İletişim : info@mebhaberim.com

Eğitim-Öğretim

1200 rehber öğretmenimize çok özel bir eğitim verdik

Yayınlandı

İstanbul

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Aksaray’da otizmli çocukların eğitim gördükleri okulda “yuhalandığı” iddiasına ilişkin, Türkiye’nin genel durumuna bakarak nerede, neye ihtiyaç olduğu, ne tür eğitim çalışmalarının yaygınlaştırılması gerektiği konusunda çalıştıklarını belirterek, “1200 kadar rehber öğretmenimize bu konuda geçtiğimiz aylarda çok özel bir eğitim verdik. Onlar da kendi bulundukları illerde diğer öğretmenlerin eğitimiyle ilgili çalışmaya devam ediyorlar.” dedi.

Bakan Selçuk, Habertürk televizyonunda Oylum Talu’nun Burası Haftasonu programında, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Aksaray’da otizmli çocukların eğitim gördükleri okulda “yuhalandığı” iddiasına ilişkin Selçuk, bunun tekil bir olay gibi görülmesinin doğru olmayacağını ifade ederek, bu olayın bakış açısı, kültür ögesi, çocuklara nasıl yaklaşıldığının göstergesi olarak bütünsel bir anlam taşıdığını söyledi.

Bu olayın farkındalık için fırsat olduğunu belirten Selçuk, bu problemin üstünü örtmek değil, var olan problemin çapını, derinliğini ölçmeye çalıştıklarını, alınması gereken tedbirler, verilmesi gereken eğitimler, devam edilmesi gereken projelerin üzerinde hassasiyetle durduklarını anlattı.

Selçuk, bu konularla ilgili uzmanlarla yoğun çalışmalar sürerken böyle bir olayın gündeme geldiğini anlatarak, şöyle devam etti:

“Bu konuda Türkiye’nin genel durumuna bakıp, sadece Aksaray üzerinde değil, nerede, neye ihtiyacımız var, insan kıymetleri anlamında neler yapmamız gerekiyor, ne tür eğitim çalışmalarını yaygınlaştırmamız gerekiyor? 1200 kadar rehber öğretmenimize bu konuda geçtiğimiz aylarda çok özel bir eğitim verdik. Onları formatör olarak yetiştirdik. Onlar da kendi bulundukları illerde diğer öğretmenlerin eğitimiyle ilgili çalışmaya devam ediyorlar. Özet olarak; öğretmen eğitimine yatırım yapmak, veli eğitimine yatırım yapmak, farkındalığı geliştirmek, bunun için altyapı çalışmalarını yürütmek. Bu sıralarda 6 milyon avro civarındaki bir projenin de sadece bu konunun daha zenginleştirilmiş materyaller ve insan kaynağı anlamında daha fazla desteğin sağlanması hususunda geliştirme çalışması başladı, devam ediyor.”

“Okul başarısı, hayat başarısının çok küçük bir kısmı”

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 2023 hedeflerine de değinerek, çocukların tecrübeye dayalı, deneyerek ve yaparak öğrenmelerini sağlayacak bir sistem oluşturmaya çalıştıklarını söyledi.

Eğitim sisteminin insan yetiştirmekten ziyade sınava adam hazırlamaya dönüşen bir sistem olmaması için çalıştıklarını, bunun zaman ve finansman olarak süre gerektirdiğini vurgulayan Selçuk, bu süreçte çocukların sosyal ve duygusal becerilerini de yükseltmeye çalıştıklarını anlattı.

Okul başarısının, hayat başarısının çok küçük bir kısmını oluşturduğuna işaret eden Selçuk, şu anda akademik gelişime bakıldığını, sosyal ve duygusal gelişimin de önemli olduğunu kaydetti.

Atanamayan öğretmenler

Ziya Selçuk, atanamayan öğretmenlere ilişkin, birçok fakülteden milyonlarca üniversite mezunu gencin geleceğini kurmaya çalışırken öğretmenliğe yoğunlaşmalarının insani bir durum olduğunu belirterek, bakanlığın da belli sayıda öğretmen ihtiyacı olduğunu aktardı.

Bu sayının da mümkün olduğunca yüksek tutulmaya çalışıldığını dile getiren Selçuk, şöyle konuştu:

“Ama sandıkları kadar bir tek benim imzamla olmuyor. Bu bir kabine meselesi, maliyet meselesi, çalışma bakanlığıyla ilgili bir konu ve hükümet meselesi. Bizim bu konudaki beklentimiz olabildiğinde yüksek kapasitede bir sayıda atama imkanı oluşturabilmek. Bunun için de Hazine ve Maliye Bakanlığı ve diğer bakanlıklarla görüşüyoruz. Aslında rakamlarla ilgili son aşamaya da geldik. Çalışmalar bitmek üzere bürokrat düzeyinde. Bu olduğunda zaten açıklayacağız. Bizim şu anda emekli olan öğretmenlerimiz var. Çok az branşta ihtiyacımız var aslında. Sistem doymuş vaziyette. Bu yüzden eğitim fakültesinden mezun olanlarla ilgili tedbirleri YÖK‘le beraber almaya çalışıyoruz. Eğitim fakültesi kontenjanlarını yüzde 10 daralttık. Seneye tekrar daraltıp, bu ihtiyaca göre mezun sayısının denetlenmesi yönündeki çalışmalar yapıyoruz.”

