İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

156 yıllık şefkat yuvası: Darüşşafaka

Yayınlandı

İstanbul

Türkiye’nin eğitim alanındaki ilk sivil toplum kuruluşu olan Darüşşafaka, fırsat eşitliği yaratarak, hayata dezavantajlı başlayan çocuklara 156 yıldır dünya standardında eğitim veriyor.

Türkiye’nin en köklü eğitim kurumlarından biri olan Darüşşafaka’da Türkiye’nin 76 ilinden anne veya babasını kaybetmiş 934 çocuk eğitim görüyor.

//www.aa.com.tr/tr/info/infografik/15740″ target=”_blank” title=”https://www.aa.com.tr/tr/info/infografik/15740″>

Fırsat eşitliği ile 10 yaşında Darüşşafakalı olan çocuklar, kaliteli bir eğitim aldıkları okuldan iyi derecede 2 yabancı dille mezun olup, istedikleri üniversiteyi kazanabiliyor.

Yönetim Kurulu Başkanı M. Tayfun Öktem, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Darüşşafaka’nın tarihçesi, misyonu, eğitim faaliyetleri hakkında kurumun 1863’te eğitimde fırsat eşitliğini kaygı edinmiş Yusuf Ziya Paşa’nın öncülüğünde 5 Osmanlı aydınının girişimiyle kurulduğunu söyledi.

Cemiyeti kuran aydınların, çocukların eğitimi ve geleceğini düşünerek harekete geçtiğini, öncelikle Kapalıçarşı’daki çırakların eğitimiyle işe başlanıldığını ifade eden Öktem, “O beş Osmanlı aydınının attığı tohum ve padişahın da desteğiyle ciddi bir kurum oluşuyor. Yaklaşık 160 yıldır da eğitimde fırsat eşitliği misyonunu savaşlara ve zor zamanlara rağmen başarıyla sürdürüyor.” dedi.

Darüşşafaka’nın halkın desteği ile bugünlere geldiğini vurgulayan Öktem, devletin dışında karşılıksız eğitim veren tek kurum olduklarını dile getirdi.

76 şehirden 934 öğrenci eğitim görüyor

Öktem, Darüşşafaka’nın annesi ya da babası hayatta olmayan, yetenekli, ekonomik durumu iyi olmayan ilkokulu bitirmiş çocukları bünyesine alarak tam burslu ve yatılı olarak, üst düzey bir eğitimle üniversiteye hazırladıklarını anlattı.

Bu yıl toplam 76 şehirden 934 öğrencilerinin bulunduğu bilgisini paylaşan Öktem, Türkiye’de Darüşşafaka’nın kriterlerine uyan, yani anne veya babası hayatta olmayan 4. sınıf çağında 10-15 bin arasında çocuğun bulunduğunu bildirdi.

Öktem, bu çocuklara fırsat eşitliği sağlamak için her yıl mayıs ayında bazı büyük şehirlerde sınavlar yaptıklarına dikkati çekti. Amaçlarının şartları taşıyan tüm çocuklara ulaşarak bu imkanlardan yararlanmaları olduğunu belirten Öktem, sınavların yapıldığı büyük şehirlere gelemeyen çocuklara ve velilerine merkezlere ulaşım hizmeti de sağladıklarını da kaydetti.

Okulda verilen eğitimin kalitesinin üst seviyelerde olduğuna işaret eden Öktem, şöyle konuştu:

“Darüşşafaka, hayata dezavantajlı başlayan çocukları alarak onlara dünya standardında kolej eğitimi veriyor. Öğrencilerimiz iyi derecede İngilizce’nin yanı sıra mezun olduklarında ayrıca bir yabancı dil daha öğrenmiş oluyor. Okulumuzda teknolojik tüm gereçler kullanılıyor. Öğrencilerimiz tabletle eğitim alıyor. Tam yatılı olduğumuz için çocuklara eğitimin yanı sıra velilik de yapıyoruz. Çok iyi eğitimin yanı sıra öğrencilerimiz en az bir müzik aleti çalmasını öğreniyor. En az bir spor branşında aktif olarak yer alıyorlar. Öğrencilerimizin akademik, sosyal ve ruhsal gelişimi için her türlü imkanı sağlıyoruz. On gün önce aramıza katılan öğrencimizin geldiği günle bugün arasında dünyalar kadar fark var. Buradan mezun olduklarında da özgüveni yerinde hukuk, tıp, mühendislik ya da okumak istediği herhangi bir bölüme gidebilecek kadar donanımlı oluyorlar.”

