İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

900 ilçede öğretmen destek noktası kurulacak

Yayınlandı

İstanbul

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Lütfü Kırdar Kongre ve Kültür Merkezi’nde 2023 Eğitim Vizyonu ile “Birlikte Bir Yıl” toplantısında, 2023 Eğitim Vizyonu’na ilişkin sunum yaptı.

Toplantının en temel taşının öğretmen eğitimi olduğunu vurgulayan Bakan Selçuk, “Güçlü bir gelecekten söz ettiğimizde güçlü öğretmenlere ihtiyacımız var. Bununla ilgili toplumdaki bütünsel algı, bizim bu anlayışımızı güçlendiriyor.” dedi.

Çocukların ve ülkenin geleceği için bir tasarım yapmayı ama çok daha ötesinde bunu hayata geçirmeyi istediklerini ifade eden bunu en temel işlevler ve süreçler üzerinden yani okullar arasındaki imkan ve öğrenme farklarının kapatılması üzerine, öğretmenler ve okul yöneticileriyle birlikte yapacaklarını belirtti. 

Mesleki gelişim konusunda bir takım açılımlar oluşturduklarını, mesleki gelişimi hayata geçirirken yeni bir bakış açısıyla, kendi tecrübelerinden, öğretmenlerin önerilerinden yola çıkarak yeni bir çerçeve oluşturduklarını dile getiren Bakan Selçuk, sözlerine şöyle devam etti:

“Çocuklar için ne istiyorsak, onun aynısını öğretmen için de istiyoruz. Öğretmenlerimizle yeni bir eğitim yaklaşımıyla bu faaliyetleri yaparken sadece biraz zamana ihtiyacımız var. İmkanlar el verdiğince bu eğitimlerin sıradanlaştığını, yaygınlaştığını göreceksiniz. Öğretmenlerimizin nasıl dönüştüğüne hep birlikte tanık olacağız. 

YÖK ile birlikte işbirliği içinde öğretmen yetiştirmede kendi ülkemizin damarından gelen bir yaklaşım var. Bu damara uygun bir şekilde, uygulama ağırlıklı daha çok hayatın kendisini dikkate alan, akademik bilgiyi, çocuğa şefkat göstermeyi, yetiştirmeyi kapsayan bir yaklaşımı gündeme getirmek istiyoruz. Öğretmen yetiştirmeyi bütünsel olarak ele alıyoruz. Bizim 2035’lere kadar hangi branşta ne kadar öğretmene ihtiyacımız var çalışmasını tamamlamış bulunuyoruz. Buna göre de yüksek öğretimle bağlantısını da kontenjan sınırlaması biçiminde de ele alıyoruz. Uygulamanın daha çok yüksek olduğu eğitim sisteminin sahadaki karşılığını yansıtan bu modelle de eğitim fakültesini yeniden şekillendirmekle ilgili bir çalışma başlatıyoruz bazı fakültelerde.”

“Bu ülkenin çocukları, bizim deneme tahtamız değil”

Bakan Selçuk, 2023 vizyonunun hangi ay, hangi sene, neyin, nasıl, ne zaman, hangi sırayla yapılacağını gösterdiğini aktardı.

“Toplumdaki beklentinin çok çok farkındayız ama bir şeyin daha farkındayız. Eğer alt yapısı kurulmadan, eğer gereken çalışmalar yönetilmeden kararlar alırsak, çözümler üretirsek, şimdiki çözümlerimiz gelecekteki problemlerimiz olur. O sebeple alt yapı kurmadan, pilot çalışmasını yapmadan asla bir çalışma yapmıyoruz. 

Toplumdaki talebin ne olduğunu çok önemsiyoruz ama neyi çok daha fazla önemsiyoruz? Bu ülkenin çocuklarını. Bu ülkenin çocukları, bizim deneme tahtamız değil. Dolayısıyla gereken hazırlığı yapmadan, gereken alt yapıyı çalışmadan, nasıl akademik hayatta basamak basamak ilerliyorsak, nasıl bir takım projeleri yürütürken adım adım yapılandırıyorsak, aynı yapılandırma ne için de geçerli? Elbette Milli Eğitim Bakanlığı’nın sisteminin dönüştürülmesiyle.”

