İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

Akçansa'dan Çanakkale'ye Güzel Sanatlar Lisesi

Yayınlandı

ÇANAKKALE

Sabancı Holding Üst Yöneticisi Mehmet Göçmen, önemli bir coğrafyada bulunan Türkiye’nin, gelişmişlik açısından avantajlı demografik yapıya sahip bulunduğunu belirterek, “Yeni nesle uygun bir iş ortamı yaratmak zorundayız, bu açıdan eğitime verdiğimiz katkıyı çok önemsiyoruz.” dedi.

Yapı malzemeleri şirketi Akçansa tarafından Çanakkale’de inşa ettirilen 27 derslikli ve 200 öğrenci kapasiteli Akçansa Güzel Sanatlar Lisesi törenle açıldı.

Sabancı Holding Üst Yöneticisi (CEO) Göçmen, burada yaptığı konuşmada, Akçansa’nın Türkiye’nin çimento sektöründeki lider oyuncusu söyledi.

HeidelbergCement ile başarılı bir ortaklık yürüttüklerini belirten Göçmen, “Akçansa yüzde 50-50 ortaklığıyla Türk sanayinde çok önemli bir kurumsal yönetişim örneğidir. Umarım ortağımız ile beraber bu başarılı faaliyetleri gelecekte çok daha başka boyutlara da taşıma fırsatımız olur. Türkiye çok önemli bir coğrafyada yer alıyor. Çanakkale de tarihi boyunca bu coğrafyanın en önemli kenti. Bugün 82 milyon olan nüfusumuz dikkate alındığında Türkiye, gelişmişlik açısından avantajlı demografik yapıya sahip.” diye konuştu.

Türkiye’de 25 milyondan fazla öğrenci bulunduğuna dikkati çeken Göçmen, genç nüfusun geleceğin güvencesi ve en büyük itici gücü olduğunu ifade etti. Göçmen, şöyle devam etti:

“Biz de Sabancı Holding’de ‘Yeni Neslin Sabancı’sı’ vizyonumuz doğrultusunda çalışıyoruz. Sabancı Holding çalışanlarının yaş ortalaması 32. Sabancı Holding, Türkiye’de toplanan verginin yüzde 8’ini karşılıyor. Dolayısıyla yeni nesle uygun bir iş ortamı yaratmak zorundayız. Bu açıdan eğitime verdiğimiz katkıyı çok önemsiyoruz. Güzel sanatlar bir ülkenin sadece büyümesi için değil gelişmesi, kültürel dönüşümü için de çok önemli. O yüzden burada bu inisiyatifi kullanan Akçansa yönetimine, hizmetleri için teşekkür ediyorum. Bu eser bu şehre kazandırıldı. Bu eser artık hepimize emanet. Artık söz gençlerde. Onlar kendilerine sunulan bu fırsatla çıtayı daha da yukarıya çıkartacaklar. Aralarından çok başarılı sanatçılar çıkacak.”

Göçmen, “Biz bu topraklardan kazandığımızı yine bu ülkeye yatırıyoruz. Varlığımızın yüzde 97’si Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindedir. Bundan sonra da yatırımlarımıza devam edeceğiz.” ifadelerini de kullandı.

“Global düşün ve yerel hareket et”

Akçansa’da Sabancı Holding’in ortağı olan HeidelbergCement’in Üst Yöneticisi Dr. Bernd Scheifele ise Çanakkale ile olan ilişkilerine Gelibolu yarımadası açısından bakıldığında, Almanya ile Türkiye arasında çok güçlü ve köklü ilişkileri temsil eden bir şehirde fabrikaları bulunduğu için mutlu olduklarını anlattı.

Çimento ve ağır malzemeler sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olarak dünyada 65 ülkede faaliyet gösterdiklerini aktaran Scheifele, “Birinci önceliğimiz müşteriye en kaliteli çimento ve hizmetlerle birlikte imkanlar sunmaktır. Yalnızca müşterilerimiz başarılı olduğu sürece biz de başarılı olabiliriz. Operasyonlarımız oldukça lokal operasyonlar. Bizim faaliyet ilkemiz, ‘Global düşün ve yerel hareket et.’ Bu nedenle Sabancı Holding ve Akçansa ile uzun yıllara dayanan ilişkimizi büyük bir saygı ve sevgiyle sürdürüyoruz.” diye konuştu.

Akçansa’nın, sosyal sorumluluk yaklaşımı doğrultusunda yerel ihtiyaçları analiz edip en doğru noktaya temas eden projeleri hayata geçirmek konusunda son derece başarılı olduğunu vurgulayan Dr. Scheifele, Akçansa Güzel Sanatlar Lisesinin öğrencilerine başarılar diledi.

