İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

246 yıllık üniversitenin çiçeği burnunda lisesi

Yayınlandı

İstanbul

Eğitim kervanına yeni katılan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sonuçlarına göre, bu yıl Türkiye’nin dört bir yanından “denizcilik”, “elektrik-elektronik” ve “bilişim” alanlarında öğrenim görmek isteyen öğrencileri bekliyor.

İTÜ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Prof. Dr. Hüseyin Toros, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni kurulan okulun 2019-2020 eğitim öğretim döneminde öğrenci alımına başlayacağını söyledi.

Öğrencilerin, çocuk yaşlarda İTÜ ile tanışmasının çok önemli olduğunu dile getiren Toros, bunun, öğrencilerin meslek hayatına büyük katkı sunacağını vurguladı.

Türkiye’de mesleki ve teknik liselere hak ettiği değerin verilmediğini, bunu gelişmiş ülkelerde bu okulların ön planda olmasından anladıklarını anlatan Prof. Dr. Toros, şunları kaydetti:

“Sanayi devrimiyle beraber meslek liselerinde, belli mesleklerde uzmanlaşmak ve aranan eleman haline gelmek önem arz etmiştir. Ülkemizde de meslek liselerinin önemini daha da ön plana çıkarabilmek için önemli bir kurumla iş birliği yapılması iyi bir isabet olmuştur. Hepimiz biliyoruz ki İTÜ, 246 yıldır ülkemize hizmet vermekte, ülkemizin her alanına insan kaynağını yetiştirmektedir. Dolayısıyla lise seviyesinde olan gençlerimizin İTÜ ile tanışması büyük önem arz ediyor. Ayrıca buradan çıkacak öğrenciler veya benzer etkilerin dalga dalga ülkemize yayılması anlamıyla da önem arz etmektedir.”

“Güzel kazanımlar, peyderpey diğer liselerimize aktarılacak”

Eğitim sektörünün çok ciddi insan kaynağı ve tecrübe gerektiren bir alan olduğuna dikkati çeken Toros, “Ülkemizde, meslek liselerine hak ettiği itibarın verilmemesi ve toplum nezdindeki itibarının da yeterli olmaması nedeniyle İTÜ, gençlere, farklı bir vizyon katıyor. Üniversitenin bilim, teknoloji ve mühendislikteki başarılarını genç yaşta çocuklara aktaracak olması, çocuklarımızın genç yaşta üniversite hocalarımızın deneyimini paylaşacak olması, müthiş bir avantaj olarak gözüküyor.” diye konuştu.

Toros, İTÜ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin pek çok alanda önemli farklılıklara sahip olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:

“İTÜ’nün en önemli özelliği, liseye katkı sağlayacak öğretmenlerin, İTÜ’nün bilim, teknoloji, mühendislik alanındaki bilgi birikimini lisedeki öğrencilerine aktaracak olmasıdır. Dolayısıyla burada okuyacak öğrencilerimiz diğer liselerden bir adım daha önde hayata açılacak. İTÜ’nün, bilgi, birikim ve vizyonunu meslek liseli gençlere, seminerler şeklinde ulaştırması, ‘eğitimcilerin eğitimi’ şeklinde de zaman zaman gelip meslek lisesi öğretmenlerinin eğitime katılmaları önemli bir gelişmedir. Diğer liselerimizin de İTÜ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ndeki metotlardan kademe kademe faydalanacağını düşünüyorum. İTÜ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin eğitim metodu, ülkemiz için bir dalga hareketidir. Burada elde edilen güzel kazanımlar, peyderpey diğer liselerimize aktarılacak, dolayısıyla diğer liselerimiz de bundan kazanacaklardır.”

“Çocuklarımıza öz güven verebilirsek, dünyanın en önemli işlerini yapabilirler”

“Denizcilik”, “elektrik-elektronik” ve “bilişim” olmak üzere üç farklı alanda İTÜ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin kapılarını gençlere açacağını aktaran Toros, “Öncelikle bütün öğrencilerin, bu fırsattan hangi şehirde olsun, haberdar olması ve ilgi duyuyorsa bu mesleği ve okulumuzu seçmesi birinci derece önceliklidir. Biz sunduğumuz bütün fırsatlardan bütün öğrencilerimizin istifade etmesini istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Toros, öğrencileriyle “Dünyanın gidişatı ne yönde seyrediyor ve neler yapmak istiyorlar?” sorularının titizlikle netleştirildiğini ve mesleki araştırmaların yapıldığını belirterek, öğrenciler için yol haritası çizip geleceğin girişimcisi, iş adamları, akademisyenleri, bilim insanları, yöneticileri olmaları hedefiyle gerekli altyapının sunulacağını anlattı.