900 ilçeye öğretmen destek noktası

İlçe düzeyinde 900’den fazla öğretmen destek noktası kurulacağını belirten Bakan Selçuk, “İl ve ilçe düzeyinde destek noktaları vasıtasıyla Türkiye’nin öğretmen eğitiminin, okullarındaki, sınıflarındaki her türlü iş ve işlemin nasıl geliştirileceğine dair ortak bir fikir, düşünce ve eylem alanı oluşturuyoruz. Destek noktaları vasıtasıyla sürdürülebilir ve sürekli eğitimi hedefliyoruz.” dedi.

Kimi zaman “Öncelikler bunlar mı?” şeklinde bir algının oluştuğunu ifade eden Bakan Selçuk, “Evet öncelikler bunlar. Öncelik demek, bir işin önce yapılması anlamına gelmiyor. Öncelik demek, zaman, finansman, zemin isteyen işlerin uzun soluklu olduğunu, eğitimin bir maraton meselesi olduğunu, eğitimin 100 metre koşusu olmadığını, eğitimin büyük bir Transatlantiği dönüştürme meselesi olduğunu ve bunun sadece bizim meselemiz olmadığını, bütün dünyanın meselesi olduğunu kabul etmek ve küçük bir takım sürprizlerle, birlikte bütünsel ve estetik bir anlayış içinde ele almayı çok önemsiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Selçuk, sözleşmeli öğretmenlerle ilgili söz verdikleri gibi süreyi kısaltma noktasında bir çabalarının olduğunu, bunun da TBMM onayıyla hayata geçtiğini, ayrıca öğretmenlik meslek kanunu tasarısını da paydaşlardan görüşler alarak Cumhurbaşkanlığı makamına sunduklarını, bununla ilgili çalışmaların devam ettiğini hatırlattı. 

Okul profilini değerlendirme sistemine değinen Bakan Selçuk, “Biz, bir okulun belirli parametreler üzerinden nerede, ne durumda, nasıl olduğunun fotoğrafını çekmek durumundayız. Bunun pilotu bitti, uygulamaya geçiyor. Türkiye’deki her bir okulun hangi parametrede, hangi bileşende ne eksiği var, nerede ne problemi var, geliştirilmesi için nasıl bir destek lazım, bu desteği kim verecek, bu mobil olarak nasıl izlenecek, finansmanla bağlantısı nasıl kurulacak, okullara verilen bütçelerin bir matris üzerinden nasıl yapılacak, bunların çalışmalarının tamamı bitti.” dedi.

Dünya çapında bir yapay zeka alt yapısı kurduklarını, pilotlarının da bittiğini bu alanda çalışmalara devam ettiklerini belirten Selçuk, 81 ilde ölçme değerlendirme merkezi kurduklarını anlattı.

Çocukların dinleme, konuşma, okuma, yazma becerilerini ayrı ayrı ele alma ihtiyacı olduğunu, son 6 aydır çocukların dört beceriye dayalı olarak ölçümlemesini yapabildiklerini aktaran Selçuk, “Türkçe’de ilk kez, bu tür bir bu yaş seviyesinde, bu öğretim kademesinde dört dil becerisini ölçerek Türkçe’yi öğretmeyi önemli bir hale getirmiş olduk. Araçlarını da geliştirmiş olduk.” diye konuştu.

Coğrafi bilgi sistemine ilişkin bilgi veren Selçuk, bu sistem sayesinde bütün okulları uydudan izleyebildiklerini, fiziki koşullarını takip edebildiklerini, okulların ihtiyacını veriye dayalı belirlediklerini söyledi.

“Paradigmal bir dönüşüme ihtiyaç var” 

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, bugün 2040’larda iş dünyasına atılacak çocukların ilkokulda olduğunu belirterek, “Onlar bize diyecekler ki, bu kadar büyük bir değişimin yaşandığı dünyada ki dünya tarihinde 3 büyük kırılma varsa 4’üncü kırılmanın geldiği bir döneme giriyoruz. İşlerin en az dörtte üçünü robotların yaptığı, otomasyonun artık sıradanlaştığı bir döneme doğru gidiyoruz.” dedi. 

