İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

90 ülkeden 3 bin katılımcı Boğaziçi Zirvesinde buluşacak

Yayınlandı

İstanbul

Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından düzenlenen 10. Boğaziçi Zirvesi‘nin, 27-29 Kasım’da 90 ülkeden 3 bini aşkın katılımcıyı İstanbul’da bir araya getirmesi bekleniyor.

“Yeni Bir Dünya Düzenine Doğru” teması ile gerçekleşecek zirve öncesi açıklamalarda bulunan UİP Kurucusu Cengiz Özgencil, zirveye bu sene çok yoğun bir talep olduğunu söyledi.

Şimdiye kadar 87 ülkenin katılımının onaylandığını ve bu sayının zirve gününe kadar 90’a ulaşmasını beklediklerini ifade eden Özgencil, 3 gün boyunca düzenlenecek 32 panelde çoğunluğu yabancı devlet adamları, akademisyenler, bürokratlar ve iş insanlarından oluşan 130’dan fazla konuşmacının yer alacağını kaydetti.

Özgencil, zirvede Almanya’nın eski Cumhurbaşkanı Christian Wulff, İspanya eski Başbakanı Rodriguez Zapatero ve Kolombiya eski Başkanı Andres Pastrana Arango gibi isimlerin yanında mevcut devlet başkanları, bakanlar, prensler ve önemli bürokratların olacağını belirterek, zirveye toplamda 3 bin kişiden fazla katılımcı beklediklerini dile getirdi.

Özgencil, ayrıca finans piyasalarının iki tanınmış ismi, Mobius Capital Partners’ın kurucusu Mark Mobius ile Bluebay Varlık Yönetimi Stratejisti Tim Ash’in de sermaye piyasaları ile ilgili panelde konuşmacı olacağını ifade etti.

Boğaziçi Zirvesi’ni bu sene 10’uncu kez düzenlediklerini ve kendi çabalarıyla geçen yıllarda 150’ye yakın ülkeye gidip zirveyi anlattıklarını söyleyen Özgencil, şunları kaydetti:

“Sadece bu sene 26 ülkeyi ziyaret ettik. Artık gittiğimiz ülkelerde bizi yakından tanıyorlar ve zirvenin dünya meselelerini tartışmak ve fikir üretmek noktasında ne kadar ileride olduğunu biliyorlar. Herkes bu zirvenin bir amacının olduğu, tarafsız olduğu, katılan tüm ülkelerin iletişim kurup ticaret anlaşmaları yaptığı ve ortak bir dil oluşturulduğu konusunda ikna oldu. Geçen 9 yılda ekonomik ve sosyal anlamda yapılanlar ortada ve kamuoyu ile paylaşılanlar şeffaf olduğu için katılım noktasında büyük bir taleple karşı karşıyayız. Ben de bağımsız bir kuruluş olarak kendi çabası ile 10’uncu yıla gelmiş bir düşünce kuruluşunun kurucusu olmaktan gururluyum.”

“Çok önemli iş birlikleri gerçekleşecek”

Cengiz Özgencil, yola çıkış noktalarının Türkiye’de marka değeri olan uluslararası bir düşünce kuruluşu yaratmak olduğunu kaydederek, “Şimdilik hayalimin yüzde 30’unu gerçekleştirdim. Kalanını yapabilmek için uluslararası düzeyde kurumsal kimliğinin biraz daha oturması lazım. Eğer Türkiye’de olağanüstü gelişmeler olmazsa 14. veya 15’inci yılda hayalimi gerçekleştireceğimi umut ediyorum.” diye konuştu.

Zirvede çok önemli iş birliklerinin ve anlaşmaların da gerçekleştiğini söyleyen Özgencil, şöyle devam etti:

“Geçen 9 yılda, zirve katılımcıları arasında 2,2 milyar dolar tutarında resmi ön anlaşmalar imzalandı. Bunlar sadece bizim bildiklerimiz. Ancak resmi olarak bize bildirilmeyen çok daha yüksek miktarlarda anlaşma yapıldığını tahmin ediyoruz.

Bu sene ise ilgi geçen yıllara göre daha yüksek. İlginin yüksekliğinde Boğaziçi Zirvesi’nin yıllar içinde bilinirliğinin artmasının yanında son dönemde Türkiye ekonomisindeki düzelme ve ileriye yönelik olumlu beklentiler de etkili oldu. Zirveye gelecek olan işadamları ve ticari heyetler bizden Türk muhatapları ile görüşmeler talep ediyor. Bu taleplerin de eskiye göre daha fazla olduğunu söyleyebilirim.”

Turizm başta olmak üzere enerji ve gayrimenkul sektörlerinin en çok görüşme talep edilen sektörler olduğunu aktaran Özgencil, geçen yıl zirvede yapılan anlaşma tutarlarının çok daha üzerine çıkacağını söyledi

Zirvenin “düşünce kuruluşu” fikriyle gerçekleştirildiğini vurgulayan Özgencil, “Zirvenin yapılan anlaşma tutarlarından ziyade verilecek mesajlarla öne çıkmasını arzu ediyorum.” dedi.

