İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Atıktan yaptıkları oyuncakların makinelerini de kendileri üretiyor

Yayınlandı

SAMSUN – FATİH MEHMET KÜRKÇÜ

Samsun‘un Tekkeköy ilçesindeki Ali Emine Kahvecioğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde atık malzemelerden üretilen ahşap oyuncakların imalatında öğrencilerin geliştirdiği makineler kullanılıyor.

Ali Emine Kahvecioğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesince yürütülen “Ekolojik Ahşap Oyuncak Projesi” kapsamında öğrenciler, atık malzemeleri değerlendirerek ahşap oyuncaklar üretiyor.

Çocukların sağlıklı oyuncaklarla oynamaları ve bu alanda yurt dışına bağımlılığın azaltılması hedeflenen projeyle erkek ve kız çocuklarının yanı sıra ana sınıflar için de eğitici ve öğretici oyuncaklar yapılıyor.

Okulun Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Bölümü Öğretmeni Burhan Yaman ile bölüm öğrencileri tarafından üretilen oyuncakların bazıları, uzaktan kumandalı tasarlanıyor.

Oyuncaklar, tasarımları kadar işlevsel yapılarıyla da çocukların ilgisini çekebilecek düzeyde.

“Amacımız, çocuklarımızı plastik oyuncaklardan uzak tutmak”

Yaman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, oyuncakların sağlıklı materyallerden üretildiğini söyledi.

Milli Eğitim Bakanlığınca daha önce 4 ilin ekolojik oyuncak üretiminde pilot il seçildiğini belirten Yaman, kısa süre önce kendilerinin beşinci pilot okul ilan edilmesinin mutluluğunu yaşadıklarını anlattı.

Gelecek nesilleri zararlı ürünlerden korumayı amaçladıklarını kaydeden Yaman, “Amacımız, çocuklarımızı içinde ne olduğu belli olmayan plastik malzemelerden yapılan oyuncaklardan uzak tutmak, tamamıyla doğal ahşap oyuncaklara yönlendirmek. Hem sağlıklarını hem gelişmelerini korumak.” dedi.

Yaklaşık 30 prototip ürettiklerine işaret eden Yaman, erkekler için genelde iş makineleri, kamyon, kızlar için dönme dolap, bebek, oyuncak evler, ana sınıflar için de eğitici ve öğretici oyuncaklar ürettiklerini anlattı.

Modüler oyuncak da üretecekler

Ürettikleri bazı oyuncakların modüler olacağına dikkati çeken Yaman, “Akşam baba televizyona, anne mutfağa gidiyor. Çocuk da tablet ve telefonla oynuyor. Biz aile arası koordinasyonu sağlayacağız. Oyuncakları parça parça bir kutu içinde yollayacağız. Bütün aile bireyleri oyuncakları kendi imal ediyor gibi birleştirecek.” ifadelerini kullandı.

Yaman, projelerinin sonraki aşamasında oyuncakları elektronik hale getireceklerini belirterek, şöyle devam etti:

“Uzaktan kumandalı bir aracımız var. Akıllı telefonlarla da kontrol edilebilecek hale getireceğiz ama ana temamız, plastik ve elektronik kullanmadan ahşap oyuncak üretmek. Biz oyuncaklarımıza sadece ahşap denilip geçilmesini istemiyoruz. Talep olursa teknolojiyi oyuncaklarımızda kullanmak istiyoruz. Bilgisayar bölümüyle ortak üreteceğimiz robot ve ahşap, elektrik bölümüyle oyun evlerinin elektrik sistemini yapacağımız ortak çalışmamız, yine metal işleri bölümüyle oyuncakların metal aksamlarını yapacağımız bir projemiz var. Tüm okulu üretime dahil edeceğiz.”

“En büyük özelliği, atık malzemelerden üretilmesi”

Atık malzemelerle üretilen ahşap oyuncakların imalatında kullanılan makineleri de yine atık malzemelerden kendilerinin ürettiğinin altını çizen Yaman, şunları kaydetti:

“Kıl testere, zımpara, boy kesme ve gönye kesme makinemizi kendimiz ürettik. Maalesef imkanlarımız çok kısıtlı. Bu kısıtlı imkanlarda eğitim öğretimin devam etmesi için bir şeyler yapmaya çalıştık. Bu oyuncakların en büyük özelliği, atık malzemelerden üretilmesi. Makinelerimiz de öyle. Mesela parça çıkan ağaçlar, kontraplaklar, bunları hep değerlendiriyoruz. En ufak parçayı bile saklıyoruz. Oyuncakların üzerinde minik parçalar da var. Buralarda kullanıyoruz. Bir nevi geri dönüşümü sağlıyoruz.”

Yaman, oyuncakları bir markayla piyasaya sürmeyi istediklerini dile getirdi.

Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Bölümü 10. sınıf öğrencisi Ertuğrul Bulut da ekolojik oyuncaklar üretmekten mutlu olduklarını belirterek, “Zahmetli ama öğrenince kolay. Bazı oyuncakları çok ayrıntılı yapıyoruz. Bir oyuncak için bir hafta uğraşıyoruz.” dedi.

Öğrencilerden Paşa Odabaş da öğretmenlerinin gözetiminde oyuncak ürettiklerini anlatarak, “Bu oyuncaklarla tüm çocuklar güvenle oynayabilir. Yaptığımız oyuncaklarla çocukların eğlenecek olması bizi mutlu ediyor. Oyuncaklarımızın içinde hiçbir zararlı madde yok.” diye konuştu.


Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

MEB, Cumhuriyet Bayramını öğrencilerle birlikte TRT EBA ekranlarında kutlayacak

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığından (MEB) yapılan açıklamaya göre, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla TRT EBA üzerinden Cumhuriyetin hem tarihsel sürecine hem de geleceğine ışık tutacak uzun soluklu bir yayın programı hazırlandı.

Bilim, sanat ve sporda başarılara imza atan konukların yer alacağı programda öğrenciler de soru ve sunumlarıyla yayına renk katacak.

Programda Cumhuriyet döneminin ruhunu ve heyecanını yansıtan arşiv görüntüleri, ses ve sunumlarıyla müziğin coşkusunu Cumhuriyetin çoşkusuyla harmanlayacak “Jazzberry Tunes” isimli müzik grubu da yer alacak.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı programı, TRT EBA kanallarında yarın saat 09.00’da başlayacak.

Bakanlığın açıklamasında kutlama programına ilişkin hazırlanan fragmana da yer verildi.

Bakan Selçuk’tan çocuklara çağrı

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk da sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda, çocuklara “Hazır mı bayraklarımız çocuklarım? Madem her ev bir okul oldu, her oda bir sınıf… Öyleyse her pencerede bir bayrak dalgalansın, bayram başlasın…” çağrısında bulundu.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Bahçeşehir Üniversitesi sanal laboratuvarlar ile hibrit eğitime yeni bir soluk getiriyor

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nafiz Arıca, pandemi sürecinden en çok etkilenen sektörlerin başında eğitim sektörünün geldiğini belirterek, “Tüm öğrencilerimiz kendi bilgisayarlarından üniversitemizin tüm yazılımlarına erişebiliyorlar ve deney simülasyonlarına katılabiliyorlar. Öğrencilerimiz online ortamda sağladığımız platformlar ile anlık sorularını iletebiliyorlar. İsteyen öğrencilerimiz tüm bu uygulamaları, bir plan dahilinde, randevulu sistemle, gerekli önlemler alınarak bizzat buraya gelerek kullanabiliyorlar.” diye konuştu.

Arıca, AA muhabirinin uzaktan eğitim ve sanal laboratuvarlara ilişkin sorularını yanıtladı.

Kovid-19 pandemisi sebebiyle yeni dönemde öğrencilere çeşitli alternatifler sunduklarını ifade eden Arıca, “Uzaktan eğitimle birlikte uygulamalı derslerin nasıl yaptırılacağı tartışma konusu oldu. Haziran ayında okulumuzu açar açmaz uygulamalı derslerle ilgili videolarımızı hazırladık. Bu videolara tüm öğrencilerin uzaktan ulaşabileceği altyapıyı oluşturduk. Tüm öğrencilerimiz kendi bilgisayarlarından üniversitemizin tüm yazılımlarına erişebiliyorlar ve deney simülasyonlarına katılabiliyorlar. Öğrencilerimiz online ortamda sağladığımız platformlar ile anlık sorularını iletebiliyorlar. İsteyen öğrencilerimiz tüm bu uygulamaları, bir plan dahilinde, randevulu sistemle, gerekli önlemler alınarak bizzat buraya gelerek kullanabiliyorlar.” şeklinde konuştu.

Hibrit üniversite mantığına inanan bir eğitimci olduğunu ifade eden Arıca, eğitim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte çok farklı alternatif metotların üniversite eğitimine katkı sağladığını kaydetti.

Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nazlı Eda Noyan ise çizgi film ve animasyon bölümünün uygulamanın ağırlıkta olduğu bir bölüm olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:

“Dijital teknolojiyle bütünleşik derslerimiz var. Ben hibrit eğitimi özgürleştirici bulan biriyim. Hibrit eğitim sınırları ortadan kaldırıyor. Daha önce derslerimize konuk almak istediğimiz kişiler mesafeleri öne sürüyorlardı fakat şimdi konuklarımıza ulaşmamız çok kolay. Sınırlar teknolojiye erişimi olanlar için ortadan kalkıyor. Öğrencilerimiz sisteme aktif olarak katılıyorlar. Derslerde etkileşim çok yoğun bir şekilde devam ediyor. Öğrencilerin de bu sisteme olumlu baktığını düşünüyorum. Fakat özellikle birinci sınıflar henüz birbirleriyle kaynaşmadıkları için hibrit eğitim onlar için belli dezavantajlar getiriyor. Arkadaşlığın ve aidiyetin kurulması için sağlıklı koşullar altında yüz yüze eğitimin de devam ettirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ama yeni nesilde sanal ortamda bağ kurma kası oldukça gelişmiş. Benim beklentimin çok üstünde ortama ve eğitime aidiyet oluşturma refleksi gelişti. Benim olumsuz gördüğüm şeylerin de o kadar olumsuz olmadığını hissediyorum. Online eğitim yüz yüze buluşmalarla desteklenmeli.”