Öğrencilerin öncelikle kendilerine güvenmelerini ve kendilerine “Yapabilir ve başarabilirim.” telkininde bulunmasını öneren Toros, şunları aktardı:

“Öğrencilerimizin, kendilerine bir yol haritası ve bir hedef koyması gerekiyor. Bir akademisyen olarak, çocuklarımıza bir hedef koydurabilirsek, onlara öz güven verebilirsek bütün çocuklarımızın dünyanın en önemli işlerini yapabilecek kabiliyette ve yetenekte olduğuna inanıyorum. Biz burada bu yeteneği aşikar kılıp, kabiliyetlerini ortaya çıkarmaya, aynı zamanda da çocuklarımızı ve eğitimcilerimizi heveslendirmeye çalışacağız. Mesleklerinde daha yetkin olmaları için İTÜ öğretim görevlileriyle öğrencilerimizi kaynaştıracağız ve ne gerekiyorsa alt yapısını sağlamaya çalışacağız.”

“Hayat, sadece akademik başarıdan ibaret değildir”

Prof. Dr. Hüseyin Toros, anne-babalara da şu önerilerde bulundu:

“Ebeveynlere diyorum ki lütfen çocuklarımızın okul seçiminde dikkat edelim, bulunduğumuz il ve ilçelerde rehberlik öğretmenleriyle birebir iletişim halinde olalım. Hayat, sadece akademik başarıdan ibaret değildir. Bugün ülkemizde eğitimin önündeki en büyük engel, akademik başarıya odaklı olmamızdır. Bütün veliler, öğretmenler ve toplum, akademik başarı ve sınava odaklı bir halde ve bu durum da çocuklarımızın yeteneklerini törpülüyor. Onun için meslek liselerini araştırıp, meslek liseleriyle beraber de akademik başarıyı düşünmeleri gerekiyor.”

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

NUN Okulları iki takımıyla TEKNOFESTte yarışacak

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

NUN Okullarından yapılan açıklamaya göre, geçen yıl üniversite takımlarının aralarından sıyrılarak roket ve su altı ekipleriyle başarılar kazanan okul, bu yıl da aynı başarıya ulaşmayı hedefliyor. 

Okulun “Robotik Fetih 1453” ve “İnsansız Su Altı Sistemleri” kategorilerindeki iki takımı, 17-22 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek TEKNOFEST İstanbul‘da yarışacak.

Bu yıl ilk defa kurulan ve Robotik Fetih 1453 yarışmasına katılacak Exnom Takımı, 220 başvuru arasında finallerde yarışmaya hak kazandı. 9. sınıf öğrencilerinin oluşturduğu takım, ön tasarım, kritik tasarım, genel test raporları elemelerini geçti.

İnsansız Su Altı Sistemleri kategorisinde yarışacak Hydrotechrov Takımı ise geçen yıl da finallerde yer almıştı. Geçen yılki ekibe iki yeni öğrencinin katılımıyla yoluna devam eden takım, 9. sınıflardan 8 kız öğrenciden oluşuyor. Exnom Takımı gibi 3 farklı elemeyi başarıyla atlatan Hydrotechrov Takımı, finallerde yarışacak.

“Öğrencilerimiz kendilerini otonom sistemlerde geliştirdi”

Açıklamada görüşlerine yer verilen NUN Teknoloji Takımları Danışmanı, Tasarım ve Teknoloji Öğretmeni Eftal İnan, TEKNOFEST yarışmaları için geçen yıl olduğu gibi bu yıl da çok çalıştıklarını belirtti.

Liseden iki takım ile İnsansız Su Altı Sistemleri ve Robotik Fetih 1453 kategorilerinde finallerde yarışacaklarını aktaran İnan, “Öğrencilerimiz kendilerini otonom sistemlerde geliştirdi. Bu sene yapılacak yarışmalarda araçlarıyla görevleri tamamlamaya çalışacaklar.” ifadelerini kullandı.

NUN Okulları Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tamer Yılmaz ise bu tür organizasyonlarda finallere kalmanın zor ve önemli olduğunu vurguladı.

Yılmaz, “Öğrencilerimiz bu zorlukla başa çıkabildiler. Bir lise olarak iki sene üst üste iki farklı kategoride bu başarıyı gösteren öğrencilerimizi yürekten tebrik ediyorum. Teknolojiyle ilgilenen gençlerin her zaman destekçisiyiz.” değerlendirmesini yaptı.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Yetenek taramalarını zeka testine indirgemek haksızlık olur

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, öğrenciler için yürütülen yetenek tarama çalışmalarına ilişkin, “Böylesi kıymetli bir çalışmayı, zeka (IQ) testine indirgemek büyük bir haksızlık olur. Zira bir çocuğun kabiliyeti, merakı ve gönlünün muradının kaderi bir gün tesadüfen keşfedilmeye bırakılamaz.” dedi.

Milli Eğitim Bakanlığınca öğrenciler için Türkiye genelinde başlatılan ilgi, kişilik, yetenek ve beceri taramalarıyla öğrencilerin bu konulardaki yönelimlerinin erken yaşlarda belirlenmesi ve öğrenim hayatları boyunca doğru bir şekilde yönlendirilebilmeleri amaçlanıyor.

