İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

18 ülkede FETÖ/PDYden bize devredilen 219 okul var

Yayınlandı

İstanbul

Türkiye Maarif Vakfı’nın Üsküdar’daki merkez binasında basın mensuplarıyla bir araya gelen Türkiye Maarif Vakfı (TMV) Başkanı Birol Akgün ve yönetim kurulu üyeleri, vakıf faaliyetleri hakkında bilgiler paylaştı. Toplantıda, vakfın tanıtım filmi izlettirilirken, çalışmalara ilişkin sunum yapıldı.

Başkan Akgün, 2016 yılında kurulan TMV’nin Milli Eğitim Bakanlığı dışında yurt dışında örgün eğitim kurumu açma yetkisine sahip tek kurum olduğunun hatırlatırken, yurt içinde eğitim faaliyetine dahil olmadıklarını anlattı.

Vakfın vizyon, misyon ve değerlerinden bahseden Akgün, insanlığın iyiliğini amaç edinen iyi ve güzel insanlar yetiştirmeyi amaçladıklarını söyledi.

Emperyal hedeflerden uzak kucaklayıcı bir sistemle coğrafyaya ilim götürdüklerini belirten Akgün, Türk tarih ve geleneklerinde Batılılarda olduğu gibi emperyal gelenek bulunmadığına dikkati çekti.

Akgün, Maarif Okullarının nitelikli insan gücü yetiştirmeye ve okul çağına gelmiş her bir öğrencinin kolayca eğitime ulaşmasına hizmet ettiğini dile getirdi.

“Dünyaya açılırken temel hedefimiz en azından 2023 yılına gelindiğinde dünyada BM’ye üye olan 193 ülkenin yarısında eğitim öğretim alanında var olmamızı sağlamaktır.” diyen Akgün, bu çerçevede 193 ülkenin çocuklarını kendi potansiyel öğrencileri olarak gördüklerini vurguladı.

TMV’yi “Türkiye’nin dünyaya açılan eğitim penceresi” şeklinde tanımlayan Akgün, Türkiye’nin “eğitimin uluslararasılaştırılması” stratejisine hizmet ettiklerini ifade etti.

“18 ülkede FETÖ/PDY’den bize devredilen 219 okul var”

Akgün, 65 ülkede temsilciliklerin bulunduğunu, 41 ülkede vakfa bağlı 317 eğitim kurumunun mevcut olduğunu ve halihazırda 36 bin 282 öğrencinin eğitim gördüğünü kaydetti.

Şu ana kadar 100 ülke ile resmi temas sağlandığına, anlaşma sağlanan ülkelerde çalışmalara başlanıldığına vurgu yapan Akgün, “18 ülkede FETÖ/PDY’den bize devredilen 219 okul var.” değerlendirmesinde bulundu.

Akgün, FETÖ’den okulların devralındığı söz konulu ülkelerin Afganistan, Çad, Ekvator Ginesi Cumhuriyeti, Etiyopya, Fildişi Sahili, Gabon, Gine, Kamerun, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Kongo Cumhuriyeti, Mali, Moritanya, Nijer, Pakistan, Somali, Sudan, Tunus ve Venezuela olduğunu söyledi.

“FETÖ’nün 100 küsür ülkede 700 küsür eğitim birimi olduğu bilgisi var. Belgeye göre büyük çoğunluğu 350-400 civarı Batı ülkelerinde, özellikle ABD’de var. Geri kalan ülkelerde 350-400 civarında okuldan söz ediliyor.” açıklamasını yapan Akgün, 700 küsür okulun her birinin ayrı bina ya da kampüste olduğu algının yanlış olduğunu belirtti.

Akgün, şöyle devam etti:

“Bazen bir binada giriş katında ana sınıfı var, anaokulu müdürlüğü. İkinci katında ilköğretim okulu var… Diploma veren müdürlük bazlı, böyle düşünün. Bunlar tek tek (okul olarak) sayılıyor. FETÖ için de böyle bizim için de böyle. Tutarlılığı sağlamak için anlatıyorum bunu. Çünkü kafalar karışıyor. 700 ayrı bina mı var, kampüs mü var? Bu bilgiyi bizden başka yerde de bulamazsınız zaten. Bu kadar açık söylüyorum. Anaokulu müdürlüğü bir okul, ilköğretim müdürlüğü bir okul, lise müdürlüğü bir okul sayılıyor. Bazen bir okulda 3 okul sayılıyor. Dolayısıyla 700 küsür okul aslında çok büyük bir ihtimal, tabii elimizde bu rakam yok ama 300-350 civarında binadan oluşan bir yapı.”

