına değil, boyun bölgesine bağlanması için özel aparatlar da ürettiklerini bildirdi.

Talebin karşılanması için üretim kapasitesi artırılacak

Genel Müdür Büyük, olgunlaşma enstitülerinin koronavirüs salgını döneminde tamamen milli bir seferberlik ruhu içerisinde ve gönüllülük esasına göre çalışarak maske, tıbbi amaçlı tulum ve yüz siperliği üretimine sağladığı destek hakkında da bilgi verdi.

Yusuf Büyük, olgunlaşma enstitülerinin, bu kritik dönemde gönüllülük esası çerçevesinde hem yetişkinler için hem de çocuklar için maske, siperlik ve diğer malzemelerin tasarımı ve üretiminde gösterdikleri gayret ve sağladıkları katkı ile büyük takdir topladığını vurguladı.

Ayrıca maske ve diğer ürünlere olan yoğun taleplerin karşılanmasına yönelik üretim kapasitesinin artırılması için gereken çalışmaların hızlandırıldığını aktaran Büyük, bu konuda yapılan bu özverili ve takdire şayan çalışmalardan dolayı hem yönetici arkadaşlarına hem de üretim yapan personele teşekkür etti.

Okumaya Devam