İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Bakan Selçuk uluslararası imam hatip okulları öğrencileri ile buluştu

Yayınlandı

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, 70’i aşkın ülkeden uluslararası imam hatip okullarında okuyan yüzlerce öğrencinin katıldığı video konferansta Bakan Ziya Selçuk, öğrencileri dinledi. Samimi ortamda gerçekleşen sohbette eğlenceli diyaloglar kayda geçti. 

Selçuk’un uluslararası imam hatip okulları öğrencileri ile yaptığı görüşmeye Türkiye’deki tüm uluslararası imam hatip liselerinden 229 öğrenci ve 65 öğretmen katıldı.

Bakan Selçuk, uluslararası imam hatip liselerinin diplomatik ilişkilerde büyük öneme sahip olduğunu belirtti. Öğrencilerin Türkiye ile uyumu ve dünyayla bütünleşmesini çok değerli bulduğunu anlatan Selçuk, “Sizin için neler yapabiliriz, sizleri nasıl geliştirebiliriz bunun için çalışıyoruz.” dedi.

Gençlere tavsiyeler 

Öğrenciler, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a başarılı olmak için önerilerini sordu.

“En büyük hayalim sizin gibi bakan olmak.” diyen ve bunun için tavsiye isteyen Ali Masangila’ya Bakan Selçuk’un yanıtı, “Bunlar kısmet işi. Bunun için kendinizi iyi yetiştirmeniz, sosyal olmanız, sorumluluk almanız, girişimci olmanız, insanlara, hayvanlara, bitkilere hizmet etmekten zevk almanız lazım. Hayat görüşünüzü geliştirmek için çok okumanız lazım. Bir hedef edinip o hedef doğrultusunda adım adım ilerlemekte fayda var.” şeklinde oldu.

Amir Ali’nin ise Bakan Selçuk’un karantina günlerini nasıl geçirdiğini merak etmesi üzerine Selçuk, “Karantina günlerini karantinaya girmeyerek geçiriyorum. Bizim millet için, çocuklar için fedakarlık etmemiz lazım. Her zaman zor durumlarda bazı insanların fedakarlık yapması gerekiyor. Bunu yaptığımız için şükrediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Selçuk, heyecandan yerinde duramayan Kamerunlu Yusuf Adamov’a kendi oğlunun adının da Yusuf olduğunu, öğrencinin enerjisine hayranlığını söyledi. Adamov’un “Siz karantinaya girseydiniz normalleşme süreci biraz daha geç gelecekti.” sözleri üzerine Selçuk, öğrenciye “Umutlu olun. Güzel olacak.” diye seslendi. Kamerunlu Yusuf’un Türkçe deyimlere hakimiyetiyle verdiği “Umut fakirin ekmeği” cevabı etkinliğe katılanları gülümsetti.

Afganistanlı Naveedullah Nori gibi 2 aydır ailelerinden uzakta olan ve ülkelerine ne zaman geri dönebileceğini merak eden öğrencilere de Selçuk, “Normalleşme aşama aşama, kademe kademe oluyor. Tedbirleri alarak bunu bir şekilde kontrol ediyoruz. Allah izin verirse önümüzdeki süreç daha da olumlu olacak. Sizin bir an önce rahata ermeniz için, ailelerinizle görüşebilmeniz için elimizden geleni yapıyoruz ama riske girmeden.” yanıtını verdi.

Konya’da eğitim alan Saad Jowhar’ın ise içinde bulunulan uzaktan eğitim sürecine ilişkin, “Bu zor süreçte EBA canlı derslerle açığımızı kapatabildik. Kuşkusuz ki bunda sizin ve ekibinizin emeği çok büyük. Sizi bazen babamız, abimiz gibi bazen de derse giren bir öğretmenimiz gibi hissediyoruz.” dedi.

Bakan Selçuk, “Ortak dil olarak Türkçe’de buluşuyor, ortak insani değerleri gerçekleştirecek her işi birlikte başarmaya çalışıyoruz. Bizler, bu okullarda uluslararası vizyon kazanmak anlamında avantajlıyız. İleride ülkelerimizde Türkiye’nin gönüllü temsilcileri olacağız.” diyen Kırımlı Kamilla Botasheva’nın müfredata dahil edilmesini istediği uluslararası basın, kültür elçiliği gibi bazı dersler içinse çalışma yapma sözü verdi.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Okul kantinlerinin 19 Ekimden itibaren açılmasına karar verildi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk imzasıyla illere gönderilen yazıda, 21 Eylül’de okul öncesi eğitimle ilkokul 1. sınıflarda yüz yüze eğitime başlandığı anımsatılarak, ilkokul kademesinin diğer sınıfları ile 8. ve 12. sınıflarda ise 12 Ekim’de yüz yüze eğitime geçildiği belirtildi.