Sabancı Holding Çimento Grubu ve Akçansa Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tamer Saka da 17 yıldır sektörünün “En beğenilen şirketi” seçilen Akçansa’nın, istihdam, üretim ve ihracatla Türkiye ekonomisine kaynak sağladığını kaydetti.

Akçansa’nın, 1974 yılından bu yana bir parçası olduğu Çanakkale ve Çanakkaleliler için istihdam imkanı sağladığını anımsatan Saka, çevre iller ve bölgede de önemli bir ekonomik hareketlilik oluşturduklarını söyledi. Saka, şunları kaydetti:

“Çanakkale’de ürettiğimiz ürünleri dünyanın dört bir yanına satarak karşılığında ülkemize önemli döviz girdisi getiriyor, cari açıkla mücadeleye katkıda bulunuyoruz. Ayrıca Çanakkale 1915 Köprüsü’nün önemli çözüm ortaklarından biri olarak projede yer alıyoruz. Akçansa, sanayi ve ticari faaliyetlerinden elde ettiği kaynakları, sosyal sorumluluk çerçevesinde kültür, sanat, eğitim ve çevre gibi alanlarda da değer yaratmak için kullanıyor. Ülkemizin aydınlık geleceği olan gençlerimize destek olmayı son derece önemsiyoruz. Bu anlayışının en somut örneği olarak, Akçansa Güzel Sanatlar Lisemizi Çanakkale’ye kazandırmaktan büyük gurur duyuyoruz.”

“Çanakkale cazibe merkezi haline gelecek”

Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, ülkenin son yıllarda ekonomide, sanatta, idarede, bilimde, sporda ve daha birçok alanda hızla geliştiğini belirterek, “İlimizde yapılan yatırımlar da ülkemiz ve dünya çapında ses getirecek yatırımlardır. Eğitim, sağlık, spor ve ulaşımda büyük yatırımların çoğu tamamlanmış, bir kısmı da devam etmektedir. Çanakkale’miz 2022 yılında devreye girecek olan 1915 Çanakkale Köprüsü ile baştan başa Avrupa ulaşım ağına bağlanmış olacaktır. Çanakkale’miz biten ve devam eden yatırımlarla sağlıkta, eğitimde, turizmde bir cazibe merkezi haline gelecektir.” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından okulun açılış kurdelesi kesilip hatıra fotoğrafı çektirildi. Katılımcılar daha sonra okulu gezip bina hakkında bilgi aldı.

Törene, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Acer, Çanakkale Savaşları Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, AK Parti İl Başkanı Gültekin Yıldız, Akçansa Genel Müdürü Umut Zenar ile Akçansa’nın iş ortakları, bayileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.

Muhabir: Burak Akay


Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Teknoloji alanında doktora yapmak isteyenlere burs fırsatı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından bilgi güvenliği, blok zincir teknolojileri, bulut bilişim, nesnelerin interneti, yapay zeka ve enerji teknolojileri gibi alanlarda yurt dışında doktora yapmak isteyen öğrencilere burs sağlanacak.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Yurt Dışı Doktora Burs Programı kapsamında Cumhurbaşkanlığı Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu ile TÜBİTAK Yönetim Kurulunun belirlediği alanlarda yurt dışında doktora yapmak isteyen öğrencilere destek verilecek.

Bilgi güvenliği, biyoenerji, blok zincir teknolojileri, bulut bilişim, eklemeli (additive) imalat, enerji depolama teknolojileri, enerji verimliliği, geniş bant teknolojileri (kablolu/kablosuz iletişim teknolojileri, IP teknolojileri), güneş enerjisi, kömür teknolojileri, kuantum teknolojileri, mikro/nano/opto-elektromekanik sistemler, nesnelerin interneti, robotik, mekatronik ve otomasyon, rüzgar enerjisi, tarım ve hayvan biyoteknolojisi ile yapay zeka ve makine öğrenmesi alanlarında uzmanlaşmak isteyen öğrenciler, yurt dışında bir doktora programına kayıt yaptırmış olmaları şartıyla programa başvurabilecek.

Son başvuru tarihi 21 Ekim

Söz konusu programa, lisans öğrenimlerinde son sınıfa geçmiş, lisans öğrenimini tamamlamış, bir lisansüstü programına kayıtlı veya bir lisansüstü programını tamamlamış öğrenciler müracaatta bulunabilecek.

Son başvuru tarihi 21 Ekim olan program kapsamında, burs almaya hak kazanan öğrencilere yol, aylık yaşam gideri, öğrenim harçları ve sağlık sigortası desteği verilecek.