Çocukların “Siz bizi neye hazırladınız?” diye soracağını anlatan Selçuk, bunun cevabını verebilmek için bugünden paradigmal bir dönüşüme ihtiyaç duyulduğunu söyledi. 

Selçuk, paradigmal dönüşümler için öncelikle mekanizmanın kurulmasının önemine işaret ederek, “Mekanizma kurulmadan asla kültür yeşermez, kültür yeşermeden asla zihniyet dönüşmez. ” diye konuştu. 

Altyapının henüz hazır olmaması nedeniyle bu sene bütün sistemin değişmediğini anlatan Selçuk, hazırlanması için çok uzun olmayan bir sürece ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. 

Bakan Selçuk, her zaman her yerde özgürce öğrenmenin söz konusu olduğu, hayatla bütünleşmiş, tasarımın çok önemli olduğu bir eğitimi hedeflediklerini vurgulayarak, şöyle konuştu: 

“Bunu yapabiliriz. Bütün sistem sınava adam hazırlamaktan insan yetiştirmeye doğru yönelen bir evrilme içinde. Bunun için okullar arasındaki başarı, imkan ve öğrenme farkının azalması gerekiyor ki sınavın baskısı azalsın. Dolayısıyla bizim şu anda hayata geçirdiğimiz şey bütün bu farkları azaltan ve bu farklar sonucunda insan yetiştirmeyi çok çok öne çıkardığımız bir husus. ‘Bilgi kuramı’ dersi de bunlarla ilgili. Bunun altyapısı da çalışıldı, tamamlandı. Pilot çalışmalarla beraber hayat geçirilecek.” 

Çocukların, derslerin çeşitlerinin azaltılması ve okulların ders çizelgelerinin yeniden yapılandırılmasıyla düşünmeye, tasarlamaya fırsat bulacağını anlatan Bakan Selçuk, bu anlamda da en kritik fikirlerden birinin, tasarım ve beceri atölyesi olduğunu kaydetti. 

Selçuk, başlangıçta kendisine hedef olarak bir yıl içerisinde 250 tasarım ve beceri atölyesi konduğunu belirterek, bunu az bulduğunu ve şu anda 5 binin üzerinde bitmiş atölyenin bulunduğuna dikkati çekti. 

“Bir değişim çalışması içindeyiz” 

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Ankara’da, Adıyaman’da, Ağrı’da, Türkiye’nin birçok yerinde binlerce atölye kurulacağını anlattı. 

Çocukların her şeyden az az değil, belli şeylerden daha derin içeriklerle karşılaşması gerektiğini ifade eden Selçuk, “İlkokul, orta okul ve lisede sistem dönüşümü yürüyor. Bütün paydaşlarımızla, 100’ün üzerinde paydaşımızla biz orta öğretimde, ilkokulda, orta okulda bir değişim çalışması içindeyiz.” dedi. 

Selçuk, dünyada da eğitimde değişim dönüşüm çalışmalarının sürdüğünü söyledi. 

Bu dönüşümle öğrencilerin alan derslerinde derinleşme imkanı bulabileceğini ifade eden Selçuk, “Kendilerini keşfetmeye zamanları olacak. Sosyal, duygusal becerilere de yer vereceğiz. E-okul’a da sosyal, duygusal becerilerle ilgili bir modül ekledik. Çocuklarımızın da bu becerilerini dikkate alan bir sistemden söz ediyoruz. Çocukların yetenek ve meraklarına uygun, kişiselleştirilmiş ders çizelgesi yapabilmesiyle ilgili de altyapıyı tamamladık, pilotları bekliyoruz.” diye konuştu. 

Selçuk, özel eğitim konusunda çocukların ihtiyaçlarının karşılanmasını da çok önemsediklerini vurgulayarak, özel gereksinimli çocukların eğitim haklarını genişletmek için engellerin ortadan kaldırıldığını söyledi. 

Sanat ve sporu da önemsediklerini, bu konuda altyapı kurmak için çalışmalar yürütüldüğünü anlatan Selçuk, spor salonlarının ve yüzme havuzlarının ortak kullanıma açıldığını söyledi. 