FETÖ/PDY’ye bağlı okulların devrinde her ülkenin farklı tepki gösterdiğine işaret eden Akgün, bazılarının okulları TMV’ye devrettiğini, bazısının kendi eğitim sistemi içerisine aldığını, kimisinin de okulları tamamen kapattığını dile getirdi.

TMV, FETÖ okullarının dışında 92 okul hizmete açtı

Akgün, devralınanların dışında vakfın çeşitli ülkelerde 92 okul hizmete açtığının altını çizdi.

Akgün, bugün itibarıyla toplam sahada çalışan 5 bin 554 personelimiz var. Bunların içerisinde öğretmenler, eğitim personelleri de var. Çalışan personelimizin 414’ü Türkiye’den giden personel. Türkiye’den giden personel okullarımızda çalışan toplam personelin yüzde 7.4’ünü oluşturuyor.” dedi.

Akgün, TMV’nin eğitim faaliyetlerinde gizli ajandasının bulunmadığını vurgularken, vakfın faaliyet yürüttüğü ülkelerde 3 yılda toplam 896 milyon lira harcadığını açıkladı.

Finansal sürdürülebilirliği önemsediklerini de söyleyen Akgün, okulları 2023 yılında finansal anlamda kendi kendine yeter hale getirmeyi planladıklarını kaydetti.

Akgün, bütçenin milletin vergilerinden oluştuğunu iyi bildiklerini, bu sebeple fazladan bir kuruş harcamamak için gece gündüz çalıştıklarını sözlerine ekledi.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

MEB, Doğa Kolejine ilişkin her türlü tedbirin alındığını bildirdi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) Doğa Koleji özel öğretim kurumlarında yaşanan finansal sorunun yol açtığı sıkıntıların, ilgili kanun ve yönetmeliklerin verdiği imkan ve yetkiler dahilinde çözülmesi için gerekli her türlü tedbirin alındığı bildirildi.

Bakanlıktan, Doğa Koleji özel öğretim kurumlarına ilişkin basına ve kamuoyuna yansıyan gelişmelerle ilgili yazılı açıklama yapıldı.

Açıklamada, Doğa Koleji ile ilgili kamuoyuna yansıyan tüm gelişmelerin yakından takip edildiği belirtilerek, “Söz konusu özel öğretim kurumunun bazı kampüslerinde ‘maaş ödemelerinin yapılmadığı’ gerekçesiyle öğretmenlerin derslere girmemesi ile ilgili 4 Aralık 2019 tarihi itibariyle Bakanlığımıza ulaşan başvurular hakkında gerekli inceleme/soruşturma işlemleri hemen başlatılmıştır.” ifadelerine yer verildi.

Doğa Koleji adında 51 ilde toplam 411 özel okulun bulunduğu ifade edilen açıklamada, kamuoyuna yansıyan sorunların kurucu işletmeye ait 15 ildeki 214 okulda yaşandığı, 41 ildeki 197 okulda ise imtiyaz hakkı kullanımı yöntemiyle eğitim öğretim faaliyetlerinin düzenli şekilde sürdürüldüğü vurgulandı.

Kurum açma şartlarını kaybeden bir özel okulun Bakanlık tarafından kapatılması halinde öğrencilerin eğitim öğretim süreçlerinin aksamadan devamı için il milli eğitim müdürlüklerince gerekli tedbirlerin alındığı kaydedilen açıklamada, velilerin talepleri doğrultusunda öğrencilerin resmi veya özel okullara nakledildiği ve olası mağduriyetlerin önlendiği belirtildi.

