İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

900 ilçede öğretmen destek noktası kurulacak

Yayınlandı

İstanbul

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Lütfü Kırdar Kongre ve Kültür Merkezi’nde 2023 Eğitim Vizyonu ile “Birlikte Bir Yıl” toplantısında, 2023 Eğitim Vizyonu’na ilişkin sunum yaptı.

Toplantının en temel taşının öğretmen eğitimi olduğunu vurgulayan Bakan Selçuk, “Güçlü bir gelecekten söz ettiğimizde güçlü öğretmenlere ihtiyacımız var. Bununla ilgili toplumdaki bütünsel algı, bizim bu anlayışımızı güçlendiriyor.” dedi.

Çocukların ve ülkenin geleceği için bir tasarım yapmayı ama çok daha ötesinde bunu hayata geçirmeyi istediklerini ifade eden bunu en temel işlevler ve süreçler üzerinden yani okullar arasındaki imkan ve öğrenme farklarının kapatılması üzerine, öğretmenler ve okul yöneticileriyle birlikte yapacaklarını belirtti. 

Mesleki gelişim konusunda bir takım açılımlar oluşturduklarını, mesleki gelişimi hayata geçirirken yeni bir bakış açısıyla, kendi tecrübelerinden, öğretmenlerin önerilerinden yola çıkarak yeni bir çerçeve oluşturduklarını dile getiren Bakan Selçuk, sözlerine şöyle devam etti:

“Çocuklar için ne istiyorsak, onun aynısını öğretmen için de istiyoruz. Öğretmenlerimizle yeni bir eğitim yaklaşımıyla bu faaliyetleri yaparken sadece biraz zamana ihtiyacımız var. İmkanlar el verdiğince bu eğitimlerin sıradanlaştığını, yaygınlaştığını göreceksiniz. Öğretmenlerimizin nasıl dönüştüğüne hep birlikte tanık olacağız. 

YÖK ile birlikte işbirliği içinde öğretmen yetiştirmede kendi ülkemizin damarından gelen bir yaklaşım var. Bu damara uygun bir şekilde, uygulama ağırlıklı daha çok hayatın kendisini dikkate alan, akademik bilgiyi, çocuğa şefkat göstermeyi, yetiştirmeyi kapsayan bir yaklaşımı gündeme getirmek istiyoruz. Öğretmen yetiştirmeyi bütünsel olarak ele alıyoruz. Bizim 2035’lere kadar hangi branşta ne kadar öğretmene ihtiyacımız var çalışmasını tamamlamış bulunuyoruz. Buna göre de yüksek öğretimle bağlantısını da kontenjan sınırlaması biçiminde de ele alıyoruz. Uygulamanın daha çok yüksek olduğu eğitim sisteminin sahadaki karşılığını yansıtan bu modelle de eğitim fakültesini yeniden şekillendirmekle ilgili bir çalışma başlatıyoruz bazı fakültelerde.”

“Bu ülkenin çocukları, bizim deneme tahtamız değil”

Bakan Selçuk, 2023 vizyonunun hangi ay, hangi sene, neyin, nasıl, ne zaman, hangi sırayla yapılacağını gösterdiğini aktardı.

“Toplumdaki beklentinin çok çok farkındayız ama bir şeyin daha farkındayız. Eğer alt yapısı kurulmadan, eğer gereken çalışmalar yönetilmeden kararlar alırsak, çözümler üretirsek, şimdiki çözümlerimiz gelecekteki problemlerimiz olur. O sebeple alt yapı kurmadan, pilot çalışmasını yapmadan asla bir çalışma yapmıyoruz. 

Toplumdaki talebin ne olduğunu çok önemsiyoruz ama neyi çok daha fazla önemsiyoruz? Bu ülkenin çocuklarını. Bu ülkenin çocukları, bizim deneme tahtamız değil. Dolayısıyla gereken hazırlığı yapmadan, gereken alt yapıyı çalışmadan, nasıl akademik hayatta basamak basamak ilerliyorsak, nasıl bir takım projeleri yürütürken adım adım yapılandırıyorsak, aynı yapılandırma ne için de geçerli? Elbette Milli Eğitim Bakanlığı’nın sisteminin dönüştürülmesiyle.”