Ara tatil uygulamasının sadece takvim değişikliği olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Selçuk, şöyle devam etti: 

“Eğitimde verimlilik için ara tatilden söz ediyoruz. Yazın tatil ne kadar uzunsa araştırmalar diyor ki yaz unutması o kadar artar diyor. Hiçbir ülkede 3 aylık tatil yok. İmkanı zayıf çocuklar için yaz tatili öğrenmenin daha da düştüğü bir dönem. İmkanı çok yüksek olan çocuklar için yazın başka fırsatlar da edinebildikleri, başka adaletsizliklerin de ortaya çıktığı bir durum var. Çocuklarımız için ara tatildeki binlerce etkinlik önerimiz ve altyapı kurmamız sonucunda yapılan faaliyetler oldukça fazla.” 

Okul seçimini kolaylaştıracak bir tercih robotu uygulamasının hayata geçirildiğini ifade eden Selçuk, yapay zeka uygulaması sayesinde öğrencilerin sınav sonuçlarını girerek tercihlerine yardımcı olunduğunu söyledi. 

Selçuk, sektör temsilcileriyle yapılan görüşmeler neticesinde müfredat oluşturulduğunu ifade ederek, meslek lisesi konusunda çalışmaların devam ettiğini belirtti.

Bakan Selçuk, konuşmasının ardından salonda bulunan katılımcılarla özçekim yaptı. 

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

YÖK, üniversitelerin ortak sorunları için çalıştay düzenledi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından, “Seçilmiş Düzey 2. Bölge Üniversitelerinin Odak Sorun Belirleme Çalıştayı” düzenlendi.

YÖK’ten yapılan açıklamaya göre, Malatya’da, İnönü Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalıştayda, Doğu Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki üniversitelerin ortak sorunları ele alındı.

YÖK Üyesi Prof. Dr. Muammer Yaylalı’nın koordinatörlüğünde gerçekleştirilen çalıştaya, YÖK Yürütme Kurulu üyeleri Prof. Dr. Naci Gündoğan ve Prof. Dr. Necip Çamuşçu ile 38 üniversitenin rektörü katıldı.

İki gün süren çalıştayda dört oturumda, “Eğitim-öğretim”, “Araştırma-geliştirme”, “Bilinirlik”, “Liderlik-motivasyon” konuları görüşüldü. Ayrıca çalıştay öncesinde bölge üniversitelerinde görev yapan 10 bine yakın akademik personelin katılım gösterdiği “Bölge Üniversitelerinin Odak Sorun Belirleme” anket sonuçları da değerlendirildi.

Çalıştay süresince yapılan fikir alışverişleri, değerlendirmeler ve çözüm önerilerinden oluşan çıktılar ise raporlaştırılarak Yükseköğretim Kuruluna sunulacak.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Fabrika gibi çalışan lisenin öğrencileri hem öğreniyor hem kazanıyor

Yayınlandı

Yazar :

Manisa

Manisa’nın Soma ilçesinde adeta fabrika gibi çalışan Fatma Aliye Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, öğrencilerine eğitimin yanı sıra meslek öğrenme ve para kazanma imkanı da sunuyor.

İlçede 62 yıldır eğitim veren okul, “Üreten okul projesi” kapsamında haziran ayında kaymakamlık ve ilçe milli eğitim müdürlüğü ile protokol imzaladı. İlçedeki taşımalı eğitim veren okullar için yemek hazırlayan öğretmen ve öğrenciler, resmi kurumlar için de bayrak ve iş önlüğü dikiyor.

Okul bünyesindeki döner sermaye işletmesi, Yiyecek İçecek Hizmetleri Bölümü öğrencilerine haziran ayından bu yana 22 bin lira ödeme yaptı. Moda Tasarım Teknolojileri Bölümü öğrencileri de bayrak, üniforma, önlük dikerek gelir elde etmeye başladı.

Okul müdürü Murat Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1957 yılında Kız Meslek Lisesi olarak eğitime başlayan okulun ilçenin ilk lisesi olma özelliğini taşıdığını, Yiyecek İçecek Hizmetleri, Moda Tasarım Teknolojileri, Bilişim Teknolojiler, Grafik Fotoğrafçılık, Çocuk Gelişimi ve Eğitimi bölümlerinde toplam 393 öğrencilerinin bulunduğunu belirtti.