“Eğitim öğretim sürecinin aksamaması için gerekli önlemler alınmıştır”

Açıklamada, özel okullardaki personel ve öğrenci haklarının ilgili kanunlarla korunduğunu vurgulanarak, şunlar kaydedildi:

“Özel okullarda görev yapan bir personelin ücretinin tam ve zamanında ödenmemesi veya sigorta primlerinin yatırılmaması gibi hususlar hakkında işverene uygulanacak idari yaptırımlar ilgili kanunlarda açıkça düzenlendiği gibi görev yapan personelin karşılanmayan özlük haklarını dava yoluyla ilgili okulun kurucusundan talep etme hakları da bulunmaktadır. Bir özel öğretim kurumuna devam ederken kurumdan ayrılan öğrencilere daha önce ödenen ücretlerin ne şekilde iade edileceği hususu Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin ilgili maddesinde düzenlenmiştir. Bakanlığımız, söz konusu özel öğretim kurumunda yaşanan finansal sorunun yol açtığı sıkıntıları ilgili kanun ve yönetmeliklerin verdiği imkan ve yetkiler dahilinde çözmek için gerekli her türlü tedbiri almaktadır. Eğitim öğretim sürecinin aksamaması için tüm olasılıklar göz önünde bulundurularak gerekli önlemler alınmıştır. Olası bir durumda öğrencilerimizin resmi veya özel okullara nakillerinin gerçekleştirilebilmesi için tüm planlamalar yapılmıştır.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Atalık tohumlar öğrencilerin elinde filizleniyor

Yayınlandı

Yazar :

Karabük

Karabük’te öğretmenlerinin yardımıyla bahçede kokusu ve aromasıyla dikkati çeken atalık tohumları eken öğrenciler, elde ettikleri yeni tohumları kargoyla çeşitli illerdeki okullara gönderiyor.

Şehit Şendoğan Topçu İlkokulu Sınıf Öğretmeni Halil Bulut, öğrencileriyle çeşitli ürünler ekti. Bu ürünleri gören Bulut’un bir arkadaşı, öğrencilerin kullanması için bahçe verdi. Bulut ile öğrencileri, tahsis edilen bahçeye kabak, bamya, fasulye, tere, nane, roka ve kavun gibi 15 çeşit tohum ekti.

Milli Eğitim Bakanlığı 2023 Eğitim Vizyonu kapsamında yapılan ekimlerde kullanılan ata tohumlarından yeni tohumlar elde edildi.

Hasadı öğrenciler tarafından gerçekleştirilen ürünlerin tohumları, 30 ildeki okullara gönderilmek üzere yine öğrenciler tarafından paketlendi.

Öğrencilerin her biri paketlere konulmak üzere birer de şiir yazdı.

“Tohumları ülke genelinde yaklaşık 30 okula göndereceğiz”

Sınıf öğretmeni Bulut, AA muhabirine, dört yıldır bu tür etkinlikler yaptıklarını, ekilen bütün ürünlerin atalık tohumlar olduğunu söyledi.

Bulut, atalık tohumları ekerek bu ürünlerin yok olmasının önüne geçmek istediklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Bunu öğrencilerimizle uygulamalı şekilde yaşatıyoruz. Elde ettiğimiz ürünlerin tohumlarını da paketledik. Bu tohumları ülke genelinde yaklaşık 30 okula göndereceğiz. Okullardaki öğretmen arkadaşlarımız da öğrencilerle bu tohumları uygulama bahçesine ekecekler. Ektikten sonra onlar da elde ettikleri tohumları Türkiye’nin değişik okullarına gönderecekler.”

Atalık tohumları gönderirken herhangi bir ücret almadıklarını dile getiren Bulut, işin tamamen gönüllülük esasına dayalı yapıldığını vurguladı.

Bulut, gönderdikleri okullarda gönüllü öğretmenlerin bu işi üstlendiğini ifade ederek, “Onların da uygulama bahçeleri var. Atalık tohumları bahçelerde ekecekler ve elde ettikleri tohumları başka okullara gönderecekler. Bu yolla atalık tohumlarımıza sahip çıkıyoruz. Çocuklarımıza doğal beslenmenin ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalışıyoruz.” diye konuştu.

Öğrencilerden Buğlem Ekmekci de atalık tohumları öğretmenleriyle yetiştirdiklerini ve çeşitli okullara göndereceklerini anlattı.

Okul Aile Birliği Başkanı Aynur Düz de birinci sınıftan bu yana atalık tohumları öğretmenleriyle bahçelerine ektiklerini söyledi.