Ara tatiller

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, bakanlığın tüm ilköğretim kurumları için hazırladığı okul zili ve çocuk şarkısına da değinerek, bununla bir kültür atmosferi oluşturmaya çalıştıklarını belirtti.

Selçuk, “Küçük şeyler bunlar ama bunun binlercesi küçük ayrıntılarla hayatı güzelleştirmek anlamına geliyor.” diyerek, bakanlığın hazırladığı “Benim Oyun Sandığım” projesini anlattı.

Okul öncesi eğitimin çok önemli olduğuna işaret eden Selçuk, “Benim alanım gereği çocuklardaki hiperaktif davranışların, otizmin belli göstergeleri vesaire… Bunu birçok nörolog arkadaşımla da konuştuk, değerlendirdik, 0-3 yaş arası çocukların asla cep telefonu ve televizyon görmemesi gerekiyor. Bu olursa emin olun Türkiye’deki bu tür bozuklukların oranı çok artacak. Yani bunu bir kampanyaya dönüştürüp, bütün velilerimizin farkındalığını artırmak zorundayız.” diye konuştu.

Bakan Selçuk, ara tatillere ilişkin soruya da ölçme değerlendirmede, mesleki ve öğretmen eğitiminde çok büyük uluslararası standartlarda projeler yaptıklarını dile getirdi.

Uzun yaz tatilinin değiştirilmesi ve ara tatillerin artmasının sebeplerini de anlatan Selçuk, uzun yaz tatilinde öğrencilerin unutma oranının arttığını, “yaz unutması” denilen kavramın literatürde bulunduğunu ifade etti.

Bakan Ziya Selçuk, artık tarım toplumu olunmadığını, bu nedenle uzun yaz tatillerine gerek kalmadığını, dünyada da bunun 40-50 yıl önce düzenlendiğini anlatarak, şunları kaydetti:

“Bilimsel literatür ‘Yaz tatilini kısaltın.’ diyor. Öğretmenler için ne faydası var bunun? Okul bitmiş, artık öğretmenim yorulmuş. Öğretmenliği bir iş yerine gidiyorsunuz orada çalışıp çıkıyorsunuz gibi sanıyorlar. Öğretmenlik öyle bir şey değil. Öğretmen çocuğun gözüne, kalbine dokunan birisi ve öğretmenlik o kadar yorucu bir şey ki öğretmenlik, hakkıyla yaparsanız. Hakkıyla yapmazsanız, iki dünyanız berbat olur, hakkıyla yaparsanız iki dünyanız abat olur. Yani öğretmenlik çok riskli bir iş. Çünkü çocuğun hayatına dokunuyorsunuz. O yüzden de öğretmen yoruluyor, tam o hafta biz diyoruz ki ‘eğitim var.’ Bu haftayı alıp, kasıma, nisana koyduk. Öğrencinin olmadığı bir dönemde öğretmenlerimizle bizim çok çalışmamız lazım. Çok ihtiyacımız var.”

Yorum için tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim-Öğretim

EKPSS başvuruları yarın başlayacak

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı‘na (EKPSS) başvurular yarın başlayacak.

ÖSYM’nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre, EKPSS 26 Nisan’da uygulanacak.

Sınava başvurular, yarından itibaren 12 Şubat’a kadar yapılacak.

Adaylar, ÖSYM’nin başvuru merkezleri aracılığıyla veya bireysel olarak “https://ais.osym.gov.tr” internet adresinden başvuruda bulunabilecek.

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

Özel eğitim öğrencilerinin velilerine yönelik kurslara yoğun ilgi

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bakanlığa bağlı özel eğitim uygulama okullarında orta ve ağır düzeyde zihinsel yetersizliği olan bireylerle otizm spektrum bozukluğu bulunan kişiler için eğitim verildiğini belirtti.

Bu kapsamda 923 özel eğitim uygulama okulunda 29 bin 878 öğrencinin eğitim aldığını ifade eden Özer, bu öğrencilerin velilerinin, yaz kış demeden çocuklarını genellikle okullarda ders bitimine kadar beklediğini söyledi.

