İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Balıkesir üniversite sıralarında 51 ülkeden misafir ağırlıyor

Yayınlandı

Balikesir

Balıkesir’e dünyanın farklı coğrafyalarından gelerek yükseköğrenimlerini sürdüren 653 öğrenci, eğitimini aldıkları branşlarda kendilerini en iyi şekilde yetişerek döndüklerinde ülkelerine yararlı bireyler olmayı hedefliyor.

Başta Asya, Afrika ve Balkanlar olmak üzere dünyanın dört bir yanından 125 bini aşkın öğrenci Türkiye’deki üniversitelerde öğrenim görüyor.

Özellikle, Türkiye’nin gönül bağının olduğu ülkelerden gelen bu gençlere kucak açan yükseköğretim kurumlarından Balıkesir Üniversitesinde (BAÜN) hem yerli hem de yabancı öğrenciler geleceğe hazırlanıyor.

1992 yılında kurulan BAÜN, 11 fakülte, 13 meslek yüksekokulu, 5 yüksekokul, 4 enstitü ve 21 araştırma merkeziyle faaliyetlerini sürdürüyor. Üniversitenin 38 bin 600 öğrencisinden 653’ünü “misafir” öğrenciler oluşturuyor.

Yurt dışından gelen öğrencilerin en fazla tercih ettiği branşın mühendislik olduğu dikkati çekiyor.

“Üniversitenin her imkanından faydalanıyorlar”

BAÜN Rektörü Prof. Dr. İlter Kuş, AA muhabirine, görevinde 5’inci ayını geride bıraktığını söyledi.

Atandığı günden bu yana anlayışının hep öğrenci odaklı olduğunu belirten Kuş, şöyle devam etti:

“Hem kendi öğrencilerimize hem de misafir öğrenci olarak adlandırdığımız yabancı öğrencilere ilgimiz ve yakın temasımız devam etmektedir. Biz yabancı öğrenci ismini pek kullanmak istemiyoruz. Misafir öğrenci lafını daha çok benimsedik ve daha çok kullanıyoruz. Misafir öğrenci desek de bu öğrenci kardeşlerimizin diğer öğrencilerimizden hiçbir farkları yoktur. Üniversitemizin imkanlarından eşit bir şekilde onlar da faydalanmaktadırlar. Biz bunun da ötesine giderek, arkadaşlarımızla özel ilgi göstererek birebir de görüşmelerimizi devam ettiriyoruz.”

Rektör Kuş, üniversitenin uluslararası öğrenci profiline ilişkin bazı bilgileri paylaştı.

Söz konusu 51 ülkeden en fazla gencin, 210 öğrenciyle Azerbaycan’dan geldiğini ifade eden Kuş, bu ülkeyi Türkmenistan, Suriye, Bulgaristan, Afganistan, Kazakistan ve Almanya’nın takip ettiğini anlattı.

En fazla tercih ettikleri branşın ise mühendislik olduğunu aktaran Kuş, 139 misafir öğrencinin bu alanda öğrenimlerine devam ettiğini aktardı.

Prof. Dr. İlter Kuş, mühendislik dışında en çok ilgi gören fakültelerin iktisat, turizm, eğitim, fen edebiyat ve sağlık bilimleri olduğunu sözlerine ekledi.

“Son derece güzel arkadaşlıklar kurduk”

İlahiyat Fakültesi öğrencisi Bangladeşli Atour Rahoman ise Balıkesir’de yaşamaktan çok memnun olduğunu, üniversitede çok güzel bir ortam bulunduğunu belirtti.

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde uluslararası ticaret ve lojistik okuyan Ugandalı Abdulwarith Ikula, “Burası hem Avrupa hem Asya’da bulunduğu için burada okumak daha mantıklı geldi benim için. Hem Asya’da hem Avrupa’da bağlantılarım olsun istiyorum; o nedenle Türkiye ve Balıkesir Üniversitesini tercih ettim.” dedi.

Türkiye’de 6 yıldır yaşayan İlahiyat Fakültesi son sınıf öğrencisi Suriyeli Abdurrahman Elhactaha da bu şehirde son derece güzel arkadaşlıklar kurduğunu dile getirdi.

Üniversite yaşamını asla unutmayacağını söyleyen Elhactaha, şunları kaydetti:

“Arkadaşlar ve hocalarla güzel bir ortam yakaladık. Balıkesir’de olmaktan son derece mutluyuz. Balıkesir’e teşekkür ediyoruz. Burada yaşadığımız ortamı, arkadaşlığı, öğrendiğimiz bilgiyi ülkemize döndüğümüzde arkadaşlarımıza anlatacağız. Öğrendiğimiz bilgileri diğer arkadaşlara tanıtacağız. Öğrendiklerimizi yaşamımızda kullanmamız ve hayatımıza aktarmamız lazım.”