900 ilçeye öğretmen destek noktası

İlçe düzeyinde 900’den fazla öğretmen destek noktası kurulacağını belirten Bakan Selçuk, “İl ve ilçe düzeyinde destek noktaları vasıtasıyla Türkiye’nin öğretmen eğitiminin, okullarındaki, sınıflarındaki her türlü iş ve işlemin nasıl geliştirileceğine dair ortak bir fikir, düşünce ve eylem alanı oluşturuyoruz. Destek noktaları vasıtasıyla sürdürülebilir ve sürekli eğitimi hedefliyoruz.” dedi.

Kimi zaman “Öncelikler bunlar mı?” şeklinde bir algının oluştuğunu ifade eden Bakan Selçuk, “Evet öncelikler bunlar. Öncelik demek, bir işin önce yapılması anlamına gelmiyor. Öncelik demek, zaman, finansman, zemin isteyen işlerin uzun soluklu olduğunu, eğitimin bir maraton meselesi olduğunu, eğitimin 100 metre koşusu olmadığını, eğitimin büyük bir Transatlantiği dönüştürme meselesi olduğunu ve bunun sadece bizim meselemiz olmadığını, bütün dünyanın meselesi olduğunu kabul etmek ve küçük bir takım sürprizlerle, birlikte bütünsel ve estetik bir anlayış içinde ele almayı çok önemsiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Selçuk, sözleşmeli öğretmenlerle ilgili söz verdikleri gibi süreyi kısaltma noktasında bir çabalarının olduğunu, bunun da TBMM onayıyla hayata geçtiğini, ayrıca öğretmenlik meslek kanunu tasarısını da paydaşlardan görüşler alarak Cumhurbaşkanlığı makamına sunduklarını, bununla ilgili çalışmaların devam ettiğini hatırlattı. 

Okul profilini değerlendirme sistemine değinen Bakan Selçuk, “Biz, bir okulun belirli parametreler üzerinden nerede, ne durumda, nasıl olduğunun fotoğrafını çekmek durumundayız. Bunun pilotu bitti, uygulamaya geçiyor. Türkiye’deki her bir okulun hangi parametrede, hangi bileşende ne eksiği var, nerede ne problemi var, geliştirilmesi için nasıl bir destek lazım, bu desteği kim verecek, bu mobil olarak nasıl izlenecek, finansmanla bağlantısı nasıl kurulacak, okullara verilen bütçelerin bir matris üzerinden nasıl yapılacak, bunların çalışmalarının tamamı bitti.” dedi.

Dünya çapında bir yapay zeka alt yapısı kurduklarını, pilotlarının da bittiğini bu alanda çalışmalara devam ettiklerini belirten Selçuk, 81 ilde ölçme değerlendirme merkezi kurduklarını anlattı.

Çocukların dinleme, konuşma, okuma, yazma becerilerini ayrı ayrı ele alma ihtiyacı olduğunu, son 6 aydır çocukların dört beceriye dayalı olarak ölçümlemesini yapabildiklerini aktaran Selçuk, “Türkçe’de ilk kez, bu tür bir bu yaş seviyesinde, bu öğretim kademesinde dört dil becerisini ölçerek Türkçe’yi öğretmeyi önemli bir hale getirmiş olduk. Araçlarını da geliştirmiş olduk.” diye konuştu.

Coğrafi bilgi sistemine ilişkin bilgi veren Selçuk, bu sistem sayesinde bütün okulları uydudan izleyebildiklerini, fiziki koşullarını takip edebildiklerini, okulların ihtiyacını veriye dayalı belirlediklerini söyledi.

“Paradigmal bir dönüşüme ihtiyaç var” 

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, bugün 2040’larda iş dünyasına atılacak çocukların ilkokulda olduğunu belirterek, “Onlar bize diyecekler ki, bu kadar büyük bir değişimin yaşandığı dünyada ki dünya tarihinde 3 büyük kırılma varsa 4’üncü kırılmanın geldiği bir döneme giriyoruz. İşlerin en az dörtte üçünü robotların yaptığı, otomasyonun artık sıradanlaştığı bir döneme doğru gidiyoruz.” dedi. 