Kurumun sadece maddi ve fiziksel imkanlarıyla ön plana çıkmadığını belirten Öktem, “Darüşşafaka’nın kelime anlamı şefkat yuvası. Burada yetişmiş bir insan olarak yuvamızın en önemli özelliğinin şefkat olduğunu söyleyebilirim. Yatakhane annelerimiz, ders dışı belletmenlerimiz var. Öğretmenlerimiz özel formasyonludur. Beş öğrenciye düşen bir öğretmen ortalamasıyla dünya standartlarının üstündeyiz. Gerektiğinde rehberlik desteği de verip hep pozitif bir ortamda yetişmelerini sağlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Aylık 15 lira veren bireysel bağışçımız da çok değerli”

Darüşşafaka’nın 156 yıllık geçmişiyle kamu ve özel sektörde değişik alanlarda çok sayıda önemli insanın yetişmesine katkıda bulunduğunu belirten Öktem, mezunları arasında çok sayıda başarılı akademisyen, iş insanı, bürokrat, sanatçı bulunduğunu aktardı.

Aynı zamanda Darüşşafaka mezunu olup yine kurumda öğretmenlik yapanların da bulunduğunu vurgulayan Öktem, “Bizim gururumuz, milletten aldığımızı yine millete veren ve bu anlamda karşılıklı güzelliği geliştiren, vefalı, milletine-devletine saygılı, ailesine ilgili lider bireyler yetiştirmek.” dedi.

Darüşşafaka’nın kurulduğu günden bu yana savaşlar ve tüm zorlu dönemlere karşın halkın desteği ile ayakta durduğunu vurgulayan Öktem, bireysel ve kurumsal bağışçıların sayesinde öğrencilere kaliteli bir eğitim verebildiklerini kaydetti.

Düzenli bağışın kendileri için önemli olduğunu söyleyen Öktem, şöyle devam etti:

“Çok yaygın bir bireysel bağışçımız var ve bunu büyütmeye çalışıyoruz. Aylık 15 lira veren bireysel bağışçımız da bizim için çok değerli. Diğer taraftan tereke bağışı dediğimiz ciddi mal varlığı, vasiyet bağışlarımız var. Ayrıca kurumsal bağışlarımız çok önemli yer tutuyor. Türkiye İş Bankası’nın ’81 ilden 81 öğrenci’ projesi var. Bizim bugün 927 öğrencimiz var ve bunun 599’u bu programla destekleniyor. Bunun gibi minnettar olduğumuz çok sayıda kişi ve kurum var.”

“Selvi Boylu Al Yazmalım”ın telif geliri Darüşşafaka’da

Kurumun yıllar boyu oluşturduğu güven ve itibarın karşılık bulduğunu ve bunun da bağışlara yansıdığını anlatan Öktem, birey ve işletmelerin ayni ve nakdi yardımlar dışında sanat ailesinin de kendilerine bağışta bulunduğunu belirtti.