Bu velilere destek olmak için Bakanlığın velilere kurs vermeye başladığını anlatan Özer, böylece velilerin okullarda bekleme sürelerini daha nitelikli hale getirerek, ilgi duydukları alanda kendilerini geliştirmelerine imkan sağlamak istediklerini kaydetti.

Bu amaçla 923 özel eğitim uygulama okulunda, müdürlerin velilerle görüşerek kurs taleplerini aldığını aktaran Özer, şunları kaydetti:

“Bu talepler doğrultusunda okullarımızda halk eğitim merkezlerimiz tarafından velilerimize yönelik kurslar düzenleyerek eğitim vermeye başladık. Halk eğitim merkezleri aracılığıyla açtığımız kurslara yoğun talep oldu. Yaklaşık iki ay gibi kısa bir sürede 67 ilde 134 okulda 218 kurs açıldı ve bu kurslarda 3 bin 11 velimiz eğitim aldı. Bu konuda talep artıyor. Önümüzdeki aylarda bu sayılar giderek artacaktır. Hedefimiz imkanlar ölçüsünde 923 okulumuzda velilere yönelik en az bir kurs açabilmektir. Bu hedefe ulaşacağımıza inanıyorum. Süreci başarılı bir şekilde yöneten Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne, il, ilçe ve okul yöneticilerimize ve öğretmenlerimize teşekkür ediyorum.”

Okumaya Devam

Eğitim-Öğretim

YÖK 5 üniversiteyi daha ihtisaslaşma kapsamına aldı

Yayınlandı

Yazar :

Ankara

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığında düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, küreselleşmeyle birlikte yükseköğretim kurumlarının, üstlendikleri misyonlar, işlevleri, yeni stratejiler ve iş birliği modelleri çerçevesinde önemli değişimler gösterdiğini belirtti. 

YÖK Başkanı Saraç, bu süreçte yükseköğretim kurumlarının, özellikle bilgiyi üretmeleri, bu konuda ihtisaslaşmaları ve bilgiyi transfer edebilmelerinin, inovasyon geliştirme yetenekleri gibi kavramlarla yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası kalkınma ve rekabet gücünü artırma potansiyellerinin artık fevkalade önem kazandığını ifade etti.

Saraç, başkanlık görevine geldiği 2015’ten itibaren üniversitelerin faaliyetleri ve ilmi çıktılarının birbirinin aynısı olamayacağı, akademik yapılarına, beşeri sermayelerine, kuruluş misyonlarına ve bulundukları bölgelere bağlı olarak yapılan değerlendirmelerle üniversitelerin çeşitliliğinin gerekliliği üzerinde durduğunu dile getirdi.

Bir önceki nesil bölgesel gelişme politikalarının, bölgelerin kalkındırılması konusunda büyük ölçekli altyapı geliştirme ve bölgeye yatırım çekme gibi yöntemlerle gelişme hedeflerine ulaşmayı amaçladığına dikkati çeken Saraç, büyük ölçüde kamu fonu tahsisine rağmen, geri planda kalan bölgelerin diğerlerini yakalayamadığına işaret etti.

Kalkınma kutupları, öğrenen bölgeler, sosyal ve beşeri sermaye, bilgi transferi gibi kavramların üniversitenin bölgedeki rolünü merkezi bir öneme sahip kıldığını dile getiren Saraç, bu bağlamdan hareketle yeni YÖK’te “Bölgesel Kalkınma Odaklı İhtisaslaşma Projesi” kapsamında 2006’dan sonra kurulan üniversitelerle çalışılmaya başlandığını kaydetti.
Bu çerçevede, proje için daha önce Bingöl, Kırşehir Ahi Evran, Uşak, Düzce, Burdur Mehmet Akif Ersoy, Aksaray, Kastamonu, Muş Alparslan, Recep Tayyip Erdoğan ve Siirt üniversitelerinin, bölgenin mevcut durumu, üniversitenin potansiyeli, bölge-üniversite ilişkisi gibi 3 ana kulvarda pek çok parametre dikkate alınarak seçildiğini anlatan Saraç, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bölgesel Kalkınma Odaklı İhtisaslaşma Projesi kapsamındaki 10 üniversitemize, yine aynı kriterlerle değerlendirmeye alınarak seçilen Yozgat, Kırklareli, Çorum Hitit, Bartın, Artvin üniversiteleri olmak üzere 5 üniversitemiz daha katıldı. Bütün bu üniversitelerimizden beklentimiz kendilerine verilen ihtisaslaşma alanında ‘Hedeflenmiş Sosyo-Ekonomik Araştırma Programları’nı geliştirmeleri ve bu programın bölgenin kalkınmasına anlamlı değerler sunmasını sağlamalarıdır. Böylece bölgede, üniversite organizasyon ve stratejilerinde gelişmeler olacak, Ar-Ge organizasyonu artacak, ürün pazar ve rekabetinde güçlenmeler beklenecek, fon kaynakları artacak, yeni genişletilmiş iş birlikleri doğacak, uzmanlaşmış merkezler gelişecek ve de en önemlisi bölgeye ait kültürel güçlü değişimler ortaya çıkacaktır.”