Milli Eğitim Bakanlığının 2023 Eğitim Öğretim Vizyonu’na uygun öğrenciler yetiştirmek için eğitim, üretim ve istihdam ilişkisini sağlamaya yönelik çalışmalar yaptıklarını dile getiren Öztürk, okul olarak ilçenin ihtiyaçlarını karşılamaya gayret ettiklerini anlattı.

İlk olarak ilçede taşımalı eğitimle hizmet veren okullardaki 510 öğrenciye yemek çıkarmaya başladıklarını aktaran Öztürk, şunları kaydetti: 

“Kırsalda Karacakaş, Yağcıllı, Avdan, Cenkyeri, merkezde ise Altıntaş, Kurtuluş, Yunus Emre İmam Hatip Ortaokulu, Mevlana Özel Eğitim Okulu ve Eğitim Uygulama Okuluna yemek sağlıyoruz. 11 ve 12. sınıf öğrencilerimizin işletmelerde beceri eğitimi kapsamında yaptıkları bu faaliyetler döner sermaye kapsamında değerlendirilmekte ve kendilerine parça başına ücret ödemekteyiz. Hem öğreniyorlar hem para kazanıyorlar.”

Yiyecek İçecek Hizmetleri Bölümü 11. sınıf öğrencisi Eylem Temizkalp, yemek yapmayı sevdiği için bu bölümü tercih ettiğini belirtti. Temizkalp, “11. sınıfa geldiğimizde üretime giriyoruz. Her gün 500-600 kişilik yemek çıkarıyoruz ve bu şekilde hocalarımızdan yerinde bilgiler alıyoruz. Üniversitede gastronomi bölümü okuyarak ilerlemek istiyorum.” ifadelerini kullandı.

“Meslek lisemiz sayesinde meslek sahibi oluyoruz”

Moda Tasarım Teknolojileri Bölümü Öğretmeni Gülşen Koyun da dışarıdan gelen siparişlere göre atölyelerde bayrak, önlük ve üniforma diktiklerini aktararak, “Okulumuz öğrencilerinin formaları da burada tasarlanarak dikiliyor. Baskı şeklinde değil tamamen el emeği dikim olarak, kumaş ve aplike olarak bayraklar hazırlanıyor. Her türlü ebatta bayrak dikimi yapabiliyoruz.” diye konuştu.

Moda Tasarım Teknolojileri Bölümü 12. sınıf öğrencisi Saliha Sultan Sertel de meslek lisesini mezun olduktan sonra iş yeri açabilmek, iş ve meslek sahibi olmak için tercih ettiğini söyledi. Sertel, “Meslek lisemiz sayesinde meslek sahibi oluyoruz. Mezun olunca terzi ve butik işletmesi açabilirim. Annem de çizimler yapabiliyor. O da çok istedi meslek lisesi okumamı. Ben de severek geldim.” dedi.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Türkiyeden 82 üniversite, dünyanın ilk 2 bin 500 üniversitesi arasına girdi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

ODTÜ Enformatik Enstitüsü bünyesindeki University Ranking by Academic Performance (URAP) Araştırma Laboratuvarı tarafından hazırlanan, dünyanın en iyi 2 bin 500 üniversitesinin sıralandığı listede Türkiye’den 82 üniversite yer aldı.

URAP’ın internet sitesinden bugün kamuoyuna duyurulacak “2019-2020 URAP Dünya Sıralaması”nda akademik performansı en yüksek 2 bin 500 üniversiteye yer verildi. Dünya sıralamasında, makale ve atıf puanları hesaplanırken sadece etki değeri yüksek yüzde 75’lik dilime giren dergilerdeki makaleler dikkate alındı.

Sıralamada, dünyanın ilk 2 bin 500 üniversitesi arasına Türkiye’den 82 üniversite girdi. İlk sıraya 389 üniversite ile Çin yerleşirken, ABD 352 üniversite ile ikinci, Japonya 141 üniversite ile üçüncü oldu.

Listede, 137 üniversitesi bulunan Hindistan 4’üncü, 105 üniversitesi bulunan İngiltere 5’inci sırada yer aldı. Türkiye ise 82 üniversite ile İngiltere’nin ardından 6’ncı sıraya yerleşti.