Çocukların “Siz bizi neye hazırladınız?” diye soracağını anlatan Selçuk, bunun cevabını verebilmek için bugünden paradigmal bir dönüşüme ihtiyaç duyulduğunu söyledi. 

Selçuk, paradigmal dönüşümler için öncelikle mekanizmanın kurulmasının önemine işaret ederek, “Mekanizma kurulmadan asla kültür yeşermez, kültür yeşermeden asla zihniyet dönüşmez. ” diye konuştu. 

Altyapının henüz hazır olmaması nedeniyle bu sene bütün sistemin değişmediğini anlatan Selçuk, hazırlanması için çok uzun olmayan bir sürece ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. 

Bakan Selçuk, her zaman her yerde özgürce öğrenmenin söz konusu olduğu, hayatla bütünleşmiş, tasarımın çok önemli olduğu bir eğitimi hedeflediklerini vurgulayarak, şöyle konuştu: 

“Bunu yapabiliriz. Bütün sistem sınava adam hazırlamaktan insan yetiştirmeye doğru yönelen bir evrilme içinde. Bunun için okullar arasındaki başarı, imkan ve öğrenme farkının azalması gerekiyor ki sınavın baskısı azalsın. Dolayısıyla bizim şu anda hayata geçirdiğimiz şey bütün bu farkları azaltan ve bu farklar sonucunda insan yetiştirmeyi çok çok öne çıkardığımız bir husus. ‘Bilgi kuramı’ dersi de bunlarla ilgili. Bunun altyapısı da çalışıldı, tamamlandı. Pilot çalışmalarla beraber hayat geçirilecek.” 

Çocukların, derslerin çeşitlerinin azaltılması ve okulların ders çizelgelerinin yeniden yapılandırılmasıyla düşünmeye, tasarlamaya fırsat bulacağını anlatan Bakan Selçuk, bu anlamda da en kritik fikirlerden birinin, tasarım ve beceri atölyesi olduğunu kaydetti. 

Selçuk, başlangıçta kendisine hedef olarak bir yıl içerisinde 250 tasarım ve beceri atölyesi konduğunu belirterek, bunu az bulduğunu ve şu anda 5 binin üzerinde bitmiş atölyenin bulunduğuna dikkati çekti. 

“Bir değişim çalışması içindeyiz” 

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Ankara’da, Adıyaman’da, Ağrı’da, Türkiye’nin birçok yerinde binlerce atölye kurulacağını anlattı. 

Çocukların her şeyden az az değil, belli şeylerden daha derin içeriklerle karşılaşması gerektiğini ifade eden Selçuk, “İlkokul, orta okul ve lisede sistem dönüşümü yürüyor. Bütün paydaşlarımızla, 100’ün üzerinde paydaşımızla biz orta öğretimde, ilkokulda, orta okulda bir değişim çalışması içindeyiz.” dedi. 

Selçuk, dünyada da eğitimde değişim dönüşüm çalışmalarının sürdüğünü söyledi. 

Bu dönüşümle öğrencilerin alan derslerinde derinleşme imkanı bulabileceğini ifade eden Selçuk, “Kendilerini keşfetmeye zamanları olacak. Sosyal, duygusal becerilere de yer vereceğiz. E-okul’a da sosyal, duygusal becerilerle ilgili bir modül ekledik. Çocuklarımızın da bu becerilerini dikkate alan bir sistemden söz ediyoruz. Çocukların yetenek ve meraklarına uygun, kişiselleştirilmiş ders çizelgesi yapabilmesiyle ilgili de altyapıyı tamamladık, pilotları bekliyoruz.” diye konuştu. 

Selçuk, özel eğitim konusunda çocukların ihtiyaçlarının karşılanmasını da çok önemsediklerini vurgulayarak, özel gereksinimli çocukların eğitim haklarını genişletmek için engellerin ortadan kaldırıldığını söyledi. 

Sanat ve sporu da önemsediklerini, bu konuda altyapı kurmak için çalışmalar yürütüldüğünü anlatan Selçuk, spor salonlarının ve yüzme havuzlarının ortak kullanıma açıldığını söyledi. 