Sanatçıların eserlerini kendilerinin ya da ailelerinin emanetin etmelerini çok değerli bulduklarını ifade eden Öktem, şunları söyledi:

“Bunun en güzel örneklerinden birisi Sait Faik Abasıyanık’tır. Annesi Makbule hanım tarafından yazarın isteği üzerine kitaplarının telif hakları ve bazı mal varlıkları Darüşşafaka’ya bağışlandı. 1964’ten beri Sait Faik Hikaye Armağanı da cemiyetimiz tarafından düzenleniyor. Ayrıca Burgazada’daki müzesi de Darüşşafaka tarafından ücretsiz olarak hizmet veriyor. Geçtiğimiz günlerde de Ali Özgentürk, yayınlanmış ve yayınlanmamış film, kitap, senaryo gibi 100’e yakın eserinin haklarını Darüşşafaka’ya bağışladı. İçlerinde Selvi Boylum Al Yazmalım, At gibi kült olmuş filmlerin senaryoları da yer alıyor. Maddi değerinden çok bize verilen güven ve sorumluluk daha çok mutlu ediyor.”

Öktem, Darüşşafaka’nın bağışçıları için ikinci baharlarında kalabilecekleri beş yıldızlı otel konforunda rezidanslar kurarak onlara ev sahipliği yaptıklarını da kaydetti.

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

Özel okuldaki öğretmenlerin maaşlarının ödenmemesine veliler tepki gösterdi

Yayınlandı

Yazar :

İstanbul

Sabah saatlerinde özel okulun Ataşehir‘deki genel müdürlük binası önünde toplanan veliler adına konuşan Nurcan Tanır, okulun ekonomik sıkıntıları ve satışıyla ilgili aylardır süren belirsizliğin devam ettiğini söyledi. 

Tanır, öğretmenlerin maaşlarının ödenmediğini belirterek, Milli Eğitim Bakanlığının gerekli tedbirleri almasını istediklerini ifade etti.

Kurum yönetimiyle görüştüklerini ancak ucu açık belirsiz açıklamalarla veli, öğretmen ve çalışanların oyalandığını düşündüklerini ifade eden Tanır, şöyle devam etti:

“Öğretmenlerimiz, mesleklerine duydukları saygı ve öğrencilerini mağdur etmemek adına, büyük bir özveriyle bugüne kadar yaşadıkları sıkıntılara katlanmışlardır. Ancak artık ne biz velilerin ne de öğretmenlerimizin dayanacak gücü kalmamıştır. Sesimizin duyulması ve bu ülkenin umudu binlerce gencin aileleriyle beraber mağdur olmaması için, ilgili tüm kurum ve kuruluşun bir an önce harekete geçmesini bekliyoruz.”

Basın açıklamasının ardından okul yönetimiyle görüşmek isteyen velilere olumlu cevap verilmemesi üzerine, bazı kişiler turnikelerden atlayıp genel müdürlük binasına girdi. Ardından aralarında avukatların da yer aldığı bazı velilerden temsilci grubu oluşturuldu.

Temsilci grubu ile okul yönetimi bir süre görüştü.

Bu arada okul yönetimince basın mensuplarına yazılı bir açıklama dağıtıldı. Açıklamada, “Kurumumuzun devriyle ilgili bir dizi görüşmelerde sona gelinmiştir. Kısa süre içinde bu görüşmelere ilişkin resmi açıklamamız olacaktır.” ifadeleri yer aldı.

Açıklamanın ardından bir süre genel müdürlük binası önünde bekleyen veliler, daha sonra dağıldı.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Üniversiteliler eğitim robotuyla öğrencilere kodlama öğretecek

Yayınlandı

Yazar :

Bursa

Bir firma tarafından üniversiteye kazandırılan ve eğitim robotu olarak bilinen platform üzerinde öğrenciler, algoritmalar yazarak ve yazılımlar geliştirerek cisim takibi, görüntü işleme, belirtilmiş işaretleyicilerin otonom izlenmesi ve isteğe göre ateş edilmesi, otonom insan takibi, işaretleyiciler üzerinde yazan sayıların sırasıyla robot tarafından tanımlanıp ateş edilmesi gibi eğitimleri gerçekleştirebilecek.

BTÜ Rektörü Prof. Dr. Arif Karademir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üniversitenin Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından robotlar ve akıllı sistemler konusunda uzmanlaşması istenen kurumlardan biri olduğunu, bu nedenle altyapılarını güçlü hale getirdiklerini söyledi.