Bursiyerlerin, belgelemeleri koşuluyla kayıt yaptırdığı okulun başvuru ücreti, öğrenim görülecek ülkeye ait vize bedeli ve her bir sınav türü için bir kereye mahsus genel yetenek sınav ücretleri de ödenecek.

Sonuçlar yıl sonunda açıklanacak

Doktora eğitimini tamamlamak için bursiyere tanınan süre 6 yıl olarak belirlenirken, burs ödeme süresi 2 yıl olacak. Bursiyer, bursunu ancak grup yönetim kurulunun uygun bulması halinde aralıklı veya dönemsel olarak kullanabilecek.

Doktora öğrenimini belirtilen sürede tamamlayamayanlara veya doktorasını tamamladıktan sonra doktora sonrası çalışma yapmak isteyen bursiyerlere uygun görülmesi halinde ek süre verilebilecek.

Başvurular, TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı (BİDEB) Başvuru ve İzleme Sistemi üzerinden (https://e-bideb.tubitak.gov.tr/giris.htm) çevrim içi olarak yapılacak, başvuru sonuçları aralık ayında açıklanacak.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Özel gereksinimli çocukların eğitiminde yeni dönem

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen hafta Resmi Gazete’de yayımlanan Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği’ndeki değişikliklerin hem ailelere hem de kurumlara sağladığı yeni olanaklar hakkında değerlendirmelerde bulundu. 

Özel gereksinimli çocuklar ve ailelerinin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çalışmalarda her zaman büyük bir hassasiyetle hareket ettiklerinin altını çizen Selçuk, bu yönetmeliğin de ilgili tüm tarafların görüşü alınarak, ortak bir çalışmayla hazırlandığını bildirdi.

Selçuk, yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle kurumlardan ve ailelerden çok sayıda teşekkür mesajı aldıklarını anlatarak, “Sayın Cumhurbaşkanımızın himayeleri ve vicdani duyarlılığıyla 2005’te sosyal güvenlik kapsamında sunulan özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti, 5378 sayılı Kanun ile vatandaşlık temeline yayılmış ve o tarihte 60 bin özel gereksinimli birey hizmet alabilirken, günümüzde bu sayı 380 bine ulaşmıştır.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin 81 ilindeki 2 bin 605 özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde 28 bin 968 eğitim personeli, 9 bin 995’i de diğer alanlarda görevli personel olmak üzere toplam 38 bin 963 kişinin görev yaptığı bilgisini paylaşan Selçuk, özel eğitimin engelli bireyler, aileleri ve alanda çalışanlarla birlikte 1,5 milyon kişilik bir camia olduğuna dikkati çekti.

Milli Eğitim Bakanlığı olarak böylesine büyük bir hizmet alanında yürütülen çalışmaların kalitesini sürekli artırmayı hedeflediklerini vurgulayan Selçuk, “Bakanlık olarak özel gereksinimli bireylerin yapabilirliklerini en üst düzeye çıkararak kendilerine yeterli, topluma adapte olmuş, üretken bireyler olmalarına katkı sağlamayı, özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetini dünyaya model oluşturacak şekilde geliştirmeyi hedefliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Destek eğitimi alan öğrenciler “yarım gün” izinli sayılacak

Yönetmelik değişikliğiyle birlikte getirilen yenilikler hakkında bilgi veren Selçuk, “Yönetmelikte yapılan değişikliklerin en önemli ayaklarından biri tam gün eğitim veren örgün eğitim okullarımızda okuyan özel gereksinimli öğrencilerimiz, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde bulundukları vakitte okullarından yarım gün izinli sayılacaklar. Daha önce böyle bir uygulama olmadığı için devamsızlık gibi sebeplerle çocuklarımız özel eğitim derslerinden yeterince faydalanamayabiliyordu. Yeni düzenlemeyle bu alandaki sıkıntıları çözüme kavuşturmuş olduk.” ifadelerini kullandı.

Bakan Selçuk, böylelikle özel gereksinimli öğrencilerin destek eğitimlerini en verimli şekilde alabileceğinin altını çizerek, çocukların ayda 8 seans bireysel, 4 seans da grup eğitimi alma haklarının bulunduğunu, bunun yıllık 96 seans bireysel, 48 seans da grup eğitimine karşılık geldiğini anımsattı.