Ara tatil uygulamasının sadece takvim değişikliği olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Selçuk, şöyle devam etti: 

“Eğitimde verimlilik için ara tatilden söz ediyoruz. Yazın tatil ne kadar uzunsa araştırmalar diyor ki yaz unutması o kadar artar diyor. Hiçbir ülkede 3 aylık tatil yok. İmkanı zayıf çocuklar için yaz tatili öğrenmenin daha da düştüğü bir dönem. İmkanı çok yüksek olan çocuklar için yazın başka fırsatlar da edinebildikleri, başka adaletsizliklerin de ortaya çıktığı bir durum var. Çocuklarımız için ara tatildeki binlerce etkinlik önerimiz ve altyapı kurmamız sonucunda yapılan faaliyetler oldukça fazla.” 

Okul seçimini kolaylaştıracak bir tercih robotu uygulamasının hayata geçirildiğini ifade eden Selçuk, yapay zeka uygulaması sayesinde öğrencilerin sınav sonuçlarını girerek tercihlerine yardımcı olunduğunu söyledi. 

Selçuk, sektör temsilcileriyle yapılan görüşmeler neticesinde müfredat oluşturulduğunu ifade ederek, meslek lisesi konusunda çalışmaların devam ettiğini belirtti.

Bakan Selçuk, konuşmasının ardından salonda bulunan katılımcılarla özçekim yaptı. 

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

KPSS Ön Lisans oturumunun temel soru kitapçığı ve cevap anahtarı yayımlandı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), dün yapılan Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Ön Lisans oturumunun temel soru kitapçığı ve cevap anahtarını yayımladı.

ÖSYM’den yapılan açıklamaya göre adaylar temel soru kitapçığı diziliminde verilen sınav sorularının tamamına, ÖSYM’nin //ais.osym.gov.tr/” target=”_blank”>”https://ais.osym.gov.tr” internet adresinden, T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleri ile 10 gün süreyle erişebilecek.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Milli Eğitim Bakanı Selçuk: Mesleki eğitimde şehre özgü model üzerinde çalışıyoruz

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Giresun’da gerçekleştirdiği ziyaretler kapsamında, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Muhiddin Gülal’ın da katılımıyla basın mensuplarıyla bir araya gelerek değerlendirmelerde bulundu.

Demokrasiyle ilişkilendirilmemiş, ekonomiyle bağlantısı bulunmayan bir eğitimin her zaman içe kapalı ve üretimden kopuk olduğunu belirten Selçuk, bu nedenle eğitimin her zaman çağın ve günün becerilerini dikkate alan, bu becerileri kazandırmak için de hem milli hem de evrensel eksende insan yetiştirme hedeflerini gözeten bir kurum olması gerektiğini söyledi.

Selçuk, Türkiye’de meslek lisesindeki beceri setleri ile sanayi ve hizmet sektörünün ihtiyaç duyduğu beceri setlerinin örtüşmesini hedeflediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Bu yüzden de 50’nin üstündeki sektörle birebir toplantılar yapıp, uzun süreli çalışmalar yapıp, ‘Sanayi ve hizmet sektöründe becerilerin yenilenmesine ilişkin neye ihtiyacınız varsa bizim müfredatımız odur. Öğretim programlarımız buna uyum sağlar. Çünkü bizim mezunlarımızın sizin üretimde beklediğiniz niteliklerle yüzde 100 örtüşmesi ana hedefimiz.’ dedik. Bu gerçekleşti ve sektör temsilcileri kendi dijital altyapıları, otomasyon yapıları ve uluslararası birtakım standartları gözeterek… Örneğin, ayakkabıcılık sektörü, robotik alan, otomasyon alanı, turizm alanı, hangi alan olursa olsun her birisinin ihtiyacı olan beceri havuzu ortaya konuldu ve ‘Biz bunları ders olarak istiyoruz.’ denildi. Bu sağlandı ve bunun ötesinde de ustabaşılarının derse girebilmesinin önü açıldı. Fabrikaların içine okul açılabilmesiyle ilgili bir mevzuat düzenlemesi yapıldı.”