Sektördeki gerçek ortamı üniversiteye taşımaya gayret ettiklerini belirten Karademir, şöyle devam etti:

“Dünyada ilk defa eğitim amaçlı uygulama gerçekleştirilen robotu, laboratuvarımıza katmak ve öğrencilerimize sunmak zorunluluğunu hissettik. Buna biraz sosyal sorumluluk projesi, biraz da bilimsel sorumluluk projesi olarak bakıyoruz. Bu robotla çocuklarımız kodlama eğitimini kendileri yapacaklar, kendi rotalarına ve senaryolarına göre onları dizayn edecekler. Bu birazcık severek öğrenme mottosunda olan bir çalışma. Bilgisayar ve bilgi teknolojileri son derece hızlı olarak gelişiyor. Biz bunun gerisinde kalamayız. Bence değişimi yönetmemiz gerekiyor. Bütün eğitim verdiğimiz alanlarda bize gelme potansiyeli olan genç kardeşlerimizin eğitimlerine ve projelerine destek sunuyoruz. Bu gençlere aktardığımız bir enerji ve ruh ileride ülkemizin gelişimine katkı sunacak enerjiye dönüşebilir.”

Karademir, BTÜ’nün en önemli vizyon projesinin “Uzun Dönem Sektörel Proje Tabanlı Eğitim Programı” olduğunu aktardı.

Programda, son sınıf öğrencilerinin eylül ayında sektör temsilcilerine gittiği bilgisini veren Karademir, “Haftada iki üç gün değil tam zamanlı çalışıyorlar. İşe girme oranları da çok yüksek. Gençlerimizin tercih ettiği okullarla ilgili sağlıklı bir bilinçlenmeye ulaşması lazım.” dedi.

“Teoride gördüklerini uygulamaya dökebilme fırsatı bulacak”

Mekatronik Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Nurettin Gökhan Adar da lisans seviyesindeki öğrencilerle robot ve teknolojileri üzerine çalışmalar yaptıklarını, ekipler kurduklarını ve TEKNOFEST’e katıldıklarını dile getirdi.

Amaçlarının, öğrencilerin teorikte gördükleri bilgileri pratikte de uygulamaları olduğunu söyleyen Adar, “Öğrencilerimizin robotik platformlar geliştirerek üzerinde çalışmalar gerçekleştirmelerini amaçlıyoruz. Robotu hazır bir platform olarak satın aldık. Platform üzerinde amacımız, öğrencilerin algoritma geliştirerek görevleri yerine getirmesi. Öğrenciler bu platformla teorikte gördüklerini uygulamaya dökebilme fırsatı bulacak. Bu amaç için bir ekip kurduk, o ekip bununla ilgili çalışmalar gerçekleştiriyor.” ifadelerini kullandı.

Öğrencilerinin Türkiye’nin birçok teknik ihtiyacına cevap verecek kişiler olarak yetişmelerini istediklerine değinen Adar, katma değeri yüksek robot teknolojileri geliştirme amacında olduklarını sözlerine ekledi.

Kodlama ile sosyal sorumluluk

Mekatronik Mühendisliği öğrencisi Aybüke Bakkaloğlu, robotun 46 programlanabilir parçası, 6 sanal zeka modülü olduğunu, bunların eğlenceli bir şekilde kodlama imkanı sağladığını anlattı.

Bakkaloğlu, kodlama eğitimleri de vererek sosyal sorumluluk etkinliği yapacaklarını belirterek, “Belli dönemlerde okullara gidilerek ortaokullar için scratch, liseler için pythona da geçilebilir. Bunlar üzerinden eğitim verilerek çocuklara kodlamanın nasıl zevkli hale getirileceğini bu robot sayesinde göstermeyi hedefliyoruz.” diye konuştu.

Metalurji ve Malzeme Mühendisliği öğrencisi Muhammed Ataman, robotun görüntü işleme gibi diğer başka yazılım türlerini barındırdığı bilgisini verdi.