Boğaziçi Zirvesi’nin yurtdışında da düzenlenmesi yönünde talepler geldiğini kaydeden Özgencil, “İlk olarak İran ve Azerbaycan’dan sonra Körfez ülkelerinden de talepler geldi. Bu sene de İngiltere davet etti. Biz eğer yurt dışında bir organizasyon yapacaksak orada iz bırakmak isteriz. Eğer buna inanırsam zirveyi yurt dışına taşıyacağız.” diyerek sözlerini tamamladı.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Atık yağdan okulun sabun ihtiyacını karşılıyorlar

Yayınlandı

Yazar :

Bingöl

Bingöl’ün Solhan ilçesinde lise öğrencileri atık yağdan katı sabun üretiyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca hazırlanan “Sıfır Atık Projesi” kapsamında, farkındalık oluşturma, çevre sorunlarına dikkati çekme ve çevre bilincini geliştirme seferberliğine destek sürüyor.

Bu kapsamda Solhan Öğretmen Hüseyin Artunç Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, atık yağların çevreye verdiği zararın ortadan kaldırılması, öğrencilerin düşünme ve becerilerinin geliştirmesi amacıyla “Atık Yağ Biriktir Kirliliği Bitir Projesi”ni uygulamaya geçirdi.

Pansiyonun mutfağında yiyecek kızartılması işlemi sonrasında ortaya çıkan atık yağı laboratuvarda biyoloji öğretmeni Dilek Köse nezaretinde işleyen öğrenciler, kalıp olarak kullandıkları yumurta ambalajında sabun üretiyor.

Öğretmen Köse, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sıfır atık düşüncesinin gerçekleştirilmesi ve geri dönüşüm bilincinin oluşturulmasını amaçladıklarını söyledi.

Atık yağların çevreyi ve yer altı sularını kirleterek, doğada yaşayan canlılara zarar verdiğini dile getiren Köse, 1 litre atık yağın 1 milyon litrelik içme suyunu kirletebildiğini kaydetti.

Okulun pansiyonundan aldıkları atık yağları laboratuvarda sabuna dönüştürdüklerini işaret eden Köse, şöyle konuştu:

“Atık yağ sadece sabun değil çok farklı alanlarda da kullanılabilir. Biz öğrencilerimizle bunu sabun olarak kullanmayı tercih ettik. Ürettiğimiz sabunları okul, pansiyonlarımızda, atölyelerimizde çok güvenli bir şekilde kullanıyoruz. Sabunlarımız tamamen doğal olduğu için sağlık açısından da sıkıntı oluşturmuyor. Bu sayede hem bir nebze çevre kirliliğini önlemiş hem de atıkları geri dönüşüme kazandırmış oluyoruz.”

Okul bütçesine katkı

İlk etapta sadece okulun lavabolarında öğrencilerin el yıkaması için deneme amacıyla üretim yaptıklarını aktaran Köse, “Yakında kokulu sabun çeşitleri üretmeyi planlıyoruz. 1,5 litre yağdan 8 kalıp sabun elde ediyoruz. Atıkları geri dönüşüme kazandırırken okul bütçesine katkı sağlamış oluyoruz.” dedi.

Okul müdürü Yusuf Başaran ise öğrencileri üretime yönlendirdiklerini vurgulayarak, “Okulumuzun pansiyonunda yiyeceklerin kızartılması sonucu ortaya çıkan atık yağın çevreye zarar vermemesi için yeniden değerlendiriliyor. Şimdilik okulumuzun sabun ihtiyacını karşılıyoruz. ” şeklinde konuştu.

Mezun olduktan sonra sabun üretimi yapacak

Öğrencilerden Hüseyin Çakar da sabun yapmayı öğrendiğini, mezun olduktan sonra sabun üreteceğini belirterek, “Hem çevremizi atık yağlardan temizleyeceğiz hem de kendi sabun ihtiyacımızı karşılayacağız.” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Sema öğretmen okulda öğrencilerini koroda yöre halkını müzikle buluşturuyor

Yayınlandı

Yazar :

Iğdır

İstanbul’da doğan Sema Gümüş, üniversite eğitimini İzmir’de tamamladıktan sonra bir arkadaşı vasıtasıyla Iğdır’a geldi. Kenti severek yerleşen Gümüş, bir süre Halk Eğitim Merkezinde (HEM) usta öğreticilik, devlet okullarında ücretli öğretmenlik yaptı. 

Daha sonra Mehmet Akif Ersoy Ortaokuluna ataması yapılan müzik öğretmeni, hem okuldaki öğrencilerine hem de konservatuvara gitmek isteyenlere ücretsiz ders vererek destek oluyor.  