Tarama çalışmaları, öğrencinin tanınması ve bu tanımanın takibinin yapılarak, öğrenciye eğitim yolculuğunda kişiselleştirilmiş bir yol haritası sunulabilmesi için önemli bir aşama olma özelliğini taşıyor.

Bu taramalar, öğrencilerin becerileri, sözel yetenekleri, analiz yapabilme, çıkarımlarda bulunma, eleştirel düşünme, resim, spor, müzik gibi sanatsal ve bedensel faaliyetlerde yatkınlıklarının tespiti ile çocuğun potansiyelinin açığa çıkartılmasına yönelik çıktıları beraberinde getirecek.

Taramalar sonucunda elde edilen sonuçlar da Bakanlıkça geliştirilen “e-rehberlik” modülüne işlenecek. Böylelikle veriler üzerinden izleme geliştirme çalışmaları yapılacak. Bunun sonucunda çocukların, yeteneklerine ve ilgi alanlarına göre yönlenmesine rehberlik edilecek.

“Bir çocuğun kabiliyeti tesadüfen keşfedilmeye bırakılamaz”

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, konuyla ilgili AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, geçen yıl 800 bin öğrencinin yetenek tarama çalışmalarının gerçekleştirildiğini anımsattı.

Bu taramaların sonuçlarının, e-rehberlik modülüne işlendiğini ve modül üzerinden izleme geliştirme süreçlerine geçildiğini anlatan Selçuk, şunları kaydetti:

“Bir çocuğun yeteneğini keşfetmek ve onu doğru yönlendirmek, hem onun için hem de ülke için en değerli hediyelerden biridir. Milli Eğitim Bakanlığı olarak öğrencilerimizin ilgi, yetenek ve becerilerini erken yaşta belirleyebilmek amacıyla tarama çalışmaları yürütüyoruz. Böylece çocuklarımıza ilgi, yetenek ve yönelimlerine göre rehberlik edebileceğiz.

Geçtiğimiz yıl 800 bin öğrencimizle gerçekleştirdik. Bakanlık olarak hedefimiz, bu taramaları ülke genelinde tüm çocuklarımızla birlikte yapmak. Bu taramaları, çocuklarımız için pedagojik açıdan çok değerli görüyorum. Böylesi kıymetli bir çalışmayı, zeka (IQ) testine indirgemek büyük bir haksızlık olur. Zira bir çocuğun kabiliyeti, merakı ve gönlünün muradının kaderi bir gün tesadüfen keşfedilmeye bırakılamaz.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Öğrenciler ekran ve sosyal medya bağımlılığından projeyle uzaklaştı

Yayınlandı

Yazar :

Kırşehir

Milli Eğitim Bakanlığınca Kırşehir’de pilot olarak uygulanan “Kırşehirli Genç Ahiler Çalışma Hayatında” adlı projeyle öğrenciler, Ahi duasıyla teslim edildikleri esnafın yanında iş deneyimi edindi.

Kırşehir Valiliğinin öncülüğünde, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Kırşehir Ticaret ve Sanayi Odası (KTSO) ile Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin (KESOB) iş birliğinde 8 Temmuz-9 Ağustos tarihlerinde uygulanan projenin sonuç raporu yayımlandı.

Farklı kurumlardan oluşturulan komisyonun hazırladığı rapora göre, Kırşehir’deki okulların 8, 9 ve 10’uncu sınıflarından 575 öğrenci, proje kapsamında Kırşehir Milli Eğitim Müdürlüğüne müracaat etti.

KTSO’ya bağlı 179 ve KESOB’a bağlı 121 işletme, toplam 506 öğrenci için talepte bulundu. Yapılan değerlendirmeler sonucunda 481 öğrenci çeşitli iş yerlerine yönlendirildi.

Mesleklerin tanınması ve öğrencilerin mesleki çalışma şartlarıyla daha erken yaşlarda tanışmasını amaçlayan projeye gönüllülük esasına göre dahil olan ve Ahi duasıyla esnafa teslim edilen öğrenciler, bir aylık sürede çeşitli kriterlere göre belirlenen uygun esnafın yanında gözlem yapabilme imkanı buldu.

Raporda, öğrencilerin elde ettiği kazanımlarla ilgili şu bilgilere yer verildi:

“Öğrencilerimizdeki ekran ve sosyal medya bağımlılığının olumsuz etkilerinin azalması sağlanmıştır. Öğrencilerimizin, kazanacakları hayat tecrübesi ile okullarında daha verimli olmalarına imkan sunulmuştur. Ahiliğin başkenti Kırşehir’de mesleki eğitimle ilgili yeni bir başlangıç noktası ortaya konulmuştur. Öğrencilerin çalışma hayatını tanımalarına fırsat sunulmuştur. Girişimcilik yönleri teşvik edilmiştir, sosyalleşmelerine katkı sunulmuştur.”

“Kırşehirli Genç Ahiler Çalışma Hayatında” projesi, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mustafa Safran’ın haziran ayında Kırşehir Valisi İbrahim Akın’ı ziyaretinin ardından imzalanan protokolle hayata geçirilmişti.

Okumaya Devam