Mesleki eğitimdeki üretimden elde edilen gelirde yüzde 15 Hazine kesintisi varken bunun yüzde 1’e indiğini anımsatan Selçuk, bu sayede meslek liselerinde üretim patlaması yaşandığını söyledi.

Fabrika ve otel içerisinde okul

Ziya Selçuk, uzun yıllardır sanayide ve hizmet sektöründe makine parkı, dijital altyapı ve iletişim altyapısının dijitalleştiğini belirterek, otomasyonun da çok arttığına işaret etti.

Okullardaki makine parkı, araç-gereçler, öğretmen nitelikleri, müfredat içerikleri ve benzeri birçok hususun mevcut gelişmelere paralel yenilenme ihtiyacı olduğunu aktaran Selçuk, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Biz şu anda bir şekilde yapabildiğimizi okullarda yapıyoruz, yapamadığımız hususlarda da özel sektörün imkanlarını değerlendiriyoruz. ‘Bir otelin içerisinde okul kuralım. Zaten çalışma alanı orası, müşteri orada, orada öğrensinler ve orası okul olsun.’ dedik. Turizm Bakanlığımızla iki yıl içerisinde 200 civarında bir okul açacağız, şu anda 50 civarında okulumuz var. Bunların hepsi iş öncelikli, iş garantili okullar… Tabii bu arada ekonomide, üretimdeki gelişmeleri dikkate alan bir eğitim yaklaşımı… Örneğin, savunma sanayimiz dünyada öncü noktada. O zaman savunma sanayisinin teknisyen altyapısını yetiştirmek gerekiyor. O zaman ASELSAN’ın içine okul açıyoruz. Gebze’de organize sanayi bölgesine ya da İstanbul Teknik Üniversitesi’nin teknoparkının içine lise açtık ve bunlar Türkiye’de ilk kez yüzde 1’lik dilimden öğrenci alıyor.”

Selçuk, elektrikli otomobil lisesi açtıklarını anımsatarak, buna benzer neye ihtiyaç varsa artık okulun ve eğitimin o olduğunu söyledi.

Türkiye’de özel sektörün meslek eğitim merkezi açabilme iznini aldığını belirten Selçuk, “Meslek eğitim merkezi, çıraklık eğitimi demek. Mesela, Almanya’da mesleki eğitimin yüzde 85’i özel sektörün elindedir. Bizde meslek okullarının yüzde 5’i özel sektörle ilgili. Bu niye önemli? Çünkü özel sektör zaten fabrikasına, makine parkına yatırım yapıyor, güncelliyor kendini. Hazır orada imkan varken, o zaman okul orası, eğitim ortamı orası olsun, orayla beraber çalışalım. Makine parkını okula kurmak yerine orada hazır olanı kullanalım, beraber çalışalım ve ustabaşıları da derse girsin. Bunun yasal ve uygulama altyapısı hazır.” diye konuştu.

Selçuk, meslek eğitim merkezlerinden mezun olanların yüzde 88’inin istihdam edildiğine dikkati çekerek, bu kapsamda çıraklık eğitimine başvuran öğrenci sayısında da önemli bir artış yaşandığını kaydetti.

Üretimin gerektirdiği beceri setine yönelik eğitim

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, meslek eğitim merkezini bitirenlerin lise mezunu sayıldığını, orada zaten derslerin verildiğini söyledi.

Eskiden, “Ben lise okuyacağım, bir de çıraklık-kalfalık bitireceğim, herkes 4 sene okurken ben niye daha fazla yıl kaybedeyim?” sorununun yaşandığını ifade eden Selçuk, “Bunu çözdük ve artık çıraklığı bitiren, kalfalığı bitiren lise mezunu sayılıyor. Erkeklerin askerlikle ilgili yaşadığı güçlükler vardı meslek okullarında. Üniversite okumuyorlarsa mezun olduktan iki yıl sonra askere gitmek zorundaydılar. Milli Savunma Bakanımızın da desteğiyle bu güçlükler ortadan kaldırıldı. Okul sonrası tecil de 2 yıldan 6 yıla çıkarıldı. Meslek lisesi mezunlarının ön lisans okuması halinde yedek astsubay olabilmesi için de bir kanun çıkartıldı.” dedi.