Bağlama ile çeşitli enstrümanlar da çalan Gümüş, farklı meslek gruplarından kişilerin katıldığı bir koro kurarak bir çok kişiyi müzik ile tanıştırıyor.

Kurduğu koro ile ücretsiz konserler vererek insanlara müziği sevdiren Gümüş, yurdun doğusundan batısına yaptığı projelerle gönüllü müzik elçisi gibi çalışıyor.

“Üniversitedeki hayalimiz doğuda görev yapmaktı”

Öğretmen Sema Gümüş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Iğdır hikayesinin bir ziyaretle başladığını ve buraya yerleşme kararı aldığını belirterek, “Eğitimimi İstanbul’da tamamladıktan sonra Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarında okudum. Üniversiteden bir arkadaşım Iğdır’a atandı. Zaten üniversitedeki hayalimiz de doğuda görev yapmaktı. Doğu fikri benim için de cazip bir fikir gibi geldi ve onunla Iğdır’a geldim.” dedi.

Atamasını beklerken müzik üzerine çalışmalar yaptığını aktaran Gümüş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Halk Eğitim Merkezinde usta öğreticilik yaptım, Türk halk müziği korosu açtım, devlet okullarında ücretli öğretmenlik yaptım. Iğdır’a geldikten 3 sene sonra atamam oldu, şu an bir ortaokulda müzik öğretmenliği yapıyorum. Üniversiteye hazırlık öğrencilerimiz var, konservatuvar, güzel sanatlar fakültesi ve eğitim fakültesine gönüllü olarak öğrenciler yetiştirdik. Bu işe gönüllü olarak, seve seve başladım, halen de devam ediyorum.”

“Tek amacım mutlu olmak”

Gümüş, açtığı koroya vatandaşların yoğun ilgi gösterdiğini ve toplumun her kesiminden katılım olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

“Koroya farklı meslek gruplarından kişilerin katılımlarını sağlamayı amaçladım. Iğdır’da çok fazla batıdan atanmış doktor, öğretmen ve diğer meslek gruplarından kişiler var. Sosyal etkinliklerde ve buna benzer faaliyetlerde bulunabilecek durumları yok. Bu yüzden kültür ve sanata dair bu tarz bir şeyin girişimciliğini yaptım. Hedefim Iğdır’da bulunan ve müziği seven herkesin koroya katılımıydı. Bu yüzden para talep etmedim. 3 senedir aynı şekilde devam ediyoruz, tek amacımız mutlu olmak.”

“Hayatımda müzik varsa çok mutluyum”

Birçok kişinin kendisini, Türkiye’nin en batısından en doğusuna gitmemesi hususunda uyarmasına rağmen buna aldırış etmeden Iğdır’a geldiğini belirten Gümüş, şunları söyledi:

“Iğdır’da yaşadığım ve bu şehri sahiplendiğim için yapılacak herhangi bir etkinlikte eğer müzikle ilgili bir ihtiyaç varsa gönüllü olarak içerisinde yer alıyorum. İstanbul’un Beykoz ilçesi doğumluyum, İzmir’de okudum ama benim insanlara katmam gereken şey eğer müzikle olacaksa bu her yerde olur. Bulunduğum yeri hiçbir zaman yadırgamadım. Batıdan geldim ama sosyal olarak eksik gördüğüm hiçbir şey yok, hayatımda müzik varsa çok mutluyum.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

YÖK, üniversitelerin ortak sorunları için çalıştay düzenledi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından, “Seçilmiş Düzey 2. Bölge Üniversitelerinin Odak Sorun Belirleme Çalıştayı” düzenlendi.

YÖK’ten yapılan açıklamaya göre, Malatya’da, İnönü Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalıştayda, Doğu Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki üniversitelerin ortak sorunları ele alındı.

YÖK Üyesi Prof. Dr. Muammer Yaylalı’nın koordinatörlüğünde gerçekleştirilen çalıştaya, YÖK Yürütme Kurulu üyeleri Prof. Dr. Naci Gündoğan ve Prof. Dr. Necip Çamuşçu ile 38 üniversitenin rektörü katıldı.

İki gün süren çalıştayda dört oturumda, “Eğitim-öğretim”, “Araştırma-geliştirme”, “Bilinirlik”, “Liderlik-motivasyon” konuları görüşüldü. Ayrıca çalıştay öncesinde bölge üniversitelerinde görev yapan 10 bine yakın akademik personelin katılım gösterdiği “Bölge Üniversitelerinin Odak Sorun Belirleme” anket sonuçları da değerlendirildi.

Çalıştay süresince yapılan fikir alışverişleri, değerlendirmeler ve çözüm önerilerinden oluşan çıktılar ise raporlaştırılarak Yükseköğretim Kuruluna sunulacak.

Okumaya Devam