Yazdıkları kodlarla farklı kodlamaları robot üzerinde öğretebildiklerini ifade eden Ataman, robotik kodlama ve algoritma yazma gibi dersleri robot üzerinde rahatlıkla vereceklerini aktardı.

Ataman, üniversitenin kendilerine iyi bir eğitim verdiğini ve bu sayede robot teknolojisi alanında en üst düzeye çıkmak istediklerini ifade etti.

Eğitim robotunu ithal eden firmanın yetkilisi Serkan Yiğit ise bunun, sosyal sorumluluk anlamında Türkiye’de ilk kez Bursa’da bulunmasının kendileri için önemli olduğunu dile getirdi.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

MEBin vizyon hedefleri 2020de hız kazanacak

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) örgün, yaygın eğitim ve öğretim hizmetleri için bütçesi 177 milyar 605 milyon 504 bin lira olarak belirlendi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda 2020 bütçesi üzerindeki görüşmeler tamamlandı. Komisyonda yapılan sunumlarla Bakanlıkların 2019 yılı çalışmaları ve 2020 hedefleri ayrıntılı olarak kamuoyuna açıklandı. Bütçe üzerinde TBMM Genel Kurulundaki görüşmeler 9 Aralık’ta başlayacak.

Milli Eğitim Bakanlığı, 2023 Eğitim Vizyonu kapsamında 2019 yılında pek çok çalışmayı hayata geçirdi. Bu kapsamda, 69 ayını dolduran çocukların ilkokula kaydedilmesine ilişkin düzenleme hayata geçirilerek çocuğun okula erken başlama veya kaydın ertelenmesine de imkan sağlandı.

Bakanlık ayrıca, çalışma takvimine 2 ara tatil ekledi. Öğrencilerin öğrenme motivasyonlarını kaybedecek kadar okuldan uzaklaşmamaları için yaz tatili süresi iki hafta kısaltıldı. Eğitimin bir parçası olarak görülen teneffüs süreleri tekli eğitim yapılan okullarda en az 15 dakika, ikili eğitim yapılan okullarda ise en az 10 dakika olarak belirlendi. Çocukların teneffüs ihtiyaçları ve dersleri dikkatle dinleme süreleri de göz önünde bulundurularak ortaokullarda uygulanan blok ders uygulaması yürürlükten kaldırıldı.

//www.aa.com.tr/tr/info/infografik/16405″ target=”_blank”>

Çeşitli nedenlerle okuma, yazma ve matematik dersinde temel becerilerde desteğe ihtiyacı olan öğrenciler için 2018-2019 eğitim ve öğretim yılında İlkokullarda Yetiştirme Programı (İYEP) 81 il düzeyinde 3. ve 4. sınıflara uygulandı. 2019-2020 eğitim ve öğretim yılında 3. sınıf düzeyindeki öğrencilere yönelik Türkçe, matematik dersleri ve psikososyal destek çalışmaları devam edecek.

Tasarım-beceri atölyeleri ve öğretmen odalarının iç mekan tasarımları tamamlandı. Okullarda 3 bin dolayında tasarım-beceri atölyesi açıldı.

Öğretmenlere özel olarak, kişisel ve mesleki gelişimlerine katkı sağlayacak uzaktan eğitimler ve yenilikçi içerikler sunuldu.

MEB’in 2019 yılı içinde yürüttüğü en önemli çalışmalardan birini, öğretmen ve okul yöneticilerinin atanmaları, çalışma şartları, görevde yükselmeleri, özlük hakları gibi konuları içeren Öğretmenlik Meslek Kanunu’na ilişkin hazırlık çalışmaları oluşturuyor.

Bakanlık, 2023 Eğitim Vizyonu çerçevesinde veriye dayalı yönetim anlayışını benimseyerek bu anlayıştan hareketle mekansal verinin toplanması ve yönetimi noktasında Milli Eğitim Bakanlığı Coğrafi Bilgi Sistemi’ni (MEBCBS) hayata geçirdi.