Okul kantinlerinin 13 Mart 2020’den bu yana kapalı olduğunun hatırlatıldığı yazıda, şunlar kaydedildi:

“Bu süreçte kantin işleticilerinin gelir getirici herhangi bir faaliyette bulunmadıkları göz önünde bulundurularak Bakanlığımıza bağlı resmi okul ve kurumlarda bulunan kantin vb. yerlerin 19 Ekim’de açılmasına karar verilmiştir.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

YÖK Başkanı Saraç: Açık erişimin önemi, salgın döneminde belirgin olarak ortaya çıktı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, “Yeni YÖK”ün öncelikleri arasında yer alan “açık erişim”in öneminin küresel salgın döneminde daha da belirginleştiğini kaydetti.

Saraç, Twitter hesabından Uluslararası Açık Erişim Haftası‘na ilişkin yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:

“Yeni YÖK olarak önceliklerimiz arasında yer alan açık erişimin önemi içinde bulunduğumuz küresel salgın döneminde daha da belirgin olarak ortaya çıkmıştır. Bu yıl teması Yapısal Eşitlik ve Kapsayıcılık İnşa Etmek Amacıyla Açık Erişim olarak belirlenen Uluslararası Açık Erişim Haftası’nı kutluyorum.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

MEBden okul yöneticilerine uzaktan eğitim tasarım ve yönetim eğitimi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığınca(MEB), okul yöneticilerinin uzaktan eğitim süreçlerindeki tasarım ve yönetim becerilerinin geliştirilmesi amacıyla UNICEF iş birliğinde hazırlanan “Okul Yöneticilerinin Kapsayıcı Eğitim Bağlamında Uzaktan Eğitim, Tasarım ve Yönetim Becerilerinin Geliştirilmesi” uluslararası akredite sertifikalı mesleki gelişim programının tanıtımını, MEB Başöğretmen Salonu’nda düzenlenen törende yaptı. 

Okul yöneticilerinin eğitiminin son derece kritik olduğunu ifade eden Selçuk, “Okullarımızın rengi, neşesi, niteliği doğrudan doğruya okul müdürlerimizin yetkinliği ve motivasyonu ile ilgili bir konu. Yapılan bu çalışma aslında tarihi olarak büyük bir değer taşıyor. Okul müdürlerimiz, okuldaki ilişkiler ağının okulun içinde olagelen iletişimin büyük ölçüde mimarlarıdır. O nedenle bu mimariyi kurarken çok daha nitelikli olarak kurma konusunda desteğimizle her zaman yanlarındayız.” değerlendirmesini yaptı.

Her neslin kendi zamanıyla kendi çağıyla geldiğini ve o nesillere ayak uydurabilmek için okul müdürleri ve öğretmenlerin sürekli kendilerini yenilemeleri gerektiğine işaret eden Selçuk, “Aslında siz okulun liderliğini yürütürken büyük bir değişimi ve dönüşümü de yönetiyorsunuz ve sizin bu yönetiminiz, okulun ne kadar yol alacağını, öğretmenlerin ve öğrencilerin kurumda ne kadar mutlu olacağını, nasıl akışkan bir süreç yaşayacağını doğrudan doğruya etkiliyor. Ama bunun tam tersi olursa eğer ‘Başımıza iş açmayalım hocam’, ya da öğrenciler için “Durun durduğunuz yerde çocuğum’ gibi ifadeler olursa o zaman da sistemin tıkandığını rahatlıkla görürüz. Bizim güzel işlerimiz olsun, çocuklarımız durmasınlar, yürüsünler, öğretmenler ve öğrencilerimiz okul yöneticilerinin açtığı yolda hızla ilerlesinler.” diye konuştu.

Okul müdürlerinin çok fazla bürokratik işlerinin olduğunu, lojistik işlerle uğraştıklarını vurgulayan Selçuk bütün çabalarının bu yükün azaltılması ve okul müdürlerinin gerçekten eğitimle uğraşmaları konusunda fırsat bulmaları için olduğunu dile getirdi.

Yöneticilerin eğitim ekosistemini geliştirebilmeleri için her türlü tedbiri aldıklarının altını çizen Selçuk, “Onların gelişimi, onların mutluluğu okulun mutluluğu, yani öğretmenin ve çocuğun mutluluğu demek. Biz ne kadar iyi bir teşkilata sahip olursak ne kadar iyi müfredata sahip olursak olalım iyi bir eğitim kadrosuna sahip olmazsak bunlar çok da anlamlı olmayacaktır. Bakanlık olarak biz her zaman okul yöneticilerimizin, müdürlerimizin, müdür yardımcılarımızın yanında olacağız ve onları destekleyeceğiz. Bunun için de çok yeni çalışmaların peşindeyiz.” ifadelerini kullandı.