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde uluslararası ticaret ve lojistik eğitimini sürdüren Kamerunlu Yasinse Njutapvoui, BAÜN’ün eğitim ve öğretimini “çok güzel bir sistem” olarak nitelendirdi. Kamerunlu genç, Balıkesir’de okumaktan mutluluk duyduğunu ifade etti.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Çocuklar yeni eğitim öğretim döneminde okula gitme kaygısı taşıyabilir

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

Yeşilay Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk, zoom uygulaması üzerinden “Pandemi ve Sonrasında Okul Fobisi ve Davranışsal Bağımlılıklarla Mücadele Eğitim Programı” düzenledi. 

Yeşilay Başkanı Öztürk, programda yaptığı “Pandemi Süreci ve Sonrasında Okul Fobisi” başlıklı sunumunda, çocukların salgın sürecinde okuldan ayrı kalma ve evde uzun süre bulunma gibi iki ayrı riskle karşılaştığını anlattı.

Çocukların Kovid-19 tedbirleri kapsamında uzun süredir okula gidemediklerini anımsatan Öztürk, şöyle konuştu:

“Okula gitmek istemeyenler dahi okulu özlemeye başladı. Çocuklarda okulla ilgili tuhaf bir duygu oluştu. Bir kısmı tatil havasına girdi, bir kısmı online olarak eğitimlerine devam etti. Bu, tekrar okulların başlayacağı eylül dönemi için birtakım riskler oluşturuyor. Bu nedenle birinci konumuz okul fobisi oldu. Yani okula gitmek istemeyen çocuklarda bununla karşılaşır mıyız? Bu gerek okuldan uzak kalmayla ya da okuldan soğumayla alakalı gerekse de içinde yaşadığımız temel problem olan virüs korkusuyla olabilir. Kaygılar tetiklenip okula gitmek istemeyen bir çocuk grubuyla ağustosun sonunda karşılaşacak mıyız ki böyle bir ihtimal var.”

Öztürk, bu eğitimle yeni eğitim öğretim döneminde okula gitmek istemeyen çocuklarla karşılaşabilecek rehber öğretmenlerin ve psikologların, bilgilerini tazelemek ve onları yeni döneme hazırlamak istediklerini dile getirdi.

“Günümüz çocukları için evde kalınca yapacakları şey online olmak”

Bu süreçte ikinci büyük riskin çocukların uzun süre evde kalması olduğunu belirten Öztürk, “Günümüz çocukları için evde kalınca yapacakları şey online olmak. Tablet, telefon ya da bilgisayardan oyun ya da sevdiği bir etkinliğe katılmak ve uzun süre ekran maruziyeti. Bu da bir problem. Çünkü ailelerden bu yönde şikayet geldiğinde hepimizin ortak söylemi şuydu; ‘Buna bir alternatif bulacaksınız.’ Kapalı mekanda nasıl bir alternatif bulunur o da ayrı bir konu. Büyük bir efor sarf etmeniz gerekiyor. Bu anlamda efor sarf eden aileler, çocuklarıyla ilişkilerini tekrardan düzene sokanlar, çocuklarını yeni tanıyanlar, çocuklarının kişiliklerini fark edenler olduğu gibi maalesef çocuklarıyla anlaşamayanlar da oldu. Bunların hepsi bu sürecin birer yansımaları.” değerlendirmesinde bulundu.

Okul fobisi ve okul reddi kavramlarının ortaya çıkış nedenlerine ve tarihine değinen Öztürk, “Teknoloji bağımlılığı çok net bir okul reddi nedenidir. Özellikle ergenlik döneminde okul reddi olan çocuklarda teknoloji bağımlılığının çok önemli bir risk olduğunu düşünüyoruz. Çünkü oyun başından kalkıp okula gidememek ciddi bir problem.” ifadelerini kullandı.

“Kaygısı tetiklenmiş birçok çocukla karşılaşacağız”

Sunumunun ardından katılımcıların sorularını yanıtlayan Öztürk, “Pandemi sürecinde hastalık bulaşma korkusu nedeniyle okul reddi olan olgularda tanısal yaklaşımımız nasıl olmalı?” sorusu üzerine şunları söyledi:

“Burada tabii yeni bir şeyle karşı karşıyayız. Ne göreceğimizi çok bilmiyoruz. Yüksek ihtimalle kaygıları tetiklenen çocuklar gelecek. Yani zeminde kaygısı olan ama ortaya çıkmayan belki de ya da var olan, bu kaygılar tetiklenerek bize gelecek. Hastalık bulaşma korkusu dediğimiz kaygı muhtemelen kompulsif bozukluk vakası olarak karşımıza gelecek. Bu konudaki aşırı tedirginlik, kaçınma, tedbir ve temizlikle ilgili şeyler belki bir obsesyon olarak gelecek ya da öbür bir panik atak yaşama şeklinde olacak. Bu süreçte kaygısı tetiklenmiş birçok çocukla karşılaşacağız. Bunu yönetirken rehber öğretmenlerimizin mutlaka okulun ilk açıldığı günden itibaren pandemi sürecindeki hijyen kurallarıyla ilgili yönetimi iyi yapmalarına ve çocukları rahatlatıcı psikoeğitim vermelerine ihtiyaç var.”