Türkiye, bu derece ile Fransa, Güney Kore, Almanya, İtalya, Brezilya, İspanya, Kanada ve Polonya’yı geride bıraktı.

Türk üniversiteleri arasında en iyi sıralama Hacettepe’nin

Türkiye’de son yıllarda yayımlanan makalelerin, etki değeri düşük dergilere kayması nedeniyle 2019-2020 URAP Dünya Sıralaması’nda ilk 100’e ve ilk 500’e girebilen Türk üniversitesi olmadı.

“Dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi” sıralamasına en yakın Türk üniversitesi ise Hacettepe oldu.

Hacettepe Üniversitesinin 534’üncü sırada yer aldığı listede, İstanbul Üniversitesi 582’nci, İstanbul Teknik Üniversitesi 698’inci, Orta Doğu Teknik Üniversitesi 706’ncı, Ankara Üniversitesi 787’nci oldu.

Ege Üniversitesi 842’nci sırada yer alırken, Gazi Üniversitesi 884’üncü, Bilkent Üniversitesi de 894’üncü oldu.

Dünyanın en iyi üniversiteleri

“Dünyanın en iyi 10 üniversitesi” sıralamasında ise ABD’den 5, İngiltere’den 3, Kanada ve Fransa’dan 1’er üniversite yer aldı.

Sıralamaya göre, dünyanın en iyi ilk üç üniversitesi sırasıyla ABD’den Harvard Üniversitesi, Kanada’dan Toronto Üniversitesi ve İngiltere’den Londra Üniversitesi oldu.

Sıralamada Çin üniversiteleri yükseldi, ABD ve Japonya’dakiler geriledi

Sıralamalarda son yıllarda en hızlı yükselişi Çin üniversiteleri gerçekleştirdi. Dünya sıralamasında 2011’de ilk 100’de 4 üniversitesi bulunan Çin, 2019’da bu rakamı üç kat artırarak 12’ye çıkardı. Çin’in 2011’de 31 olan ilk 500’deki üniversite sayısı 2019’da 69’a yükselirken, aynı dönemde ilk 1000’deki üniversite sayısı 84’ten 145’e ulaştı.

Japonya ve ABD’deki üniversiteler ise sıralamalarda geriledi. Japonya’nın 2011’de ilk 100’de 4 üniversitesi varken, 2019’da bu sayı 2’ye düştü. Japonya’nın ilk 500’deki üniversite sayısı ise 2011’de 21 iken, 2019’da 11’e geriledi.

ABD’nin 2011’de 42 olan ilk 100’deki üniversite sayısı 2019’da 34’e düştü. ABD’nin 2011’de ilk 500’de 129 üniversitesi bulunurken, 2019’da 111 üniversitesi yer aldı.

Türk üniversiteleri gayretli

URAP Koordinatörü Prof. Dr. Ural Akbulut, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünya sıralamalarının yapılmaya başlanmasının ardından farklı ülkelerdeki üniversitelerin üst sıralarda yer alabilmek için yoğun çaba harcadığını ve kaynak ayırdığını anlattı.

Türk üniversitelerinin de dünya sıralamalarında yükselmek için çaba sarf ettiğini belirten Akbulut, “Tüm çabalara rağmen üniversitelerimizdeki her öğretim üyesi bu yarışta aynı heyecanı yaşamayabiliyor. Oysaki Türk üniversitelerinin daha üst sıralarda yer alması için tüm öğretim üyelerinin azimle çalışması, makale yayımlaması gerekiyor. Bazı üniversitelerimizde akademisyenlerin yüzde 20-25’inin son 5 yılda hiç makale yayımlamadığını görüyoruz.” dedi.

Akbulut, etki değeri yüksek dergilerde yayımlanan makalelerin sayısının artması halinde Türk üniversitelerinin daha da üst sıralarda yer alacağını ifade ederek, “Bunun için de başarılı akademisyenlerin desteklenmesi, genç akademisyenlerin daha fazla araştırma yapması için motive edilmesi gerekiyor. Üniversitelerimizin Ar-Ge için ayırdığı bütçeyi artırmaları da büyük önem taşıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya Devam