Selçuk, bütün bunların üretimin gerektirdiği beceri setine yönelik bir eğitim anlayışıyla yapıldığını, aksi takdirde okulların sanayinin beklentilerini karşılamama durumunun ortaya çıktığını kaydetti.

Bu kapsamda bir ekosistem kurduklarından bahseden Selçuk, şöyle devam etti:

“Ar-Ge kısmı, okul kısmı, üretim kısmı… Bunun İstanbul’da ekosistemini kurduk. İstanbul’a plastik sanayisiyle ilgili sektörün öncülüğünde bir mükemmelliyet merkezi kurduk. Okulunu kurduk, yanında fabrikası var. Böylece daha lisedeyken daha ileri uygulamalar yapabilme konusu gündeme geldi. Meslek liselerinin önünü açabilmek için Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’yle (TOBB) ortak bir çalışma yaptık ve organize sanayi bölgelerinin içinde ya da dışındaki yüzlerce okulun hamiliğini üstlendiler. Yani birebir artık okulun yönetimi sadece öğretmenler tarafından yapılmayacak, iş dünyasının temsilcileri de yönetim kurulunda olacak ve ihtiyaçları birlikte değerlendirecekler. Okulun gidişatını, dersini, içeriğini birlikte değerlendirip sektörün ihtiyacı neyse ona göre düzenleyecekler. Şöyle de bir şey getirdik; bu liselerin okul yöneticileri teknik alandan olmak zorunda. Çünkü daha önce önemli bir kısmı sosyal bilimler alanındandı ve kimileri konuya hakim değildi. Kişinin yetkinliğinden dolayı orada müdür olması konusunda bir istişare de söz konusu.”

Şehre özgü okullar

Ziya Selçuk, her ülkenin mesleki eğitim modelinin kendine özgü olduğunu, mesleki eğitimin milli gelire bakarak yapılandırıldığını söyledi.

Meslek liseleri ve bulundukları şehirlerde yapılan üretimin örtüşme oranının yüzde 20’ler civarında olduğunu belirten Selçuk, “Şimdi biz tüm ekibimizle bu bağlantıyı kuruyoruz. Şehrin ihtiyaçlarını ve buradaki üretimi dikkate alan bir model bu.” dedi.

Selçuk, savunma sanayi lisesi kurarken, “bu alanda mühendisimiz çok ama teknisyenimiz yok” düşüncesiyle hareket ettiklerini, hangi alanda ileri gidiliyorsa oraya yönelik eksikleri gideren bir altyapı kurduklarını anlattı.

Eğitimde şehre özgü okul modeline yönelik örnekler de veren Selçuk, “Konya’da tarımla ilgili büyük bir üretim var. Orada üniversitenin içine dünyanın en gelişmiş tarım teknolojilerini içeren bir tarım lisesi açtık, dünyadaki tarım liselerine bakıp. Diyelim bir ineğin DNA’sına bakmak, gebelik testi yapmak, birtakım Ar-Ge çalışmaları yapmak… Bütün bunlarla ilgili gördüğümüz manzara şuydu; Tokat’ta ve Konya’da tarımla ilgili, Tokat’taki üniversitenin kampüsünün içine, son derece modern laboratuvarların olduğu, lise öğrencisinin bir Ar-Ge ortamını rahatlıkla görebildiği liselerden bahsediyoruz. Bu şehre özgü bir şey… Oralarda tarımın ilerlemesi, yükselmesiyle ilgili bir durum.” şeklinde konuştu.

Selçuk, salgın döneminde meslek liselerinin kısa sürede dijital solunum cihazı, maske ve siperlik üretimi gerçekleştirdiğini, bunun onların üretim kapasitesinin olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Meslek liselerinin, üretimin alanlarına dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Selçuk, bunun sadece kitaptan okuyarak yapılamayacağına işaret etti.