Çevrim içi seminer formatında düzenlenen programda uzmanlar, okul fobisi ve davranışsal bağımlılıklarla ilgili tedavi yöntemlerini ve yaklaşımları anlattı.

Yaklaşık 3 bin kişinin katılımı beklenen ve tüm oturumlara katılanların sertifika almaya hak kazanacağı eğitim programı, yarın sona erecek.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Bakan Selçuk: Uzaktan eğitimi eğitim sisteminin parçası yapmak için yeni bir proje çalışmasının içindeyiz

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “Ziya Öğretmen ile Eğitim Buluşmaları” kapsamında Kahramanmaraş’taki meslektaşlarıyla video konferans yöntemiyle bir araya geldi. Görüşmede, öğretmenler tüm öğrencilerine ulaşabilmek için ürettikleri çözümleri, ders notlarını okulda çoğaltarak evlere bıraktıklarını, bayramda çocuklara şeker ve hediyeler götürdüklerini, özel gereksinimli öğrencilerle telefonda ders yaptıklarını, kapı önü sohbetleriyle hasret giderdiklerini anlattı.

Türkiye’nin uzaktan eğitimde öğretmenlerin özverisi sayesinde önemli bir yerde olduğunu belirten Bakan Selçuk, “Biz meslektaşız. Çocuklar için aynı amaca yönelik olarak çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı. Selçuk, öğretmenlerle beraber bir işi yükleniyor olmak ve birlikte çocuklara hizmet etmekten büyük mutluluk duyduğunu vurguladı.

Öğretmenlerin, salgın sürecinde fayda gördükleri uzaktan eğitimin bundan sonraki süreçte de bazı konularda devam etmesini istemesi üzerine Bakan Selçuk, “Uzaktan eğitimi önümüzdeki yıllarda da Türk eğitim sisteminin olağan bir parçası olarak yapmak için yeni bir proje çalışmasının içindeyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Kahramanmaraş Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi atölyesinden toplantıya katılan Leyla Çakmak, maske üretimi yapan mesai arkadaşlarıyla Bakan Selçuk’u selamladı. Bunun üzerine Bakan Selçuk, emeklerinden dolayı öğretmenlere teşekkür ederek tüm ülkenin kendileri için dua ettiğini aktardı. Selçuk, öğretmenlerin çabalarının sadece Türkiye’de değil, dünyada da yankı bulduğunu belirtti.

Edebiyat öğretmeni Ramazan Avcı da Bahattin Karakoç’un öğretmenleri anlattığı “İnsanlık Türküsü” şiirini okudu. Bakan Selçuk, Avcı’ya çocuklara verdiği emek için teşekkür etti.

Müzik öğretmeni Mahmut Kırbaş ise Abdurrahim Karakoç’un Mihriban türküsünü Bakan Selçuk’a armağan etti. Mihriban’ın çok sevdiği bir türkü olduğunu söyleyen Bakan Selçuk, “Bu türkü bin yıl dinlense kimse bıkmaz.” ifadesini kullandı.

18 yaş altı için sokağa çıkma izninde tedbirleri alarak okullarına gelen 8’inci sınıf öğrencileri de öğretmenleriyle birlikte Bakan Selçuk ile konuşmak için bilgisayar karşısına geçti. Bakan Selçuk, öğrencilere “Hayatta sizi çok güzel başarılar bekliyor.” diye seslendi.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Sorumluluk sınavları 22-30 Haziranda yapılacak

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü tarafından illere gönderilen yazıya göre, tüm derslerden başarılı olan öğrenciler ile başarısız dersleri bulunanlardan yıl sonu başarı puanı en az 50 olan öğrenciler sınıfını doğrudan geçecek. Alt sınıflar da dahil, başarısız ders sayısı toplamına bakılmaksızın doğrudan sınıfını geçemeyen öğrenciler ise baraj, ders ayrımı yapılmaksızın sorumlu olarak bir üst sınıfa geçecek.

2019-2020 eğitim ve öğretim yılında sorumlu geçilen derslerini kapsayacak şekilde yapılacak sorumluluk sınavlarına 9, 10, 11 ve 12’inci sınıf öğrencileri ile hazırlık sınıfında öğrenim gören öğrenciler katılabilecek.

Sınavlar, öğrenci ve velilere duyurulup okul yönetimlerince gerekli tedbirler alınarak 22-30 Haziran’da gerçekleştirilecek.

Öğrenciler, sınavlarda, 2019-2020 eğitim ve öğretim yılının derslerinden birinci döneme ait konu ve kazanımlardan sorumlu olacak.

Okumaya Devam