Çocuklar katılamadıkları eğitimlerini yıl içinde telafi edebilecek

Daha önce çeşitli mazeretleri sebebiyle özel eğitim merkezine gidemeyen çocukların kullanamadığı seans haklarını kaybettiğini belirten Selçuk, “Bir başka yeni düzenlemeyle çocukların kullanamadığı eğitim seanslarını 12 ay süresince telafi etme hakkı getirildi. Bu çok önemli bir düzenleme. Örneğin, çocuğumuz haziran ayında alamadığı iki bireysel ya da grup eğitimini yıl içerisinde alabilecek. Hakları kaybolmayacak.” diye konuştu.

Evinden çıkamayan çocuklara “özel eğitim” imkanı

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, “Üçüncü önemli düzenleme de bedensel engeli sebebiyle evinden çıkamayacak durumda olan özel gereksinimli çocuklarımız için evde fizyoterapi hizmeti alabilme imkanını getirdik. Esasen çocuklarımızın akranlarıyla beraber özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti almaları çok önemli iken bu uygulama ile evinden çıkması riskli olduğu için ya da hiçbir koşulda evinden çıkamayan özel gereksinimli çocuklarımızın mağduriyetini ortadan kaldırmış olacağız.” dedi.

Bu eğitim hakkından faydalanabilmek için öncelikle Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinden (RAM) “evde eğitim alabilir” yönündeki raporun alınması gerektiğini aktaran Selçuk, “Evde özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti alacak çocuklarımızın eğitim süreleri aynen özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerindeki gibi olacak. Yani ayda 8 seans bireysel eğitim alacaklar.” şeklinde konuştu.

Selçuk, ailelere de “Evinde özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti ihtiyacı bulunan çocuklarımızın ailelerinin bu süreçte Rehberlik ve Araştırma Merkezlerine başvurması sonrasında yapılan değerlendirme sonucunda ‘evde eğitim alabilir’ yönündeki raporu alması büyük önem taşıyor. Bu başvuru sonrasında çocuklarımızın ihtiyaç duyduğu özel eğitim ve rehabilitasyon desteği merkezlerimizce sağlanacak.” çağrısını yaptı.

“Çocuklara verilen eğitimin kalitesi artacak”

Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin önündeki bazı bürokratik süreçleri de azalttıklarını aktaran Selçuk, iş takviminin kaldırıldığını, günde 3 seans bireysel ya da 3 seans grup eğitiminin verilebilmesi, aynı haftada 4 seans bireysel, 2 seans grup eğitimi ile telafi eğitimlerinin yıl boyunca yapılabilmesi gibi kolaylaştırıcı teknik düzenlemelerin de yapıldığını dile getirdi.

Bakan Selçuk, “Tüm bu düzenlemeler sayesinde bürokrasi azaltılacak. Kurumlarımız bürokratik süreçler yerine çocukların eğitimine daha fazla odaklanabilecek. Çocuklara verilen eğitimin de kalitesi artacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

YÖKDİL Sınavına başvurular başladı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

ÖSYM‘nin internet sitesinde, daha önce Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) koordinasyonunda Anadolu ve Ankara Üniversitelerince düzenlenen ve bu yılın sonbahar döneminden itibaren ÖSYM tarafından uygulanmaya başlanacak YÖKDİL‘e ilişkin duyuruya yer verildi. 

Buna göre, 3 Kasım’da uygulanacak 2019-YÖKDİL için başvurular 13-23 Eylül’de alınacak. Adaylar, başvurularını elektronik ortamda ÖSYM Başvuru Merkezleri aracılığıyla veya bireysel olarak ÖSYM’nin “https://ais.osym.gov.tr” adresinden yapabilecek.

Sınava ilişkin ayrıntılı bilgiye ÖSYM’nin internet sitesinde yayımlanan 2019-YÖKDİL kılavuzundan ulaşılabilecek. YÖKDİL için geç başvurular da 2 Ekim’de alınacak.

YÖK ve ÖSYM arasında imzalanan protokol uyarınca ÖSYM tarafından yapılacak sınav, YÖK ve kurumları ile geçerliliği kendi mevzuatlarında kabul edilmiş diğer kurum ve kuruluşlar tarafından aranan yabancı dil koşulunun sağlandığını belgelendirmek amacıyla fen bilimleri, sağlık bilimleri ve sosyal bilimler alanlarında Almanca, Arapça, Fransızca ve İngilizce dillerinde uygulanacak.

Sınav, saat 10.15’te başlayacak ve 3 saat (180 dakika) sürecek. YÖKDİL için bir dönemde sadece bir yabancı dil ve alandan sınava girilebilecek. Sınav sonuçları sınavın gerçekleştirildiği tarihten itibaren 5 yıl süreyle geçerli olacak.

Okumaya Devam