Saraç, projeyle üniversitede, bölgenin ekonomik aktörler arasındaki hareketliliği destekleyen programların çeşitlenmesi, bölgesel gereksinimleri karşılayacak eğitim programlarının geliştirilmesi, bulunduğu bölgeyi daha iyi bilen öğrenciler ve mezunların istihdamıyla bölge temelli öğrenme süreçlerinin oluşturulmasının da beklendiğine işaret etti.

“Sinerji doğuran çalışmalar yapılması bekleniyor”

Üniversitelerin bölgesel kalkınma konusundaki bir diğer önemli getirisinin, ekonomik başarı, bireysel yetenekler ve gruplar arası bilgi transferi ile de doğrudan ilişki sağlaması olduğunun altını çizen Saraç, “Üniversitelerin yerel düzeydeki araştırma sonuçlarının ilgili özel ve kamu sektörleriyle paylaşılarak üretime dönüştürülmesi hedeflenmelidir. Bölgesel kalkınma ajansları ile etkin bir iletişim ağı kurularak sinerji doğuran çalışmalar yapılması beklenmektedir. Projenin beklenen gücü gerçekten etkin ve yüksektir. Henüz 4 yıllık bir proje olmasına rağmen birçok filizlenmeyi görmekteyiz ve projeden Türkiye’nin geleceği için umutluyuz.” diye konuştu.

“İhtisaslaşan üniversitelere destekleme söz konusu olacak” 

Bölgesel kalkınmada ihtisaslaşma misyonu verilen bu üniversitelerin Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından mali kaynaklarla, YÖK tarafından ise akademik personel kaynağı sağlanarak desteklendiğini anımsatan Saraç, söyle konuştu:

“Bu bağlamdan olmak üzere kaynak aktarımlarına ek olarak üniversitelerin ihtisaslaşma alanları ile ilgili olmak şartıyla 2018 yılında 50, 2019 yılında 100 araştırma görevlisi için ilave atama izni bu üniversitelere tahsis edilmiştir. Ayrıca ihtisaslaşma alanlarına uygun olarak öğretim üyesi yetiştirmek amacıyla yurt dışı lisansüstü burs imkanlarından da yararlanabilmeleri sağlanmaktadır. Bahsettiğimiz bütün bu çalışmalar aslında küresel yükseköğretimde yeni bir dönüşüm ve yeni bir akademik devrim olarak nitelendiriliyor. Bu süreçten asla kopmamalıyız.
Üniversite ile bölge arasındaki uzun süreli ve başarı sağlayan, bölgesel gelişmeyi mümkün kılan bir ortaklığın kurulabilmesi için hem üniversiteler hem de bölgesel paydaşlar, bölgesel gelişmedeki rollerini çalışmalı, değerlendirmeli ve iyi kullanmalıdır. Bu uzun süreli çalışmada üniversitelere ve paydaşlara başarılar diliyorum. YÖK girişimiyle ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının da destekleriyle bu yıl Bölgesel Kalkınma Odaklı İhtisaslaşan üniversitelere bir destekleme söz konusu olacaktır. Bu müjdeyi de üniversitelerimize vermek isterim.”

Rektörlere proje katılım belgesi 

Konuşmaların ardından Saraç, tıbbi ve aromatik bitkiler alanında ihtisaslaşacak Artvin Çoruh Üniversitesinin rektörü Fahrettin Tilki’ye, akıllı lojistik ve bütünleşik bölge uygulamaları kapsamında ihtisaslaşacak Bartın Üniversitesinin rektörü Orhan Uzun’a, makine ve imalat teknolojilerinde ihtisaslaşacak Hitit Üniversitesinin rektörü Ali Osman Öztürk’e, gıda alanında ihtisaslaşacak Kırklareli Üniversitesinin rektörü Bülent Şengörür’e ve endüstriyel kenevir alanında ihtisaslaşacak Yozgat Bozok Üniversitesinin rektörü Ahmet Karadağ’a proje katılım belgesi verdi.

Toplantıya, YÖK Yürütme Kurulu üyelerinin yanı sıra Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Akif Özkaldı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Barış Yeniçeri, proje komisyon üyeleri, proje kapsamında daha önce belirlenen 10 üniversitenin rektörleri, projeye yeni seçilen 5 üniversitenin rektörleri ile bulundukları ilin valileri ve sanayi ve ticaret odaları başkanları katıldı.

Okumaya Devam