Hibrit ve yüz yüze eğitimde denge sağlanmalı

Yeni dönemle birlikte hibrit üniversite mantığı yaygınlaşacağını aktaran Noyan, “Pandemi döneminde bu konuda farkındalığımız arttı. Microsoft Azur kullanıyoruz biz ve bu programla evinizdeki bilgisayardan okuldaki bilgisayara uzaktan erişim sağlayabiliyorsunuz. Okulumuzdaki tüm yazılımlara her yerden ulaşılabiliyor. İsteyen öğrencilerimize de sağlıklı koşullarda yüz yüze eğitim yapmaya devam ediyoruz. Hibrit ve yüz yüze eğitimde denge sağlanması gerektiğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Bahçeşehir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Beşkese ise amaçlarının pandemi döneminde sağlık sebebiyle okula gelmek istemeyen öğrencilere, evlerinden aynı üniversitedeymiş gibi gibi bulut üzerinden paylaşılan programı göstermek olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu bulut üzerinden öğrenciler, kendi bilgisayarlarından sanal sınıflarımıza yüksek kalitede ve kesintisiz bir şekilde katılabiliyorlar. Başta Mimarlık, Mühendislik ve İletişim fakültelerimiz olmak üzere tüm fakültelerimizin bu taleplerini karşılayabiliyoruz. Fakat bu süreçte en çarpıcı sonuçları aldığımız fakülteler Mimarlık, İletişim ve Mühendislik oldu. Yüksek lisans ve doktora programlarında ciddi anlamda yüksek teknik kapasite sunuyoruz öğrencilere. Bizim birçok öğrencimiz yurtdışında yaşıyor. Şehir dışında yaşayan da çok fazla öğrencimiz bulunuyor. Biz üniversite olarak bu öğrencilerimize sadece sözel dersleri online üzerinden verip, geri kalanları veremeseydik, kendimize tam bir üniversite diyemezdik.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Burs ve öğrenim kredisi başvuruları başladı

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul
Gençlik ve Spor Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı’na girerek ilk defa bir yükseköğretim programına girmeye hak kazanan öğrenciler ile halen bir yükseköğretim programına devam eden ara sınıf öğrencileri ve yurt dışında öğrenim gören Türk vatandaşlarının burs-kredi başvuruları başladı. Burs-kredi hakkından yararlanmak isteyen öğrencilerin 28 Ekim-3 Kasım tarihleri arasında e-Devlet üzerinden başvurması gerekiyor. 

Son gün 3 Kasım 

3 Kasım Salı günü saat 23.59’a kadar devam edecek olan başvurular, e-Devlet üzerinden alınacak. Bütün öğrencilerin e-Devlet’teki başvuru indeks sayfasını okuyup onaylaması gerekiyor. Başvuruda değişiklik yapmak isteyen öğrenciler, son güne kadar bilgilerini güncelleyebilecek.

Başvuru sırasında öğrencilerin beyan ettiği ekonomik, sosyal ve başarı durumuna ilişkin bilgiler, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından kamu kurumları aracılığıyla teyit edilecek. Yapılan değerlendirme sonucunda mevzuata uygun olan öğrencilere burs ya da öğrenim kredisi tahsis edilecek.

Öğrenim bilgileri doğru olmalı 

Burs/kredi başvuruları e-Devlet’te yer alan Yükseköğretim Bilgi Sistemi’ne (YÖKSİS) kayıtlı öğrenim bilgilerine göre alınacağı için öğrencilerin YÖKSİS’teki öğrenim bilgilerinin doğru ve eksiksiz olması gerekiyor. 

Öğrencileri başvuru sırasında herhangi bir sorun yaşamaması için öncelikle e-Devlet’e girerek okul/bölüm, hazırlık ve kayıt dondurma bilgilerini kontrol etmeleri, bilgilerinde hata olan öğrencilerin üniversitenin öğrenci işleriyle görüşerek durumlarını YÖKSİS üzerinden güncelletmeleri gerekiyor. Hatalı ya da eksik öğrenim bilgisiyle burs-kredi başvurusu yapan öğrencilerin başvuruları beyan etmiş olduğu bilgiler üzerinden değerlendirilecektir.

Okumaya Devam
Advertisement