Ülke genelindeki 762 okul ile İller İdaresi Genel Müdürlüğünce belirlenen bin okulda “Güvenli Okul Projesi” uygulamalarına başlandı. Proje kapsamında 2019 yılı itibarıyla 752 okul, Emniyet Genel Müdürlüğü Kent Güvenliği Yönetim Sistemi’ne (KGYS) entegre edildi.

Bugüne kadar yarım milyona yakın etkileşimli tahtanın okullara kurulumunu tamamlayan MEB tarafından 15 binden fazla okulda, okul içi ağ altyapısı tesis edilerek bir milyonun üzerinde ağ ucu kurulumu yapıldı.

Dijital eğitim platformu Eğitim Bilişim Ağı (EBA), gelişen teknolojiyle uyumlu şekilde ve 2023 Eğitim Vizyonu hedefleri doğrultusunda tamamen yenilendi.

EBA platformu bu yıl, devlet okullarının yanı sıra özel okulların da kullanımına açıldı. Üniversitede öğrenim görmeye devam eden öğretmen adaylarına ve eğitim fakültesi akademisyenlerine EBA’yı kullanma ve içerik geliştirme imkanı sağlandı.

2018-2019 eğitim ve öğretim yılında toplam 1 milyon 324 bin 960 öğrenci taşıma hizmetlerinden faydalandı ve 2 milyar 847 milyon 104 bin lira ödeme yapıldı. 

2020’de yapılacaklar 

2023 Eğitim Vizyonu ve 11. Kalkınma Planı kapsamında öğretim programlarının esnek, modüler ve uygulamalı yapıya kavuşturulması hedefleniyor. Bakanlık, bu hedef doğrultusunda, temel becerilere ilişkin zorunlu derslerin korunması şartıyla zorunlu ders saati ve çeşitlerinin azaltılması, çizelgelerinin yeniden yapılandırılması, özel eğitim ihtiyacı olan bireylere yönelik müfredatların geliştirilmesi, hayat boyu öğrenme programlarının çeşitliliği ve niteliğinin artırılması çalışmalarına 2020 yılında da devam edecek.

Türkçenin korunması ve geliştirilmesinin temel eğitimin omurgası olarak ele alındığı “Türkçe Söz Varlığı Projesi” sürdürülecek.

Enerji tasarrufu sağlanabilmesi ve eğitim yapılarının kendi enerjisini üretebilmesi amacıyla yapılacak çalışmalar kapsamında daha önce yapılanlara ilave olarak 2020 yılında 32 derslikli bir okul enerji verimliliği esas alınarak tasarlanacak.

2020 şubat ayında pilotlaması yapılarak öğretmen ve okul yöneticilerinin mesleki gelişim etkinliklerinin geliştirilmesi için 81 ilde ve tüm ilçelerde öğretmen destek noktaları kuracak.

Yabancı dil öğretmenleri için “Yabancı Dil Mesleki Gelişim Programı” geliştiren Bakanlık, pilotlamasını tamamlayarak çalışmayı 2020’den itibaren ülke geneline yaygınlaştırılacak.

MEB tarafından, 2020’da tarihi eğitim yapılarına ilişkin örnek rölöve çalışmaları yapılacak.

Bakanlık, imkanlar seviyesinde tasarım beceri atölyelerinin açılışını ve yeni tasarımlı öğretmen odalarının inşaatını 2020 yılında da sürdürecek. Bu kapsamda, 2020 yılında tüm ilçelerde toplam 10 bin tasarım-beceri atölyesi kurulması planlanıyor.

Bu atölyeler ile öğretmen odalarının yanında derslik, yatakhane, kütüphane, yemekhane, beden eğitimi salonu, çok amaçlı salon gibi eğitim yapılarına ait diğer alanların da iç mekan tasarımları geliştirilecek.

2019-2020 eğitim ve öğretim yılında toplam 1 milyon 209 bin 621 öğrenci taşıma hizmetlerinden faydalanacak. Bakanlık bütçesi ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu’ndan taşıma ve öğle yemeği hizmetleri için toplam 4 milyar 514 milyon lira kaynak ayrıldı.