“Mesleki eğitim konusunda en çok öğretmen eğitimi yapan ülkeyiz”

Bakan Selçuk, Türkiye’de ahşap oyuncak konusunda ciddi bir ithalatın olduğunu gözlemlediklerini, bu kapsamda yerli ahşap oyuncak sektörünün oluşmasına öncülük ettiklerini belirterek, “Dedik ki ‘Bizde ahşap var ama okulu yok. Hemen 4 yerde okul açtık. ‘Biz bunu burada üretiriz ve kendimize özgü tasarımlar yaparız.’ dedik. Bunu da yaptık, şimdi artık ihracata başlıyoruz.” dedi.

Faydalı model ve patent konusunda ciddi manada eğitim verdiklerini ifade eden Selçuk, meslek okullarındaki öğretmenlerin tamamının kendi alanlarındaki sektör temsilcileri tarafından eğitime alındığını söyledi.

Selçuk, “Bir taraftan Cumhuriyet tarihinin ve aynı zamanda bugünkü dünyadaki dijital beceri eğitim ve bu mesleki eğitim konusunda en çok öğretmen eğitimi yapan ülke olduk. Bunu da uluslararası kuruluşlar söylüyor. İşte bu hafta mesela EBA eğitim alanındaki dünyadaki bütün siteler içerisinde birinci sıraya yükseldi. Daha da ilerleyeceğiz, açık ara fark olacak.” diye konuştu.

Öğrencilere hayatın ve sektörün ihtiyacı olan eğitimin verilmemesi halinde istihdamla ilgili bir tıkanıklık oluştuğuna işaret eden Selçuk, konuşmasını şöyle tamamladı:

“(Meslek Liseleri) Buradan mezun olan yüz binlerce insan sürekli işsiz kalınca kültür burada bir kırılma yaşıyor. Diyor ki, ‘Artık bunlar işe giremiyor, dolayısıyla meslek lisesi işe yaramaz.’ Bu kültürü dönüştürmenin yolu da kırıldığı yerden başlamak. ‘Siz buradan mezun olduğunuzda iş önceliğiniz olacak’ denildiğinde kültür değişiveriyor birden. Türkiye’de şu an itibarıyla 332 bağımsız ve 295 meslek lisesi bünyesinde toplam 627 okul ve kurumda mesleki eğitim programımız var. Bizim eğitim ve ekonomi dememizin sebebi bu. Demokrasi dememizin sebebi… Bütün bu 1.000 okulu bir demokratikleştirme projesi aynı zamanda. Bu okullarımıza dijital tasarım beceri atölyelerini koyma, bahçesine spor merkezlerini koyma… Çocuğun yaşam sahnesini dönüştürmek istiyoruz ve onları büyük yazarlarla, müzisyenlerle buluşturmak, yani kültürel olarak bir dönüşümü de tetiklemek istiyoruz. Onun ötesinde de tabii bu bir fırsat adaleti sağlıyor. Mesela 8 bin 200 civarında tasarım beceri atölyesi açtık bir senede. Bunların tamamını sosyoekonomik olarak daha düşük seviyedeki bölgelerimize açtık. Niye? Baz oluşturmak için yaptık.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

KPSS ön lisans oturumu yapıldı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Ön Lisans oturumu yapıldı.

Sınav, Türkiye‘de 81 ilde ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti‘nin (KKTC) başkenti Lefkoşa’da düzenlendi.

Saat 10.15’te başlayan sınavda, adaylara genel yetenek ve genel kültür testlerinden toplam 120 soruyu yanıtlamaları için 130 dakika süre verildi.

KPSS ön lisans sonuçları 26 Kasım’da açıklanacak.

Koronavirüs önlemleri

Sınavda yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı tedbirler alınıyor. Bu kapsamda, sınav binaları ve salonları, sınavdan önce detaylı temizlik yapılarak dezenfekte edildi.

Koronavirüs önlemleri kapsamında adaylara ve görevlilere sınav binası girişlerinde maske ve dezenfektan dağıtıldı. İsteyen adaylar ve görevliler kendi dezenfektanları, maske ve siperlikleriyle sınava girdi.

Sınav görevlileri ile adayların Kovid-19 durumları HES kodu aracılığıyla takip edilerek önlemler alındı.

Okul bahçelerindeki yığılmayı önlemek ve sosyal mesafeyi korumak için adaylar ve sınav görevlileri dışında okul bahçelerine girişe izin verilmedi.

Okumaya Devam
Advertisement