Bahçede fideleri büyüttüklerini belirten Düz, “Yazın muhteşem bir sonuç aldık. Amacımız çocuklarımızın organik ürünlerle beslenmesine destek olabilmektir. Hedefimiz Türkiye’deki bütün çocukların GDO’lu değil de atalık tohumlarla beslenmesini sağlamaktır. Bu nedenle 30 ilimize bu tohumları ücretsiz gönderiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Öğretmen ve öğrencilere su okuryazarlığı eğitimi

Yayınlandı

Yazar :

Rize

Rize’de Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi tarafından yürütülen “ProjectWET Etkinlikleriyle Öğretmenlere Su Okuryazarlığı Eğitimi” projesi ile öğretmen ve eğitim fakültesi öğrencilerinin su kullanımı ve sorunlarına yönelik farkındalığının artırılması hedefleniyor.

Proje Sorumlusu Doktor Öğretim Üyesi Nazihan Ursavaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, su okuryazarlığının, bireylerin su ile ilgili bilgileri disiplinler arası bir yaklaşımla benimseyip, günlük yaşantıda su ile ilgili karşılaşılan problemlere çözüm üretmede kullanılan bir kavram olduğunu söyledi.

Yeni bir kavram olan su okuryazarlığının, çevre okuryazarlığı kavramı altında tanımlandığını belirten Ursavaş, “Su, başlı başına her bilim alanına hitap eden, canlıların temel yaşam kaynağıdır. Artan nüfus ve çevre kirliliği nedeniyle sularımızın tehlike altında olduğunu biliyoruz. Artan nüfusla birlikte kişi başına düşen su miktarı giderek azalıyor ve biz suyu kirleterek bu olumsuz etkiyi hızlandırıyoruz.” dedi.

Ursavaş, bu nedenle yetişen neslin suyun neden hayat için bu kadar önemli olduğunu bilinmesi amacıyla yaklaşık 4 yıl önce su kullanımı ve sorunlarına yönelik farkındalığı artırmak için çalışma başlattıklarını aktardı.

Çalışma kapsamında ilk etapta, üniversitenin Çayeli Kampüsü’ndeki Eğitim Fakültesinde öğretmen adayı 24 öğrenciyi eğittiklerini ifade eden Ursavaş, ardından bu bilgilerin daha fazla kitleye ulaşması için öğretmenleri bilgilendirmeye karar verdiklerini vurguladı.

Ursavaş, bu fikirden yola çıkarak hazırladıkları ve TÜBİTAK’ın da “4005 Bilim ve Toplum Yenilikçi Eğitim Uygulamaları Destekleme Programı” kapsamında desteklediği “ProjectWET Etkinlikleriyle Öğretmenlere Su Okuryazarlığı Eğitimi” projesini hayata geçirdiklerini dile getirdi.

Proje çerçevesinde iki yıl içinde Türkiye’nin çeşitli illerinde görev yapan 52 fen ve biyoloji öğretmenine 7 konuyu temel alan bir haftalık eğitimler verdiklerine işaret eden Ursavaş, onların da burada edindikleri bilgileri okullarındaki öğrencilere aktardıklarının altını çizdi.

Projeye ilk yıl katılan 24 öğretmen ile 2 bin öğrenciye ulaşıldı

Suyun her canlının yaşam kaynağı olduğunu vurgulayan Ursavaş, şöyle devam etti: 

“Suyu en iyi şekilde kullanacak, tasarrufunu bilecek nesiller yetiştirmeyi amaçlıyoruz. Projenin ilk yılında eğittiğimiz 24 öğretmen ile 2 bin öğrenciye ulaştık. İkinci yılda veriler tam olarak ulaşmasa da bu sayının çok arttığını biliyoruz. Su okur yazarlığı eğitimi ile suyu daha bilinçli kullanan nesiller yetiştirmeyi hedefliyoruz. Gelecek yıl için en az 60 öğretmen adayının eğitimi için gerekli planlamamızı yaptık. Bunlar sahaya çıktığında pek çok öğrenciye ışık olacaklar.”

Ursavaş, Dr. Ayşe Aytar ile Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğrencilerine su okuryazarlığı eğitimlerini vermeyi sürdürdüklerini sözlerine ekledi.

Okumaya Devam