“Elinde sanki bir sihirli değnek varmış gibi”

Bakan Selçuk, UNICEF’le iş birliği içinde uzaktan eğitim sürecinde dijital materyallerin geliştirilmesi, salgın döneminde okul güvenliğinin sağlanması, sosyal duygusal becerilerin geliştirilmesi, teknoloji liderliği, proje tasarımı, kriz ve kriz yönetimi gibi pek çok kitabın hazırlandığını belirterek, şöyle devam etti:

“Bütün bunlar bizim ortak bir dilimizin gelişmesine hizmet edecek, bütün bunlar bizim eğitimin kalitesinin artırma noktasında kavramlarımızı ve terimlerimizi geliştirmemize hizmet edecek. Okul yöneticilerinin uzaktan eğitim süreçlerinde tasarım ve yönetim becerilerinin geliştirilmesi programına yaklaşık 50 bin civarında okul yöneticimiz katıldı. Bunun sayısı artacak ve bu eğitimlerin hazırlanan kitapları çerçevesinde, eğitim yazılımları çerçevesinde devam etmesi söz konusu olacak.

Bir okul müdürü gerçekten yetkinliği ile, motivasyonu ile harekete geçtiğinde ‘Bu okul gerçekten o okul mu’ sorusunu sordurabiliyor. Yani elinde sanki bir sihirli değnek varmış gibi bir okulun çehresini değiştirme, okul-çevre ilişkilerini güzelleştirme, öğretmenin mutluluğunu, öğrencilerin öğrenme sorumluluğunu yükseltme gibi konularında son derece başarılı işler yapabiliyorlar. Biz Bakanlık olarak üzerimize düşeni yaparsak biliyoruz ki okul müdürlerimiz de yapacak. Bugünkü çalışma da bu fikrin bir sonucu ve bizim yöneticilerimizle yazamayacağımız başarı hikayesi yok, buna gönülden inanıyoruz.”

“Salgın dönemi bizim için aslında eğitimin bir fırsatı da oldu”

Ziya Selçuk, Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürlüğü ve UNICEF iş birliğinde öğretmenlerle ilgili daha önce pek çok çalışma yürütüldüğünü hatırlatarak, salgın döneminin eğitim yöneticilerine, okulların kültürünü, atmosferini dönüştürmek, okulları “Barış yuvası”na dönüştürmek açısından fırsat sunduğunu bildirdi.

Çalışmada emeği geçenlere, UNICEF’e ve okul yöneticilerine teşekkür eden Selçuk, “Bu tür çalışmaların damlaya damlaya belirli bir suyun iz bırakması gibi kısa ve orta vadede sistemde çok büyük bir davranışsal değişime de hizmet edecek. O yüzden bu tür işleri çok çok önemsiyorum.” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Selçuk daha sonra, Okul Yöneticilerinin Kapsayıcı Eğitim Bağlamında Uzaktan Eğitim, Tasarım ve Yönetim Becerilerinin Geliştirilmesi programına katılan okul yöneticilerine dijital sertifikalarını yapılan canlı bağlantılarla takdim etti.

“Türkiye’nin en büyük okul yöneticisi mesleki gelişim programını yürüttük”

MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı ise 2023 Eğitim Vizyonu’nda okul yöneticiliğinin ve mesleki gelişimin önemine vurgu yapıldığını hatırlatarak, Bakanlık olarak bu amaçla pek çok program geliştirdiklerini anlattı.

UNICIEF’le ortaklaşa yürütülen yüz yüze mesleki gelişim programına geçen yıl 11 bin okul yöneticisinin katıldığını aktaran Boyacı, “Çalışma, Türkiye’nin en büyük okul yöneticisi mesleki gelişim programı oldu.” dedi.

Projeyle, meslektaşların tecrübelerini birbirleriyle paylaştığı yeni bir çerçeve sunulduğunu anlatan Boyacı, ikinci grup eğitimlerinde ise Kovid-19 sürecinde okul yöneticilerinin idari, teknik, iletişim konularını ele aldıklarını aktardı.

Şu ana kadar 40 bin okul yöneticisinin bu eğitimleri aldığını ve bu yılın sonuna kadar 200 bin yöneticinin eğitimleri alacağını belirten Boyacı, “Bundan sonraki süreçte okul yöneticilerimize yönelik projelerimizi derinleştirerek artırmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Okumaya Devam
Advertisement