Ocak ayı itibarıyla ön lisans ve lisans öğrencilerinin burs ve öğrenim kredi ödemeleri yüzde 10 artışla 500 liradan 550 liraya çıkarılacak. Lisansüstü eğitimde ise yüksek lisans öğrencileri için 1100 lira, doktora öğrencileri için de 1650 lira öğrenim kredisi ödemesi yapılacak.

Ortaöğretim öğrencilerine ücretsiz ders kitabı dağıtılması amacıyla 2020 yılı Bakanlık bütçesine 511 milyon lira, ilköğretim öğrencilerine ücretsiz olarak dağıtılacak ders kitapları için de Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu’ndan 2020 yılında kullanılmak üzere 823 milyon lira kaynak tahsisi öngörüldü.

“Patent, Faydalı Model ve Tasarım” yılı

Bakanlık, mesleki eğitim programlarının güncellenmesi, mesleki eğitim verilen tüm alanlarda sektörle iş birliklerinin, “eğitim-istihdam-üretim” ilişkisinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını 2020’de de devam ettirecek.

Patent, faydalı model ve tasarım konusunda tüm mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarının girişimlerini destekleyen Bakanlık, bu kapsamda 2019-2020 eğitim öğretim yılının temasını “Patent, Faydalı Model ve Tasarım” olarak belirledi.

Yaygın eğitim kurslarıyla 2019’da 4 milyondan fazla vatandaşa ulaşan Bakanlık, yeni dönemde dijital, finans, sağlık, ekoloji ve sosyal medya gibi 21. yüzyıl becerileri arasında yer alan okuryazarlıklara ilişkin farkındalık ve beceri eğitimleri düzenleyecek.

FATİH Projesi kapsamında 432 bin 288 adet etkileşimli tahtanın okullara kurulumu yapılırken, yıl sonuna kadar yaklaşık 700 okul için 11 bin adet etkileşimli tahtanın kurulumu tamamlanacak.

Engelli öğrencilerin eğitimi için 3 milyar liranın üzerinde kaynak ayrıldı

Bakanlıkça özel eğitim ihtiyacı bulunan çocukların eğitim ve rehabilitasyonuna ilişkin faaliyetlerin devamlılığının sağlanması amacıyla 2020 yılı bütçesinde 3 milyar 680 milyon lira kaynak tahsis edildi.

Özel yetenekli öğrencilerin eğitim aldığı bilim ve sanat merkezlerinde (BİLSEM) eylül ayı itibarıyla 63 bin 95 öğrenciye eğitim veren Bakanlık, Türkiye’nin tüm yerleşim birimlerinde bulunan özel yetenekli öğrencilerin özgün tanılama araçları ile tespit edilmesi ve gelişim süreçlerinin desteklenerek izlenmesine yönelik çalışmaları sürdürecek.

“e-Portfolyo” uygulamasıyla öğrencilerin erken çocukluktan lise mezuniyetine kadar eğitim yaşamları boyunca farklı alanlarda yaptıkları çalışmalar ışığında ilgi ve meraklarının izlenebilmesine ve bu çerçevede gelecek tercihlerinin sağlıklı bir şekilde biçimlenmesine imkan tanınacak.

Bakanlık, OECD tarafından yürütülen Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı’na (PISA) ilişkin örneklemde yer alacak okulların belirlenmesinin ardından 2020 yılı nisan ayı içerisinde PISA 2021 döngüsünün pilot uygulamasını yapacak.

ÖSYM’nin sınavlarına katılan aday sayısı 2020’de 11 milyona ulaşacak

ÖSYM tarafından 2019’da yaklaşık 7 milyon 750 bin adayın katıldığı, 10’u elektronik sınav olmak üzere 42 sınav düzenlenirken, yıl sonu itibarıyla sınavlara katılan aday sayısının 8 milyon 100 bine çıkması bekleniyor.

ÖSYM’nin 2020 yılında ise yaklaşık 11 milyon aday için sınav gerçekleştireceği öngörülüyor.

Okumaya Devam